Aşiyan-ı Hakikat

Aşiyan-ı Hakikat
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 01 Aralık 2011 21:52

Aşiyan-ı Hakikat

Bre cahil, şu kısacık yaşamda dengeli davran, akıllı ol. Senin süslü püslü taht neyine?

Otur oturduğun yerde, minderde kal. Yürüdüğün yollar bozuk olabilir. Düşlersin, ancak arkanda kalabilir. Elbet iş bilen kişiler hepsini çalabilir. Bilmediğin çalgının önünde oynama, kendi zurnanı çal.

Kader oyuna gelmez, onunla boy ölçüşme, kendi boyunu aşacak sularda derine inme. Akarsu olup, kıyıya köşeye kaynama.

Huzur ve mutluluk, kötülükle yan yana.

Yaşamı gereği gibi sırtla, gücünün oranıyla yetin, öyle huzur bul, bulduğunla kal, fazlasını arama.

İnsanı eğriden ayıran akıl varlığı. Aklını kullanmayan, görecektir darlığı. Bilmek ister misin bu karamsarlığı? İnancın varsa, yanlış bulduklarını Allah’a sal.

İnancınla eğer alay edip gülüyorsan.

Vay haline apansız ölüyorsan.

İşte o zaman, zaman kavramı bitmiş, ömrün dünyadan ebediyete gitmiş.

O günleri bugünden bil, vakit varken, geçmiş yanlışlarını sil.

Yanlış yoldaysan, saçını başını yol. Eğrilikte doğru bulunmaz. Eğrilik, eğriliklerle düzgün olmaz. Yalan, yalanla doğrulmaz. Dünyaya aldanıp yıkılan, bir daha doğrulmaz.

Pazardaki ciğer her zaman döş olmuştur. Buna hayr diyenler bil ki yayan kalmıştır. İşbilen de, kılıç kuşanan da denmiştir. Eğer aşabileceksen, yokuş yola öyle dal.

Nefsin kuzu gibidir. Güdülmek ister. Onun güdülme yeri dünya çayırlarıdır. Çayıra post seren, bilmez ruhunun varlığını.

Aymazlıklardan sıkılan ruh dar gelir bedene, eza etme be, düzelmeyi bi dene.

Allah uç demedikçe, kullar hiç uçmamıştır. Bilir misin, garibin küpü hiç taşmamıştır. Zamanı vardır, henüz vakit geçmemiştir.

Gücün yetiyorsa, bin akçeye de olsa, iyiliği hemen al. Bırak hay hayı, iyilik pazarına dal. Sırtlan hep iyilikleri, bulursun gayrisin de sende mutluluğu. Kötülüğü seçen, kötülükle gark olur. Dünya bir cifedir, batma ne olur. Onurunu bir pula satma ne olur…