Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

Ârif ve mütefekkir şeyh Molla Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin (veyâ Belhî veyâ Konevî) Tebrizli Şems (Şems-i Tebrîzî) ismiyle bilinen mürşidiyle tanışmalarından sonra yazdığı, hikmet ve hakikatten mürekkep Dîvân-ı Şems isimli gazeliyâtından seçkin ve mühim gazelleri siz muhterem dostlarla paylaşmaya devâm ediyorum.

Arzu edenler gazelin şiir formunda okunuşunu buradan: http://youtu.be/qUdKu6sQrW0http://youtu.be/c_BO5-b1lRk

şarkı olarak seslendirilişini de şu adresten dinleyebilirler: http://youtu.be/7oJZMzhBCZo

Ancak şarkı olanında pek çok beyitler atlanmıştır. 

 


بنمای رخ که باغ و گلستانم آرزوست

بگشای لب که قند فراوانم آرزوست

Göster hele yüzünü, bağları gül bahçelerini göreyim istiyorum (görmek arzusundayım)

Aç hele dudaklarını, ballar şekerler yiyeyim istiyorum (yemek arzusundayım)

 

Devamını oku...
Şu anda 702 konuk çevrimiçi

Farkına Varabilmek
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 24 Haziran 2012 08:43

 

alt

Bir grup eski öğrenci, emekli hocalarını ziyarete gitmiş.

İşlerinden ve sosyal yaşamlarındaki sorunlarından, aileleriyle paylaşamadıklarından ve bunun getirisi stresten söz etmişler. Hoca, iş yaşamında her biri önemli yerlere gelmiş eski öğrencilerine, kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş. Biraz sonra, değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş.

Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup, kahvelerini oradan almalarını söylemiş.

Tüm eski öğrenciler, kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde, hocaları onlara şunu söylemiş:

Devamını oku...
 
Kıssadan Hisse Almalıyız
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 20 Haziran 2012 11:34

altMerv şehri kadısının bir kızı vardı. Ülkedeki, ileri gelen zengin, makam ve mevkı sâhibi kimseler bu kızı isteyince hiç birine vermedi. Bu zâtın Mübârek adlı, bağına-bahçesine bakan bir kölesi vardı. Aradan iki ay geçmiş meyveler olgunlaşmış bolluk bereket gelmişti. Efendisi, Mübârek'ten üzüm isteyince, toplayıp geldi. Getirdiği üzüm çok güzel olmasına rağmen henüz olmamıştı, başka üzüm istedi. O da ekşi çıktı.

Efendisi;

"Bahçede o kadar üzüm var, niçin böyle üzüm getiriyorsun?" demekten kendini alamadı.

Mübârek;

"Efendim! Ekşisini tatlısını bilmiyorum!" diye cevap verdi.

Devamını oku...
 
Ki ebedî kurtuluş kimseyi incitmemekle mümkündür - Hâfız'ın Gazelinden
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 17 Haziran 2012 21:41

 

altبنال بلبل اگر با منت سر یاریست
که ما دو عاشق زاریم و کار ما زاریست
Benâl bulbul eger bâ menet ser-i yârîst
Ki mâ du âşık-i zârîm u kâr-i mâ zârîst
Nâle et (inle) bülbül, ki eğer benim hakîkî yârim olmak istiyorsan
Ki biz zâr eyleyen iki âşıkız, tüm kârımız da ağlamaktır
 
در آن زمین که نسیمی وزد ز طره دوست
چه جای دم زدن نافه‌های تاتاریست
Der ân zemîn ki nesîmî vezed zi turra-i dôst
Çe cây-i dem zeden-i nâfehâ-yi tâtârîst
Dostun (Sevgilinin) kâkülünden esip gelen meltemin olduğu yerde
Tatar ceylanlarının misk elde edilen göbeklerinden bahsetmenin yeri olur mu 
 
بیار باده که رنگین کنیم جامه زرق
که مست جام غروریم و نام هشیاریست
Biyâr bâde ki rengîn konîm câme-i zerk
Ki mest-i câm-i gurûrîm u nâm huşyârîst
Getir bâdeyi, getir de elbisemizin rengini kızıla boyayalım
Ki gurur kadehiyle mest olmuşuz; güyâ nâmımız akıllı (akıllı geçiniyoruz) 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki61626364656667686970SonrakiSon»

Sayfa 67 / 81
 
Turkish Arabic English