Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Ey vurulup alnından toprağa düştüğünde, damarlarından asil kan fışkıran ecdâd! Şehitoğlu şehitler! Torunlarınız kariyer için, kız için, hız için, hırs için askerlikten kaçar oldular. Bedenleri bu dünya da bir fazla keyif çatsın diye, askerliklerini bedelle yapacaklar gayri...

Devamını oku...
Şu anda 203 konuk çevrimiçi

VAH BELEDİYELER
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Ocak 2017 09:21

NEDEN ENİŞTENİZ ŞİMDİ ÖPTÜ

alt

HİÇ BİR BELEDİYE BAŞKANI EKRANLARA VE GAZETELERE PARASIZ ÇIKARILMAZ. BASININ BESLENGEÇ YERİ BELEDİYELERDİR.

MUSLUKTAN GELEN SU SESİNDEN DEVASA FATURALAR ÇIKARAN, YAP -BOZ ŞEKLİYLE KALDIRIMLARI YENİLEYEREK HALKI KANDIRAN, CEPLERİNİ DOLDURAN BELEDİYECİLİKLERİ ASLA UNUTAMAYIZ. BUNLAR 60'LI YILLARDAN BU ZAMANA ASLA DEĞİŞMEDİLER. SON 20 YILDIR FESTİVALLERDE HARAMLARI BESLEMELERLE GÜNDEMDE ÇOKLAR, HELAL DE YOKLAR.

"Şeytana kulluk edenler Allah a ihanet ederler."

Bu ülkede sanatçı geçinenlerin çoğu belediyeleri arkalarına alıp kaset çıkardılar, yazar bilinenlerden çoğu belediyelerin imkanlarıyla kitap bastırıp havasını, parasını bünyesine yüklediler. Çoğu diziler ve dizi oyuncularının da bütçesini belediyeler oluşturur. belediyelerin yetmediği yerlerde valilikler girer devreye. yani devlet eliyle haramlar beslenirler. adına da sanata hizmet derler. vatandaştan al, şeytanın şerrine yay...Belediyeler: Bazıları için para kazanma, köşe dönme mekanları. Hele ki medyanın ve magazinin beslenme yerleri kendilerinin de seslenme mevzuları. Yani bu yolla başkanlar reklamlarını yapıyorlar. Bir gün ölüp gideceksin be adam şöhret olunca ne oluyor. Gittiğin yerde şöhretinle muamele görmüyorsun ki, yaptıkların doğru mu, eğri mi o sorulacak. Bu hesap verme işi dünyalıkların akıllarına makamda otururlarken bir türlü gelmiyor. şeytan onları durmadan gıdıklıyor olmalı ki halktan topladıkları vergiyi, algıyı havaya saçıyorlar. Amaç gösteriş yapmak, kendinden söz ettirmek olunca netice böyle oluyor. Allah rızası için hizmet verseler, kul hakkından kaçınmayı tercih ederler.

Bu durumda vah belediyeler yerine, vah belediye başkanları demek gerekir. Zira her cinlik onların dünyalık hırslarından doğuyor. Halktan aldıklarını, Hak yerine şeytana sunuyorlar. Cennet cahilleri. Cehennem cühelaları.

Bir dönem belediyeler fakirdi, az sayıdaki personelinin bile maaşını ödeyemiyordu. hatta bazı kendini kurnaz sanan çalışanlar, zimmetli su borularını gizliden satıp parasını yiyordu. zabıtaların pazar yeri denetimlerinde filelerini beleşe doldurmaları da bilinen, ama görmezden gelinen vahim durumlardı.

Ne zaman ki belediyeler siyasileşti, başkanlar arkalarına siyasi gücü aldı, işte o zaman zenginleştiler. Artık yüzlerce, hatta binleri aşkın çoğu torpilli personellerine dolgun maaşlar ödeyebiliyorlar. Hizmette verim alınmasa da seçim zamanlarında oylar sandıklara arzulara göre dolabiliyor. Dolayısıyla başkanlar da sülalecek mutlu olabiliyor.

Siyasilerin ardındaki güç kim, derseniz, kesinlikle ben değilim. Her neyse dibini görmediğimiz suya dalmayalım, boyumuzun ölçüsünü ensesi kalınlara aldırmayalım.  Laf aramızda pek de iyi yüzme bilmiyorum. Balıklama batırdılar mı bir daha gün yüzüne çıkamam. Mazallah...

CESARET VE DÜRÜSTLÜK BUNLARIN HAKKINDAN GELİR AMMA?! BANA BENDEN HER NE OLURSA, BAŞIM RAHAT BULUR DİLİM SUSARSA...

Devamını oku...
 
ÇOK DEĞİŞTİK BİZ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 24 Ocak 2017 12:03

DÜNDEN BUGÜNE ÇOK DEĞİŞTİK BİZ, ESKİSİ GİBİ DEĞİLİZ ARTIK...

alt2017 senesine ulaştık şükür, benim çocukluğumdan bu yana bunca zaman içinde ne kadar değiştik anlatamam. Bu değişimler içinde ilimde, fende, sanayide, tarımda değerlendirmeye girişsem sonu gelmez. Eğitimin içine dalsam vurgun yerim. Yap yap boz şeklindeki eğitim sistemlerini, çoğalan okulları, eğitirken öğütenleri, hocaları, hacıları, kişiye hitap saçmalıkları bu yazımda saçmayacağım. Yeri geldiğince, gözleriniz okumaya heveslendiğince aktaracağım. Bu yazımda günlük yaşamımıza dair değişimden bahsedeceğim.

60 lı yıllardı benim çocukluğum. Çevremiz konu komşu sıcaklığıyla doluydu. Samimi sohbetler, çıkarsız ilişkiler, Allah(Celle Celâluhu) için sevmeler… Gün boyu insanlar birbirini görünce gülümseyerek hatır sormalar, karşılaşırken ve ayrılırken selamun aleykümler, musafaha etmeler… Salonlarımızda kocaman gösterişsiz maket denilen üzeri minder serili ahşap oturmalıklar. Odanın bir köşesinde okunası kitaplar, tefsirler… Köşede bir rahle, üzerinde mukaddes Kur’an, yanında seccade, yerde minderler… Birbirini görünce Allah(Celle Celâluhu)’ı hatırlayanlar, ayrılırken asr suresini okuyanlar… Namahremden sakınmalar, haremlik selamlıklar, onurlu utangaçlıklar…

Devamını oku...
 
ÖĞRETEMİYORUZ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 18 Ocak 2017 15:34
altBir toplumda bu kadar çok yolsuzluk olayı oluyorsa, demek ki o toplumda, aile, okul, toplumsal müesseseler, sözlü ve yazılı basın görevini yapamıyor demektir. Bir şoför, ancak doğru yolu bildiği, trafik kurallarına uygun hareket ettiği takdirde gideceği yere selâmetle ulaşır. Hayatın kuralı budur. Demek ki biz in­sanlarımıza bir hayat ideali, bir yaşama sevinci, bir hayat düs­turu veremiyoruz, öğretemiyoruz. Çocukluk hayatı karmakarışık bir aile, okul ve toplum düzeni içinde geçen bir kimse, ileride hayata atıldığı zaman, bir yuva kurduğu zaman, bir iş haya­tında, sosyal ilişkiler içinde olduğu zaman nasıl yolunu bulacak? Hiç kimseden bir kahraman hayatı beklemeye de hakkımız yok. Gerçek sebeplere inmediğimiz sürece, yalnız olanlara bakarak hiçbir müspet sonuca varamayız. Her şey her şeyle ilgili. Hayat olayları baştan sona görünmez iplikIerle birbirine bağlı. Bazen haksız yere kırdığımız bir kalp, bizi bir ömür boyu sürüm sürüm süründürebilir. Bazen yıllarca önce Allah rızası için yaptığımız bir iyilik, yıllar sonra bizi bir sıkıntıdan, bir hastalıktan, bir felâ­ketten kurtarabilir. Varolan bir şey yok olmuyor. Yapılan her iyilik ve kötülüğün muhakkak karşılığı görülüyor. Bizi üzücü durumlara götüren yalnız uygunsuz hareketlerimiz değil. Aynı zamanda temiz, nezih, olumlu olmayan düşüncelerimiz de bize kötü sonuçlar getirebilir. Biz sadece hareketlerimizden değil, duygularımızdan, düşüncelerimizden, hayallerimizden de so­rumluyuz. Hayat, akıl almaz incelikIerle dolu, muhteşem bir örgü. Bu düzen içinde hepimiz ileride kötü sonuçlarla karşı­laşmamak için son derece dikkâtli, akıllı, bilinçli konuşmak, hareket etmek, tavır almak zorundayız. Hayatta da öyle değil mi? Bazı faturalar zamanında ödenmeyince kapılara icra me­murları gelmiyor mu? Daima güzel konuşalım, güzel hareket edelim, kalbimizi ve kafamızı güzelliklerle dolduralım ki, dün­yamız da ahiretimiz de güzel olsun. Allah bu güzellikleri bütün insan kardeşlerimize nasip etsin...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 7 / 373
 

Turkish Arabic English