Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Çankırı İlimiz Tuz Madenimiz
ÇANKIRI İLİMİZ TUZ MADENİMİZ
Çankırı'ya girerken bunca yıldır buradan kaç bin astsubay kaç yüz topçu yetişmiştir diye merak etmekten alıkoyamıyorum kendimi. Çakı gibi delikanlılar vatan bekçiliğine buralardan hazırlandılar. Şimdi kimler kimlerle acep nerelerdeler?
Gündüzün aydınlığında rahat, geniş ve düz bir yoldan ilerliyoruz. Trafik çok yoğun gibi gözükmüyor. Gün ışığı pek parlak ve göz alıcı olduğundan camdan dışarıya baksak da etrafı tam anlamıyla seçemiyoruz. Ara ara gölgelik benzin istasyonları ve dinlenme yerlerinin önünden geçiyoruz. Güneşin yaydığı sıcaklık sımsıcak yürekli bir anne gibi yumuşacık sarıyor bizi, iliğimiz kemiğimiz ısınıveriyor. 
Gökyüzünün maviliği güneşin heybetinden görünmüyor, bulutlar bembeyazlığıyla sanki göz kırpıyorlar. Bir süre sonra  duvar gibi dizili, birbirine yaslanmış bir kaç senelik beşer yedişer katlı binalar görüyoruz. Anlaşıldı ki Çankırı'ya giriyoruz. 
Ne tez geldik. Belli hızlı gidiyoruz.
Çankırı'nın girişinde dar caddeler, yan yollar var. Şehrin tam ortasından geçiyoruz. Vakit öğle saatleri, otobüsün içi sessiz, dışı durgun. Sanki bu şehir çok yorgun. Hiç gelişmemiş. Apartmanların olması ve gün geçtikçe çoğalması bir ilin gelişmesini göstermez ki, aksine oranın güzelliğinin, samimiyetinin bozulduğuna delalettir çok katlı binaların çoğalması. 
Belki de bu yüzden Çankırı'nın çehresi çatık, terk edilmiş insan gibi hüzünlü hallerde; geçmişinde de fazla bulduğum durgunluğu vardı. O gün bugün bu yönü hiç değişmemiş. 
Yıllar önce geldiğimden farklı ilgimi çekecek bir şeye rastlamadım. Yok yok rastladım. Çankırı'nın sokakları dünlerden tenha, iş yerlerinin önünde esnaflar oturmakta, yoldan gelen giden az sayıda insan sadece vitrinlere bakmakta. Ne olmuş bu şehre, niçin hepten keyifsiz hal almış?
Bir şehri değiştirmek, geliştirmek ve güzelleştirmek için önce içinde yaşayan insanları değiştirmek ve güzelleştirmek gerekir. Fakat bunu yapmak içinde şehrin kalkındırmalı, refaha ulaştırmalı. Kalkınmış şehrin insanı sıkıntısız yaşamla güzel görünür. Yani şehri güzelleştirmeden insanı, insanı güzelleştirmeden şehri güzelleştiremezsiniz... 
Çankırı şehri seneler öncesinde de kalkınmaya örnek olacak bir atiklikte değildi. Bağrındaki tuz madenlerinin kazınıp yer yüzüne çıkartılması gibi, insanlarının da yüreklerinin derinliğine inmek gerekirdi. Belki birilerine içtenliğinizi belli ederek yaklaşımda bulunsanız, sohbetlerine doyum olmayacak. Ama öncesinde siz kimsiniz umursamaz, kendiliklerinden sizin kimliğinize yönelik farkında olmazlar. Tıpkı tuzun gerektiğinde yemeklerimize tat vermesi gibi, onlarda bir rastlantı sonunda size samimiyetlerini sunarlar.. 
Çankırı ahalisi zorda kalmışlığımızda yanınızda olabilecek nitelikte yüreğe sahip kişilerdir. Onun dışında Çankırı insanı 80'li yıllarda da çekingendi. Selam verince alanı azınlıktaydı. Hanımlardan ziyade erkekler dışarıdaydı... 
Devamını oku...
Şu anda 2026 konuk çevrimiçi

UNUTULMAZ MISRALAR 4
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 11 Kasım 2014 17:30

اجل طوتمش النده بر اولو جام

كه اول جامك ایچی دولو سرانجام

 

Ecel tutmuş elinde bir ulu câm

Ki ol câmın içi dolu serencâm

Devamını oku...
 
Nazlı'nın Ölümü / مرگ نازلي
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 11 Kasım 2014 15:20

نازلي! بهار خنده زد و ارغوان شكفت

Nazlı! Behâr hande zed ve ergevân şikoft

Nazlı! Bahar gülümsedi, erguvan çiçek açtı

 

در خانه، زير پنجره گل داد ياس پير

Der hâne, zîr-i pencere gul dâd yâs-i pîr

Evde, pencerenin altında çiçeklendi yaşlı yâsemin

 

Devamını oku...
 
UNUTULMAZ MISRALAR 3 (Sönmez Neşriyat - Hilmi Soykut)
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 09 Kasım 2014 01:39

خستەنك حالندن نه بیلسون صاغلر

دوشك ملیل محزون یاصدیق قان آغلار

 

Hastanın hâlinden ne bilsin sağlar

Döşek melîl, mahzûn, yasdık kan ağlar

Karacaoğlan

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki71727374757677787980SonrakiSon»

Sayfa 77 / 118
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ