Ayfer Aytaç

14. Asır’da âhirete irtihâl eden Selçuklu alperenlerinden Şeyyat Hamza’nın ilâhî tarzındaki manzûmesinde yer alan ince mânâları kıymetli okurlarımızla paylaşmaktan berhordâr ve bahtiyâr olacağımı bilmenizi isterim. Hakîkat nâmına hatırlanmasına vesîle olacağım şeylerden dolayı da duâlarınızı ümîd ederim.

Evvelâ şiiri yazayım, ardından da izâhına geçelim: 
 
Devamını oku...
Şu anda 2862 konuk çevrimiçi
Ziyâ Paşa'nın 2. Terci'-i Bendi (Açıklaması ile berâber)
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 26 Eylül 2021 13:58
 
Vezin: Mef’ûlü / Fâ’ilâtü / Mefâ’îlü / Fâ’ilün
 
وزن: مفعول فاعلات مفاعیل فاعلن
 
 
2. BEND
 
اجرام بی نهایه ایله پردر ا سمان
نسبت اولنسه ذره دكلدر بو خاكدان
 
Ecrâm-ı bî-nihâye ile pürdür âsmân
Nisbet olunsa zerre değildir bu hâk-dân
 
بیك شمس تابردار و هزاران مه منیر
یوز بیك ثوابت و نیجه سیارۀ عیان
 
Bin şems-i tâbdâr ü hezarân meh-i münîr
Yüz bin sevâbit ü nice seyyâre-i ıyân
Devamını oku...
 
Bilginiz İçin
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 26 Eylül 2021 09:02
altJaponya çok savaş sancıları çekmiş, depremlerle, afetlerle mücadele etmiş bir ülke; mücadeleci, şikayetçi değil. Olanlar karşısında oturup ağlamıyor, didinip duruyor, kaybettiğinin yerine daha iyisini koyuyor.
 
İnsanları son derece nezaketli, hoşgörülüler. Gördüklerine samimi sevgilerini bakışlarıyla belli ediyorlar. Gülümsemeden geri kalmıyorlar. Seslerinin tonunu yükseltmiyorlar. Fazla konuşmaktan kaçınıyorlar. Kendilerini geliştirmekten geri durmuyorlar. Deneyimli, donanımlılar,halden anlayan türden kişiler..
 
Yaşlı nesil ufak tefek, yeni nesil belki beslenmekten kaynaklı daha boylu. Daha aktif, daha modern, çağa ayak uydurmuş, hep ileriye dönük yaşantı içindeler.
 
Japonların geneli nazik yapılılar. Tabi ki yarasına basınca ne olurlar bilmem. Eskiden çok gaddar ve çok acımasızlarmış. bazı filmlerde izlemiştim. Merhametin M sine sahip değiller. Savaş sırasında çok zalimler. Yenilgiyi hazmedemiyorlar, yenilen kendini öldürürmüş. Bu onların doğasında var. İnanç sistemleri çarpık olunca, ne kendi canlarına, ne düşman bellediklerine acıma hisleri bulunmuyor.
 
İstanbul'da yaşadığım günlerde Japon insanıyla çok karşılaştım. Her karşıma çıktıkları yerde gözgöze geldiklerim iki elini yüzüne yakın yerde birleştirip, hafifçe başını eğerek narince selam veriyordu. Yüzünde sımsıcak bir gülümseme, selamımı geri çevirme der gibi bir mahzun bakışla... İmrenmemek elde değil, bizim yapmamız gerekeni onlardan görüyor olmak üzücü... Hani peygamberim buyurmuş ya "Selamı yaygınlaştırın" diye. Biz birbirimize selam vermek şöyle dursun, "selam verirsem borçlu çıkarım" gibisine birbirimizi gördüğümüz vakit yaban domuzu görmüş gibi kaçıyoruz. Kim bizi bu hallere soktu. Onun da üzerinde durmuyoruz. Yanlış kulvarda yürümeye çabaladıkça, ilerlemek yerine hep geriliyoruz. Bana necilik etmeyeyim ama şimdi konu başka, Japon milletinden söz ederken konuyu başka yerlere kaydırmayalım. Durduk yerde doğru dedik diye, kimsenin keyfini kaçırıp kendimize kinlendirmeyelim.
 
BİLMEYENLERİN BİLGİSİ OLSUN DİYE:
 
1.Japonya'da çocuk doğum oranı oldukça düşük… Allah bilir niye, belki insanların çocuk sahibi olmak için zamanları ya da paraları yoktur. Belki de bu bozulmuş dünyaya çocuk getirmek istemediklerindendir. Fakat
İlginç bir gerçek, çocuk bezlerinden daha fazla yetişkin bezleri satmalarıdır.
Devamını oku...
 
Herkes Her Şey
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 21 Eylül 2021 08:46
HERKES HER ŞEY OLURSA, KİMSE BİR ŞEY DEĞİLDİR.
 
altKARI KOCA KİTAP YAZAN İDARECİLERİMİZ BİLE VAR
 
Bu ülkede kimler kitap yazmadı ki? Aslolan yüce Allah'ın hitabı olan kitabımızı okumaktır. Ve okuduğumuzu yaşamımıza uyarlamaktır. Okumadığımızdan doğruyu, eğriyi bilmiyoruz. Her önümüze geleni doğru belliyoruz.
 
Ne yazık ki, kısm-ı ekserisinin kitap okumadığı karı-kocalardan oluşan toplumumuzun; karı-koca kitap yazan idarecisi bulunuyor... Oh aman ne güzel, fırsat varken iyi değerlendirme.
 
Düşünün bir, emriniz altındaki bütün bürokratlar kitap kaç liraysa, fiyatına aldırmadan alır. Dahası en ufak partili bile yemez içmez, boğazından kestiğinin parasını o kitaba verir. Aferinlik rutbesini artırır.
 
Kitabın içinde ne yazıyor acaba? Hım, kitabın üzerine isimlerini koyan karı koca içinden ezbere bir cümle söyleyebilirler mi?
 
Kime ne yazdırdılar dersiniz, okumayan bilmez. Meraklısı değilim. Ancak kitap okumayanların bile bu kitabı alacakları kesin, hani şu biat edenlerin... Hani diyorum, belki bir süre sonra, mesela seneye güzün okularda ders kitabı olarak okutabilirler mi bu kitapları? Neden olmasın, nobele aday bile gösterilirler. Bir kere çoktan çok satanlar listesine girmişlerdir. İnsan ne diyeceğini bilemiyor.
 
Emin olun bir dönem bendenizde makam sahibiydi. Isparta Belediyesinde Basın ve halkla İlişkiler Müdüresiydim. Ve o günlerde gazetelerde teşredilmiş yüzlerce makalem bulunuyordu. Fırsatı değerlendirseydim. Makam gücümü kullanıp bu kitapları bastırmış olsaydım. Emin olun belediyenin işlerini üstlenen maatbaa bu işleri beleşe yapardı. Belki de fiyatını üçe katlayıp faturayı belediyeden tahsis ederdi. Bana bedavaya gelen bu kitapları etrafımda yağdanlık olarak döneleyenlerden almayan kimse kalmazdı. Ama ben elhamdülillah fırsatçılık eden hiç olmadım. Ve de kimsenin hakkını haksız yere üzerime geçirtmedim. Biz öyle güzel bir ailede yetiştirildik ki, haramın helalin ne olduğunu aklımız erdiği yaştan itibaren anneden babadan öğrendik çok şükür.
 
Günümüzde gazeteci-yazar olmanın bir esprisi kalmadı. Hergün her yerde özellikle sosyal alemde ve görüntülü medya dünyasında her gün herkes bir şeyler yazıyor, çiziyor. telefonuyla fotoğraf çekiyor. Paylaşıyor, hatta bu alanda şöhret bile olup parasını kazanıyor. Bizim meslek edinip üç kuruş maaşa koşuşturduğumuz günler geride kaldı. Kimse önemsemiyor. gazeteci olarak çalıştığımız dönemdeki anılarımızı kitaplaştırmamızın bile anlamı kalmadı. Kimse kitap okumuyor ki, okuyan azınlık da nerde gavurdan ilham alan, Müslüman'ın beynini yoran ağdalı kelimeler kullanan yzarlar varsa onları tercih ediyor. Biz hakiki gazetecilerin yazdığı yaşanmış hayat hikayeleri bile yayın evlerince mühimsenmiyor. Adamlar arkalıkları sayesinde isim yapmış datdiri duttiri yazarların uyduruk satırlarını göz kırpmadan editör denetiminden geçirtiyorlar. Bizim kitabımızı günahıyla sevabını ayırt etmeden basıp bitiriyorlar.
 
Devir döne döne ne hallere geldi. Allah bugünden beter etmesin. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 161
 
Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ