Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Güzel bir ülkede ateş, su ve ahlak bir araya gelmiş. Ahlakı ateş, ateşi su bitirmeye çalışmış. Birbirleriyle uğraşmaktan da bayağı bir yorulmuşlar. Uğraşıyı, başka zamana ertelemek adına ayrılırlarken, ateş suya “Seni ararsam nerde bulurum” demiş.

Su: “ Hele sen aramayı dene, şırıl şırıl sesimi nerde olsan duyarsın” cevabını vermiş. Ve kendisinin ateşi arayacağı zamanda nerede bulabileceğini sormuş.

Devamını oku...
Şu anda 2138 konuk çevrimiçi

Arz ve Talep mi Yoksa Telef mi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 12 Aralık 2011 10:25

altKimsenin ne yaptığına karışmak gibi bir alışkanlığımız yok. Fakat kış şartlarında ülkemiz ve yoksul insanlarımız adına karşılaştığımız üzücü olaylara da gözümüzü kapayamıyoruz.

Nedir bu gözümüzü kapayamadığımız üzücü olaylar?

O kadar çoklar ki; hangisini sayalım mesela? Bugünlük en önemli, lakin en umursanmayan birkaç tanesini söyleyeyim.

İsterseniz önce zaman israfından başlayalım, ekmek israfıyla devam edelim, sebze ve meyve israfıyla bitirelim yazıyı. Sonramız olursa, daha ne israfları satırlara sıralarız, alanı bulunursa bir uyarı sunarız.

Devamını oku...
 
Bakan da Bakılan da Hazımsız
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 09 Aralık 2011 10:39

altNe kadar okullu olma seviyemiz yükselse de, eğitim sistemimiz doyurucu olmadığından; beyni tok, görgüsü çok insanlar yetiştiremiyoruz. Bu bakımdan, karnı hep şiş, hazımsız insanlar toplumu olduk çıktık. Aksini söyleyen varsa, beri gelsin.

Eğitimini alsın, öğretim görsün diye, ana babasının binbir fedakarlıkla okula gönderdiği çocuklarımızdan biri, kendisine bakmaya gelmiş bir bakana yumurta atmış. O yumurta da omlet olmak için tavaya düşercesine gidip bakanın yüzüne yayılmış. Soyadıyla müstesna, müsamaha sahibi olması gerekir diye düşündüğümüz bakanımız; hoşgörüden uzak, hazımsızlık içinde "bana atacağına o yumurtayı, ye doyun" demiş.

Devamını oku...
 
Şike Şike Bir Masal
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 07 Aralık 2011 20:03

altBir ülkenin prensi, günün birinde kral olmaya hazırlanıyormuş. Bu hazırlanma aşamasında çocukluk arkadaşını, yerine bir süreliğine kral yapmış. Çünkü kendini prenslik tahtına çıkışında,  destekleyenlere bir şekil gebe kalmış ve istemese de günü geldiğinde doğurmak zorundaymış.

O ülkede yaşayan iyi insanların bütün muradı, maksadı prenslerinin kendilerini refaha kavuşturmasıymış. Gel görelim prensin önceliği, kendine maddi manevi destek yapmış olanlaraymış.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki391392393394395396397398399400SonrakiSon»

Sayfa 395 / 407
 
Turkish Arabic English