Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 
KADINLAR GÜNÜ ETKİNLİKLERİ VESİLESİYLE
ÜLKEMİZDE CİNSİYET AYRIMCILIĞININ KALKMASINA DEĞİNDİM. 
TÜM KADINLARIMIZIN HER GÜNÜ KUTLU,  MUTLU OLSUN...
 
Anlamadığım bir şey var, ülkemde hem toplumsal Cinsiyet Eşitliği Projesi (TCEP) uygulamaya konuldu.Hem de 8 Mart 'KADINLAR GÜNÜ' kutlamaları yapılıyor. Bu işte kafa karıştıran bir terslik yok mu sizce? 
Bence şöyle yanlışlık var. İki ayrı cinsten birmiş gibi söz edilemez. Allah ayırmış yarattığını kadın erkek diye, yaratılan kul kalkmış yeni bir fitne sokmuş. "Cinsiyet ayırımı kalktı, iş insanı hitabı geldi." dedi. Başta bizi yönetenler olmak üzere çoğunlukta bunu benimsedi. 
Kafanıza göre yorumlarsanız bir konuyu haşa Yaradan'a muhalif olmuş olursunuz. Allah kullarına buyuruyor. "Her şeyden çift çift yarattık, inceden inceye düşünesiniz diye."Zâriyât Suresi. (49) Sizi sadece bir insan olarak yarattım demiyor Rabbim.
"Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır."Nisa suresi. (124)
Kuran'ı Kerimi incelersek kadın ve erkeğin birbirlerinden farklı yaratıldığını ve farklı davranılması gerektiğini görürüz. Kadınların kıymetini Nisa suresinde ayrıntılı belirtmiş yüce Rabbimiz. "Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır."Tevbe suresi. (71)
Bu sureden anladığımız, kadınla erkek birbirine iyi davranacaklar. Kimse kimseden kul olarak üstün değil, ama insan olarak kadın ve erkek diye iki cinse ayrılmıştır. Cinsiyetler yok sayılamazlar. Kadın olmasa erkek olmaz, erkek olmazsa kadın olmaz. Dünyaya gelme amacımız kadın erkek Allah'a kul olmamız. Birbirimizden üstünlüğümüz Allah'a layık yaşantı içinde bulunmamız...
Allah buyuruyor: "Ey insanlar! Biz sizi bir erkekle bir kadından yarattık. Birbirinizi tanıyıp sâhib çıkmanız için milletlere, sülâlelere ayırdık. Şunu unutmayın ki ALLÂH'ın nazarında en değerli, en üstün olanınız, takvâda en ileri olandır. Muhakkak ki ALLÂH her şeyi bilir, her şeyden hakkıyla haberdardır." EL-HUCURÂT Suresi(49)
Birileri gavurun aklıyla bir şeyler ortaya atıyor, 
Devamını oku...
Şu anda 976 konuk çevrimiçi

Kıssadan Hisse Almalıyız
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 20 Haziran 2012 11:34

altMerv şehri kadısının bir kızı vardı. Ülkedeki, ileri gelen zengin, makam ve mevkı sâhibi kimseler bu kızı isteyince hiç birine vermedi. Bu zâtın Mübârek adlı, bağına-bahçesine bakan bir kölesi vardı. Aradan iki ay geçmiş meyveler olgunlaşmış bolluk bereket gelmişti. Efendisi, Mübârek'ten üzüm isteyince, toplayıp geldi. Getirdiği üzüm çok güzel olmasına rağmen henüz olmamıştı, başka üzüm istedi. O da ekşi çıktı.

Efendisi;

"Bahçede o kadar üzüm var, niçin böyle üzüm getiriyorsun?" demekten kendini alamadı.

Mübârek;

"Efendim! Ekşisini tatlısını bilmiyorum!" diye cevap verdi.

Devamını oku...
 
Ki ebedî kurtuluş kimseyi incitmemekle mümkündür - Hâfız'ın Gazelinden
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 17 Haziran 2012 21:41

 

altبنال بلبل اگر با منت سر یاریست
که ما دو عاشق زاریم و کار ما زاریست
Benâl bulbul eger bâ menet ser-i yârîst
Ki mâ du âşık-i zârîm u kâr-i mâ zârîst
Nâle et (inle) bülbül, ki eğer benim hakîkî yârim olmak istiyorsan
Ki biz zâr eyleyen iki âşıkız, tüm kârımız da ağlamaktır
 
در آن زمین که نسیمی وزد ز طره دوست
چه جای دم زدن نافه‌های تاتاریست
Der ân zemîn ki nesîmî vezed zi turra-i dôst
Çe cây-i dem zeden-i nâfehâ-yi tâtârîst
Dostun (Sevgilinin) kâkülünden esip gelen meltemin olduğu yerde
Tatar ceylanlarının misk elde edilen göbeklerinden bahsetmenin yeri olur mu 
 
بیار باده که رنگین کنیم جامه زرق
که مست جام غروریم و نام هشیاریست
Biyâr bâde ki rengîn konîm câme-i zerk
Ki mest-i câm-i gurûrîm u nâm huşyârîst
Getir bâdeyi, getir de elbisemizin rengini kızıla boyayalım
Ki gurur kadehiyle mest olmuşuz; güyâ nâmımız akıllı (akıllı geçiniyoruz) 
Devamını oku...
 
Muhterem Abdurrahim Karakoç'un Aziz Hâtırâsına
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 14 Haziran 2012 11:59

 

انّا لله و انّا اليه راجعون
İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn
Âyetin tamamı: Onlar ki, kendilerine bir musîbet geldiği zaman: “Muhakkak ki biz, Allah’a âidiz ve muhakkak ki biz, ancak O’na dönücüleriz!” derler. 
(Bakara Sûresi, 156. âyet)
 

alt   Ölüm: Bir kara belâ, hepimizin başında.

   Belâ (بلاء) esâsen Arabî bir kelimedir. Tasdiklemek için söylenen "evet" (بلی) sözü ile bir ilgisi yoktur. Bu ikinci belâ'nın zıddı ise "lâ" ma'lûmunuz.  

   Yaratıldıktan sonra çok çok ağır bir mes'ûliyeti yüklendiğimizin, Cenâb-ı Rahmân ile kavilleşmemizin bir icâbı olarak "belâ" (بلاء), Arab dil âlimi Cevherî'nin meşhûr Arabî lugatına göre denemek için mihenk taşına vurmak, zorlu ve büyük bir sıkıntı, sınama, imtihan etme gibi mânâları karşılar: ibtilâ, mübtelâ. 

Yâ Rab belâ-yı aşk ile kıl âşinâ beni

Bir dem belâ-yı aşkdan etme cudâ beni

(Fuzûlî)

 

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki81828384858687888990SonrakiSon»

Sayfa 81 / 94
 
Turkish Arabic English