Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Vah vah ki, vah… Hayatımız butona bağımlı olmuşta ağlayanımız yok.

İnternet üzerinden gazetelerden dramatik haberler okuyorum. Daha bugün; bir emniyet müdürü başından vurulu bulundu haberi.  Haberin altında beğen, tavsiye et, paylaş şıkları…

Geçenlerde de bir savcının öldürülme haberi okudum. Yine aynı: Beğen, tavsiye et, paylaş…

Neyi beğeneceğim Allah aşkına? Ölümü mü? Öldürüleni mi, öldürülme şeklini mi?

Arkadaşımla bunun nesini paylaşacağım, niye tavsiye edip önereceğim? Ölümü mü, öldürülme şeklini mi paylaşacağım?

Sokağa çıkıyorum, yolda bir arkadaşa rastlamışsam selam vereyim istiyorum. Arkadaşım hatırını sormaya kalmadan, tivit attım aldın mı, diye soruyor. “Benim o taraklarda sac telim bile yok” dememi dikkate almıyor. Bu defa Facebukumdaki duvar yazımı okudun mu, beğendiysen butona bas, diyor…

Devamını oku...
Şu anda 2290 konuk çevrimiçi

Bir Doğru İşimiz Olmaz mı Bizim?
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 05 Aralık 2011 20:03

altTelevizyon haberlerinde izliyorum, miadını çoktan doldurmuş bir sunucu; ayağını sürüyerek gelmiş oturmuş geniş masanın başına, karşısındaki monitörden akan haberleri okuyor. Ara sıra dilini sürçtürerek diyor ki adam: "Nihayet 12 yıl sonra Marmara depreminde orta hasar gören binaların yıkımına başlanıyor. Bugün belediye söz konusu binaların elektiğini  ve suyunu kesti."

Sonra, elektiği ve suyu kesilen evler ve içinden isyan edici feryatlarla sokağa fırlayan insanlar geliyor ekrana... Görüntülere dikkatli bakınca görüyorsunuz ki, yine garibana yüklenilmiş.

İstanbul'da çok katlı pek çok sitenin oturulamaz durumda hasarlı olduğu ilgililerce de malumdur. Ancak, garibanla uğraşmak ülkemizde çok kolay ve yüzde yüz başarılı sonuç veren bir durum olduğundan, hükümet adamları da bunu yapmışlar.

Bu kış günü vatandaşa alternatif sunmadan, nasıl elektriğini, suyunu kesersiniz? Böyle bir mantık hangi vicdana sığar?

Devamını oku...
 
Sosyal Dayanışma Yardımlaşmayla Olur
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 05 Aralık 2011 14:06

altYüce Allah gökten, hiç esirgemeden, her gün bolca rızık saçıyor yeryüzüne. Bunları, kimi kullar altına şemsiyeyi ters tutmuşcasına bolca toplarken, bir kısım kul da hiç pay alamadan gününü geçiriyor.

Ekranlardan seyrettiğiniz yarışmalara göre, dizilere göre gözlerinizi, gönlünüzü yanıltıp, herkesi zengin bilmeyin. Çıkın sokaklara, bakın çevrenize bir lokma ekmeğe, bir hırkaya muhtaç nice kullar var... Hepsi de bizler gibi canlı kanlı insan. Allah'ın yanında eşit olduğumuz kul kardeşlerimiz...

Paylaşım için, yardımlaşmak için illa deprem veya başka bir afet mi olması gerekiyor? Allah korusun.

Allah bize paylaşmamız için servet veriyor. "Rabbana, hep bana" demek var mı öyle? Zenginlik te bir imtihan vesilesidir. Ne verirsen elinle, ahirete giderken o gelir seninle... Ardından eşinin dostunun yapacakları fayda vermez.

Devamını oku...
 
Kitap Sektörü
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 04 Aralık 2011 16:17

altKitap Sektörü öyle bir arena ki; içine girdiğinizde en deneyimli gladyatör olsanız, kiminle nasıl başa çıkacağınızı bilemezsiniz. Aslında bu sektöre arena yerine kurtlar sofrası, demem daha mı uygun gelir dersiniz? Evet, belki böylesi bir benzetme daha uygun.

Yazarı, çizeri, yayıncısı, yayımcısı içinde kim ne şekil varsa; sektöre yakışır bir mücadele yok ne yazık ki. Zaten bu sektörün içinde var olabilmeniz için kalemşör olmanız gerekmiyor. Para ve çevre gücü, orada da olayı bitiriyor. Adam dandik iki cümle bir şey yazıyor, o satırlarını biriktirip kitap yapıyor, çevresi var elden satıyor. Yerel alanda bile böyle... Bir de destekleyici bulan, kitabına reklam alanlar var, her türlü getiriye ve cebe götürüye açık insanlar, giderekte üremekteler ne yazık ki... Amaç hem ün kazanmak, hem de una bulanıp, daha iyi tıkınır olmak...

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki371372373374375376377378379380SonrakiSon»

Sayfa 373 / 383
 
Turkish Arabic English