Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

İnsanları gördüğümüz hal üzerine değerlendiriyoruz. Kalp gözümüz kapalı bulunduğundan açma gayretinde olmadığımızdan kim hızır, kim hınzır anlayamıyoruz. Dış görünüşe, kişilerin kılık kıyafetine göre karar vermemiz bize yanlışlar yaptırabilir, yanlış kararlar aldırabilir. Gıybete yönlendirip günaha sokturabiliyor. Hatta nefsimiz iftiraya sebebiyet verip masum canları yaktırabilir. Allah korusun.

Değerli ecdatlarımız padişahlarımız bu tür hatalara düşmemek için küçük yaşta ilim yaparlarmış. Önce arif olurlarmış ki, dünya hayatlarında kabir hayatlarını da inşaa edebilsinler... Şimdi okuyacağınız hikaye bilmeden ahkam kesmenin, doğrusu ne, araştırmadan konuşmanın ne kadar yanlış olduğuna güzel bir örnektir.

Büyüklerimizin anlatılarına göre Sultan Murad Han sıklıkla saraydan dışarı tebdil-i kıyafete bürünüp çıkar, halkının yaşam şeklini yakından izlermiş. Yanlış bulduğu davranışlara müdehale eder, fakiri, açı, muhtaçı bizzat tesbit ederek yardımda bulunurmuş. Allah onlardan razı olsun... 

Sultan Murad Han o gün bir hoştur. Telaşeli görünür. Sanki bir şeyler söylemek ister,sonra vazgeçer. Neşeli deseniz değil, üzüntülü deseniz hiç değil. Veziriazam Siyavuş Paşa sorar:
 

- Hayrola efendim, canınızı sıkan bir şey mi
var?

Devamını oku...
Şu anda 3885 konuk çevrimiçi

«BaşlangıçÖncekiSonrakiSon»

Sayfa 418 / 75
 
Turkish Arabic English