Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Etrafıma baktığımda her gün giderek yozlaştığımızı ve bu yozlaşmanın içinde insanca yaşamanın çok zor olduğunu görüyorum maalesef. Televizyon kanalları tamamen dejenere olmuş. Haber programları bile şiddet savuruyor ve reytinge odaklı; şiddetten ve yalandan beslenen tv kanallarına ve kanallarda görev yapanların gülümsemelerindeki güvenirliğine, gerçekliğine asla inanmıyorum. Yazılı basın da bana yalan, yanlış  ve yanlı geliyor. Kamuoyuna gerçeklerin gösterilmediğini ve halkın kandırıldığını düşünüyorum. Her şey magazinleşmiş veya şiddetten beslenir bir durumda. Ve maalesef benim için en acı olanı da, ülkem insanının aydın geçinenleri bile o saçma sapan dizileri, programları izliyor olması… Ve pek çok insanın memleketin gidişatından bihaber olmaları… İnsanlar yiyorlar, içiyorlar ve eğleniyorlar. Çoğunluğun yaşantısı harca, hayatını yaşa… İnsanlar yalan, komşuluklar, akrabalıklar yalan, ilişkiler yalan… Çevremiz yalanın yoldaşlarıyla dolu ve sanki kalan ne güzellik varsa onuda içine alıp öğütmek için çabalıyorlar.Okuduğumuz gazeteler yalan, yazılan romanlar, şiirler yalan. Çevrilen filmler, oynanan tiyatrolar yalan, küfürle, bel altı sohbetlerle güldürüp para kazanıyorlar. Verilen yalan, alınan yavan, yanlış ve yalan… Gördüğümüz bildiğimiz ne varsa samimiyetten uzak, yalan! Hiç tükenmeyen bir yalan ağı var etrafımızda her gün biraz daha fazla benliğimizi saran… Çevremizde iyi sandığımız, iyi bildiğimiz ne varsa hepsi yalana hizmet eder durumda; çoğunun maskeli gerçeğini sonradan anlıyoruz. Her yerde kültürümüzü, ahlakımızı yok eden programlar. İzlediğimiz haberler yalan, yarışmalar, açık oturumlar hep kandırmaca ve oyalamaca… Bugün gazetelerle, televizyonlarla, sinemalarla, tiyatrolarla bir kültür edinmek tamamen imkânsızlaştı. Her şey magazin oldu. Gidişatımıza çok üzülüyorum ve memleketim için ne yapabilirim, diye düşünmekten öte gidemiyorum. Çünkü sorumun doğru cevabını bulamıyorum.  

Duyan, düşünen, hisseden, muhakeme eden, mukayese yapan, araştıran bir memleket evladının bir çığlığı olarak düşünün bu feryadımı. Yazımı tesadüfen görüp okuyacak olanlardan bana hak verecekler bulunur mu bilemem. Sanmıyorum, bu kadar yalanla dolu bir alanda doğrunun hükmü mü olur? ister istemez büyük Yunus’u aklıma çağırasım geldi.

“Yunus der ki şehre varam

 Feryad-ü figan koparam”

Devamını oku...
Şu anda 257 konuk çevrimiçi

TEŞEKKÜR EDİYORUM
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 14 Mart 2017 10:56

alt

Doğum günümü kutlayan ve iyi dileklerde bulunan tüm dost,akrabam ve arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız. Seviyorum sizi.

Üstteki resim, hayatımda sevdiğim ve benimsediğim nadir insanlardan biri olan Asiye kızımın özel bir çalışması. Şahsıma, doğum günüm namına yoğun dersleri arasında vakit ayırıp özenle hazırlamış. Bu güzel insana yürekten teşekkür ediyorum. Emeğine, göznuruna sağlıklar diliyorum. İyi ki hayat yolculuğumda karşıma çıkan güzelliklerden biri oldu. Onu kalpten seviyorum ve içtenlikle hayatı boyunca mutluluklar, başarılar temenni ediyorum. Dualarımla yanındayım can kız, gönlünden geçenlerin yaşamına yansımasını, tüm güzelliklerin çevrende toplanıp sağlıklı bir hayat sürmeni, senin için Mevla"mdan diliyorum. Selam ve sevgilerimle.

Devamını oku...
 
62. YILIMDAYIM
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 13 Mart 2017 00:45
13 Mart bugün; benim doğum günüm.İmtihanın zorlu sorularındayım.
alt
 
Ömrüm başlayalı bugün 61 yıl bitti 62 den saatler alınmış oldu.
 
Günler zor, yıllar çabuk geçiyor. Hayatımızın dörtte üçü dert olsa da, çok şükür yaşıyoruz ya, hepsiyle başa çıkacak gücümüz de olursa hiçbir dert dert değil aslında...
62 yıl boyunca dünya denen imtihan yerindeyim. Bana ayrılan sürenin sonuna gelinceye kadar da sınavım devam edecek. 
Ömrümden bugün 61 yıl geride kaldı. Bundan sonrasında ne kadar yolum kaldı elbete bilmiyorum. Hayat yolunda yolun sana tahammül ettiği kadar yolcusun.
Bu yaşıma kadar türlü türlü soruyu geride bıraktım. Yaşadıklarımda mesleğim dahil tüm seçimlerim bizzat bana aitti. Gün geldi; seçimlerimde hata yaptığım oldu. İmtihan bunun adı, elbette ki şaşırdığımız, kendimize göre doğru ama, hakikate göre yanlış  olan seçenekler olur ne yazık ki. Zamanı geri alamayacağımız için bunlar ya pişmanlıktır artık; ya bir ders, ya bir hüzün. Ne mutlu hatalarından ders çıkaranlara.
Allah'ın bana verdiği de, vermediği de imtihandı. Gün oldu; ''Yürü kulum'' dedi; verdikçe verdi; nasibim arttıkça arttı. Makamım- mevkim katlandı, itibarım kanatlandı. Gün oldu; darda kaldım, zora düştüm, sıkıntının biri bitmeden diğeri başladı, olmayacak şeyleri yaşadım. Buldum dediğim an, güzellikleri kaybettim. Ama bunların kimden geldiğini unutmadım. ''Bu da geçer'' dedim her iki durumda da. Dünyalık şeyler benimle gelmeyecekti ahirete. Onlar benim sınav kağıdımdı sadece. Kağıt boş bırakılıp sınavı terk etmek bana yakışmazdı.Yaralar derin olsa da seneler kadar, çok şükür güvenip dayandığım merhamet sahibi, mutlak galip Allah"ım var.
Devamını oku...
 
MÜNAFIKLAR ÜLKESİ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 09 Mart 2017 09:24
Din samimiyettir, samimiyet aldatmamaktır.
"Bizi aldatan bizden değildir"
Hz.Muhammed s.a.v
 

"Frenk gecesiyle geceleyen, Müslüman sabahı ile sabahlayamaz" demiş Yahya Kemal.alt

Hayatımızın neresinde İslam var?
Din samimiyettir, içten ve gönülden bağlılıktır. "Dünyaya bir kere geliyoruz . Ye, iç, gez , eğlen" zihniyetiyle Müslümanlık olmaz.
Benim ülkemde Allah"ın Müslüman kulları çoğunlukta elhamdülillah. Bu sebepledir ülkem Müslüman ülke sıralamasında başı çekiyor. Ve lakin büyük makam sahipleri olarak bilinenlerde dahil, çoğu insanımızda Müslümanlığın hiç bir alameti görülmüyor.Müslümanlık neyi gerektiriyor bilmiyorsa kişi,dininin cahilidir. Fakat bu bir mazaret değildir. Rabbim "Oku" buyurmuş, okuyup gereğini öğrenmeli ve hayatımıza uyarlamalıdır. Biliyor da bildiğini uygulamıyorsa böylelerine münafık denir. Her iki durumda da Müslümanlığımız tehlikededir.
Misaller mi, o kadar çok ki...
Yüce Yaratıcımız Allah yalan söylemeyin buyurmuş, (Yalan söyleyenler, iftira edenler, ancak Allahü teâlânın âyetlerine inanmayanlardır. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.) [Nahl 105]
Peygamberim -Sallalahu Aleyhi Vesellem- "Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır. Yalan, rızkı azaltır. Yalan, nifak kapılarından biridir. diye duyurmuş. 
Her nedense pek çoğumuz sıkıştığımız her noktada yalana başvururuz. Bazılarımız da yalana pembe yalan diye kılıf uydururuz... Oysa Müslüman kişi Allah ne derse onu yapmaya gayret eder, peygamberi neyi duyurmuşsa onu kulağına küpe eder, her adımda aklında tutar.
Malesef başta siyasilerimiz vatandaşını aldatır. "Başa geçince ayırımsız her vatandaşıma iyi davranacağım. onarı refaha ulaştıracağım" der. Koltuğa kurulunca yandaş kayırması yapar, kendine oy vermediğini düşündüklerine hor bakar, hizmet akşatmaları yapar.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 6 / 376
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ