Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

Cuma günü yapılması gerekenler;

 

 1- Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

 (Allah katında günlerin efendisi Cuma’dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. Cuma gününde şu beş özellik vardır: 1- Hz. Âdem o gün yaratıldı. 2- O gün yeryüzüne indirildi. 3- O gün vefat etti. 4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse Allahü teâlâ mutlaka onu verir. 5- Kıyamet o gün kopacaktır. Allah’a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.) [Buhari, İ. Ahmed]

 Cuma, müminlerin bayramıdır. Bugün yapılan ibadetlere en az, iki kat sevap verilir. Bugün işlenen günahlar da, iki kat yazılır. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

 (Sevaplar içinde Cuma günü ve gecesinde yapılandan daha kıymetlisi, günahlar içinde de, Cuma günü ve gecesinde işlenilenden daha kötüsü yoktur.) [Ramuz]

 (Cuma günü günah işlemeden geçerse, diğer günler de selametle geçer.) [İ.Gazali]

 (Cuma günü, kuşlar, vahşi hayvanlar birbirine, “Selam size, bugün Cumadır” derler.) [Deylemi]

 (Cuma diğer Cumaya kadar ve fazladan üç gün içinde işlenen günahlara kefaret olur. Çünkü iyi bir amel işleyene on kat sevap verilir.) [Taberani]

 (Dört gecenin gündüzü de gecesi gibi faziletlidir. Allahü teâlâ, o günlerde dua edenin isteğini geri çevirmez, onları mağfiret eder ve onlar bu günlerde bol ihsana nail olurlar. Bunlar: Kadir gecesi, Arefe gecesi, Berat gecesi, Cuma gecesi ve günleri.) [Deylemi]

 (Cuma günü gusleden kimsenin günahları affolur.) [Taberani]

Devamını oku...
Şu anda 2181 konuk çevrimiçi

Umut Takipçileri
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 25 Nisan 2018 11:16

altMeğer ülkemde ne kadar işsiz ve dar gelirli varmış. Umut tacirlerinin yaptığı bir açıklama üzerine,  insanların ardarda dizilmiş hallerini haberlerde gördünüz mü? Vaat edilenden pay kapmak adına, insanoğlundan umut kuyruğu oluşturulmuş. Kadın, erkek, genç, orta yaşlı, eğitimli, eğitimsiz; bilgili, bilgisiz, donanımlı, donanımsız, işin içeriğini bilmeden adeta haberi duyan koşmuş.  Hangi yaştan, boydan, soydan insan ararsanız hepsi iş ve işçi bulma kurumu önünde upuzun kuyruk oluşturmuşlar. Vaatte “Toplum yararına program kapsamında bir proje adı altında altı aylık işsize iş” deniliyor. Yani verilen işe katlanana altı ay kesintisiz para kazanma umudu…  Lakin çoğu insanca sanılıyor ki “Kapağı attım mı, tamamdır.” Garantili, güvenli biliniyor, sunulan hizmet altı ay da olsa muhteşem belleniyor. Emek gücü karşılığı geçici bir yardım, diye değerlendirilmiyor... Yahu belki işi ağır bulacaksın, kaytarmaya kalkacaksın, çıkarılıp kapı önüne konulacaksın. Neyin ne olduğunu bilmeden hemen balık istifi yığılma yapılıyor. Kadın, erkek aralarından su sızmamacasına dizilmişler. Tespih tanelerinin aralarında bile çekme boşluğu bulunur. Bu nedir böyle, mahremiyetimiz kalmış şöyle.

İnsanların birbirine yardımı kalkınca, torpil olayı ülkem geneline yayılınca gavurun dağıttığından medet umuluyor. Nedeni umursanmadan, usulsüzlüğe umut bağlanıyor. Allah rızka kefildir, çık dışarı yapabileceğin düzeyde ara nasibini. Zira ilgililerce işe alım bu şekil olmaz!

Bahsettiklerimi ben de haberlerden öğrendim. Çalışma ve İş Kurumu (İŞKUR)  İl Müdürlükleri tarafından düzenlendiği belirtilen (TYP) açılımı “Toplum Yararına Program”mış. Nasıl bir program, işsize becerisine göre iş imkânı mı, altı aylık geçici iş diye açıklanmış. Bu açıklamanın ardından kurum önünde izdiham oluşturulmuş.

Başvuru süresinin ilk günü iş başvurusu yapmak isteyen vatandaşlar, sabahın erken saatlerinden itibaren İŞKUR  İl Müdürlükleri binası önünde yoğun kalabalık katmeri yapmışlar. İşsizlikten çaresizliğe düşmüş olanlar bu programı umut belleyip “Erkenden gidersem ben kaparım” düşüncesiyle, yemeyip içmeden kurum önüne koşmuş; işi kendisi sahiplenmek adına, diğerleriyle kavgaya bile kalkışmış.  Toplum Yararına Program denilerek halka sunulan bu iyiliğin maksadı nedir, zira vatandaşa 6 ay para kazanmaya fırsat sağlayacak sistemde, ödenecek bütçe,  dış güç yardımı olarak belirtilmiş. Bunlar babalarının hayrına yapabilirler mi, “vay canına, bu soruma gülesim geldi.” Sanki bana bu iş içinde başka bir iş-planmış varmış gibi geldi. Müslümanları köle gibi dizilmiş görmek bile, onların egolarını tatmin eder bilesiniz.

(TYP) Toplum Yararına Program kapsamında il merkezi ve ilçelerde belediyeler ve kamu kurumlarda 6 ay geçici süreyle beden işçiliği ve çevre temizliği olarak değerlendirilecek olan bu program için, yurt genelinde 3 bin kişinin istihdam edilmesi planlanmış. (Belediyeler zaten yığınla kayırma partili adamla dolu. Yeni alımları nerede değerlendirecekler acaba?)

Devamını oku...
 
Muhalefete Tavsiyemdir
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 24 Nisan 2018 20:24

altMuhalefet cumhurbaşkanı adayı arayışında, 80 milyon insandan hiç kayda değer biri yokmuş gibi, dönüp dolaşıp bilindiklerin isimlerini zikrediyorlar.  Basiret bağlanması mıdır nedir, akla getirilmiyor, yoksa akıllarındaki değerler gizli tutulup dile mi dökülemiyor? Lakin haber programlarında duyduğumuz isimler aday olurlarsa daha ilk turda kayba uğrarlar. Misal eski cumhurbaşkanlarından Abdullah Gül, sevenleri gücenmesinler ama hiç tavsiye etmem. 7 yıl süresince denendi, görüldü. Soyadının hakkını insanlara yansıtamadı. Başbakanlık yapmış Sayın Davutoğlu, Gül'den daha akıllıca bir tercih olur. (Siyaseti sevmesem de, siyasi tecrübeme güvenin.)

Ülkemizde; beyinleri değerli,  her konuda eğitimli nice isimler var. Onların birçoğunu biliyor olmanız gerekir, gidin görüşün yakasına yapışın ikna edin. Maharet, halkı fethedecek birini bulmakta…

Kesinlikle adayınızın öncelikle samimi, sevecen bir yapısı olacak, konuşmalarında inandırıcılık kabiliyeti bulunacak. Halkın arasında dolaşırken mütevazı ve hoşgörülü olacak. Hatipliğin hakkını verecek. Mevcut cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın en büyük özelliği, özgüveni, topluluk karşısında düzgün, açık ve etkili konuşabilmesi, iyi yetiştirilmiş, danışmanlarınca iyi yönlendirilmiş, kalabalıkları ikna edici hitabet yeteneği üstün niteliklerde.

Bu seviyede birini çıkarırsanız karşısına, şansınız yüksek olur, aksi halde boşa kürek çekmiş olursunuz ve yorulduğunuzla kalırsınız. Seçeceğiniz adayın öyle profesör olması falan gerekmiyor. Malum 2014 seçimlerinde CHP ve MHP tarafından çatı aday gösterilen değerli profesör diye yere göğe sığdırılmayan Prof. Ekmeleddin İhsanoğlu, 2015 Genel Seçimleri için MHP'den İstanbul 2. Bölge milletvekili adayı oldu. Daha adını söylemekte zorlanan parti liderinin açıklamasıyla yetinmemiş olacak, bir kez de o haykırdı: “Bizim liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’dır!”

Âlâ, sayın Prof. avazınızı duyduk, ama demezler mi adama “dün yerdiğinizi bugün biat edip, övme sebebiniz nedir,” diye…

Bugün adayınız kabul etmekle gururlandığınız, lider kabul ettiğiniz, reis bellediğiniz mevcut cumhurbaşkanının karşısına neden ikide bir aday olup dikilip durdunuz? Profesörlüğe kadar gelmişsiniz madem, ilminizle insanlara yardımınız dokunsa ya, ne yapacaksınız meclisten koltuk kapınca? Has buğdaylar nasıl elde edilir, laboratuvarı mı kuracaksınız?

Bir şey daha diyeyim mi, milletvekili seçilme yaşı on sekize indirilmiş ya, bence 18 yaşında bir genç taraf toplayacak parayı nerden bulacak? Zengin baba gücü arkada olur da, imkânları sonuna kadar oğlu için seferber ederse baba, o zaman gençlerden de meclise dolanlar olur, lakin günümüz gençliği geleceğe yönelik hangi badireleri bertaraf eder işte o düşündürücü durumdur.

Devamını oku...
 
Hazine Haksızlığı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 20 Nisan 2018 20:32

KESELERİN AĞZI AÇILACAK, PARALAR ETRAFA SAÇILACAK.

altErken seçim kabul gördü ya, 24 Haziran’da evlerde erkenden sandığa gitme telaşı yaşanacak. Keyfi olmasa da vatandaş zaman ayırıp ülkesinin geleceğini belirlemek için elinden geleni yapacak. Ya vebale girecek yahut üzerinden sorumluluğu atmış olmanın rahatlığıyla vebalden kurtulduğunu sanıp vicdanını rahatlatacak…

Hazine kesenin ağzını açmış bile, partilerin bünyelerine göre bütçe dağıtımı yapacakmış. Ülkenin halkı, hakkından ayrılan bu paya bakacakmış. Sonrası açıklar nasıl kapanacakmış? Bunu sormasak da olurdu. Bir yolu bulunurdu…

Ülkemizde evsiz, işsiz, eşsiz, dermansız, hatta çoğumuzun basit gördüğü şeylerin özlemini çeken birçok insan var. İlgililer bundan habersiz.

Her seçim israf, masraf, gürültü, patırtı; oy anam ben bunlara nasıl dayanam?

Dayatma anonslarla otobüsler sabah akşam sokağımda dolaşacak. Kulaklarım kapımın zil sesini bile duymaz olacak. Uykularım bölünecek, sıhhatim harap olacak.

Sahi hazineden yapılan ödemelerin karşılığı kimden toplanacak? Bütçe açık verirse, nasıl kapanacak? Bu kadarla kalsa, oy pusulasına yapılacak masraflar falan neyse desek, sandık görevlilerine de ödenek verilecek… Hazinemiz uzun uzadıya tüketilecek paraların miktarını nasıl hazmedecek?

Milletvekili aday adayları da binlerce para yatıracakmış, adaylığını koyacağı partiye. Partilerin kasası dolacak, amma o parayı veren herkes düdüğünü alıp çalamayacak. Hayli yüklü miktar boşa gitmesin diyerek, vekil aday adayı, aday olabilmek için başka türlü paralarda saçacak çevresine; kapı kapı dolaşılacak, vatandaşa şirinlikler yapılacak, riyalar etrafa saçılacak. Vesaire. Vesaire.

Saymakla bitmeyecek detaylara dalmayalım, okları üzerimize almayalım. Lakin şu kadarcık daha söyleyelim.

Hayat bu dünyadan ibaret değil ki, günü gelince hazinenin hazmını zorlaştıran hesaplar nasıl verilecek?

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 6 / 407
 
Turkish Arabic English