Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

 
 
Meczupun biri camiye girer, belli ki namaz kılacak.
Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır..
Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider..
Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar..
Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını.
 
Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan..
 
Nihayet biter namaz, bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar..
Herkes kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile..
İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar..
Devamını oku...
Şu anda 3951 konuk çevrimiçi

Bu şehir sana yaklaştıkça güzel
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 07 Şubat 2013 03:49

Mevlana Rumi Mesnevi Târık ileri TARIK İLERİ Târık İleri Ayfer Aytaç mevlana gazel divan kebir mevlana şems

 

من مست و تو ديوانه ما را که برد خانه

من چند تو را گفتم کم خور دو سه پیمانه

Men mest u to dîvâne mâ râ ki bered hâne

Sed bâr to râ goftem kem hôr du se peymâne

Ben mest, sen sarhoş kim götürecek bizi eve

Yüz kere söyledim sana, iki üç kadeh az içiver diye

 

Devamını oku...
 
Vahşî'nin Bir Gazeli: Biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 05 Şubat 2013 21:30

Sâmânîler döneminde yaşamış Sebk-i Horasânî (şiirde Horasan Tarzı) temsilcilerinden İranlı şâir Vahşî-yi Bâfikî'nin bir gazelidir aşağıdaki. Sebk; üslûb, tarz gibi mânâlara gelebilmekte. Şiirde de dönem dönem değişimler yaşanmış olduğundan dönemin izlediği müşterek rotaya dâhil olmasıyla şâirler gruplandırılmaktadır. İran şiirini özellikle Sebk-i Horasânî, Sebk-i İsfahânî ve Sebk-i Hindî ana dönemlerine ayırabiliriz. Aslında daha başka tarzlar da var elbette, ancak bunlar ana ve belirleyici tema kalıpları ihtiva eden, sert değişim rüzgârları estiren tarzlardır. 

 

Gazel: 

Târık İleri Vahşi'nin bir gazeli biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik

ما چون ز دری پای کشیدیم کشیدیم

امید ز هر کس که بریدیم ، بریدیم

Mâ çûn zi derî pâyî keşîdîm, keşîdîm

Ummîd zî her kes ki borîdîm, borîdîm

Biz bir kapıdan ayak çektik mi çektik

Herkesten ümmîdimizi kestik mi kestik

 

دل نیست کبوتر که چو برخاست نشیند

از گوشه‌ی بامی که پریدیم ، پریدیم

Dil nîst kebûter ki çû ber hâst neşîned

Ez gûşe-i bâmî ki porsîdîm, porsîdîm

Gönül güvercin değil ki kalktığında/havalandığında (aynı yere tekrar) otursun/konsun

Biz bir çatı köşesinden uçtuk mu uçtuk

 

رم دادن صید خود از آغاز غلط بود

حالا که رماندی و رمیدیم ، رمیدیم

Rem dâden-i sayd-i hod ez âğâz galet bûd

Hâlâ ki remândî û remîdîm, remîdîm

En baştan avımı ürkütmek hata idi

Şimdi de sen bizi ürküttün, biz de ürktük mü, ürktük

 

کوی تو که باغ ارم روضه‌ی خلد است

انگار که دیدیم ندیدیم، ندیدیم

Gül tezhib tazhip tarık ileri Târık İleri TARIK İLERİ ISPARTA AYFER AYTAÇ VOLKAN İLERİ VAHŞİ'NİN GAZELİ FARSÇA ŞİİR

Kûy-i tû ki bâğ-ı İrem ravza-yi huld est

Engâr ki dîdîm, nedîdîm, nedîdîm

İrem bağı ve cennetten bir bahçe olan senin mahalleni

Sanki gördük, görmedik mi görmedik  (veya görmedik ne olacak sanki)

 

صد باغ بهار است و صلای گل و گلشن

گر میوه‌ی یک باغ نچیدیم ، نچیدیم

Sed bâğ-ı behâr est u salâ-yı gul u gulşen

Ger mîve-yi yek bâğ neçîdîm, neçîdîm

(Orası ki) bir bahar bahçesi gibi bizi çiçeğe ve çiçek bahçesine çağırıyor

Biz de o bahçenin bir meyvesini (bundan gayrı) koparmadık mı koparmadık

 

سرتا به قدم تیغ دعاییم و تو غافل

هان واقف دم باش رسیدیم، رسیدیم

Ser tâ be kadem tîğ-i duâyîm ve tû gâfil

Hân vâkıf-i dem bâş resîdîm resîdîm

Baştan ayağa duâ okuyuz (hedefe varması için ok gibi duâ okuyoruz) ve sen bundan gâfilsin (uzaksın)

Hey âna vâkıf ol, ânı anla, (yolun sonuna) vardık mı vardık

 

وحشی سبب دوری و این قسم سخنها

آن نیست که ما هم نشنیدیم ، شنیدیم

Vahşî sebeb-i dûrî ve în kısm-i suhenhâ

Ân nîst ki mâ hem neşenîdîm, neşenîdîm

Vahşî (sevgiliyle) uzaklığın ve bu tür (yaralayıcı) sözlerin sebebi(ni)

O değildir ki biz de duymadık mı duyduk, (duymadığımızdan değil/duyduk mu duyduk) 


Selâmetle.

Tercüme Târık İleri

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

https://www.facebook.com/ileritariq

https://www.youtube.com/user/tarikileri/videos

 
Otoparkın Altında Kral İskeleti
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 04 Şubat 2013 22:01

 

   Her gün düzenli bir şekilde Euronews ve BBC'nin haber sitelerinin Türkçe sayfalarını da enine boyuna incelerim. Bunların youtube kanallarına da aboneyim. Bu vasıtayla dünyanın neresinde ne oluyor en ince detayına kadar malumat sahibi olmaya çalışıyorum. 

otoparkın altında kral iskeleti arkeoloji ingiltere england london leicester university great britain   Bugün karşılaştığım bir haber de yine câlib-i dikkat derecesinde olanlardandı. Bu haber, 1485 senesinde, yani bundan 528 yıl evvel bir savaş hengâmında öldürülen  o dönemki Britanya kralının iskeletinin ticârî maksadla kullanılan bir otoparkın asfaltının altından çıkmış olması. Haberin detayları ile ilgili siz okurlarımıza bağlantıları vereceğim. 

   Bu araştırmayı yürüten Leicester Üniversitesi'nden proje heyeti başkanı kadın doktorun ısrarlı çalışmaları neticesinde günışığına çıkan bu hakikate ne demeli? Kral dirilse idi, kendisine ihtiram ve itibar eden olur muydu acaba? Fânî dünyanın içinde yaşayan yok hükmündeki her insan gibi miadını doldurduğu, makamını başkalarına devrettiği, tâc u tahta artık mâlik olmadığı için elini öpenlerin sayısı sâdece tarihçi ve araştırmacılarla mı sınırlı kalırdı bilemeyiz. 

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki61626364656667686970SonrakiSon»

Sayfa 63 / 87
 
Turkish Arabic English