Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

HİCRİ SENEMİZ HAYIRLARA KUCAK, ŞERLERE KAÇACAK BUCAK OLSUN
 
YENİ SENE TÜM MÜSLÜMANLARA MÜBAREK OLSUN...
 
Yeni yıla BİSMİLLAHİRRAMANİRRAHİM
Hayr 'a, sağlığa, huzura...
Bugün (31 Ağustos Cumartesi) 1 Muharrem 1441 senenin başlangıcıdır. Yani dinimiz İslam'a göre bu günümüz Hicri Yılbaşıdır ve 10 Muharrem de Aşure günüdür. Muharrem ayı, aynı zamanda haram aylardan biridir. Bu mübarek zaman akışında bolca günahlarımıza tövbe edelim. Birbirimizi incitmekten, öfkeden kaçınalım. Bu önemli günlerimizin kıymetini bilelim, zaman gelip geçiyor. Henüz nefes alıyorken, ömrümüzde yeni bir güne ulaşmışken, fırsat bulmuşken, vaktimizi iyi değerlendirmesini bilelim. 
Bütün Müslümanların ve İslâm âlemi'nin Yeni Hicri senesini tebrik ederim. Yeni senenin sevdiklerinizle beraber hayırlı, uğurlu, sağlıklı ve bereketli geçmesini temenni ederim.
Müslümanların rehberi,Peygamberimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) Hz. Muhammed’imizin Mekke'den Medine'ye hicretinin gerçekleştiği gün Hicri takvim kabul edilmiştir. Hz. Muhammed (sallallâhu aleyhi ve sellem)’in hicretinin üzerinden tam 1441 sene geçmiş. O günleri yâd etmek adına bu yeni senemize girişimize Yaradan Rabbimize şükrederek, sevgili peygamberimize çokça salavat getirerek,“Âllâhümme salli alâ Muhammed.” "Essalâtü vesselâmü aleyke yâ Rasulallah" 
Ve Kur'ân-ı Kerim'den ayetler okuyarak, bugünden aşureler pişirip komşularımıza ikramlar yaparak değerlendirelim inşallah! 
Okuduklarımızı anlamaya ve anladıklarımızı hayatımız boyunca, yaşamımız süresince uygulamaya çabalayalım. Ve her birimiz Hz. İnsan olabilmek için yarışalım. İyilikte, dürüstlükte birbirimize örnek olma yarışlarına girelim.
Dünyalık fırsatlar uğruna, daha iyi yaşamak adına ' hâşâ' paraya, pula, kula kulluk yapmayalım. Yalnızca Allah’ın kulu olmaya gayret edelim.
Yüce Rabbimiz şöyle buyurmuş: “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir.” Enam Suresi 6/32
Oyun ve eğlencenin sürekli olmadığını hepimiz biliyoruz. Bir gün yorulmuş olarak dünya alanından çekileceğiz, o vakte kadar aşkla, azimle yeni hayatımız olan ebedi âlem için hazırlıklar yapabilsek ne güzel olur değil mi? İnşallah.
Bugün Muharrem ayının ilk günüdür. 
Devamını oku...
Şu anda 962 konuk çevrimiçi

Dişçi Fobimi Yendim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Eylül 2019 10:19
NİHAYET DİŞTEN YANA RAHATA ERDİM
 
altDiş ağrısı çekenler bilirler ne meret şey olduğunu, gece uyutmaz, gündüz durultmaz. İnsanın canından can koparır gibi acı ıstırap verir.. “Kabir azabı” olarak nitelendirilir diş ağrısı. Aslında kabir azabının ne olduğunu öteki tarafa gidenlerden geri gelip, yerine oturup anlatan olmadığından 'kabir azabı' nasıldır, bilemiyoruz. 
Kabir azabı dedikleri böyle diş ağrısı gibi, beyin zonklatıcı, bütün bedene ıstırap verici bir acıysa dayanılmaz şüphesiz. Ya birde diş ağrısı çekmek, kabir azabının yanında sıradan bir acı olarak kalıyorsa; vay halimize.Aman Allah'ım medet! 
Hayatta henüz yaşama şansımız varken, kabirdeki acıyı tatmamak adına ne mümkünse yapmamız gerekiyor. Öyle “yatın- kalkın, başınızı secdeden kaldırmadan günahlarınızı affettirin,” demeyeceğim ben kimseye. O kendimizi ilgilendiren bir durum. İsteyen öyle de yapar, dilerseniz gönlünüzün çektiğince yaşarsınız. Bu sözlerimi fasarya olarak algılamayın. Her ne şekilde olursa olsun, dürüst ve iyi insan olalım yeter. En azından öte âleme gittiğimizde de, arkamızdan iyi olduğumuzu söyleyenler olsun. İnşallah...
Dünyada çevremizdeki bazı insanlar tarafından çektirilen azaplar, dilerim kabir azabımızı hafifletir, burada çektiğimiz diş ağrısı kadar bile, orada acı çekmeyiz. Bu dileğim, iyi insan olan ve olmaya çabalayan herkes için geçerlidir. Kendim için istediğim her güzel şeyi herkese, daha iyisi olarak isteyen biriyimdir. Ama geçtiğimiz günlerde saatlerce çektiğim diş ağrısını hiç kimseye dilemem. Yazıktır, kimseler diş ağrısı çekmesinler. 
Devamını oku...
 
Girey Bağları
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Eylül 2019 07:57
SONBAHAR GELDİ ÜZÜMLER ERDİ
 
alt
 
EN SEVDİĞİM MEYVELERDENDİR İNCİR VE ÜZÜM. MEVSİMLERİ GELİNCE ÇOK ŞÜKÜR NASİP OLUR DOYASIYA ÜZÜM, İNCİR YERİM.
Eylül ayı gireli beri üzüm yetişen bölgelerimizde, bağlara girildi. Üzümler derildi. Kuru üzümün taban fiyatı 10 lira olarak belirlendi. Ürün toplayanlara kolay gelsin. Yüce Rabb'im tüm üretenlerin kazançlarına bereket versin...
Çocukluğumda gülüyle namlı şehrimde her pazar günü değişik etkinlikler düzenlenirdi. Mayıs ayının ilk haftasında Hıdırellez kutlamalarıyla başlayan bu etkinlikler, gül bahçelerinde gül toplamayla devam ederdi. Toplamanın sona erdiği günün ertesi; hem üretici, hem gül toplayıcıları birlikte bahçelerde gül kokuları arasında şenlikler düzenlerlerdi. Bu şenliklere katılan genç kızlardan en güzeline gül goncalarından örülmüş taç takılırdı.
Haziran ayına girildiğinde kiraz toplama faaliyetleri başlardı. Hafta arası kirazlar toplanır, hafta sonuna gelindiğinde, yani pazar gününe erişildiğinde tüm şehir halkı kiraz bahçelerine davet edilir. Herkeslere ücretsiz kiraz ikramı yapılırdı. Bahçe aralarında topluca piknikler olurdu. Başı göğe erişmeye durmuş koca gövdeli ağaçlara salıncaklar kurulur. Bu yüksek salıncaklara binen genç kızlara "Yavuklun kim?" diye sorulur. İsim öğreninceye kadar bir urganla kızın dizlerine vurulurdu. Bir yandan da salıncak hızla sallanırdı. Kızlar uçup düşmek korkusundan bir isim söylemek zorunda kalırdı. Kalabalıkların topluca eğlendiği, dostlukların pekiştiği bu günlere kiraz bayramı günleri denirdi. Şehrimin merkezine uzak semtleri olan, Yenice ve Dere mahalleleri arasında olurdu güzelim kirazların bayramı şenlikleri...
Devamını oku...
 
Profesörü Beğenmedim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 13 Eylül 2019 09:55
 
136 LİRA VERDİM PROFESÖRÜN MARİFETİ NEYMİŞ GÖRDÜM
altBizden biri dediler, alanında uzman diye bildirdiler. Günlerdir kendisine ulaşmaya çalışıyordum. Nihayet başardım. Ama bana maddi manevi çok zahmet verdi.
Bazı günler buralarda da bahsediyorum. Kalp rahatsızlıklarım var ve hipertansiyon hastasıyım, diye. Bir süredir sabit bir kalp doktoru bulamamıştım. Özelde tüzelde kime göründüysem farklı tansiyon ilaçları veriyorlardı. Dengemi tutturamamıştım. Durumumu bilen herkeslerin çoğu önerdi."Bir de tıp fakültesi hastanesinin kardiyoloji bölümüne git. Orada bir kalp damar profesörü var. Hımm. Alanında üzerine yokmuş, yüksek tansiyonun düşmanıymış, profesörün bir bakışıyla bile tansiyon denilen illet bir daha çıkmamak üzere iniyormuş." Böyle dediler hep niceleri.
Düşündüm gündüz ve geceleri, metiyeler çevremde çoğalınca prefesöre ulaşmayı günlük yaşantımın tek gayesi edindim. Aracı olarak telefonu hedef seçtim, bir gün süresince durmadan tıp fakültesi hastanesine ulaşmaya kilitlendim. Mümkün olmadı. Santraldeki kızlar randevu vermekten kaçınıyordu. "Buraya gelip asistanıyla görüşmeniz gerekiyor" diyorlardı. Ee, ne de olsa koskoca profesör. O mertebeye kolay ulaşmadığına göre, bizlerinde kendisine ulaşmamız kolay olmamalı tabiki de... Bizde her iş böyle yani ki de...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 6 / 113
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ