Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Günümüzde boşanmaya doğru ilk adım daha nikâh memurunun önünde başlıyor. O rezil, o iğrenç, o utanç verici tepişme hareketi boşanmaya giden ilk adım olmuyor mu? Ancak aptallar, geri zekâlılar, kendilerini çağdaş, ilerici, aydın sanan maskaralar bu pisliğe bulaşıyorlar. Neymiş efendim, kim kimin ayağına basarsa evde onun sözü geçermiş. Ne demek bu? 

Kendini firavun ilan etmekten başka nedir? Eşim bir konuyu benden daha iyi düşünüyorsa, daha objektif kararlar alıyorsa ille ayak diremek, ille benim olacak demek, bu evde yalnız benim sözüm geçer demek eşşeklikten başka nedir? (Belki bu sözümüzden eşşekler alınır da bizden davacı olurlar). Bu kafada olan insanlar evlense ne olur, boşansa ne olur? Onlar, firavunluklarıyla, Mesnevideki idrarın üzerindeki çöpe konmuş sinekten başka nedirler?

Hepimizin çevresinde genç kardeşlerimiz var. Onlar hayat yolunda nasıl davranmaları lazım, daha çok erken yaşta başlayan ve çoğunda tek ölçüt dış güzellik olan kız ve erkek arkadaşlığı konularında bir çift sözüm var. Gençler! Öğrenciyken yahut aileden alınan harçlıkla geçinirken, yani ekmeğini kazanmaya başlamadan evlilik niye?

Bugün toplumda evlilik ölçüleri çok yanlış. Neymiş efendim, kız güzel mi oğlan zengin mi. Kimi de mevki, makam, şöhreti için tercih ediyor karşı tarafı. Oysa manevi eğitim almamış iki insan arasında bir güzellik yaşanması mümkün değil. Güzellik için evlendiğinde sonra daha güzel birisi ile karşılaşınca her şey bitiyor.

Hayatta her şeyin bir sırası olacak. Yoksa hayatımız alt üst olur. Şeftali bile vaktinden önce koparılırsa bir tadı olmaz. Vakti gelince, olgunlaşınca koparılacak.

Devamını oku...
Şu anda 3272 konuk çevrimiçi

Çevremiz Çinli Doldu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 31 Mayıs 2018 12:01


altGünümüzün Çin coğrafyasında yaratılmış olan, yaşadıkları bölgenin toprağıyla sahipleri Uygur Türkleri, Özbek Halkı, Tatarlar, kısaca Türk soydaşlarımız, Müslüman dindaşlarımız Çin ülkesinde zulüm görürken, bilhassa mübarek ramazan ayında oruç tutmaları dahil evlerinden çıkmaları dahi yasaklanırken ve de camilerin minareleri Çin bayraklarıyla donatılırken; bizler ülkemizin dört bir yanında Çinlileri ağırlıyoruz. Keyiflendirip, zenginleştiriyoruz. Ne acı ! Hem de çok acı !..

Çinlilerin Müslümanlara yaptıkları zulüm karşısında hiç bir sesin çıkmaması, hatta feryatlarının duyulmazdan gelinmesi daha da acı.
O bölgedekiler de Müslüman. Üstelik hem Müslüman hem Türk.... Niye bir müdahale yok? Çin'e niye bir ekonomik yaptırım yok? Çok üzülüyorum ve ne yazık ki bireysel bir şey yapamıyorum.

Sizler hiç yolda belde rastlaştınız mı bilmiyorum, ama ben Ankara'da ve Anadolunun bazı illerinde Çinlilere pek çok kez karşılaştım. Öyle Japonlar gibi turist olarak gelmiş bulunmuyorlardı. Bizden toprak almış, bağ- bahçe, apartman almış Çinlileri gördüm tanıdım ve hayretimi çekik gözlerinden gizleyemedim.

Bizim Isparta'mız da da AKP'li belediye başkanımız var olduğu dönemde (2004), ortalıkta adeta birden bire Çinliler peydah olmuştu. İlk görüşümüzde gariban turistler zannettik. Hatta mahallelerimiz arasında gezerlerken, bazı evler türk misafirperverliğini göstermek istercesine, Çinlileri konuk etme, karınlarını nefis yemeklerle doyurma yarışına girdiler.

Kimileri de vardı ki, Çinlileri pis bulup yanlarından kaçarcasına uzaklaştılar. Bazıları diyordu ki, “Bu çinliler kedi köpek yiyorlarmış, evde baktığınız hayvanlarınıza mukayyet olun, sokağa salmayın. “ Kimi de yarı alaysı dille “Kedi, köpek değil sadece her türlü böcekleri, fareleri de yerlermiş. Kedileri yormayalım.Fareleri bunlara yakalatalım bari” diyerek Çinliler hakkında çeşitli konular üreterek gün boyu konuşuyorlardı.

Sonradan yerel basından öğrendiğimiz kadarıyla AKP'li belediye başkanı getirtmiş bu Çinlileri Isparta'ya. Nedeni, giderek daralmış olan biricik krater gölümüzün çevresinde termal tesisler kurma amaçlı araştırma yapmalarıymış. AKP'li belediye başkanı bir süre Isparta halkını bu sözlerle uyuttu. Sonra çevresini Çinlilerden oluşan bir toplulukla büyüttü.

Belediye başkanlığı süreci sona erince bir de duyduk ki, AKP'li belediye başkanı çinlilerle ortaklaşa bir madencilik şirketi oluşturmuş. Isparta'nın neresinde, ne madeni var, onu arar, bulup- üstüne konar olmuşlar.

Ulusal medyadan da o günlerde konuyu okumuş olanlarınız vardır. Haberler “Antalya, Burdur, ve Isparta da faaliyet gösteren 100'e yakın maden Çinli şirketlerin eline geçti. Çinliler bölgedeki tüm maden ocaklarını satın aldı.” diye yayınlandı.

AK Partili belediye başkanı vesilesiyle o ilk geldikleri günlerdeki görünümleriyle hor görülen Çinliler, şimdi patron oldular Türkleri yanlarında işçi olarak, ağır işlerde çalıştırıyorlar.

Devamını oku...
 
Haşhaş Hatırına
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 31 Mayıs 2018 09:35

Haşhaşı bilir misiniz?

alt

Bir adı da afyondur. Afyon ili asıl ismini bu bitkiden almıştır. Karahisar lakabı sonradan, (2005 senesinde TBMM'ce kabul edilen bir kararla) eklenerek “AFYONKARAHİSAR” denilmiştir. Malum Afyon karahisar kalesinin tarihimizdeki büyük zafer de, bölgeyi korumadaki önemi büyüktür. Fakat biz yaş grubundakiler alışkanlığından dolayı Afyon'dan bahsederken “Afyon” der. Misal: “Afyonkarahisara gideceğim” demez. “Afyon'a gideceğim. Afyon'da yaşayan ablamı göresim geldi” gibi...

 

Haşhaş bitkisi Afyon ve ilçelerinde neredeyse Hititler zamanından beri ekilip dikilmiştir. Buralarda yaşamış gelmiş geçmiş nice insanlar, haşhaş bitkisi sayesinde yurdunu yuvasını kurmuş, kalkındırmıştır.

Yakın geçmişe kadar “Afyon” denilince, haşhaş akla gelirdi. 1974 yılı öncesi ve daha sonrası Afyon ili; kaymağıyla,sucuğuyla, kaplıcalarıyla ve mermeriyle anılır oldu. Ankara güzergahı olduğundan da ünü hayli duyuldu. Büyüdü, gelişti.

Çocukluğumda Afyonu görmüşlüğümde kasaba görünümü vardı. Halkı da hayli çalışkandı. “Gayretliye Allah yürü ya kulum deyiveriyor, şükürler olsun.” Afyon'da bunun örneği çok görülüyor.

Konumuza dönersek; haşhaş bitkisi Afyonla özdeşmişti. Günümüzde neredeyse Afyonlular dışında kimsece bilinmez duruma geldi.

Devamını oku...
 
Okumayan Öğrenmez İnanır
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 27 Mayıs 2018 22:16

 

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Isparta'da Düzenlediği Mitingde

Isparta'da Üniversiteyi Biz Kurduk Dedi. Kendini İzlemeye Gelenleri İnandırdı.

SDÜ 1992 Yılında Açıldığında Sayın Erdoğan Daha Belediye Başkanı Değildi.

altIsparta 27. 05. 2018 Pazar günü (bugün öğle sonrası) siyasi tarihinde bir Cumhurbaşkanını daha ağırlamış oldu. Seçimlere kısa bir vakit kala, 81 ilden her birine uğranması mümkün değildi. Isparta'nın miting için seçilmesindeki amaç “şundan- bundan dolayıdır” yorumuna girmeyeceğim. Benim dikkatimi çeken bir konuyu, hatta iki konuyu buradan irdeleyeceğim.

Birincisi: Bugün Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi'nin sınavları vardı. Bizim SDÜ fakültelerinde sınava giren öğrenciler, Cumhurbaşkanının mitingi bitip ilden ayrılıncaya kadar kampüs alanında sınav sonrası saatlerce mahsur ve mağdur kaldılar. Çünkü her boş alana tepesi pervaneli demir Türk kuşları (Helikopterler) kondurulmuştu. Onlar Cumhurbaşkanının korumalarına aitti ve bu sebeple tüm yollar tıkalıydı.

İkinci bir önemli konuda: Cumhurbaşkanının kendisini izlemeye gelen vatandaşlara “Isparta'ya Üniversiteyi bile biz kurduk, size beş yıldızlı şehir hastanesi yaptık,” demesiydi.

Herkes duyduklarıyla çoştu, ağızları yerine ellerine ellerini konuşturdu; meydanı alkışla doldurdu. Kimseden soru yok, ama bir ağızdan hatibi memnun edici slogan çok.

Demiryollarımız işlemez oldu. Trenimiz şehrimizden kaldırıldı. İşsizimiz çoğaldı. Sümerbank fabrikası kapatıldı, yıkıldı. Yerine niye başka fabrika açılmadı da şehir hastanesi kuruldu” diye soran olmadı.

Kimse neyin ne olduğunu bilmiyor ki, insanlar kameralara el sallıyor, cep telefonlarıyla çekim yapıyor. Candan geçmişcesine slogan atıyor. Onun dışında adeta dün yediğini unutmuş gibi...

Ben sanıyorum ki, gerçek Ispartalı Isparta'dan çoktan göçmüş. Dışarıdan gelenler Ispartalıları oluşturmuş. Onlarda Isparta'nın dününü nereden bilsinler? Doğru olanı okumadıktan sonra duyduğuna inanacak elbet... Ne yapalım, herkes bizim yurdumuzun insanı. Seviyoruz Yaradan'dan ötürü Yaradılanı...

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 5 / 413
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ