Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Vakti zamanın birinde erenlere karışmışlığıyla bilinen muhterem bir zat,  Gül kokulu şehre bağlı İslam köyün tarlalarından geçmekte iken ayağı taşa takılır, düşer. O anlarda tarla arklarından koyunlarını geçirmeye çalışmakta olan çocuk yaştaki çoban, yaşlı adamın düştüğünü görür ve hemen yardımına koşar. Gütmekle sorumlu olduğu sürüyü falan umursamadan; ihtiyarın ayağını çıkın beziyle sardıktan sonra, sırtlanır doğruca evine götürür.

Domates fidesi dikmekten gelmiş yorgun anacığı, ses etmez oğluna “Bu adamı nerden buldun, ne demeye evimize getirdin” diye… Kadıncağız yorgun bedenini sürür ocağın başına, tarhana çorbası pişirir sıcacık ve ihtiyara bizzat elleriyle içirir. Daha sonra ana-oğul yedirip içirdikleri ihtiyarın yarasını tımar ederler, sabaha kadar da başında beklerler…

Sabah ezanıyla “İyileştim” diyerek,  evden ayrılan ihtiyar kendi evine vardığında, kendi gibi yaşlı hanımına başından geçen düşme olayını ve sonrasını anlatır. “İşte böyle hanım, eğer o çoban çocuk olmasaydı ben belki de oralarda ölüp, kurda kuşa yem olacaktım. Seni de bir daha göremeyecektim” der.

Karısına bu çocuk çoban için dua etmek istediğini söyler. “Ama nasıl bir dua etmeliyim ki, kabul olunsun ve makbule geçsin” diye sorar.

Devamını oku...
Şu anda 2182 konuk çevrimiçi

Rahmetli Özal’ı Bir Hatıratla Analım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Nisan 2018 11:30

BİR ZAMANLAR BAŞIMIZDAYDILAR, ŞİMDİ HEPSİ AHRETLİK OLDULAR.

altÖlenin arkasından hep iyi yaptıkları işler, doğru yaşantıları dile getirilir. Benim görüşüme göre de tarihe mâl olmuş kişilerin, tarih sahnesindeki yanlışları da belirtilmelidir ki; bizden sonraki kuşak, bu liderlerin dört dörtlük olduklarını sanmasınlar. Onlarında beşer ve şaşar yönleri olabileceğini öğrenmiş olsunlar.

Rahmetli Turgut Özal’ın iyi yönleri, siyasetteki liderlik ruhu, bugünkü yaşantımıza yön veren pek çok olguda öncü olduğu, ölüm yıldönümleri münasebetiyle ulusal medyada çokça yer alır. Ben ulusal medyanın değindiği ayrıntılara girmeyeceğim. Lakin kısaca şu kadarını söyleyeyim; Turgut Özal öldükten sonra değeri anlaşılan, geniş görüşlüğünü icraata dönüştüren, yoğun kitleler tarafından sevilen bir devlet adamıydı. Bilgi ve iletişim çağına onunla adım atmıştık. Onun sayesinde dışa açılabilmiştik.

Bizim kuşak, Özal’ın yaptıklarını, yapamadıklarını çok iyi biliyor zaten. Arkamızdan gelen kuşağa aktaracaklarımız doğru yönde olursa, insanlar seveceği kişileri bilinçli olarak sevmiş olurlar. Körü körüne, biat eder gibi bağlanmazlar. Ben bu istikameti esas alıp rahmetli Turgut Özal’ın benim şehrimde başına gelen taşlanma vukuatını aktaracağım.

Ulusal basının kalemlerinin yazdığına göre, Özal her zaman Türkiye’nin genelinde çok sevilen bir lider olmuş. Oysa yaşarken, liderken bile ulusal basının içinde Özal’ı sevmeyenler ordusu vardı. Öldükten sonra hep iyi yönlerini ele almak, tarihi yanıltmak olduğu kadar, kalemi de yanıltmaktır ki; bu yanıltmanın ölmüş bir devlet adamına asla faydası yoktur. Geride kalanları mutlandırır mı, o da tartışılır.” İnsana değer verilecekse, hayattayken verilmelidir.” Sözümü buradan bir kez daha yinelemiş olayım ve konuyu ele alayım.

Devamını oku...
 
Dürüst Olmak Gerekirken
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Nisan 2018 12:24

KANDIRMANIN ADINA SERBEST PİYASA DİYORLAR

altAcaba kandıran akıllı, kanan aptal mı, sanılır? Bence kandıran karaktersiz, kanan insan dürüst sayılmalı. Çünkü kandırıldığının farkında olmuyor, herkesi kendi gibi sanıyor. Lakin bu devir, doğruluk devri değil. Herkes uyanık olmalı. Ne kanmalı, ne de kandırılmamalı. Maalesef şeytanın sirkeyi şerbet diye yutturduğu zamanlardayız. Fakat şunu da iyi bilmeli ki kandıran kendini kandırmış oluyor. Uzun vadede yaptığı hilenin hesabı bir yerlerinden misliyle çıkıyor. Yani samimi masumiyeti sebebiyle kandırılmış durumuna düşen kimsenin ahı, kandıranın yanına kâr kalmıyor.

Müslüman ülkemin insanları arasında hangi kesim daha ağır basar dersiniz? Günlük yaşantımızda, neler duyup, görüyoruz. Alış verişlerimizde karşılaştığımız kandırılmaların yanı sıra, haberlerden edindiğimiz kadarıyla; kendilerini kurnaz bilip iyi niyetlileri kandıran kandırana… Kandıranların yüzünde genelde masum bir tavır, tatlı dil ile kendilerini iyimser belletip, sizi- bizi ikna edici ifadelerde bulunuyorlar. Bu devirde kim iyi, kim kötü nasıl anlayıp ayıracağız? Kimse dürüstçe yoğurdum ekşi demiyor ki, bizler de sözlü beyanı esas alıp, karşımızdakilerde art niyet aramıyoruz. Dolayısıyla kolayca aldanan oluyoruz. 

Devamını oku...
 
Satılan Satılana
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 10 Nisan 2018 11:12

Bedevi'nin Hindisi Antalya’nın İncisi…

Ne âlâka diyene bir kıssayla, his ve hisse vermek istedim.

altGeride bıraktığımız yakın bir vakitte günü birlik Antalya’nın Kemer ilçesine gitmiştim. Çarşılarını gezerken, kendimin turistlik bir yerde olduğumu hemen anlamıştım. Hediyelik eşya satan dükkân sahipleri, önlerinden her geçeni yabancı belleyip İngilizce seslenerek dükkânlarına davet ediyorlardı. Ben bunu tuhaf bulmadım da, beni endişelendiren başka bir konu oldu. Kemerin denize nazır sokaklarında portakal bahçeleri içinde herkesin imrenebileceği güzellikte villalar var. Bu villaların birinde balkon sefası eden bir aile görüp selam verdim. Karşılık olarak aldığım cevap “Hello” oldu. Meğer bu aile İngiliz’miş. Kendileriyle yaptığım kısa sohbette, kırık Türkçe’lerinden öğrendiğim kadarıyla oturdukları bina kendilerine aitmiş. Kemer’de böyle güzel yerlerin mal sahipliğini edinmiş daha pek çok yabancı aile mevcutmuş. Hatta Antalya’nın en güzel, denizin ve güneşin en nadide yerlerini onlar sahiplenmiş. Paralarıyla almış olsalar da, ülkemin toprağının bir şekil çalındığı hissine kapıldım. Fabrikalar, bahçeler, daha nice değerler de satılırsa diye acı duydum, hüzünlendim. Ve aklıma şu kıssa geldi, hisse alabilene yararlanır umuduyla paylaşmak istedim…

Bedevinin Hindisi:

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 8 / 407
 
Turkish Arabic English