Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Merv şehri kadısının bir kızı vardı. Ülkedeki, ileri gelen zengin, makam ve mevkı sâhibi kimseler bu kızı isteyince hiç birine vermedi. Bu zâtın Mübârek adlı, bağına-bahçesine bakan bir kölesi vardı. Aradan iki ay geçmiş meyveler olgunlaşmış bolluk bereket gelmişti. Efendisi, Mübârek'ten üzüm isteyince, toplayıp geldi. Getirdiği üzüm çok güzel olmasına rağmen henüz olmamıştı, başka üzüm istedi. O da ekşi çıktı.

Efendisi;

"Bahçede o kadar üzüm var, niçin böyle üzüm getiriyorsun?" demekten kendini alamadı.

Mübârek;

"Efendim! Ekşisini tatlısını bilmiyorum!" diye cevap verdi.

Devamını oku...
Şu anda 5768 konuk çevrimiçi

İslâm ve Osmanlı Târihinden Kısa Notlar
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 06 Ocak 2016 03:48

Neşrettiğim işbu resimli kısa notlardan maksadım, henûz yüz sene önce bile çektiğimiz çileleri hatırlamaktan ibârettir. Târihimizi yakînen öğrenmek hepimizin en mühim vâzifeleri arasındadır. Kemalist-lâik mektep kitaplarındaki kasıtlı yalanlara ve uydurma şeylere i'tibâr etmemek ve nazarımızı dâimâ hakikate ve hakikî vesâike vermek mecburiyetindeyiz. Bizler hakikate tâlibiz ve tâbiyiz. Hakikate tarafdâr olmalıyız. On yıllarca hakikatin üzeri örtülse de, güneş mümkün değil çamurla sıvanamaz... Sıvamaya kalkışanlar rûz-i maşherde hesap verecekler ve mes'ûliyetten kat'iyyen kaçamayacaklar. Çünkü kaçıp kurtulacak bir yerleri ve yardımcıları olmayacak. Âhirete vardığımızda pişman olmamak için akademik ve hakiki eserlere, titiz ve namuslu târihçilere göz kulak vermemiz menfaâtimiz îcâbıdır. Zîrâ Hakk'a ve Hakîkate sırtını yaslayan pişman olmaz...

Selâm ve maâ'l ihtirâm birle.

Târık İleri.

 

Târık İleri, Ayfer Aytaç, Osmanlı Balkan Savaşı, Balkan Harbi, 1913, göç, mezalim, islam tarihi, osmanli imparatorluğu

1912-1913 Balkan Muhârebesi'nin ardından göç yolunda yaşanan dramlardan bir kare.


 

Devamını oku...
 
Ol kâmeti ne serv u sanevber ne bân çeker
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 04 Ocak 2016 04:17

ban ağacı, baki, gazel, şair baki, Târık İleri, tarık ileri ıspata Çeksün livâ-yı saltanat-ı hüsni kadd-i yâr

 

Bân ağacı, sorgun ağacı, sepetçi söğüdü.

Devamını oku...
 
Osmanlıca Okumak Bir İmtiyazdır
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 26 Aralık 2015 18:34

Ömrünü ilme ve hakîkate hasretmiş, âdetâ bezletmiş Ankara'daki Âşiyân Sahâf'ın sâhibi, bir Büyük Üstâd, Sultânu's Sahâfîn Etem Coşkun Hoca'mızla yaptğımız mühim ve çarpıcı bir muhâvereden bahsedeceğim.

 

Üstâd'ın facebook sayfasında paylaştığı "Osmanlıca Okumak Bir İmtiyazdır" başlıklı yazısına atfen benim kelâmlarım şöyle olmuştu:

Osmanlıca mezar taşı kitabe kabristan Osmanlıca okumak bir imtiyazdır

Prof. Mehmet Kanar hocamın sayfasında geçen hafta rastlamıştım, ba'zı yeni yetmeler (veya kendine âlim süsü veren kişiler de olabilir tam teferruatlı bakmadım), "millet dilden ne anlar, alayı ebleh" türünden yakışıksız ve küçümseyici ithamlarda bulunmuşlar, beğeni de almış. 

Şimdi bu lisân tahribatı bugünkü mes'ele değil ki. Millete dayatılan rejim dili tâ 30'lu yıllarda Müslüman halkın İslâm'la bağını koparmak için oluşturulan maksadlı bir proje idi. İnsanı köksüzleştirmek için el atılması gereken ilk yol dilden geçmiyor mu, Etem Hocam ve diğer hocalarım daha iyi bilirler...

Eskiden Osmanlı'nın en ücrâ köşesindeki bir köyde bile vatandaşlar en azından Fâtihâ'nın mânâsını meâle ihtiyaç duymadan biliyorlardı. Harf inkılâbından maksad lisânı tahrib etmek içindi. Yoksa bize ilk mekteplerde kemalist-lâik öğretmenlerin hararetli bir şekilde, "zordu, halk câhildi, anlamıyordu" dediği gibi değil kazın ayağı :) Ülen o öğretmenler, rûz-i mahşerde iki elim yakanızda haberiniz olsun. Esas câhil hakkı inkâr edendir, istersen cihânın en üstün allâmesi ol. Cehâlet okumakla değil, Hakk'a ve Hakîkate râm ve tâbi olmakla izâle olur.

 

Benim bu yazdıklarımdan sonra facebook sayfasındaki aynı yazı altında Erol Sevindir isimli bir dost da Etem Hoca'ma cevâben: "Ömrümce bunu imtiyaz olarak içimde hissettim. Bir gün de üniversite mezunu birisiyle paylaştım: Bana şöyle cevap verdi: "Üfürük de var mı?" demişti.

 

İşte Üstâd Etem Hoca'mızın buna cevâbî yazısı:

Sn. Erol Beyefendi:

Cumhuriyetin ilk yıllarında kraldan fazla kralcıların ve dahî İslâm'a lâkayd olan bu ''üfürük'' takımının bir propogandası da bu idi. Osmanlıca'yı, dîn'i Üfürükçülükle özdeşleştirmek, halkın gözünden düşürüp itibarsızlaştırmak o dönemin atmosferine de uygun idi. 
Bunları ciddiye almıyoruz. Ellerine dedelerinin eski harfli bir tapusu, nüfus cüzdanı vs. evrakı geçince de, kendileri okuma bilmediklerinden soluğu Osmanlıca bilenlerin yanında alırlar. 
Bi'l vesile: 
Sn. Târık Beyefendi'ye 
ve Zât-ı âlilelerinize kıymetli yorumlarınız için çok çok teşekkür ederim.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 8 / 70
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ