Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Reklam sektörü boş durmuyor, her fırsatı iyi değerlendiriyor. Sanırsınız çok dindarlar, bir an önce ramazan gelse de oruç ibadetimize başlasak, derler gibi.

Medyatik hocalarda sıklıkla ekranlarda endamlarını gösterip, ramazan mesailerinin başlayacağını duyurmaktan geri durmuyorlar. Ben derim ki çok konuşanı, az dinlemek lazım.

Yiyicek, içecek kültürü için ramazan reklamlarının cezbediciliğine televizyonun var oluşundan bu yana alışığız da, medyatik hocaların reklamları ile ramazan da ne yenirse rahat gün geçirilir, diyen diyetisyenlerin sık ekrana çıkarılması, son bir kaç yıldır hayli moda oldu.

Öncesinden insanlar diyetisyene göre mi ramazan günlerini geçiriyorlardı? Ana babalarımız evde olanla sahura kalkar, akşama ne nasip edilmişse pişirirler, pişirilenler sofraya dizilir. Hane halkı hakkı kadarıyla orucunu açarlardı.

Meslekler türedikçe, onlara iş bulunması adına televizyon imdada yetişiyor. Kim öncesinden harcar, kendini topluma tanıtır ün edinirse, sonrasında sık yüzünü gösterip kazanan oluyor.

Bizler sahurda anamızın davulcudan önce kalkıp, hamur karıp ettiği börekleri, katmerleri yerdik. Yanında çayımızı içer, oruç vaktinin başladığını belirten top atışı yapılmadan öncede bir bardak suyumuzu içer, oruç tutacağımıza dair niyetimizi yapardık. Akşama kadar da rahatsızlık duymadan işimize gücümüze bakardık.

İftar vaktini de çorba ile başlatır, çoğunlukla cami önlerinde satılan, babamızın eve gelirken aldığı tereyağlı irmik helvasını yiyerek sofra zamanımızı noktalardık. Ara yemekler her gün değişik ve bol yağlı olurdu. Şu yaşımıza geldik, iftarda, sahurda yediklerimizle tuttuğumuz oruçlardan hiç zarar görmedik. Bizlere hiç bir diyetisyen bir öneride bulunmazdı. Zaten öyle bir iş kolu var mıydı, varsa ne işe yarar, bilen biri değildik.

Devamını oku...
Şu anda 948 konuk çevrimiçi

Berber Dükkânına Vardım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 16 Mayıs 2012 11:08

altHer gördüğü mesleğe türkü yakan halk ozanlarımız, berberlik mesleğini de unutmamışlar. Günümüzün vazgeçilmezleri berberler için de, “Berber dükkânına vardım, berberi gördüm de bayıldım kaldım. Aman da berber mis gibi amber", yani beni traş ettikten sonra bir güzel kokular sür, diye türküyle arzularını çağırıp durmuşlar. Biz de bugün berberi ve berberleri yazıp duracağız.

Berberlik ve/veya kuaförlük mesleğini irdelemeye çalışacağız... Önce şunu belirtmekte yarar var. Bir kere erkeklerin avuç içinde tutalacak kadar sakal bırakmaları Peygamber Efendimiz'in sünnetindendir. Hatta sakalsız peygamber yoktur bildiğimiz kadarıyla. Rabbimizin vardır bir bildiği ve peygamberler de bir bilene uymuşlardır...

Berberlik ve Kuaförlük: Her iki başlıkta aynı işlemi işlevselleştirmeye yöneliktir. Keza isimleri farklı amaçları ve icraatları aynıdır. Berberliğin kısaca tanımı ise, saç/sakal gibi kesilmesi kısmen elzem olan kılları deriden arındırma işlemidir. Ne âlakaysa yakın bir tarih öncesi diş de çekiyorlardı berberler; kimi ipi dişe bağlayıp kapıya bir ucunu geçirip, hızla kapıyı kapatarak, kimi berber de kerpetenle çürük dişi ağızdan alarak dişinden muzdarip kişiyi acıdan kurtarıyorlardı.

Devamını oku...
 
BAK, GÜNEŞ SENİNLE BİR DOĞUYOR
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Mayıs 2012 03:51

Merhabâ. 1935-1967 yılları arasında hayat sürmüş olan İranlı şâir Furûğ Ferruhzâd'ın "Nigâh kon/Bak" diyerek başlayıp, "Seninle berâber güneş doğuyor" mısrasıyla bitirdiği güçlü ve bir o kadar duygulu şiirini birlikte okuyalım.

alt

نگاه کُن که غم درون دیده‌ام

چگونه قطره قطره آب می‌شود

Nigâh kon ki gam derûn-i dideem

Çegûne katre katre âb mîşeved

Bak gözümdeki gam nasıl da eriyerek damla damla oluyor

 

Devamını oku...
 
Anneniz Hangi Âlemde?
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Mayıs 2012 23:54

   Annesinin arkasından en çok ağlayanlar, yanındayken kıymetini bilememiş olanlardır.

   Bugün anneler günü imiş. Evladına tüketim yaptırmayı seven bir anne olur mu? Hayata teşrif vesileniz, ömür yolunuzun ilk teşrifatçısı, ilk göz göze geldiğiniz, kokusunu, sesini ilk duyduğunuz, ilk öğretmeniniz annenizin günü bir günle sınırlı değildir elbet.  Öyle bile olsa hiçbir anne sizin israf etmenizi zora girmenizi ister mi? Hediyeleşmek sünnettir ve güzeldir şüphesiz. Lakin o bugünle sınırlı değildir. Gönülden geçtiği anla ilgilidir. Ve hediye illa bir materyal almakta değildir, bir gül vermekte anneye güzel bir hediyedir. Anne için evlat zaten Allah’ın lütfettiği dünyanın en değerli hediyesidir. Bugün annenize gül vererek onun güller kadar güzel varlık olduğunu hissettirin yeter.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki371372373374375376377378379380SonrakiSon»

Sayfa 373 / 416
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ