Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Her gördüğü mesleğe türkü yakan halk ozanlarımız, berberlik mesleğini de unutmamışlar. Günümüzün vazgeçilmezleri berberler için de, “Berber dükkânına vardım, berberi gördüm de bayıldım kaldım. Aman da berber mis gibi amber", yani beni traş ettikten sonra bir güzel kokular sür, diye türküyle arzularını çağırıp durmuşlar. Biz de bugün berberi ve berberleri yazıp duracağız.

Berberlik ve/veya kuaförlük mesleğini irdelemeye çalışacağız... Önce şunu belirtmekte yarar var. Bir kere erkeklerin avuç içinde tutalacak kadar sakal bırakmaları Peygamber Efendimiz'in sünnetindendir. Hatta sakalsız peygamber yoktur bildiğimiz kadarıyla. Rabbimizin vardır bir bildiği ve peygamberler de bir bilene uymuşlardır...

Berberlik ve Kuaförlük: Her iki başlıkta aynı işlemi işlevselleştirmeye yöneliktir. Keza isimleri farklı amaçları ve icraatları aynıdır. Berberliğin kısaca tanımı ise, saç/sakal gibi kesilmesi kısmen elzem olan kılları deriden arındırma işlemidir. Ne âlakaysa yakın bir tarih öncesi diş de çekiyorlardı berberler; kimi ipi dişe bağlayıp kapıya bir ucunu geçirip, hızla kapıyı kapatarak, kimi berber de kerpetenle çürük dişi ağızdan alarak dişinden muzdarip kişiyi acıdan kurtarıyorlardı.

Devamını oku...
Şu anda 4292 konuk çevrimiçi

Yeni Sistem Hayırlı Olsun
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 25 Haziran 2018 06:50

24 HAZİRAN 2018 YENİ SİSTEM, MİLLETVEKİLİ ve CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİMİZ

ÜLKEMİZE, MİLLETİMİZE HAYIRLI OLSUN, İYİLİKLER GETİRSİN İNŞALLAH!

alt"yâ ilâhenâ! Senin katından öyle bir rahmet diliyoruz ki, onunla kalbimize ve aklımıza hidâyet ver. perişan halimizi onun bereketiyle düzelt ve dağınık işlerimizi toparla..."

"Siz yöneticiliği çok isteyeceksiniz. (Oysa) o, kıyamet gününde pişmanlık olacaktır."
Hz. Muhammed (Sav)

Siyaset veballi iş, ballı lokma olsa yemekten gocunurum. İnsanız, cazibeye kapılıveririz. Çok şükür ben o konularda zekice düşünemem. "Fırsatçılık yapayım, keyfime bakayım" diye cinlik yapamam. Doğrusu nefsimi dizginler; sunulsa da tahtlar, taçlar istemem. (Daha önce bunun örneği başıma kondu, elimin tersiyle silkeledim. "Bedavadan milletvekili olacaktım" diyerek bu fırsatı tepişimi kalemimle belgeledim.)

Üç günlük yalan dünyanın cefasını, çilesini çekmek bir yana, bir kula haksızlık yapılsa, yer yüzünde saltanat uğruna kulun vebalini yüklenip cehennemin dibinde ateşten nalınla salınmak istemem...

Kul kanâat sahibi olduğu zaman hürdür. Hırsa kapıldığında köle olur. Nice taht sahipleri bugün toprağın altında çürümüş haldeler. Ahiretleri ne durumda Allah bilir. Bu dünya bazılarına bahtiyarlık sunabilir, ama hiç bir zaman ebedi huzur vaadinde bulunamaz. 

Kalbin edebiyle hem hal ol, kalbin seni bir yere götürsün. Daim edebli ol, değmez bu dünya saltanata; saltanatı ahirette görmek muradıyla...

Her günün bir sabahı var. Sağ olana, sabaha uyanana tövbe vakti dar. Çünkü bir an sonramızı bilmiyoruz. Bu dünyadan iyilikle, Allah'ın sevdiği kullardan biri olarak göçmeyi diliyoruz. Bu dünyadan öteki âleme götürecek sevaplara vesile olacak hizmetler yapmayı Cenabı Allah'tan nasip etmesi için dualar ediyorum. İnşallah dualarım kabul görür umuyorum.

Dünya kimin olursa olsun, kim yönetirse yönetsin, kendinin de ölümlü olduğunu unutmasın, diyorum. Ülkemizin geleceğini belirleyecek yeni rejim şeklini benimseyenlerden adil ve Hakkaniyetli hizmetlerde bulunmasını diliyorum. Kendimiz gibi kul olanlardan başka beklentimiz yoktur çok şükür. "Öleceğiz ne çare, sonunu düşün."

Kim ne bekliyordu, ne umuyordu ise Allah'tan dilesin. Kuldan beklenti içinde olanlar; beklentilerini rafa kaldırsın, ömrü vefa ederse başka baharlara umut bağlasın. Olan oldu. Bu saatten sonra sabretmekten ve iyilik dilemekten başka yapacak bir şey yok. Yarabbi razıyım senden, Sen de razı ol benden. Hayırlar yaz başımıza, iyileri çıkar karşımıza... Allah'ım bizleri her türlü beladan, musibetten, şeytani fikirlilerden ve haksızlığa uğramaktan muhafaza buyur. Âmin...

Devamını oku...
 
Hayırlısı İnşallah
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 23 Haziran 2018 15:41
altBu pazar Cumhuriyet tarihinin; ülkemiz için, çocuklarımızın geleceği için, en hayati, en önemli,belki de bir rejimin, dönemin  kapanıp yepyeni bir dönemin başlangıcı olacak bir tercih oyu kullanacağız.
Türkiye'nin her türlü siyasi partiden ve siyasi liderden büyük olduğu gerçeğini unutmayalım. Şahsi menfaatlerimizi bir kenara bırakalım, vatanımızın refahı için vatandaşlık görevimizi bilinçli yapalım.
Bilinçli tercih bilgilenmeyle olur. Önce okuyup öğreneceksin, ülkemiz hayrına yönelik konularda bilgileneceksin. Körü körüne "Falan kişi Allah adını dilinden düşürmüyor." diyerek kendisine tutkalla yapışır gibi bağlanıp biat etmeyeceksin. Düşüneceksin, Allah adını dilinden düşürmeyen, acaba Allah'ın buyurduğu, peygamberin duyurduğu şekilde yaşıyor mu?
Söylediğiyle, yaşadığı aynı mı, peygamberimiz de dünya lideriydi. Allah'ın en sevdiği kulu ve Müslümanların gözbebeğiydi. Nasıl yaşadı, ne yedi - içti, nasıl giyinirdi, nerede oturdu? Nesi var, nesi yoktu. Öğren, ölçünü ona göre yap. Kafadan hüküm verme. Peygamberini rehber edinirsen, yanlış yapan olmazsın.
Seçime soyunmuş, oylarımızdan medet uman adayların hepsi de geçmişleriyle bildiklerimizdir. Bu vatanın evlatlarıdır. Kimse kimseyi kötülemesin, kimse gavur ilinden gelme değildir. Elhamdülillah biz her birini müslüman biliriz. Kalpleri bilen Yüce Allah'tır. Bu bakımdan körü körüne itatkârlıkla değil, bilinçli oy kullanalım. Ayırımsız,ayrıcalıksız,ötekisiz,ve ocusuz, bucusuz. Kinden, nefretten ve kutuplaşmadan arınmıs bir memleket hayal mi? Hak, için hakkaniyetli hukuk için, doğru demokrasi için, gelecek güzel günler için birliktelik sağlarsak gerçektir. 
Devamını oku...
 
Beşi Bir Yerde Ama Kilerde
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 21 Haziran 2018 19:47

KURU SOGANA BAK , DOLARLA EUROYI BILE SOLLADI !
Dalga geçiyorlar sanıyordum markete gittim gerçekmiş beya...

altDÜĞÜNLERE EN DEĞERLİ TAKI, BEŞİ BİR YERDEDİR.

PATATES, SOĞAN TAKININ; ALTIN DEĞERİNDEDİR.

Düğünlerde bundan böyle patates, soğan takılır.
Patates soğan ve diğer gıdaların fiyatının artması için satmayıp stok yapanları Allah'a havale ediyoruz ! Yoksa bu iki önemli gıdanında dışarıdan ithali için bu pahalılık bir bahane midir, bilemiyoruz. Almayalım, ellerinde kalsın. Ne olacaksa, olsun bitsin diyoruz. Patetes, soğan yememekle ölünmeyeceğini biliyoruz.
 
Ma’mer b. Fadle (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle işittim: “Günaha batıp gidenlerden başkası stokçuluk yapmaz.”
Peygamber uyararak günahtan korumaya çalışmış ümmetini, günahtan korkmayana ne desek uymaz. Kafasına fırsatçılığı koyan, yaptığından caymaz.

Patates, soğan dünyada var olduklarından bu yana yurdumuzda en yüksek fiyatlarını görmüşlerdir. Neden, stokçuluk yapıp  daha da pahalıya satış yapmak için. alt

Günahtır, fakir fukaranın patetesi haşlayıp, yanında soğan kırarak ekmeğine katık ettiği azığını kazıklamak müslümanlıkla bağdaşmaz. Biliyoruz ki hayat kavgası herkes için zor. Ancak bu zorluk Allah'ın bolca verdiğini saklamakla, dışarıdan takviyeler getirmekle aşılmaz. Yardımlaşmayla, dayanışmayla, makul olanla yetinerek, şükürle bereketlendirerek bir neticeye getirilir.

Allah'ın nimeti, toprağı eşele göm. Bire bin verir mübarek nimetler. Ben saksıya süymüş soğan gömüyorum, yeşilini koparıp yiyorum, kalanı toprak altında palazlanıyor, kışlık kocaman, bir kazan yemeğe doğranacak soğan oluyor. Keza patates de öyle, yarım kesilmişini bile toprağa gömseniz, üç hafta sonra bir torba patetes çıkarırsınız.

Demek istiyorum ki, illa patates, soğan yemek istiyorsanız, güneşte kalıp yeşillenmiş bir tek patates bile toprakla buluşması halinde, size üç öğün yemek verecek kadar çoğalır. Böylesine bolluk veren bir nimet.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 1 / 411
 
Turkish Arabic English