Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

– Aşağıda ne yapıyordun?

– Boya yapıyordum efendim! Belki de şimdiye kadar otuz bin çift ayakkabı boyamışımdır.

– Niçin? Niçin boya yapıyordun?

– Ayakkabıların parlaması ve yıpranmaması için efendim!

Devamını oku...
Şu anda 2344 konuk çevrimiçi

Allah Sonumuzu Hayreylesin
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Kasım 2019 05:53

KOŞUN KAPIŞIN KALMASIN

KAPİTALİST SİSTEMİN KÖLELERİ

altYılın En Efsane İndirimini Kaçırmayın!

Günlerdir her yerde reklamları dönüyor. Medya sektörüde bu sayede iyi kazanç sağlıyor. Televizyonlar, gazeteler indirim günleri reklamlarıyla bıktırdı diye bakmıyoruz; bu defa internet ortamında bunlardan kurtulamıyoruz. Sosyal medyada dahi karşınıza çıkıyorlar. E Posta adresimize ne gelmiş, girip bakamaz olduk. Zira daha tıklama yapar yapmaz 'Efsane Cuma' reklamları sayfanın dört bir yanını kaplamış hallerde... İster istemez ilgi odağınız oluyor, reklamın üzerine basıp sitelerine giriş yapıyorsunuz. Sundukları ürünlerin size uygun olmadığını görüyorsunuz. Giyim firmaları ellerinde kalmış kakılmışları size kakalamaya çabalıyorlar. Diğer ticarethaneler yıl boyu satamadıkları ürünlerini bu fırsattan istifade dükkandan çıkarma arzusundalar. Bize bir şekil gözümüzü boyama taktikleri velhasıl...

HALİMİZE GÜLSEK Mİ AĞLASAK MI

Markalar artık tepki alacaklarını biliyorlar ya adını değiştirmişler: 

Kara Cuma demekten imtina ediyorlar.

Devamını oku...
 
Öğretmenler Tatildeydi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 24 Kasım 2019 10:02

TÜM ÖĞRETMENLERİN GÜNLERİ KUTLU OLSUN AMA

altÖğretmen bildiklerimizin çoğu on gün boyunca tatildelerdi. Biz onların günü ilan edilen bugünde kimi yerinde bulup günlerini kutlayacağız?

Malümunuz milli eğitimimizden sorumlular aniden bir fikir attılar ortaya, okulların açılması yeni geçmişken, öğrencilere yıl içi 'gereksiz' ara tatili yaptılar. Nedenini de çocuklar sosyalleşsin, diye açıkladılar. Bu ara tatil en çok karı koca öğretmenlere yaradı. Atladılar arabalarına tatil sefası yaptılar. Çevremde çoktur bu hocalardan, torpille kadroya girmişler, salla başı al maşı sistemine kolayca uymuşlar. Böyle öğretmen mi olunur?Bozuk sistemin çarkında öğütülen, sosyalleşecek sanılan çocukların çoğuda sanayide çıraklık yaptılar. Bu çocukların hangisi olmayan eğitimden nasıl beslenir? Aklı fikri tatil olsada gezsek tozsak diye düşünen öğretmenlerden ne gibi bir eğitim beklenir? Kör kuyunun dibine çökmüş bir eğitim sisteminden ne hayır gelir? Milli Eğitimde çıkmaza girilmiş yön bulunamıyor her halde...

Milli Eğitim Bakanımız, hakikatte  çocuklarımızın eğitim şekline bakmayanımız yeni bir düzenleme getirtmiş eğitim sistemine; sınıfta kalmak yeniden geliyormuş. Ne veriyorsunuzda, neden alamıyorsunuz acaba?

Bizim eğitim siztemimiz böyle değildi. ailelerimiz okula yazdırılarken bizleri eti senin kemiği benim sözünü ederlerdi kayıt işlemi esnasında, okul sürecinde bir daha çocuğunu hiç takip etmeyen aileler olurdu. Yine de öğrenci iyi yetiştirilirdi. çünkü o devrin öğretmenleri canla başla eğitim verirdi. öğrencilere ailelerinden daha ilgili öğretmenler bulunurdu. Şimdiki çoğu öğretmenlerle nesil okullu cahiller olarak yetiştiriliyor.

Bizim dönemimizde öğrenci çoktu, öğretmen azdı. Bir sınıfta en az 65 öğrenci olurdu. Üçer kişilik sıralar koca sınıfı doldururdu. Beden dersinde öğretmenimiz bizi oyuna bırakırdı, kendisi diğer sınıfa yardıma giderdi. Zor şartlarda kaliteli eğitim alırdık. en zor dersleri bile anlaşılır şekilde öğrenirdik. İtibarlı bir meslekti öğretmenlik, ben bu mesleğe çok özenirdim. O zamanki öğretmenlerimizi gördükçe öğretmen olma arzusu duyardım. Bu uğurda ne hayaller kurardım. Bugün o kurduğum hayallere ve hayallerimi gerçekleştirmek uğruna harcdığım çabalarıma, heba olmuş umutlarıma yanıyorum. İyi ki de öğretmen olmamışım diyerek arada bir şükrediyorum. Zira zamanımızın öğretmenleri haftada iki saat ders sonrasında boş. kimileri ek işteler, kimileri yatışta, kimileri de dershanelerde yeni bir maaş artışında. Buna karşın sayısız atama bekleyen öğretmen artışları... iş vermeyecekseniz insanlşara niye yeni mezun veriyorsunuz? Yaptığınız umut tacirliğidir. Nizam, düzen, sistem bozuk vesselam..

Devamını oku...
 
Yapmayın Yazıktır
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 15 Kasım 2019 16:35
KOLAY YOLU SEÇTİĞİNİZİ SANIYORSUNUZ
OYSA EN ZORUNA TALİP OLUYORSUNUZ
 
altHiç bir şey yaşamdan daha değerli değildir. Dünyadaki hiç bir varlık evlattan daha güzel, daha tatlı değildir. Ve hayatta hiç kimse ölümsüz değildir. Şu dünyada misafir olarak yaşıyoruz. Zaten vakti, saati gelince, her şeyi bırakıp gideceğiz. Şu canımız, ete kemiğe bürünmüş bedenimiz bize emanetken, emanete hiyanetlik olmuyor mu kendi canına kıymak? Cinayet sayılmıyor mu başkalarının canının yok olmasına da vesile olmak? Yapmayın kıymetli canlar, canınıza kıymayın. 
Allah layık bulmuş bizi dünyasına göndermiş, beraberinde canımızı emanet vermiş. Ömrümüzü beğenmemek, hayatımızı beğenmemek canımıza kasttır, canımızı cendereye sokmaktır, yazıktır, günahtır. Hangi ruh halidir ki, bir insan kendi hayatıyla beraber sevdiklerinin yaşamını da sonlandırabiliyor. Doğrusunu Allah bilir. Neticede her şey Allah’ın izni ile oluyor. Lakin insan iradesi buna sebep bulunuyor. 
Öncesi İstanbul Fatih'te dört kardeş, sonra Antalya'da dört kişilik bir aile ve en son bugün duyduğumuz, Bakırköy'de üç kişilik bir aile daha siyanür içerek hayatlarını sonlandırmışlar. İzanlarını yitirip, geleceklerini noktalamışlar. Allah'tan umut kesilmez sözünü hatırlamayacak kadar, iradelerini yitirmişler. Muhtemeldir aileden biri bu kararı veriyor, diğerleri istem dışı ona uyuyor. Bilmiyoruz. Duyunca tanımadıklarımız oldukları halde ölen canlara çok üzülüyoruz. Bu vahim vaka bugün medyadan duyduğumuzla son bulur inşallah, yeni birilerine örnek teşkil etmez mazallah...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 112
 
Turkish Arabic English