Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 
 
 
 
Küçük istavrit, yiyecek bir şey sanıp hızla atıldı çapariye.
 Önce müthiş bir acı duydu dudağında. 
 Gümbür gümbür oldu yüreği, 
 sonra hızla çekildi yukarıya. 
 Aslında hep merak etmişti denizlerin üstünü; neye benzerdi acep gökyüzü? 
 Bir yanda büyük bir merak, 
 bir yanda ölüm korkusu. 
 Ne çâre balıkçının parmakları hoyratça kavradı onu. 
 Küçük istavrit anladı; yolun sonu. 
 Koca denizlere sığmazdı yüreği, 
 oysa şimdi yüzerken küçücük yeşil leğende cansız uzanıvermiş dostlarına değiyordu minik yüzgeci. 
İnsanlar gelip geçtiler önünden: bir kedi yalanarak baktı gözünün içine. 
 Yavaşça karardı dünya, başı da dönüyordu. 
 Son bir defa düşündü derin mâviyi, beyaz mercanı. 
Bir de yeşil yosunu. 
 
İşte tam o anda eğilip aldım onu. 
 Yürüdüm deniz kenarına, 
 bir öpücük kondurdum başına, 
 iki damla gözyaşından ibâret sâde bir törenle saldım denizin sularına. 
 Bir an öylece bakakaldı. 
Sonra sevinçle dibe daldı gitti, bütün kederimi söküp atarak. 
 Teşekkürü de ihmal etmemişti; 
 birkaç değerli pulunu elime, avuçlarıma bırakarak. 
 Balıkçı ve kedi şaşkın baktılar yüzüme: 
 sorar gibiydiler, neden yaptın bunu niye. 
 
 "Bir gün" dedim 
 "bulursam kendimi yeşil leğendeki küçük istavrit kadar çaresiz, son ana kadar hep bir ümidim olsun diye." ...
Devamını oku...
Şu anda 5897 konuk çevrimiçi

İbret Alınırsa...
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 08 Nisan 2012 18:30

Zengin bir adam yaşlılığa erişince, ölümü aklına getirmeye başlamış ve henüz hayattayken görkemli bir mezar yaptırmış kendisine. “Arkamda kalanlar beni umursamazlar nereye olursa gömer, sonra da bir güzel paramı yerler” diye endişeli düşünerekten… Sonra da bu şatafatlı mezarlığın içine mevta olarak gireceği ilk gecenin endişesi sarmış bütün bedenini… Zira bilirmiş pek çok kişinin hakkını gasp ederek zengin olduğunu, o yüzden de ilk gece sorgu meleklerinin suallerini atlatırsa, gerisi gece ve gündüzlerini zorluk çekmeden, uykuda geçireceğini sanmaktaymış. Bu yüzden de ölümü hâlinde kendi yerine mezarda bir gece kalacak bir gönüllü aramaya koyulmuş. Kim ki onun yerine mezar çukurunda bir gece yatarsa, ona dilediği yerden güzel bir ev almayı vaat etmiş. Ne var ki, çevresindeki tüm yakınları şaşırtıcı bir şekildeki bu teklifi geri püskürtmüşler.  Oysa etrafında ev sahibi olma düşleri kuran pek çok yakını bulunmaktaymış.

Devamını oku...
 
Fırtına gecelerinde nakış işlenmez - Tiryâki Sözleri
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 07 Nisan 2012 01:43

Kıymetli dostlar, Cenâb Şahâbeddîn'in (1870-1934) kütüphânemde bulunan 1978 İstanbul baskısı Tiryâki Sözleri eserinde yer alan 1800 küsur vecizeden seçtiklerimi bölümler hâlinde yayımlayacağım.

Servet-i Fünûn'culardan biri olan Şahâbeddîn Arabca, Farsça, Fransızca ve Türkçe'ye hâkim bir zâttı.

Vaktin kıymetini bilmek husûsunda kendisinin şu sözünü bir ibret vesîkası olarak nakletmek istiyorum:

"Vakti geçirmek için bana "briç-plafon" ya da "majör" (gibi oyunlar) teklif ediyorsunuz. Bense vaktin geçtiğinden müştekiyim. Aradığım vakti geçirecek değil, geçmekten men edebilecek bir vâsıtadır."

"Vakit geçmiyor ya!" diyen bugünkü gençliğe güzel bir sitemimiz olsun onun bu sözleri.

Şimdi geçelim meşhûr Tiryâki Sözleri'ne:

Devamını oku...
 
Bir Selçuklu Alpereni Şeyyat Hamza'dan
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 04 Nisan 2012 04:56

14. Asır’da âhirete irtihâl eden Selçuklu alperenlerinden Şeyyat Hamza’nın ilâhî tarzındaki manzûmesinde yer alan ince mânâları kıymetli okurlarımızla paylaşmaktan berhordâr ve bahtiyâr olacağımı bilmenizi isterim. Hakîkat nâmına hatırlanmasına vesîle olacağım şeylerden dolayı da duâlarınızı ümîd ederim.

Evvelâ şiiri yazayım, ardından da izâhına geçelim: 
 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki61626364656667686970SonrakiSon»

Sayfa 65 / 70
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ