Şehir ve İnsan 3

Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) dirilttiği sahabe: HZ. NEVFEL (r.a)

Efendimiz Hz. Muhammed (sav)'in en yakın arkadaşı Hz Ebubekir'in Allah'ın izniyle Hz Nevfel'i tekrar dirilttiği olayı okurken tüyleriniz diken diken olacak.

Server-i Kâinat zaman zaman şanlı eshabını toplar, tadına doyulmaz sohbetler yapardı.

Medine'nin nurlu gençlerinden Nevfel (Radıyallahu anh) bunları hiç kaçırmaz, âdeta kaydeder, kelimesi kelimesine aktarmaya bakardı.

Bir gün yüzü suyu hürmetine âlemlerin yaratıldığı server şehadetten söz açtı: " Kıyâmet gününde şehidler, Mahşer yerine gelirken; Peygamberler ayağa kalkar. Onlar; çocuklarından, akraba ve dostlarından 70.000 kişiye şefaat eder (Cehennemden kurtarırlar)"

Gel de heyecanlanma. Müjdenin güzelliğine bak.

Nevfel soluk soluğa eve koştu. İki oğlunu ve hanımını alıp geldi,

Efendimizin (Sallallahü aleyhi ve sellem) huzuruna çıktı.

"Yâ Resûlullah! Bir duâ etsem amin der misiniz?"

Devamını oku...

Şehir ve İnsan 3
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   

Şehir ve İnsan 3

 

 

Yayın Yılı:2011

 

 

BU KİTAP NİÇİN 0KUNMALI?

 

Bu kitap siz ya da sizlerden birilerini anlatıyor. Bu kitapta zaman içinde yolculuk var. Dün-bugün-yarın var. Bilinen insanların dahi, bilinmeyen yönleri var. Dünlerden kaJms azığın, yarınlarda katık edilmesi var. Güneşin yedi rengi var bu kitapta, o renklerden biri mutlaka sevdiğinizdir. Ve bu kitapta sevilenleri anma var. Sevginin paylaşımı var. Keyifli yaşamlar var. Bazen de solan hayatlarda geride kalan izler var.

Bu kitap hayal kahvesinde bir çay içimlik oyalanma değil, hayat deryasında batmamış yaşamların bir otağı niteliğinde... Bu kitap okunmalı ama okunanlar üfürülmemeli, akıl sandığının bir yerinde korunmalı...

 

SUNUŞ

Bu kitap Şehir ve İnsan serimizin üçüncüsü... Kalemimizin kab'liyetince Isparta'yı ve Isparta sevdalılarını anlatmaya çalışıyoruz. Teknolojiye bağımlı olduğumuz günümüzde, teknolojiyi yanlış kollanıp insanlığı yozlaştıranlaca inat; biz, insanı diri tutmaya çalışıyoruz. Karıştırıcılık yapmadan, yükseklerden bakmadan, yalan atmadan, caka satmadan, çalım takmadan, fazla göze batmadan zamanı, bir sonraki zaman sonrasına nakletmeyi amaçlıyoruz. "Aferin" almak değil niyetimiz. Afeti Gülizar-ı, acunu ahvale duyurmak istiyoruz. Daha doğrusu bu uğurda uykuya dalmadan, gaflet içinde kalmadan İsparta'ya hizmet etmiş, ömrünü gerçekten İsparta'ya vakfetmiş, Isparla için doğru insanlardan biri olabilme sevdasrndayız. Haydi birlikte kalemin gidişine göre yön takip edelim. Bakalım bölümler hâlinde İsparta'y' ve içinde yaşamış, yaşayan insanları ne kadar anlayabileceğiz.

 
 

Turkish Arabic English