Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Şu anda 721 konuk çevrimiçi

TİRYAKİ SÖZLERİ 2 - CENAB ŞAHABEDDÎN
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 20 Mart 2013 18:35

- Bazı kadınlar birlikte düşmek için birbirine tutunurlar.

alt

 
- İfratsız gençlik yarım yahud yalancı gençliktir.
 
- Kıyafet ruhun tercümanlarından biridir. 
 
- Anlamamak, hamakatin cezâ-yı  tabiisi ve kâfisidir.
 
- Asil misin, şecereni kâğıt üstünde değil, hayatında göster.
 
- Hâtıralar kocayan zihinlerin koltuk değnekleridir.
 
- En nâdir ve kıymetli numune-i beşer o kadındır ki, güzel olduğu hâlde kendine baktırmak istemez.
 
- Utanma bilmeyen nedâmet bilmez.
 
- "Bugün" ölür, fakat "yarın" lâyemuttur.
Devamını oku...
 
Kınalı Ali
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 17 Mart 2013 22:32

 

 
altÜsteğmen Faruk, cepheye yeni gelen askerleri denetlerken, bir yandan da onlarla Sohbet ediyor, ‘ Nerelisin?’ gibi sorular soruyordu. Gözleri bir ara, saçının ortası sararmış bir delikanlıya takıldı Yanına çağırdı ve merakla sordu:
” Adın ne senin evladım?” dedi.
” Ali, komutanım” dedi.
” Nerelisin?”
” Tokatlıyım, komutanım, Tokat’ın Zile kazasındanım…”
” Peki evladım,bu kafanın hali ne?
Saçlarının ortası neden kırmızı boyalı böyle?”
” Cepheye gelmeden önce anam saçıma kına yaktı komutanım. Neden yaktığını da bilmiyorum.”
” Peki dedi üsteğmen. “Gidebilirisin Kınalı Ali.”
O günden sonra Ali’nin adı Kınalı Ali oldu.
Cephede tüm arkadaşları Kınalı Ali demekle yetinmiyor, saçındaki kınayı da alay konusu yapıyorlardı. Kınalı Ali, arkadaşlarına karşı sevecen ve dürüst tutumu sayesinde, kısa sürede hepsinin sevgisini kazandı.
Bir gün memleketine mektup göndermek için arkadaşlarından yardım istedi.
Devamını oku...
 
Aradaki Fark
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 11 Mart 2013 23:24

 

HİKAYE BU YA..
 
altBir gün, bir bilgeye sormuşlar: ”Sevginin sِözünü edenler ile sevgiyi gerçekten yaşayanlar
arasında ne fark vardır?”
 
“Bakın, göِstereyim .” demiş bilge kişi.
Bir sofra hazırlamış, Sevgiyi dilinden düşürmeyen, ama dilden gِönle de indirmeyen
kişileri çağırmış bu sofraya.
 
Hepsi yerlerine oturmuşlar. Derken, tabaklar içinde sıcak çorbalar gelmiş ve arkasından
da bir metre boyunda kaşıklar.
Bilge :
“Bu kaşıkların sapının ucundan tutup ِöyle yiyeceksiniz” diye şart da koşmuş.
 
"Öyle kaşığın çukur kısmına yakın yerden tutmak yok.”
 
“Peki” demişler ve çorbayı içmeye girişmişler.
Fakat o da ne?
Kaşıklar uzun geldiği için, sofradaki hiç kimse bir türlü dِöküp saçmadan gِötüremiyormuş
çorbayı ağzına. En sonunda, bakmışlar bu iş bu şekil olmuyor, vazgeçmişler çorbadan ve  aç
kalkmışlar sofradan.
 
Onlardan sonra bilge :
“Şimdi de sevgiyi gerçekten bilip yaşayanları çağıralım yemeğe. “ demiş.
Yüzleri aydınlık, gözleri sevgiyle gülümseyen nurlu insanlar gelmiş oturmuş sofraya.
 
Bilge:
 
Aynı yöntemle ikramına “Buyurun bakalım “ deyince, bu insanların her biri uzun saplı kaşığını çorbaya daldırıp karşısındaki
arkadaşına uzatıp içmişler çorbalarını.
Bِöylece her biri diğerini doyurmuş ve kendisi de doymuş olarak kalkmış sofradan.
 
“İşte” demiş bilge:
 
”Kim ki hayat sofrasında yalnız kendini gِörür ve doymayı düşünürse,
hakikatte daima aç kalacaktır. Ve kim ki, kardeşini de düşünür  doyurursa, o da kardeşi tarafından doyurulacaktır şüphesiz.
Hikayedeki kıssadan hissemizi alabildiysek ne mutlu bize. 
 
 
«BaşlangıçÖnceki71727374757677787980SonrakiSon»

Sayfa 73 / 101
 
Turkish Arabic English