Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

25 Annenin feryatlarına kulaklar mı dayanır, çağlayarak akan gözyaşlarına kurumadık pınarlar mı kalır? 25 evladın acısına dayanacak metanetli yürek var mı sanılır, böyle sananlar ne çok yanılır. Gün geçer, zaman ilacıyla acının büyüklüğü unutulursa da mutlaka izi kalır. Hatıralar bu günleri sıklıkla gözyaşlarıyla yaşatır. 25 askerin şehitliği 25 aileyi, 25 aile, 25 sülaleyi, 25 sülale tüm Türkiyeyi kapsıyor demektir. "Neyse..."  diyemeyiz, diyemezsiniz! Gama, kedere, yasa boğulduk... Yaşlımız, gencimiz elemde savrulduk...

Ne işleri vardı o evlatların gecenin bir vakti cephanelikte? Yoksa savaş hazırlığında filan mıyız? Cephelere cephanelik sevkiyatları mı yapılmakta?

Sayım için miydi o yavruların karanlığın koynunda cephaneliğe gitmeleri? Yoksa depoların tozları mı temizlenecekti? Bu iş için gün ışıkları çuvala mı girmişti?

Afyon ilimizdeki cephanelik patlamalarında kasıt yok deniyor, ihmal yok, sabotaj yok, o yok, bu yok, deniliyor yetkililerce... “Doğrusu nedir şüphesiz Allah (C.C.) bilir.” Lakin galiba tedbirde yoktu.

Devamını oku...
Şu anda 4349 konuk çevrimiçi

Padişah Ve Veziri
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 16 Ocak 2012 12:08

altSoğuk bir kış günü padişah, tebdili kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına baş vezirini alıp yola çıkmış. Dolaşırlarken, dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler. Adam elindeki derileri suya sokup döverek tabaklıyormuş; padişah yaşlı adamın yanına yanaşmış ve selam vermiş:

-Selamünaleyküm, ey Pir’i fani!

-Ve Aleykümselam, ey Serdar’ı Cihan!

Padişah sormuş:

-Altılarla ne yaptın?

-Altıya altı katmayınca otuz ikiye yetmiyor.

Padişah yine sormuş:

Devamını oku...
 
Devlete Yaslanmak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 12 Ocak 2012 17:04

Konuya bir fıkrayla girelim. Özel bir kuruluş damızlık bir boğa almış ve inek sayısını artırarak, süt üretiminden yüksek kazançlar elde eder olmuş.

altDevletin tarım kolu bu boğanın ününü duyduğundan, devlet adına boğanın sahipliğini üstlenmiş. Boğayı güzel ve düzenli temizliği yapılan bir ahıra yerleştirmiş. Her gün özel görevli, çok özel yemlerle boğayı bolca besliyor. Ama boğada tık yok. Yan gelip yatmaktan, yiyip içip çimenlerde salınmaktan başka bir işe yaramıyormuş. Bir gün bakıcısı sormuş. “Yahu sen özel sektördeyken bu kadar da beslenmiyordun ama hep hizmet veriyordun, şimdi niye durdun?”

Devamını oku...
 
Mâzideki Gözde Meslekler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 08 Ocak 2012 19:10

İki binlere direnemediler. Yirminci Yüzyıl insanoğlundan hem çok şeyler aldı; hem de çok şeyler verdi. Bazı gözde meslekler ile kullanım eşyaları bir daha geri dönmemek üzere tarihin karanlığına hapsolurken, bazıları da aynı akıbete uğramamak adına direnirken can çekişiyor.

Yakın geçmişe kadar, hemen hemen bütün işler hayvanlarla yapılırdı.alt Ve nalbant ilealt semercilik gözde mesleklerdendi. Çünkü motorlu taşıtların olmadığı yıllarda binek olarak, yük taşımada, kağnı ve araba çekmede, arazi sürmede hayvanlar kullanıldığından; at, eşek, sığır, manda gibi hayvanlar nallanırdı. At ve eşeklerin sırtına binilmek ve yük sarmak için semer vurulurdu -konulurdu.

Isparta’nın son nalbantları Ali Akdağ ile Osman Çetinkaya, nalbantlık mesleğinin can çekişmekte olduğunu, birkaç yıl içerisinde bu mesleği tamamen bırakacaklarını söylediler. Kendilerinden başka, Isparta’da nalbantlık edecek kimsenin de bulunmadığını dile getirirlerken, her halleriyle üzgün olduklarını da belirtiyorlardı. Çünkü hiç kimse nalbantlığa heves etmemiş, bundan dolayı da mesleği devam ettirecek nalbant yetişmemiş.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki391392393394395396397398399400SonrakiSon»

Sayfa 394 / 411
 
Turkish Arabic English