Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren


Gönlümüzde Yüzümüzde Ruhumuzda Bahar Çiçekleri Açsın İnşallah

HOŞGELDİN BAHAR

Henüz güneşin ısısını kemiklerimizi ısıtacak kadar hissetmiyor olsak da, kışın soğuk yüzünü geride bıraktık. Artık bahar geldi, kış bitti. "Bundan sonra yağan durmaz, doğan ölmez" demişler büyükler. Soğuklar olsada içeriye girmez, sağlığa vurmaz gibisine. Nisan geçene kadar kısa bir dönem daha serin ve yağışlı havalar beklensede, kış tünelinin sonu göründü. Nihayetinde yaz mevsimi hemen kapının ardında bekler gibi. Nevruz girdi bile baksanıza; yaz aylarının öncüsü, baharın müjdecisi Nevruz, gelişiyle Perşembe günü pek çok yörede sevgi dolu, kardeşlik duyguları yaşattı. İnsanlar birlik ve beraberlik ortamında, Nevruz kutlamaları yaptılar. Özlenen tablolar, Nevruzla birlikte görüldü.

Bizim yöre pek alışık değil ama Türkiye’nin pek çok yerinde Nevruz kutlamaları yapılır. Nevruz ‘baharın müjdecisi’ demektir. Nevruzun asıl anlamı ‘yeni gün, ışığı bol gün’ demektir.
Yüzyıllar önce kış şartları, şimdiki zamandan çok daha ağırmış. Geçmiş zamanda sıcak barınaklar yok tabi, herkes bulduğu ine sığınıyor, avladığı hayvanın kürküne sarınıyor, yaktığı ateşin karşısında ısınmaya çalışıyor. Günümüzün şöminelerine ilham veren, eski çağın ısınma şekli, insanlık tarihinde çok uzun bir süre teşkil etmiş. İnsanoğlu çetin geçen kışın ilk durulduğu ve gün ışığının en yüksek olduğu günü de hemen bayram etmiş. Az önce belirttiğim gibi ‘gün ışığı’ anlamına gelen Nevruz, bu sebeptendir çağlar boyu insanlar arasında coşkuyla kutlanır. 
Müslüman âleminin de Ramazan ve Kurban Bayramlarından sonra Nevruz, Türklerin tek ortak noktaları olarak bilinir. Eski çağ insanlarının gün ışığını yüksek gördükleri bu günde, son kez bol ateş yakarak, artık bir dahaki, kışa kadar üşümeyeceklerini düşünerek, ateşin üzerinden atlarlarmış. 
Devamını oku...
Şu anda 2371 konuk çevrimiçi

Doktorlarım da Doktorluk
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 28 Ağustos 2019 16:41
İLAÇ MÜMESSİLİ GİBİLER ve GÜLÜMSEMEYİ BİLMİYORLAR BİRBİRLERİYLE PASLAŞIP DURUYORLAR
 
altBir günde üçü özel biri devlet denetiminde olduğunu bildiğim tıp fakültesi hastanesi olmak üzere tam dört hastane dolaştım ve bu hastanelere toplamda bin lirayı aşkın para ödemesinde bulundum...
Geçmiş zamana dahil olan bu yıl ki Kurban Bayramının son günüydü; birden sağ gözüm zonklamaya ve şiddetle kaşınmaya başladı. 
Soğuk suyla yüzümü gözümü yıkadım. Sağ gözüm üzerine siyah bant çektim. Olmadı, ne yapsam başlayan olumsuzluğu durduramıyordum. Gelen giden misafirlerden duyduğum huzurun yerini, aniden telaş korku almıştı. Bir gün süresince çektim bu hali, ertesi sabah iyiye yönelik bir ifade belirmeyince, çocuklardan biri dayanamadı durumuma, derhal beni özel bir göz hastanesine götürdü.
Bayram tatili bitmesine rağmen, koskoca göz hastanesinde bir tek göz doktoru nöbetçi olarak bulunuyormuş. Hasta kaydı yapan ve bunun karşılığı sizden para alan genç kız,"bayram tatili bitti niçin başka doktor yok?" soruma, "Hanfendi doktorların yıllık izni de oluyor" cevabı veriyor. 
"Hepsi mi birden yıllık izine ayrıldı? Bu durumda tercih hakkımız bulunmuyor mu?" diyorum. 
Sesimi yükseltmekten kaçınarak tabi ki, çünkü daha önceden göründüğüm doktorların dediğine göre ben tam beş yıldır kalp damar ve hipertansiyon hastasıyım. En ufak yükseltinin bana zararı dokunacak. Bu durumda susuyorum, zaten son sözlerime cevabı surat asıklığıyla almış oluyorum. Refakatçimin de rızasıyla ve başka seçme şansımız olmadığından ve de durumumun aciliyetinden, çaresiz o doktora olur verdik. Sosyal güvencem bulunmasına rağmen kayıt ücreti olarak da 45 lira ödedik.
Göz doktorum genç bir hanımdı. Beni asistanının ismimi seslenmesiyle odasına aldı. Bir takım harfler okutarak detaylı muayene etti. Gözümün filmini çekti. Bu işlem için de hasta kabule 70 lira ödeme yaptık. Gözlük numaralarımın acilen değişmesi gerektiğini söyledi. Yeni numaraları reçete etti. "Yüksek tansiyonun gözüne vurmuş" deyip, bir kaç ilaç yazdı. Verdiği ilaçlardan ikisini günde dört defa gözüme damlatmamı istedi. Birde krem verdi. kremi de günde bir kez gözümün içine girecek şekilde sürmemi istedi. Ayrıca bir dahiliyeciye görünmem gerektiğini söyleyerek tanıdığı bir dahiliyeci önerdi. Ve bu önerisini isimsiz rapor etti. Dahiliyeden şahsımla ilgilenip kan sulandırıcı başlatmasını rica ettiği yazısının altına imzasını attı.
Devamını oku...
 
Nice Bayramlara
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 11 Ağustos 2019 07:42
MÜBAREK KURBAN BAYRAMIMIZ TÜM İSLÂM ÂLEMİ'NE KUTLU OLSUN...
BİR KURBAN BAYRAMINA DAHA BİZİ ULAŞTIRAN RABBİMİZE HAMDOLSUN...
 
altRabb'imin sevdiği, sevdirdiği, sevindirdiği ve razı olduğu kullardan olabilmek ümidi ve niyazı ile Kurban Bayramınız mübarek olsun. Tüm İslâm
 Âlemi'nin, Kurban Bayramının hayırlara vesile olmasını temenni ederim. Mevlâ’m bizleri de Ümmeti Muhammed'in yolunda "Kurban" olan kullarından eylesin inşallah...
 
Bu mübarek bayram günlerinin, başta vatanımız ve milletimiz olmak üzere tüm insanlığa hayırlar, bereketler, sağlıklar getirmesini Cenab-ı Hakk'tan niyaz ederim. Âlem-i İslâm'ın Mübarek Kurban Bayramı'nı en iyi dileklerimle tebrik ederim.
 
Bayramlar, dargınlıkların unutulduğu, insanların barıştığı, kardeşçe kucaklaştığı günlerdir. Bayramlar, milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulandığı bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle…
 
Allah bütün inananlara nice huzurlu, bereketli bayramlar nasip etsin. Dua kapılarının ağzına kadar açık, bela ve kötülüklerin arındırıldığı, dargınların barıştığı, iyiliklerin yarıştığı bu güzel günde bayramınızı tüm sevdiklerinizle birlikte hayırlı ve sağlıklı geçirmeniz dileğiyle mutlu bayramlar inşallah. ÂMİN.
 
Sevgili Peygamberimiz Resulullah (sallalahu aleyhi ve sellem) şöyle buyuruyorlar. "Bir kimse mali imkânları müsait olduğu halde Kurban Bayramında kurban kesmezse namazgâhımıza yaklaşmasın." (İbn-i Mace, Edahi.2)
Devamını oku...
 
Arefemiz Mübarek Olsun
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 10 Ağustos 2019 08:44
altBu sabah namazı itibariyle Kurban Bayramı'nın müjdecisi Arefe günümüz başladı. Cümle Âlem-i İslâm'a mübarek olsun. Arefemiz şerlerin define, hayırların fethine vesile olsun inşallah...
İbrahim aleyhisselam:" Rabb'im bana salihlerden ihsan et."dedi. 
"Biz de ona,hilm sahibi bir oğul müjdeledik."
İbrahim aleyhisselam kendisinin yanısıra yürüyen oğlu İsmail'e dedi ki: 
"Oğulcuğum; doğrusu ben, rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bir bak, ne dersin?"
O da dedi ki: "Babacığım sana emrolunanı yap. İnşallah beni sabredenlerden bulursun."
Sonra dedi ki:"Doğrusu ben Rabb'ime gidiyorum. O beni hidayete erdirir."
İkisi de teslim olunca, babası oğlunu alnı üzerine yatırdı.
Biz ona şöyle seslendik:"Ey İbrahim!Sen rüyayı gerçekleştirdin. Elbette biz, ihsan edenleri böylece mükafatlandırırız. Muhakkak ki bu, apaçık bir imtihandı. Ve ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik." Sâffât Suresi   99-107)
İşte kurbanın anlamı: Teslim olmak, her türlü imtihan süresinde Hakk'a kendini teslim etmek. Mevlam neylerse güzel eyler.
Arefe Günümüze sağ salim girdik çok şükür; inşallah yarın Kurban Bayramı'na da sağlıcakla erişenlerden oluruz. Güzel, kutlu bir Arefe Günü geçirmemiz dileğiyle...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 6 / 111
 
Turkish Arabic English