Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

Azerî asıllı İranlı şâir Nizâmî-i Gencevî'nin meşhûr aşk temalı mesnevîsi olan Husrev u Şirin'den bir sayfa ile başlıyorum. 

Aşağıda parantez içindeki (ân) hattatın vezni dikkate almadan yazmasından dolayı işâret edildi.

 
Mefâîlun Mefâîlun Feûlun
 
ز دستش رفت آن تمسال بر باد
درون قصر آن گلچهره افتاد
 
چو آن كاغز ز دست او برون شد
بقصر آن آفت جان هم درون شد
 
بگشت استاد چابك دست غمگین
رقم زد از خیال آن نقش شیرین
 
Devamını oku...
Şu anda 3876 konuk çevrimiçi

Dervişin Fikri
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 27 Ocak 2013 07:30

DERVİŞİN FİKRİ NE İSE; ZİKRİ DE ODUR.

HEM FİKRİNE, HEM ZİKRİNE İŞTİRAK GEREKİR.

Sarhoşun biri şarap şişesiyle caminin önünden geçerken camiden çıkan bir dervişin dikkatini çeker ve derviş sarhoşa derki:

-Birader şu şişeni bana versene !.

Burnundan gelesiye içtiği için ayakta zor duran s

arhoş gözleri afallamış şaşkın şekilde .

- Sen yeni camiden çıktın şarabı ne yapacaksın be adam ?

Derviş derki :

-Şarabı caminin içene dökeceğim ! Sarhoş hiddetlenir kızgın bir ifadeyle:

Devamını oku...
 
FUKARÂLIĞIN İLİKLERE İŞLEDİĞİ YER: AFGÂNİSTAN
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Ocak 2013 02:05

Afgânistan nâmıyla maruf yerin târihî gelişimini ve siyâsî mâcerâlarını anlatacak değilim. Gazetelerden okuyorsunuz, kitaplardan takip ediyorsunuz. 

 
Türkiye'de statü olarak ilçe ve il olmayı dahî hak etmeyen kimi yerler var. Meselâ Bayburt'un durumu, nüfusu, yapısı belli. 80 bin var yok, ama başında idâreci olarak bir vali var. Türkiye'nin en büyük, en kalabalık ve yapı olarak en gelişmiş ilçesi Kadıköy'ün başında ise bir kaymakam bulunuyor. 
 
İşte bu nedenle Türkiye'nin bazı il ve ilçelerini Afgânistan'a, Kâbil'e, Nuristan'a, Kandahar'a, Cevizcan'a, Kunduz'a ve daha sayamayacağım kadar çok yerleşim yerlerine benzetiyorum. Yapı aynı yapı gibi. Çamur yollar, virâne görünümlü eski binalar, altyapısız, sel taşkınlarına maruz kalan ama şehir adıyla anılan koca köyler.
 
Şimdi Afgânistan ile Türkiye'yi mukâyeseye kalkışırsak yine de Türkiye'ye haksızlık olur elbet, ama işbilmezlerin elinde oyuncak olan belediyeler ve dolayısıyla şehirler nedeniyle Afgânistan'a benzemek ve benzetilmek de muazzam bir talihsizlik ve üzüntü sebebi tabii ki.
 
Bu yazının altında seyretmekte olduğunuz şu dehşetengiz resimler gözyaşlarına vesîle olabilir. İyi ki de olur. Ağlayalım, çünkü bu ağlamalar hazîn bir ağlama olacaktır. Ve menfaatsiz, kat'i bir surette menfaatsiz olacaktır. Bu mahzunları, bu masumları görüp de ağlamayan, yüreciği parçalanmayan nedir, kimdir?
 
Evvelâ okullardan başlayalım, sonrasında pek çok husûsî kareyi de peş peşe yayımlayacağım inşaallah. Sigara içenler bir sigara fişeklesin. Amma dumanını derinden çeksin.
 
Arz-ı Selâm ve Bâkî Uhuvvet ile.
 
Târık İleri

 

alt

 

Devamını oku...
 
Takdire Razı Olmak
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 04 Ocak 2013 11:13

Denizin sakin olduğu günlerdendi. Sahil balıkçılarla nede şendi. Bir saatten beri denizde uğraşmışlar bağrışmışlar, yorulmuşlardı.

Uzaktan onları seyrediyordum. Nihayet deniz üzerinde geçen bu şiddetli yorgunluk, ve ezici soğugun mükafatı olan palamutları sahile getirdiler. Büyük naylon kovalar içine boşalttılar. Deniz üzerindeki görüntü ne kadar da zıttı. Denize ait olan balıklar cansız duruyordu. Karaya ait insanlar deniz üzerinde yoğun hareketliydi. Adlarına balıı denilen bu adamlar içi bitik yağ tenekeleriyle denizden sular aldılar. Her biri el becerilerini konuşturarak kimi tekneyi, kimi balıkları temizliyorlar, yıkıyorlar, ayırıyorlardı.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki61626364656667686970SonrakiSon»

Sayfa 64 / 87
 
Turkish Arabic English