Şehir ve İnsan 2

Şehir ve İnsan 2
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   

 

Şehir ve İnsan 2

 

 

Yayın Yılı: 2009

 

 

S Harfini Öğreneceği Yaşta Siyaseti Öğrettiler İlk Başta


Isparta'da 1976 yılının son günleri. Demirel rüzgârının esip. Adalet Partisine bereket saçtığı zamanlar. Isparta Belediyesinin başında eski Cumhuriyet Halk Partili, Şevket Demirel'in ricasıyla saf değiştirip Isparta Belediye Başkanı seçilmiş, Fuat Uyar bulunuyor. Ancak Fuat Uyar "İsparta'ya yenilikler getireceğim, yeni yollar açacağım" diyerek, belediye bütçesine hükümetten kıt gelen paraları hizmete harcıyor. Belediye işçilerinin maaşlarını bile ödemeyi geciktirip, her kuruşu, Ispartalıların tepkisini almak pahasına istimlâk ederek açtığı yeni caddelerin asfaltlanmasına yatırıyor. Isparta Belediyesi'nin işçileri aç ve muhtaç hale geliyor.


O günler sendikanın öneminin kitlelerce benimsendiği, duyurularının gazetelerin gündemlerinden İnmediği günler. Sendikalar işçilerin ekonomik çıkarlarını sermayeye karşı korumak için oluşmuş örgütlerdi. Dahası, yansıtıldığı üzere sendikalar sömürüye karşı örgütlenmiş kuruluşlardı. Ve sendikaların komünist bilindiği, komünist çığırtkanlığının, komünist olmayanlar tarafından şişirildiği dönemlerdi. Isparta Belediyesi'nin mağdur edilmişliklerinden çıkan sesi, ta
Ankara'dan duyan sendikacılar, Isparta Belediyesi'nin işçilerini de sendikanın bünyesine katıyorlar.

 

 

Bunun ardından İsparta Bolediyesi'nin işçileri, sendika merkezinin verdiği destekle "Hak arama' maksadıyla greve hazırlanıyorlar. Bu greve ne kadar çok katılım olursa, belediyenin birikmiş maaşları vermesi o kadar çabuk ve kolay olacak. 'Çok ses, çok ilgi çeker. İlgide kalabalığın desteği demektir" diye düşünülüyor. 

 

Mustafa adlı işçi de aynı dertten muzdariptir. Beş nüfuslu evinde geçim derdi yaşamaktadır. Karısı ve biri erkek üç çocuğu, her gün onun eline 'Ekmek getirdi mi?" diye bakmaktadır.

 

 

Çocukları okul çağında olan Mustafa, her eve eli boş gelişinde, en çok henüz 9 yaşında olan oğlu Yahya 'ya sarılıp ağlamaktadır. Oğlunu, ona Allah iki kız çocuğundan sonra nasip etmiştir. Adını babasının adı olan Feyzi koymak istemiştir ilkin Mustafa. Lakin Süleyman Demirel'e olan hayranlığı ve ailesinin dedelerden gelen bir Demokrat Parti sevdalılığı nedeniyle, Demirel'in babası Yahya'nın adını oğluna isim olarak vermeyi daha münasip bellemiştir. Aynı zamanda Yahya ismi Peygamber adıdır ve oğlunun ömrü Yahya Peygamber gibi güzellikler yaparak geçsin arzusundadır.

 

 

 

Mustafa'nın kansı metanetli kadındır. "Neden yine eli boş geldin, evde çocukların önüne karınlarını doyurucu koyabileceğim bir şey yok" diye dırdır etmez. Sessizce sabır sınavı verir kadın. Lakin bu sessizlikten daha acttıcısı vardır ki; o insanın kanını kurutucudur. Karısının gözlerinde eve her geldiğinde iki damla yaşın aktığını ve bu yaşların yanaklardan süzülürken kuruduğunu gören işçi Mustafa, biri ortaokul, biri ilkokul son sınıfta okuyan iki kızınınsa yüzlerine bakmaktan utanç duyduğundan, hallerini dâhi soramaz. Belediyeden bir dolu alacağı vardır, iki yıl süresince verdiği hizmetin karşılığı kuruş olarak bile tazmin edilmemiştir. Hakkı olduğu hâlde haksızlık nedeniyle sefil hayat yaşamaya mahkûm edilmişlerdir. Sendikanın düzenleyeceği greve katılırsa, haklarını alabilecek, hanelerinde sıkıntı bitecek, karısı ve çocuklarının sessiz gözyaşları dinecektir.


Öte yandan sendikaya katılmayı, dedesinin İzi diye bildiği ve hiç sapmadan yolunda yürüdüğü partisinin, belediye başkanına karşı gelmek olarak yorumlamaktadır. Hatta bırakın belediye başkanını, bunu Süleyman Demirel'e ihanet saymaktadır. Ölümüne sevdalıdır Süleyman Demirel'e ve onun başındaki partiye. "Bu sevdadan dönüş olmaz' diye düşünür ve karısına hiddetlenmeyi tercih eder. hiç istemediği ve karısını çok sevdiği halde. Sanır ki, gözleri her dem nemli gezen karısına bağırmakla baskın çıkarsa, belediye de rıza gösterdiği haksızlığa karşı boyun eğmişliğinin. izahını vermekten sakınmış olacaktır.


O çok sevdiği 9 yaşındaki oğlu Yahya, babadan gördüğü sevgiye 

rağmen anasına bağırılmasından hoşlanmaz. Babayı düşman beller, 

anasını incitiyor diye. 

Baba, çocuklarını karşısına almamak için, evine de gelmemeye 

başlar. 

 

devamı kitabın sayfalarında...