Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

 
 
 
Adamın biri Musa Aleyhisselâm'a:
 
— Ya Musa, ben bütün hayvanların dilinden anlamak istiyorum. Tur'u Sina'ya gittiğin zaman Allah'tan iste de benim duamı kabul etsin, diyordu.
 
Musa Peygamber:
 
— Her şeyi bilmek iyi olmaz. Senin hayvanların dilinden anlamaman daha iyidir. Bu sevdadan vazgeç, dediyse de, adam illâ öğrenmek istiyordu.
 
Bir gün Musa Aleyhisselâm Tur'a çıktığı zaman Cenab-ı Allah Musa Aleyhisselâm'a:
 
— «Ya Musa! O kulumun duasını kabul ettim, bundan sonra bütün hayvanların dilinden anlayacak. Yalnız her şeye ehemmiyet vermesin, sonra onun için iyi olmaz.» buyurmuştu.
Devamını oku...
Şu anda 771 konuk çevrimiçi

Profesörü Beğenmedim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 13 Eylül 2019 09:55
 
136 LİRA VERDİM PROFESÖRÜN MARİFETİ NEYMİŞ GÖRDÜM
altBizden biri dediler, alanında uzman diye bildirdiler. Günlerdir kendisine ulaşmaya çalışıyordum. Nihayet başardım. Ama bana maddi manevi çok zahmet verdi.
Bazı günler buralarda da bahsediyorum. Kalp rahatsızlıklarım var ve hipertansiyon hastasıyım, diye. Bir süredir sabit bir kalp doktoru bulamamıştım. Özelde tüzelde kime göründüysem farklı tansiyon ilaçları veriyorlardı. Dengemi tutturamamıştım. Durumumu bilen herkeslerin çoğu önerdi."Bir de tıp fakültesi hastanesinin kardiyoloji bölümüne git. Orada bir kalp damar profesörü var. Hımm. Alanında üzerine yokmuş, yüksek tansiyonun düşmanıymış, profesörün bir bakışıyla bile tansiyon denilen illet bir daha çıkmamak üzere iniyormuş." Böyle dediler hep niceleri.
Düşündüm gündüz ve geceleri, metiyeler çevremde çoğalınca prefesöre ulaşmayı günlük yaşantımın tek gayesi edindim. Aracı olarak telefonu hedef seçtim, bir gün süresince durmadan tıp fakültesi hastanesine ulaşmaya kilitlendim. Mümkün olmadı. Santraldeki kızlar randevu vermekten kaçınıyordu. "Buraya gelip asistanıyla görüşmeniz gerekiyor" diyorlardı. Ee, ne de olsa koskoca profesör. O mertebeye kolay ulaşmadığına göre, bizlerinde kendisine ulaşmamız kolay olmamalı tabiki de... Bizde her iş böyle yani ki de...
Devamını oku...
 
Hayat Onlara Pahalı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 04 Eylül 2019 12:01
BAŞ BÜYÜDÜKÇE BÜTÇE DE BÜYÜR
altÇoğumuzun kanını alarak sağlık sektörüne hizmet yaptığını bildiğimiz, felaket anında yardıma koştuğunu gördüğümüz Kızılay kuruluşunun, baş yöneticilerinin maaşlarına yüklüce zam gelmiş. Günümüzün gündeminde şimdi bu konu var. Ağzı olan kendince konuşuyor, kalem kullanan aklı yettiğince değerlendirme yapıyor. Kızılay: "Karşılıksız yarar sağlanan kurum, niye bu adamlar yaptıkları işte gönüllü değiller, yüklüce para alıyorlar?" Soruları havada uçuşuyor. Kelimeler herkesindir, isteyen istediği gibi sarf eder elbet...
Ben aslında duyduklarıma değerlendirme yapmayacaktım. Lakin telefona gelen mesaj beni de düşündürerek bu konuya dahil etti. Mesajın içeriğinde koca koca harflerle deniliyordu ki:
SN. BAĞIŞÇIMIZ YOĞUN KAN İHTİYACI SEBEBİYLE STOKLARIMIZ AZALMIŞTIR SİZİ YARIN SAAT 10.00 18.30 ARASI FİLAN CAMİ ÖNÜ CADIRA KAN BAĞIŞINA DAVET EDİYORUZ GÖNDEREN:Kızılay
"Kanı biz veriyoruz, kaymağı onlar yiyor. Sanki kan bağışı hiç durmadan onlardan alınıyormuş gibi, adamları iyi beslemek adına maaşlarını artırmışlar."
Telefonuma gelen notu okuduktan sonra ilk aklıma gelen tepki cümleleri bunlar oldu.
(Kendileri de kan veriyorlar mıdır?
Bizler: "Bir gün bize de gerekli olabilir, bir kan vererek bir hayat kurtarabiliriz." İyi niyetiyle yılda bir ya da iki kez kanımızı Kızılay'a bağışlıyoruz. Onlar kanlarımızı depolayıp ihtiyaç fazlasını bir ilaç firmasına ilaç yapsınlar diye satıyorlarmış. İnsan kanından ilaç, insan kasının onarımında kullanılıyormuş. Başka hangi alanlarda kullanılıyor bilmiyorum ama bu iş, özel bir firmaya devredilmiş diye gazetenin birinde okumuştum. Kan satışının geliriyle sanırım Kızılaycılar felaket zamanlarında düşküne yardım ediyorlar.
Vatandaşımız duyarlı çok şükür, her yardım çağrısına canla başla koşuşturuyorlar. Kızılay denildiğinde imkanları oranında kuruma maddi manevi desteklerini esirgemiyorlar. Kızılay yönetimi de halktan alınanların idaresini iyi yapıyor olmalı ki, mükafatlarını maaş artırımıyla alıyorlar. 
Makamlar büyüdükçe bütçeyi de büyütmek gerekiyor. 
Devamını oku...
 
Diş Tabibi Bulamadım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 02 Eylül 2019 10:11
DİŞ BÜTÜN AZALARIN SAĞLIĞINA ETKEN BİR MÜCEVHER. PARLATILMAZSA PASLANIYOR.
GÜNDE BEŞ KERE TUVALET FIRÇALARIZ, DİŞİMİZİ BİR KERE FIRÇALAMAYA ÜŞENİRİZ.
 
altYok, yok, yok! 5 Eylül'den önce diş doktorlarında eli boş olanı yok. Nereden, nasıl bir diş tabibi bulacağımı bilmiyorum. 
Dünden bugüne dişim ağrıyor. Şehrimdeki koskocaman diş hastanesinden kararlı bir söz alayım dedim. En erken 5 Eylül'den önce hiç bir diş doktorundan randevu talebi edilemiyor. Hastanede  elliye yakın diş hekimi mevcut, kimi izinde, kimi hasta bakma kapasitesini Eylül evvelinden doldurmuş. Allah Allah ülkemin insanlarının dişlerine neler olmuş?
Acile gideyim desem; orada ağrılı dişe ilaç verip gönderiyorlar, (İlaçlardan gına geldi.) detaya dalmıyorlar. Özel hastanelerde de diş tabibleri bulunuyor. Lakin daha huzurlarına çıkmadan, ilk baştan fiyatları belirtiliyor. Diş muayene ücreti 80 lira. 
Uzmansa diş hekimi koltuğuna otur kalk 100 lira. Diş çekimi 250 lira, komplikasyonlu diş çekimi 275 lira. Hele kanal tedavileri uçmuş kaçmış hallerde, 600 liradan başlıyor. İşinize gelirse, cebinizde imkan varsa muayene sırasına girersiniz. Yoksa devletin açtığı diş hastanelerinde sıranın gelmesini bekler durursunuz. 
Özel diş klinikleri de seçenek tabi, çok şükür hastane, doktor bolluğu dolu memleketimiz. Ekonomik tablomuzda yerleri göz doldurucularımız. Fakat bu kliniklerde bir diş çekimi ne kadardan başlıyor biliyor musunuz? Sadece çekilecekse 360 lira vermeniz gerekiyor. Ancak doktorlar çek- bırak yapmıyorlar ki, öncesinden dişin filminin çekilmesi, taşının temizliği, parlatması, falanı filanı her bir işleme ayrı farklı para. Paran yoksa yaşama...
Kendi adıma demiyorum. Çoğunluğumuz çocukluğumuzdan itibaren diş bakımını ihmal ediyoruz. Üşengeçliğimizin bedelini sonrasında ağrılardan canımız yanarak ödüyoruz. 
Dediğimin aksi olsa diş hastaneleri, özeli, tüzeli tıklım tıklım dolu olur mu? Gitmeyenleri, gidemeyenleri de hesaba katarsak, çoğunluğumuz dişimizden mustaribiz. Allah vermiş bedavadan inci gibi dişleri, bakımını yapmaktan kaçınıyoruz. Oysa her mücevher parlatılmak ister. Bizler tuvalet temizliğine gösterdiğimiz özeni, dişlerimize göstermiyoruz. Biz insan evlatları Rabbimize karşı çok nankörüz. Bedava verilen değeri horluyoruz, yapay olana cüzdan dolusu para harcıyoruz.
Off, çok ağrıyor ya hu! 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 5 / 112
 
Turkish Arabic English