Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

SİYASETÇİLER, SANATÇILAR, MİLLETİ KANDIRIP SIRTINDAN GEÇİNENLER
DAHA KİMLER, NELER- YALANDAN BESLENENLER, MASUM HAKKI YİYENLER
 
YA HALKA NE DEMELİ,
ÇOĞUNUN EKMEĞİNE KATIK ALACAK PARASI YOKTUR, SİNEMAYA, KONSERE GİDER, KASET ALIR. 
PARASINI SAÇTIĞI ZENGİN OLUR,
KENDİ FAKİRLİKTE KALIR...
"Küçük şeyIere gereğinden çok önem verenIer, eIinden büyük iş geImeyenIerdir." demiş bir tecrübe sahibi...
Sanki dünyaya gülüp eğlenmeye gelmişiz giöi, bizi eylendirenleri memnun etmek için elden geleni yapıyoruz. Halbuki yaşama gayemizin aslını idrak edebilsek, kendi geleceğimize yönelik tedbirler alır, hayatımızı sıkıntıdan arındırma çabasında bulunurduk.
Siyasiler, siyasi gücü ellerine alana kadar millete ağam, paşam muamelesi yapıyorşar. güce eriştiklerinde kendileri ağa, paşa muamelesi bekliyorlar. şakşakçılarda çıkarları uğruna bunu pekala yapıyorlar.
Sanata, sanatçıya asla karşı değiliz. Ama nasl snatçıya. Halkı ayartan, kışkırtan, isyankar ettirenlere sanatçı denilmemeli. Onlar acıdan, isyandan beslenenlerdir.
 
Müziğin insanı götüreceği yer güzeIIik ve sevgisidir. ne var ki bunun bilincinde bile olmayanlar, halkın fakirliğinden, sorunlarından efkar üreterek, onların masumlarının haklarını sömürmektedirler. Aksini yapmaları halinde para kazanamayacaklarını çok iyi bilmektedirler. 
Şeytan kendisine hizmet edene çok kazandırır. Bunun için isyanı, yalanı kullanır. kendine hizmet edenlerede bu takdiği kullandırır.
Bir insanın dürüst bir mizacı varsa, böyIe kişiIer insanIardaki kötüIükten nefret eder; yanIışIıkIara karşı oIan nefretIeri, onIarı yanIış işIer yapmaktan uzakIaştırır; haksızIıktan kaçınırIar ve namusIu yaşarIar. Ne var ki, tek gayeleri dünyada zengin ve iktidar sahibi olmak isteyen niceleri, böyle dürüst insanları takıntıkları sahte iyimserlik, şirinlik  maskeleriyle yoldan çıkarırlar. Menfaatleri uğruna gözlerini kırpmadan yalan söylerler. Bu günümüz dünyasında çok sık rastladığımız, ama fark edemediğimiz tehlikelerdendir.
Devamını oku...
Şu anda 2181 konuk çevrimiçi

Ankara’nın Afeti
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 05 Mayıs 2018 15:36

Geçmiş olsun Ankara’ya ve tüm Ankaralılara…

alt

Geçmiş olsun Ankara’ya ve tüm Ankaralılara…

Ankara’da, başkentte 10 dakikalık yağış, onlarca insanı, yüzlerce aracı önüne katıp sürükleyiverdi. İnsanoğlunun acizliğinin bariz resmi diye de bakılabilir olaya. Oysa asıl önemli olan Ankara’nın alt yapısının yetersizliği, mazgalların tıkanıklığı ve derinliğinin yetersizliği sebebiyle su baskınlarının sürpriz olmamasıdır…

Mamak tarafı güzel yerleşim bölgesi aslında, şehitlik yakınında uzun süreli kalmışlıklarım var. Ama ana caddeden yukarılara doğru çıkıldığında dağ, tepe ev dolmuş.  Çoğunlukla Çorumlular genelde kendi şehirlerini bırakıp, buralara mesken kurmuş. Güzelim Ankara’ya gelişigüzel yerleşim yakışmamış, yazık olmuş.

Ankara’da zaten bir trafik seli akıp duruyor her an; caddeler dar, araçlar haddinden fazla, insanlar yollarda cambaz gibi oradan oraya sekiyor. Bu haller hayli can sıkıyor. Doğa bize kâinatın sırrını veriyor aslın da çok basit bir sır. Haddini aşma, doğruluktan şaşma. Doğup büyüdüğün yeri bırakıp büyük şehirlere koşma. İnsanlar, evler çoğaldıkça, Allah muhafaza tedbirlerde alınmadıkça felaketler sürpriz olmamalı… Gördüklerime çok üzüldüm gerçekten, caddelerde can pazarı yaşanıyor, sel önüne kattığını acımasızca götürüyor.

Arabanız olsa ne olacak, sanki denizin içinde sürükleniyor araçlar. Felaketin boyutu küçümsenemez. Dükkânlarda mallar telef olmuş, Evlerin alt katları mahvolmuş. Yetkililer her zaman olan şey değil, hazırlıksız yakalandık diyorlar. Ama felaket geliyorum, diye haber vermez.  Siz yetkiliyseniz, her konuda tedbirli davranacaksınız, “ya olursa,” diye düşüneceksiniz; alt yapıya önem vereceksiniz ve buralarda işten anlamayan kayırma adamınızı değil, ehil işçiyi can güvenliğini sağlayarak çalıştıracaksınız. Vatandaşın can güvenliğine tedbir alacaksınız, sonra takdiri Allah’a bırakacaksınız. Elimizden geleni yaptık demeniz için, vicdanınız rahat olmalıdır. Gayri olmuşla, ölmüşe çare yoktur, dilerim yaralar çabuk sarılır, tehlike tekrar etmez inşallah.

Devamını oku...
 
Üç Na't-ı Şerîf (Nazîm)
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 02 Mayıs 2018 19:41
Asıl ismi Yahyâ olan Nazîm, Ali Çelebi'nin oğlu olup, İstanbul'da doğdu. Enderun'da öğrenim gördü. Arapça ve Farsça öğrendi. Şiir ve musikideki muvaffakiyeti ile tanındı ve öne çıktı. Kilâr-ı Hassa Nöbetçibaşılığı ve İstanbul Pazarbaşılığı yaptı. Nazîm Mevlevî meşreb olup, Edirne Mevlevîhânesi postnişinliğinde de bulunmuştur. Aynı zamanda bestekâr ve hânendedir. Dîvânının üçte birini oluşturan na'tlariyle ün salmıştır. Önceleri Halîm, sonradan Nazîm mahlasiyle şiirler yazmıştır. Eser olarak sadece bir dîvânı vardır. 
 
 
NA'T-I ŞERÎF
 
 
Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun / Mefâ'îlun 
 
Reh-i ışkunda bî-sabr u şekîbem yâ Rasûlallah 
Seni her kim severse ben rakîbem yâ Rasûlallah 
 
Kabûl eyle civâr-ı izzetünde çekmeyem gurbet 
Bilirsin kendi şehrümde garîbem yâ Rasûlallah 
Devamını oku...
 
Koreliler Kavuştu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Nisan 2018 19:37

BARIŞ GÜVERCİNLERİ NİHAYET KALPLERİ ISITTI.

altKuzey Kore ve Güney Kore barıştı. Küs koreliler koştu, birbirine kavuştu. Kucaklaştı, barış çoşkusuyla mutlandılar. Bu barışa sevinenlerde, üzülenler de oldu. Savaşla ikiye ayrılmış bu ülkenin barışının devamını dileyerek, eski günleri dillerdirdiğimiz bizim Ispartalı Koreliler diyorlar ki: "10.000 lerce kilometre ötelerde bizim ne işimiz vardı?

BİZİM KURTARDIĞIMIZ KORE PALAZLANDI BİZ CİVCİV KALDIK

Kore bizim ülkemize çok uzak olan bir toprak parçası. Bugünkü teknolojik şartlarda bile Kore’ye ulaşmanız için 13- 14 saatlik bir hava yolculuğu yapmanız gerekiyor. Ama o toprak parçasına konma şansına ulaştığınızda gördükleriniz karşısında dilleriniz lal oluyor. Orasının sadece kara parçası olmadığını görüyorsunuz. Kalkınmış dev bir ülke size kucağını açıyor. Geniş caddelerinde gezmeye, yerin yedi kat altında, pek çok yöne ayrılmış örümcek ağı misali (Metrosunu) yeraltı treni uygulamasını gösteriyor size. Gökdelenlerini, dev alış- veriş merkezlerini, sanayisini,  üreticiliğini, kalkınmasını sergiliyor gören gözlere. Dün bizim kurtardığımız Kore, bugün gerek turizm açısından, gerekse ihracat açısından bizi solda sıfır bırakmış hallerde.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 5 / 407
 
Turkish Arabic English