Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Zengin bir adam yaşlılığa erişince, ölümü aklına getirmeye başlamış ve henüz hayattayken görkemli bir mezar yaptırmış kendisine. “Arkamda kalanlar beni umursamazlar nereye olursa gömer, sonra da bir güzel paramı yerler” diye endişeli düşünerekten… Sonra da bu şatafatlı mezarlığın içine mevta olarak gireceği ilk gecenin endişesi sarmış bütün bedenini… Zira bilirmiş pek çok kişinin hakkını gasp ederek zengin olduğunu, o yüzden de ilk gece sorgu meleklerinin suallerini atlatırsa, gerisi gece ve gündüzlerini zorluk çekmeden, uykuda geçireceğini sanmaktaymış. Bu yüzden de ölümü hâlinde kendi yerine mezarda bir gece kalacak bir gönüllü aramaya koyulmuş. Kim ki onun yerine mezar çukurunda bir gece yatarsa, ona dilediği yerden güzel bir ev almayı vaat etmiş. Ne var ki, çevresindeki tüm yakınları şaşırtıcı bir şekildeki bu teklifi geri püskürtmüşler.  Oysa etrafında ev sahibi olma düşleri kuran pek çok yakını bulunmaktaymış.

Devamını oku...
Şu anda 499 konuk çevrimiçi

Kanaati Olmayan Zengin Sayılmaz
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 04 Eylül 2012 15:10

Türkistan taraflarında bir bölgenin hükümdarı olan ve dünya dolusu mal varlığı bulunan İbrahim Edhem, bir an da karar verip sahip olduğu bütün değerlerden vaz geçivermiş. Etrafında bulunan insanların onca ikazlarına rağmen maneviyat sultanı olmayı tercih etmiş. Tüm mal varlığını kim isterse ona sorgusuz sulasiz dsağıtmış. Dünya malına karşı o kadar tenezzülsüzmüş ki, kimseye bir şey sormadan isteyene istediklerini vermiş. Buyüzden kısa süre içinde kendisi maddi sıkıntılar içine düşmüş.

Nefsini yokluğa ve mahrumiyete o derece alıştırmış ki karnı açlıktan guruldasa kimseden bir şey istemez, kimseye açlığını belli etmezmiş. Bir gün çarşı içinde envai çeşit yiyecekler arasında nefsi açlıkla bastırılmış halde gezinirken büyük velilerden hemşehrisi Şakik Belhi ile karşılaşmış ve ona hal hatır ardından şöyle bir sual yöneltmiş.

Devamını oku...
 
BÜYÜKLERİN BÜYÜKLÜĞÜ TEVÂZÛDAN
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 28 Ağustos 2012 19:10
 تواضع
Tevâdu'
Arabî dilde aşağıya indirmek gibi bir mânâsı da vardır. وضع Vaz' kökünden geliyor, aynı kökten türeyen kelimeleri hemen hemen şöyle sıralayabilirim:
Mevzi, mevzu, mevzuat, mumazaa, mutevâzı, tevâzu, vaziyet...
 
Devamını oku...
 
Anlayana Saz
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 28 Ağustos 2012 10:15

altBir zamanlar her soruya insanı şaşırtacak cevaplar veren akıllı bir çoban çocuğu varmış. Şöhreti etrafa öyle yayılmış ki, kral da merak edip çocuğu saraya davet etmiş:

“Sana üç soru soracağım.” demiş.

“Birinci sorum şu: Dünyadaki bütün denizlerde kaç damla su vardır?”

“Haşmetli kralım...Yeryüzündeki bütün ırmakların akışını durdurun bir süre...Ben sayarken yanlış olmasın. Sonra ben size denizlerde kaç damla su olduğunu söyleyeceğim...”

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki81828384858687888990SonrakiSon»

Sayfa 86 / 106
 
Turkish Arabic English