Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

RAMAZAN GELDİ GÖNLÜMÜZE SU SERPİLDİ
 
Her şeyin hızlı yaşandığı günümüzde Ramazan’da hızlı yaşanıyor. İnsanların hayat gailesi Ramazan ayının içlere sindirilerek yaşanması gereken güzelliklerin göz ardı edilmesine vesile oluyor. 
Bu durum, çağın genç ve orta yaşta insanlarına göre böyle. Yaşı kemale ermiş, geçmişten kopmamış, eski bildiklerini, gördüklerini bugünlerde de yaşatmaya çalışan, torunlarına benimsetmeye gayret eden dedeler, nineler eski Ramazanları özlemle yâd ederek “Ramazan geldi, gönüllerimize su serpildi. İç huzurumuz, maneviyatımız daha bir arttı” diyorlar.
Böyle diyenlerden biri de Halime Tekin. Bu Ramazan’da 81 yaşında olan Halime Tekin, bize gençliğinde yaşadığı Ramazan günlerinin özelliklerini anlattı. Halime Hanım, iki kızından biri olan Nuran Hanımın yanında üç torunuyla birlikte yaşıyor. Kocasını 27 sene önce kaybetmiş. Ardından ahla, vahla geçmiş ömrü. “Yanında kaldığın kendi öz evladında olsa onunda yanında kocası var. Damat bin iyi olsa da eloğlu, kendi erin gibi olmuyor." diyor. Ve geçmişte kalmış gençliğini "Güzel günlerdi o vakitler." diyerek özlemle yad ediyor. Sonra yaşantısının anlatımına devam ediyor.
"Damat sağ olsun iyi bakıyor bana, lakin ben üzerine yük olduğumu düşünüyorum. Bu devir zor devir. Her şey ateş pahası, çocukları okutuyorlar kolay değil. Nedense evlerde eski bereketlerde yok, pişir taşır bir öğünde yeniyor. Öğün dışında acıksam isteyemiyorum. Ramazan’da ibadetimi yaparken bile “Aşırıya kaçarsam laf mı işitirim” stresine giriyorum. Ama Allah var damadımın hiçbir şey dediği yok. Benimkisi kuruntu işte, yaşlılıktan dolayı alınganlık, “diyerek, Ramazan ayıyla da ilgili konuya girdi Halime Hanım ve derin bir “Ahhh” çekerek geçmiş günlerin derinliğine daldı. Ve başladı geçmişi, anılarını aktararak yaşamaya ve bizlere yaşatmaya… 
Söz Halime Tekin’de, bakın neler anlattı:
“Eskiden ataerkil aileler vardı. Eltiler, görümceler, kaynana, kaynata, kayınbiraderler hep bir arada yaşardık. Kazançlar bir araya toplanır, kime ne lazımsa alınırdı. Senin paran, benim param, denilmezdi. Bolluk bereket vardı. Kimse kimsenin üzerine yük olduğunu düşünmezdi. Ailenin çocuklarıyla birlikte neredeyse 25 kişi bir evde kalırdık. Şimdi 20-25 kişi bir apartmanın katlarında yaşıyor artık, birbirini görmeden, tanımadan... 
Ailenin en büyük kadınları olan evin büyük gelinleri Ramazan ayı süresince gecenin bir yarısı kalkarlar bir senit dolusu hamur yoğurup börek açarlardı. Evin en değerli hanımı kaynana dediğimiz, kocamızın anası sahura kadar uyurdu. Kaynanaya gelinler iş yaptırmazlardı. 
Biz bazı gecelerde de pişi yapardık. O yağlı oluyor, diye sahurda pek büyüklerimizce tercih edilmezdi, ama arada bir değişiklik olsun isterdik. 
Devamını oku...
Şu anda 824 konuk çevrimiçi

Korona Kor Ona
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 04 Nisan 2020 10:11
alt20 YAŞ ALTINA SOKAĞA ÇIKMA YASAĞI GETİRİLDİ
SANKİ SEN MİSİN DEDELERLE KAFA BULAN DENİLDİ
"Yaa işte yaşlı dedeler ninelerle dalga geçtiniz, sonunda sizde onlar gibi eve tıkıldınız...Dedelerin âhı tuttu yeminle... Sen misin dedelerle dalganı bulan, hadi şimdi güzel güzel odalar arasında dolan..."
Evin büyükbabası böyle diyordu. Bıyıkları yeni terlemeye başlamış, ergenlik çağındaki torununa; torun dedeyi umursamaz gibi odasına çekildi. Evin gelini, torunun annesi dedeyle laf dalaşına girmemek, evin sakinliğini bozmamak için balkona attı adımlarını... Karşı balkonda da başka bir apartman sakini kadın, demire gerili ipe çamaşır sermekle meşguldü. Birden komşuluğun önemi hatırlandı sanki...
 
Balkondan balkona selamsız, sualsiz komşu komşuya seslendi:
-"Şu korona çok koydu bana, dokunsalar ağlayacağım o kadar doluyum. Kocalar yetmiyor gibi çocuklarda eve kapandı. Bi de evde dedemiz var. Kuşaklar arası çatışmalar arttı. Vay halimize!" 
Öteki komşu: "Sorma" diyor ve karşı komşusunun konuşma bahanesini değerlendiriyor. 
-"Sabret komşum geçer, bu günlerde geçer. gençleri eve tıkmayalardı iyiydi ya."
-"Bırak şimdi gençleri onlarda dışarda tek durmuyordu. geçen gün cam ardından gözledim. 
Devamını oku...
 
Çember Daralıyor
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 30 Mart 2020 11:51
altHASTA SAYIMIZ ARTIYOR... MİLLİYET İNTERNETTEN OKUDUĞUMA GÖRE TOPLAM VAKA SAYISI 9 BİN 217, ÖLÜ SAYISI 131'E YÜKSELDİ DENİLİYOR...
20 günden beri koronavirüsüyle uğraşıyoruz. 20 günden beri eşin dostun, konu-komşunun yüzünü yakından görmüyoruz. 20 günden bu yana evde çocuklarımıza sarılamıyoruz. Yanaklarından öpmeye bile yaklaşamıyoruz. Akrabalık bitti, arkadaşlık bilinmezliğe gitti. Virüs belirtisi görülenlerin sayıları arttıkça, sokağa çıkmalar hepten kısıtlandı. Evlerde huzur kalmadı. Çoğunluk ekmeğini kendi yapar oldu. Elektrik faturaları kabardı. Ruhlarımız aynı haberleri dinlemekten karardı. Allah'ın ufacık görünmeyen askeri bizlere böyle neler yaptı? Neredeyse hepimizi evlerimize kapattı. Güneşin doğuşu, ufukta kayboluşu günlük seyirlerimizden oldu. Camdan bakıyoruz ıssız caddeler, salgını kabul etmeyen aklı firarda tek tük insanlar...Gün boyu televizyon hep açık, yeni umut yeni haberler bekliyor insan..Gece uzun, okuyoruz durmadan... 
MART AYI BİTİYOR, NİSAN'A GİRMEK ÜZEREYİZ. DIŞARIDA GÜNEŞ IŞILDIYOR, AMA BİZLER HEP EVDEYİZ. KOMŞUYA BİLE KAPIYI AÇMIYORUZ. NE OLACAK HALİMİZ BİLMİYORUZ.
Devamını oku...
 
Arınmamız Lâzım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 26 Mart 2020 23:29
altBUGÜNLERDE SANA SENDEN BAŞKA YARDIM EDECEK YOKMUŞ GİBİ YAŞA
Kapsama alanına kapıldığımız kötü enerjilerden kurtulmak, güvende olduğumuzu hissetmek için iç dünyamızda arınmamız lâzım...
Günlük hayatımızda güvenlik tedbirleri adına hayallerimizle değil, hakikatle içiçe olmamız, huzurla dolmamız, dünyanın sıkıntılarını ardımıza atmamız imkânına ulaşmamız için, hırs misali, nefsani tutkularımızdan kurtulmamız  lâzım...
7 Nisan'da idrak edilecek bir Berat kandilimiz var. O güne serapa yenilenmiş olarak iştirak edelim. Beratını sağ elinden alanlardan olalım inşallah...Bu yenilenme aşamasında bize bizden daha iyi yardım edecek kimse yoktur. Bizim kendimize yardımımız ise istememizle olacaktır. Yürekten istersek aşamayacağımız zorluk yoktur. Yapmamız gereken, doğru bir karar almamız ve doğrudan şaşmamamız adına mücadele göstermemiz  lâzım...
Sadece samimiyet sürecini sergilememiz gerekir. Bu arınmada mübarek üç ayların bereketiyle çok istifade edeceğimiz bazı hususlardan yararlanmaya gayret edelim. Bireysel çabamızla, yürekten samimiyetimizle, salgın hastalıktan, sıkıntılı günlerden ve türlü kötülüklerden kopmak ve korunmak adına Allah'ımızla yakınlık kuralım. Dua etmek kadar tövbe  istiğfarda bulunalım. Haramdan kaçınalım. Helal hanesine yönelenim. Günahlardan gocunduğumuz, arsızlıklardan arındığımız oranda güzellikler gönlümüze dolacaktır. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 7 / 130
 
Turkish Arabic English