Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

PEK MUHTEREM MÜ'MİN VE MÜSLÜMAN İHVÂNIMIZ;
 
Şehr-i hâl-i Ramazâni'l mübârekenin yirmi yedinci gecesine müsâdif Leyle-i Kadr-i mübârekenizi bi't tebrik, müstağrâk-ı feyz-i Rahmanî, şefaât-i Muhammedî ve ehlullahi duâ ve niyâzlarımla.
 
Yâ Rabbenâ. Bize merhametinle muâmele eyle. Azılı düşmanlarımızı mağlup etmede bize cesâret ve kudret ihsân eyle. Bize hakikat basarıyla basîr olmayı nasîb u müyesser eyle.
Düşmanlarımızın hilelerini alt etme dirâyeti ile bizleri mücehhez kıl ve onların kahpeliklerini alaşağı etme muvaffakiyetleriyle bizi muzaffer eyle. Bu kahpelerle olan hesâbımızı en iyi bilen sensin, bizi mahcûb etme. Aramızdaki beyinsizler yüzünden de bizi helâk eyleme. Âmin yâ Mucîbe'd Dâvât.
 
Bâki Selâm, maa'l ihtiram ile.
 
Şeb-i firkat uzadı, derd-i mihnet gibi âh
Gâh hâbide olub gâh uyandım bu gece
 
Târık İleri
tarikileri@gmail.com
 
Şu anda 2198 konuk çevrimiçi

O Zengin Bir Ailenin Fakir Çocuğu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 29 Kasım 2011 18:17

altKendisi “Tanrı’nın kırbacı” namıyla ün salmış, Avrupa Hun Devleti’nin hakanı Atilla’nın adını taşır. Ne var ki adını taşıdığı büyük hakana benzer yönü hiç bulunmaz. Ne bakışlarıyla, ne de cesaretiyle birini titretebilir. 60 yaşına gelmesine rağmen yeni doğmuş bebek kadar saftır Atilla ağabey. Onu kandırıp elinde olanı almak kolaydır. Ancak, bu saflığı üzerinde manevi kalkan olduğundan, kimse onu kandırmaya yeltenemez. Biraz da Isparta’da yaşıyor olması buna etkendir.

Devamını oku...
 
Gidişâtımız Hayra Değil
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 29 Kasım 2011 09:46

alt11 yıl önce suça teşebbüs etmiş ve hatasını anlayıp pişmanlığını hayra dönüştürmüş, on bir yıldır insanlığa hizmette yarışan bir vatandaşımıza hakimler; durmuş düşünmüş, on bir sene sonra 7 yıl ceza vermişler. Başka işleri yokmuş gibi, dostlar alış verişte görsün misali, geçmişi araştırmışlar onca kötü kişi, kemlik yapıyor ve yan gelip yatıyorken, bu düzelmiş, Hak yoluna yönelmiş insanı bulup "Biz bu ülkede düzgün insan istemiyoruz" dermişcesine yedi yıl cezaya mahkum etmişler.

oysa bu vatandaş geçmişte sokaklarda yaşarken, suçtan suça batıp çıkarken hiç kimse "halin nice" diye sormamış. Şimdi değişmiş, gelişmiş, evlenip çoluk çocuğa karışmış, kötülere karşı iyilikte yarışmış. Kendi gibi sokaklarda büyüyen nicelerini topluma kazandırmış bir insana "Biz azgınlara ceza veremiyoruz, sen de geçmişte masum değilmişsin, bari şimdi cezanı çek, biz de işimizi yapmış olalım" der gibi, adamcağıza cezaevinin yolunu göstermişler.

Devamını oku...
 
Kan Merkezi mi Karakolun sesi mi
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 27 Kasım 2011 20:16

altGünümüzde daha çok polis merkezi denilen, belli mıntıkalarda bulunan karakollara pek çoğumuz bir şekilde gitmişizdir. Buralarda görev yapan polisler, birini şikâyet etmek için başvurmanız halinde bile, konunun detayını öğrenmek için sizden uzun bir ifade alırlar.

En basitiyle “nerde doğdun, ne işle meşgulsün, şikâyetçi olduğun kişiyle ne zamandır görüşüyorsun, aranızda nasıl bir ilişki vardı?”

Görevli polisin bu sorgulaması sıkıcı olsa da, sonuna kadar sorulanları cevaplamak zorunda hissedersiniz kendinizi. Olumlu yerden değerlendirirsek, polisin işini kolaylaştırmak için gireriz bu mülakata; şikâyet ettiğimiz konunun kısa sürede çözümüne yönelik ipucu vermek de denilebilir bu sorgulamaya.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki401402403404405406407SonrakiSon»

Sayfa 401 / 407
 
Turkish Arabic English