Her Kadın Biraz Duldur

"Le tüftehannel konstantiniyyeti fe le ni'mel emiru emiruha
ve le ni'mel ceyşu zâlikel ceyş"
 
 
 
Konstantiniyye mutlaka feth olunacaktır.
Onu fetheden kumandan, ne güzel kumandan; onu fetheden asker, ne güzel askerdir.
[Hz. Muhammed (s.a.v)]
 
 
Dilimizde olan Fatih hayranlığı kalbimize inmediği müddetçe Fatih bizden davacıdır. Fethin mübarek olsun sultanım. Senin neslinden olduğumuz iddiasında olup senin camini metruk ve mahzun bırakan bu evlatlarını affet...
 
 
Muhterem Müslümanlar! Kahraman milletimizin tarihinde kazanılmış birçok eşsiz zaferler vardır. Bu zaferler, geçmişimizi süsleyen ve geleceğimizi aydınlatan çok önemli dönüm noktalarıdır. Tarih sahnesinde müstesna bir yere ve değere sahip olan İstanbul’un fethi de bu dönüm noktalarından birisidir. Peygamberimiz (s.a.v.)’in; “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, onu fetheden asker ne güzel askerdir.” müjdesine nail olabilmek amacıyla, müslümanlar tarafından çok sayıda seferler düzenlenmiştir. Fakat bu şeref, Fatih Sultan Mehmed’e ve onun şanlı ordusuna nasip olmuştur. Bu fetihle bin yıllık Doğu Roma İmparatorluğu yıkılmış, Kostantiniyye, İstanbul olmuş, dünya tarihinde bir çağ kapanıp yeni bir çağ açılmıştır. 
 
Kıymetli Mü’minler! İstanbul’u fethederek Rasulullah’ın övgüsünü hak eden büyük hükümdar Fatih Sultan Mehmed, çıkardığı bir fermanla, özünü dinimizden alan fetih ruhunu bir insanlık dersi olarak tüm dünyaya yeniden duyurmuştur. 
 
Mekke’nin fethinde ilk örneklerini gördüğümüz gibi, İslam tarihi boyunca fethedilen yerlerde sergilenmiş olan örnek davranışların en güzellerinden birine İstanbul’un fethinde şahit olmaktayız. Şöyle ki; muzaffer komutan Fatih Sultan Mehmed, zaferi müteakip kendisiyle savaşmış olan herkesi affetmiş, çıkarmış olduğu fermanla Bizans halkının hasret kaldığı can, mal, ırz ve namus güvenliğini teminat altına almıştır. 
Devamını oku...

Her Kadın Biraz Duldur
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 09 Aralık 2011 00:00

 

Her Kadın Biraz Duldur

Pek çoğumuzun bildiği gibi; çoğunlukla umutsuz ve kendine güvensiz kadınlarımız. Ruh halleri karmakarışık olduğundan bunun perdelemesini giyimle, kuşamla, süslenip püslenmekle yapıyorlar belki, ama aramızda kalsın, çoğu daha bir yanlışa dönüyor, kadınlığı maskaralığın ardında kayboluyor.

Bir kere umutsuz olmayacaksın. Umutsuz olunca insan, hayattan zevk ve lezzet de alamıyor. Güzellikleri göremiyor, çünkü hayata olumsuz bakıyor. Kirazı, üzümü, inciri görmüyor, her tarafında limon dolu sanıyor. Öyle de olsa limonu da tat, tadını beğenmesen de suyunu tüketene kadar yararlan. Sonra da posasını kaldır bir kenara at.

Hayatta kendinden başka kimseye kıymet verme evvela. Şunu bil ki bu dünya sana da, değerlisin bilinip verilmiş. Ve yalnızca kendi zamanın var, o süreçte yaşayıp öleceksin. Ardından, çok sevilmişolduysan da bir gün mutlak unutulacaksın.

Bunun farkında olmayanlar, günlerini umutsuz yaşıyor. Gülmek için mutlu olmayı beklememeli. Belki de mutluluk sizin bir gülüşünüzdedir. Belki de sizin bir gülüşünüzle bir başka umutsuz olan hayata bağlanacak. Bu bilinçte olarak hayata bağlanalım. Kadın olmak hayatta zor, ama kadın olmayı bilmekte o kadar değerli bir vasıftır.

Öncelikle bu kitapta kadınların değerini kısa ve özlü cümlelerle tam ortaya koymaya çalışalım, sonrasında; evli bekâr tüm kadınların iç dünyasını bir de bizim penceremizden göz önüne alalım.

 
 

Turkish Arabic English