Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

KIRK KAT KÜRK

KIRKINI DA DÜR, BÜK!

 

Çocukluğumuzda şöyle bir oyun oynardık: Altı arkadaş karşılıklı üçer üçer dizilirdik ve bu yandaki üç kişi omuz omuza sıkıca sarınmış hâlde, karşı grup üçlünün üzerine doğru sert adımlarla yürürdük. Yürürken ağzımızdan şu sözleri sarf ederdik: “Üşüdüm, üşüdüm..!” Hava yaz sıcağı olsa da durum değişmezdi. Karşımızdakiler tavrımızdan korkmaz, bizden daha heybetli olarak üzerimize gelirler, gelirken de: “Kürkünü giy, kürkünü giy..!” diye âdeta gürlerlerdi. Biz bu defa: “Kürküm yok, kürküm yok..!” der, yürürdük. Onlar ise: “Alsana, alsana…” diyerek bizi bunaltmaya çalışırlardı. Biz, onların bunaltıcı tavırlarına nisbeten: “Param yok, param yok!’” diye hâlimizi haykırmayla, onlara doğru adım atarken, onlar buna fırsat vermez: “Çalsana, çalsana!” diyerek öneride bulunurlardı. “Nereden, nereden? Diye suâl etsek: “Saraydan, saraydan…” ifâdeleriyle, normalde çocuk aklına gelme ihtimali en düşük sayılabilecek bir cevap verirlerdi.

Bakın o zamanın mâsum bulunan oyunlarında ne tür hatâlar, menfî ifâdeler dolu… Batı medeniyetinden (Batı bataklığından) biz Müslümanlara geçmiş, dünyaya yönelik kışkırtmalar… Kötü karakterli birileri, mâsumların beyinlerini, henüz bilinci gelişmeden ele geçiriyor. Şerir emellerini, oyun düzenekleriyle bilinçaltına bebeklik çağındayken yerleştiriyor. Sonra o beyinler, âile eşrâfınca fark edilip düzeltme yapılmamışsa, büyüdükçe şerlilerin istedikleri kıvama geliyor. Zamanla o nevî yetişmiş insanlar, mâden gibi kullanılıyor. Bugünün kötüleri, dünün çok kötülerinin eseridir. Doğrusunu Cenâb-ı Allah bilir.

Devamını oku...
Şu anda 1413 konuk çevrimiçi

Aşure Aşara
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 20 Eylül 2018 03:32
altMuharrem ayının 10.ncu günü, ülkemiz insanının pek çoğunca yalnızca aşure günü olarak bilinir. Oysa bu onuncu gün çok çok önemlidir. Aşure pişirmekle kalmamalıyız. 
"Aşure ne, nasıl yapılır"diye sormayacağım. Bunu Türk halkı çok iyi biliyor. Görüntüsüyle, lezzetiyle tatlı bir aştır,pişirmesi de sanıldığı gibi zahmetli değildir. Evde aşure pişerse, gelene "git" denilmeli, kaşık kaşık yenilmeli. Aşure aşı; Ne karnı ağrıtır, ne de başı. 
Aşure Arapça kökenli bir kelimedir. Lakin Arapçada kökü, aş anlamına gelmemektedir.
Arapcada aşara 10 sayısı demektir. Yani aşara kelimesi, hicri takvimimize göre Muharrem ayının 10.ncu günü, anlamı taşımaktadır. Aşara, bizim dilimize zaman içinde aşure olarak yerleşmiştir.Ve mutfaklarımıza lezzet getirmiştir. 
Günümüzde geleneksel olarak kabul edilen aşure yapımının nedenini, niçinini yeni nesil ev hanımlarının pek çoğu bilmemektedir.
Muharrem ayının onuncu günü neden önemlidir? Bizim aşure yapıp dağıttığımız bu günün  kutlanmasının nedenleri nelerdir? Elimize Kur'an-ı alıp anlamak için okuduk mu?
Çoğumuzun "Aşure Günü" diye bildiği bugün de, dünyada neler olmuştu, okuduklarımızdan bir hatırlayalım.
1- Yüce Allah Hazreti Musa'ya aşure gününde bir mucize ihsan etmiş, Musa peygamber (Arap Yarımadasında) Kızıldenizi asasıyla yararak Firavun ile ordusunu azgın sulara gömmüştür.
2-Hazreti Nuh, gemisini Cudi Dağı'nın üzerine aşure günü demirlemiştir.
3-Hazreti Yunus, balığın karnından aşure günü kurtulmuştur.
4- Hazreti Adem'in tövbesi, aşure günü kabul edilmiştir.
5-Hazreti Yusuf, kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan aşure günü çıkartılmıştır.
6-Hazreti İsa o gün dünyaya gelmiş ve yine bir aşure gününde semaya yükseltilmiştir.
7-Hazreti Davud'un tövbesi o gün kabul edilmiştir.
8-Hazreti İbrahim'in oğlu, Hazreti ismail o gün doğmuştur.
9-Hazreti Yakup'un, oğlu Hazreti Yusuf'un hasretinden kapanan gözleri o gün görmeye başlamıştır.
10-Hazreti Eyyüb hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.
Peygamberimizin vefatından sonra da torunu Hazreti Hüseyin, Muharrem ayının 10.ncu günü yanındakilerle birlikte Kerbela'da şehit edilmişlerdir. "Kerbela şehitlerini saygıyla yad ederek anıyorum.Mekanları ebeden cennet olsun" 
Devamını oku...
 
Pazarın Pahalılığı Poşettenmiş
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 19 Eylül 2018 14:44
altEkonomik terimlere aklım pek yetmez.Dolara karşı mücadele varsa hazırız. İsraftan sakınmaya, tutumlu olmaya da varız. Ama aç kalamayız. İlla ki acıkıyor insan ve yiyebileceği bir şeyleride satın almak istiyor. Lakin pazarlar ateş pahası. Alıcı çoğu vatandaşta alım gücü yok. Satıcının sattığı pahalı mala bahanesi çok. 
Satıcıya soruyorum: 
-"Domatesin kilosu kaça?"
Satıcı rahatlıkla söylüyor:
-"On lira?"
Afedersiniz, ama "Çüşş" diyesiniz geliyor içinizden; tabi içinizin sesini bastırmak zorunda kalmak için, yeni bir soru yöneltiyorsunuz:
-" Bunlar ithal mi, niye bu kadar pahalı?"
Satıcı ister al, ister alma havasında bir pişkinlikle size kendi sorusuyla cevap veriyor: -"Senin dolardan, yurodan haberin yok mu bacım?"
-"Hayda, ne alaka şimdi, dolar yükseleli şu kadar gün oldu. Domatesin tohumunun tarlaya ekilip, fidan olması, meyve vermesi, sonra büyümesi hayli zaman alır. Doların yükselmesinden önce yetiştirdiğin ürünü, bu kadar pahalı satamazsın. Bu bahane değidir" diyorum.
Sesim istem dışı biraz yükselmiş olacak, pazarcı belki beni müfettiş belleyip, biraz ürperiyor. Bu defa yeni bir bahane üretiyor: -"Pahalılık poşetten. Ürünün yarı fiyetı poşet parası."
-"Ne?"
-"Niye şaşırdın bacım? Aldığın domatesi, üzümü biz poşete koymuyor muyuz? İşte o poşeti dolarlan alıyoruz. Evvelden poşetin kilosu 1,5 liraydı. Şimdi 17,5 lira. Var hesap et yüzde kaç zam gelmiş poşete ve bizim bu uğurda uğradığımız zararımızı."
 
HESAP EDEMEDİM. SATICININ CİNLİĞİNDEN ÇARPILDIM.
Devamını oku...
 
EY MÜSLÜMAN
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Eylül 2018 06:24


''Rabbin kesin olarak şunları emretti: Ancak kendisine ibadet edin, anne ve babaya iyilik edin. Onlardan biri veya her ikisi senin yanında yaşlanırsa, sakın onlara "öf" bile deme ve onları azarlama. İkisine de tatlı ve güzel söz söyle.'' İsra suresi : 23

''İkisine de acıyarak tevazu kanatlarını indir. Ve şöyle de: "Ey Rabbim! Onların beni küçükten terbiye edip yetiştirdikleri gibi, sen de kendilerine merhamet et.'' İsra: 24

altEy müslüman kardeşim!

Önce bir bak arkadaşına; annesini seviyorsa, annesini dövdürmüyor, sövdürmüyorsa ona güven. Annesini dövdüren ve seyreden buna göz yumuyorsa, suç ortaklığı yapmış sayılır. (Hz. Peygamber (s.a.v.) öyle buyurdu; 'Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.' )

Annesinin sağlığıyla ilgilenmeyip, başkalarının gözünün içine bakıyorsa, annesini dışlayıp dışarıdan birilerini bağrına basıyorsa; o dünyaya gelmesine vesile olan annesine kötülük eden biridir. Böyle bir insan Allah'a değil, kula kulluk yapmaktadır.

Annesinin meşru olan sözlerine ve nasihatlerine kulak verip dinliyorsa ve o nasihatleri uyguluyorsa onunla iş yap,

Annesini ve kardeşlerini seviyor, sayıyorsa onlara değer veriyorsa ona borç ver ve ona güven.

Annesini azarlamıyorsa, ağzını yamuşlamıyorsa, elle, dille hakaret etmiyorsa, annesini karalamıyorsa,annesi ve kardeşleri aleyhine davranmıyorsa ona sırrını aç,

Yaşantısı Allahın ve resulünün emir ve yasaklarına uyuyorsa onu her zaman için dost bil ve ondan uzaklaşma!

Unutmayalaım ki;

Çocuğu kendi geleceğinin sigortası olarak doğuran, kendi süsüyle-püsüyle ilgilenip çocuğuna bakmayan, gezmeyi ve yatmayı seven tembel kadınlar, anne sayılmazlar. Rabbimin lütfu olarak düşünerek her türlü meşakkate katlanarak çocukları için gençliğini feda eden anneler, hakiki ve hakikatli analardır.

Böyle anne çocuklarına kanattır, koca bir dağdır. Allah'ın emaneti bilip, Allah rızası doğrultusunda çocuklarını yetiştiren, onlara büyüğünü saymayı, küçüğünü korumayı, sevgi ve vicdan dolu bir yürek sahibi olmayı öğreten anneler kıymetli hazinelerdir.
Anne ne kadar da yaşlı olsa çocuklarını gölgesinde barındıran çınardır.
Anne dualarıyla her türlü olumsuzluk yağmurlarına karşı koruyan bir şemsiyedir..

Anne hayat denizinde karşılaştığımız zorlu dalgalarla başedemediğimiz de, sığınacağımız bir limandır.

Anneler bizleri dünyaya gelmeye sebep olan canlardır.
Annemiz yaşıyorsa başımızda bayraktır,
Annemiz bizler için vazgeçilmez vatandır...

Annesine hakkıyla evlat olmayanın,  annesinin meşru yönde söz ve nasihatlerine kulak tıkayanların hali dumandır.

Ey kardeşim! Annesine yanlış yapan kim olursa olsun, ondan uzak dur.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 415
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ