Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Şu anda 3886 konuk çevrimiçi

Gemi Dedi Gerçeği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 22 Ocak 2019 08:50
PARA UĞRUNA HAYATLARI SAVRULUYOR.
altDün akşam saatlerinden bu yana haberlerde duyuruluyor. Denizin ortasında yabancı uyruklu bir gemide yangın çıkmış. Gemi çalışanlarının 16 sı Türk'müş. Bu cümleyi duyduktan sonra telaşlanan ailelerini düşündüm. Sonra: "O gemide ne işiniz vardı be çocuklar, memlekette size ekmek mi kalmadı?" dedim durdum. 
Kendi kendime söylenmenin olana bir faydası olmayacaktı. Geminin patlamayla duyurduğu Türk mürettebat gerçeğinin aslını öğrenmek istedim. Neden bizim insanımız o kadar uzaklarda gemilerde çalışıyordu? Parası mı cazipti, yoksa ülkemde işsiz, güçsüz, aç- açık mı kalmışlardı? Gemideki Türk mürettebatın kimliğini öğrenip yakınlarına ulaşmayı istedim. Bu amaçla yaptığım araştırmalar neticesinde öğrendim ki, bizim yurt dışında çalışan daha binlerce insanımız varmış.
"Bunu sen yeni mi öğrendin, 50 yılı aşkın zamandır Almanya'da, Fransa'da çalışanlar, oranın insanına karışanlar var." Demeyin, zira ben onlardan bahsetmiyorum. Benim dediklerim son 8-10 yıl içinde akın akın yurt dışına çalışmaya giden maharetli gençlerimizin gerçeği. 
Yaptığım araştırmalarım sonucu özellikle Irak savaşı sonrası, Irak'ı yeniden inşa etmeye, oranın yıkık viran şehirlerini modern binalar yaparak güzelleştirmeye bizim iş adamları devreye girmiş ve ihaleleri almışlar. İşte çoğunluğu genç insanlarımızın yurt dışına akınları böyle başlamış. Bizim inşaat alanındaki kelli felli adamlarımız oralarda yaptıkları çalışmalar için Türk işçilerini tercih ediyorlarmış. Sadece Irak değil bu, Rusya, Kazakistan, falan filan. Sırada Suriye de var, hele bir Amerika çekilsin, Suriye'nin böğrüne böğrüne dikeriz gökdelenleri, gençlerimize yeni iş alanları açarız. Amerika bozar, biz yaparız. 
Devamını oku...
 
Yakınımızdaki Uzaklık
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 21 Ocak 2019 09:38
Bu İnsanların Geçmişlerine de 
Geleceklerine de Saygısı Yok!
altHafta sonlarını siz nasıl değerlendirirsiniz bilmem, ben bazı zamanlar mezarlıkları ziyaret ederim. Belki size garip gelebilir, ama ben mezarlıklarda geleceğimi görürüm. Bu dünya da bir süreliğine konaklayıp göçmüşlerin ıssızlığa gömülmeden evvel nasıl bir hayat yaşadıklarını, üzerlerindeki toprağa ve mezar taşlarına bakarak anlamaya çalışırım. Onların her birine Fatihalar okurum.  Gezdiğim mezarlarda akrabalarımın bulunuyor olması benim için önemli değildir. Toprak altında gömülü olan her mevtaya, bizim geçmişlerimiz olduğu bilinciyle saygıda bulunurum. Dünyadaki adımlarımızın yönü hep oraya doğrudur. Mezarlıklar bizim son durağımızdır. Mezarlıklar, ebedi âleme geçiş güzergâhıdır...
Geride bıraktığımız hafta sonu şehitlikteydim. Çoğunun vefat tarihi 1968’li olan şehitlerimizin bakımlı bir mezarlıkta istirahatte olmalarına sevindim. Doğum ve ölüm yıl dönümlerinin arasındaki ince çizgide 20, 22 yıl fark oluşuna içerledim. Duygulandım, ağladım. İçim titreyerekten her bir kahraman için dualar ettim. Bu dünya da bulamadıkları umutlarının fazlasıyla, gerçek âlemde karşılarına çıkmasını diledim yüce Mevla’dan...
“Şehitlerimiz güvenli ve temiz bir ortamda, durmadan dalgalanan gönderdeki bayrağın gölgesinde, layık oldukları âlâkayla huzurla uyuyorlar.” düşüncesiyle ardıma bakmadan şehitlikten ayrıldım. Daha sonra evime fazla mesafesi olmayan Gülcü Mezarlığına yöneldim. Cesaretimi toplayıp mezarlığın içine daldım. 
Cesaretimi toplama nedenim, mezarlığa girme korkusundan değil, kabristan ziyaretlerimi hemen her fırsatta gerçekleştirdiğimi söylemiştim. Gülcü Mezarlığına girmekteki ürpertim, bu mezarlığın son derece bakımsız olmasından; yanlışlıkla bir ölünün üzerine basma riski çok fazla olduğundan...
Devamını oku...
 
Nerede O Eski Seçimler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 20 Ocak 2019 08:37
alt1977 yılının yerel seçimleri yapılıyor. O günlerde aktif gazeteciyim. Ve seçimleri yakından takip ediyorum. Cumhuriyet Halk Partisinin bir kahvehane toplantısına katılayım dedim. 
O vakitler CHP’liler bu günden daha iddialılar. Ben bu iddialarına Isparta halkı ne kadar katkı da bulunacak, seçim öncesi CHP’ye karşı coşkuları nasıl, onu yakından öğrenmek maksadıyla CHP’lilerin yanında kahvehaneleri dolaşıyorum. 
Akşamın bir vaktinde bizim şehrin Karaağaç Mahallesi’nde meydanlıktaki kahvede konuşulacak. Toplantı saatinde kahvehanedeyiz. İçerisi tıklım tıklım dolu; kahveci çay yetiştiremiyor. Kadınlar ve çocukların kalabalığı dışarılara taşmış, ama onlara da çay ikramında bulunuluyor. 
Ortalık sessiz. Toplantıyı düzenleyen Cumhuriyet Halk Partisi Isparta teşkilatının konuşmacıları, oldukça hararetliler. 
Yerlerini aldılar ve mikrofonu da ellerinden ağızlarına götürdüler. Tam konuşmaya başlayacaklar ki, o da ne?
Kahvehanenin tamamı Adalet Partililerle dolu; başlarında da o zamanın Esnaf Odaları Başkanı Tevfik usta var. Namıdiğer Çingen Tevfik. 
Konuşmanın başlama anında Tevfik usta, koro şefi gibi ellerini havaya kaldırıyor. Salonu dolduranlar ise hep bir ağızdan, Tevfik usta ne derse, söylediğini tekrarlıyorlar. Fakat denilenler asla karşı tarafa hakaret değil, kötüleme değil. Süleyman Demirel kastedilerek "Buralar babanın, burda size ekmek yok, kalemizi size teslim etmeyiz." Gibi sözler, yüksek sesle ve hep bir ağızdan söyleniyor. Kahvehane "Baba!" nidalarıyla inliyor, Chp'lilerde sakince denilenleri dinliyor...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 6 / 87
 
Turkish Arabic English