Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Efendimiz'in (sas) doğumunu idrak ettiğimiz Mevlid kandilinin

Ümmet-i Muhammed'e sulh, sükûn ve huzur dolu bir güne vesile olması dileğiyle.

Yâ Habîballah yâ Hayre’l beşer müştakunam

 Eyle kim leb-teşneler yanup diler hemvâra su

 (Ey Allah’ın sevgilisi! Ey insanların en hayırlısı!

Susamışların (susuzluktan dudağı kurumuşların) yanıp

 dâimâ su diledikleri gibi (ben de) seni özlüyorum.)

(Fuzuli- Su kasidesinden)

 Kandildir. Dünyayı aydınlatan ışığın gözlerini açışıdır…

Devamını oku...
Şu anda 4838 konuk çevrimiçi

Mısır'da mezalim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 25 Kasım 2017 12:13
Cuma günü müminlerin bayramıdır.
altCuma Mübarektir. Cumalar sevinç günüdür, duaların makbul edildiği gündür. Lakin kafirlerin desteğindeki münafıklar onu karalama gayretine girdiler. Neymiş efendim: Kara Cuma bellettiler. Tüketim çılgınlığı günleri dedikleri bu günde dün de hunharca insan tüketimine giriştiler. Acıma hisleri olmayan dünyalıklar, dün bunun bir örneğini daha gözlere sergilediler. 
Bilindiği gibi, Mısır'ın Sina Yarımadası'nda, Ariş kentinde camide patlama meydana geldi. Olayda en az 305 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Camiye ibadete giden, hiç bir art niyeti olmayan 305 can haince dünyadan koparıldılar. Allah"a" dualar ederken katledilmeleriyle eminim cennete kolay göçenlerden olmuşlardır. Can tatlı, kimse ölmeyi istemez elbet, bu sebeple kaçmaya çalışanlar arkalarından katleşçe katledilmişler. 
 
Bunların gayesi belli. Lakin Rabbim her şeyi görendir, sebepleri bilendir. Kimsenin yaptığı yanına kar kalacak değildir. Müslümanlar olarak  birlik olmayışımız zalimlere zulümlerinde kolaylık fırsatı vermektedir. Daha önceki gayretlerinde de Peygamber Efendimizin (sav) doğum günü olan Pazartesi için, Pazartesi Sendromu ifadesine başvurdular ve lafa geldi mi mangalda kül bırakmayan biz Müslümanları epey bir ikna ettiler. Yazık bize ki, kafirin icadı ne ise hemen benimsiyor hayatımıza tatbik ediyoruz. Oysa ki, Müslüman dirayetli olacak, bilgili olacak, diğer Müslümanları yanılgılara karşı bilgilendirecek, yanlışları konusunda uyaracak, koruyacak. Bütün bunları Allah cc rızası için yapacak. Bunu candan dileyerek Mısır katliamında hayatını kaybeden din kardeşlerimize Allah"tan rahbet diliyorum. Rabbimiz zalimlerin zulmünden cümlemizi korusun.
Devamını oku...
 
Bugün Kadınlar Konuşulacak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 25 Kasım 2017 10:11
25 kasım uluslararası kadına karşı şiddete hayır günü
alt

Bir milletin eğitimli olması kadınlarının eğitim olmasından geçer.
Çünkü kadınlar nüfusun yarısını oluşturur ve anne olduklarında nüfusun diğer yarısını hatta gelecek olan nüfusları eğitirler.Cehaletin düşmanı kadındır. Kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir.

Kadını; Allah'ın koyduğu yerden ederek ona en büyük zulmü yapan utanmazlar, bugün kalkmışlar KADIN'A ŞİDDETE HAYIR diyebiliyorlar...
Kadına zulmedenler, Kadına şiddete
Karşı çıkıyorlar.
BM Genel Kurulu, 1999 yılında 25 Kasım gününü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan ettiği için; biz de bugün, bütün gün ülkemiz kadınlarını gündemde tutacağız. 
Başta televizyon ekranlarında olmak üzere pek çok, konu hakkında bilir kişi bilinenler, masa etrafına dizilip sunucunun soruları doğrultusunda fikirlerini ortaya dökecekler. Gazetelerde köşe yazarları, kalemlerini kadına yönelik şiddetin artan dozuna karşı sivreltecek. Çeşitli kadın kuruluşları belirledikleri saat çerçevesinde, kadına yönelik şiddete dikkat çekiçi eylemlerde bulunacak. Sergiler açılacak, söylevler saçılacak, ağdalı laflar havalarda uçuşacak ve yine uçuştuğuyla kalacak. Zira bu tür kutlamalarla elde edilmiş bir şey görmedim ben bugüne kadar. Kadına şiddet de bu tür etkinliklerle sona erecek türden değildir. 
Konu ciddiyet arz ediyorsa ki, ediyor. Zira neredeyse her gün haber bültenlerinde kadına şiddet, manşetten veriliyor. O halde; BM Genel Kurulu bu günü öyle uygun buldu,  diye 24 saatliğine dikkate almak değil. Kadınlarımızın gerçek değerini bilen, onlara ülkemiz neslini yetiştiriyorlar diyerek kıymet veren ülke olmalıyız ve bu sorunun temeline inerek, sorunun kolanlaşmış kökünü kazımalıyız. 
BENCE SORUN EĞİTİMSİZLİK
Günümüz Türkiye"sinde bilen de bilmeyen de “Ahkam kesiyor” Çoğunluk Avrupayi zihniyetiyle övünüp ülkemizde kadınların yeterince özgür olmadığını, baskı altında ezildiğini söylüyor. Ayaklarını yere basan, oysa herkesin ayağı bir şekil yere basıyor. Lakin kendine güven bu şekilde olmuyor.) Kendinden emin, kendine güven duyan kadınlar olsun isteniyorsa; daha küçük yaşlarda çocuklarımıza bunun nasılının eğitimi verilmeli. Temelden yetiştirilmenin  nasıl olduğunu bilemediklerinden, erişginlikte gerginlikler yaşanıyor. Şiddet sorunu bundan kaynaklanıyor. 
Devamını oku...
 
Halk Haberciliği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 21 Kasım 2017 14:05
Gazetecilikte  Whatsapp Habercilik
altAkıllı telefonlar çıkalı kendilerini akıllı sanıp yanlış yapan nicelerinin foyaları meydana çıkmaya başladı.Elinde telefonu olan vatandaş daha bir duyarlılaştı. Nerde yanlış bir şey gördü, hemen çekim yapıp medya dünyasına dahil ediyor. Helal olsun.
En son izlediğim resmi bir kurumda fal baktıran memurların görüntüsü vardı. Açıkgözün biri avlamış memurları, süslü sözlerle tavlayıp paralarını alıyor. Yalan dolu nefesiyle cüzdanını dolduruyor o kimse. Ona inananlarsa, devletten çaldıkları mesaiyi boşa harcadıkları yetmez gibi, devletin verdiği parayı da çar çur ediyorlar. E, oturduğun yerde, salla başı al maaşı zihniyetinde olanlar; ne zamanın, ne de paranın kıymetini bilirler.
Nasıl olsa dayamışlar sırtlarını devlete, gel- git. Otur masa başına, oyalan çayla- kahveyle, mesainin dolmasını bekle. Yarım saate bir bahçeye çıkıp sigara içenlerde var. Memurluk pek çokları için ye- iç, sohbet et sistemi. İşinin hakkını verip, aldığı parayı helal ettirene biz de haklarımızı helal ediyoruz. Lafımız, işe girene kadar kırk takla atan, sonrasında istismarına kaçmak. Geçmiş zamanlarda ellerinde şişler masa başında kazak örerdi. Ağzında sakızı, elinde tığı, dantel dürteleyip, çeyiz düzerdi memureler. İşi düştüğü için karşısına gelen vatandaşa da "Müdür şu anda yok, evrağınıza onun imzası lazım. Bugün git, yarın gel" derlerdi. Oysa müdür denilen şahıs, odasına topladıkları arkadaşlarıyla kahveler eşliğinde sohbete koyulmuş hallerdeydi. Hey gidi günler, kimler kimler emeksiz ne yemekler yediler bu ülkede...
Neyse ki şimdi vatandaş daha bilinçli, neredeyse herkesin elinde kameralı telefonlar var. Bas düğmeye, yaptığın çekimi gönder medyaya. Nasıl olsa, her biri habere açlar. Her gün bas bas bağırıyorlar, "Whatsapp hattımız şu, gönderin yayınlayalım" diye... Böylelikle medya çalışanlarınında işleri kolaylaştı. Oturduğun yerde yığınla haber yağıyor. Seç, beğen, işine geleni yayınla. Haberciler kendileri akşama kadar gezseler, bütün gün bir tekini yakalayamazlar, yapamazlar öyle haberleri...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 9 / 391
 
Turkish Arabic English