Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 
Zaman Çabuk geçse de Anılar Eskimiyor.
Anılar Gözde Canlandı mı Geçmişten Gelinmiyor.
   
ŞARTLARA RAĞMEN HAYATI SEVEREK YAŞIDI
 
“Güzel ya da çirkin, mutluluk verici yahut acı çektirici ne varsa her şey ben de gizli” diyerek, hayatı sorgulamadan yaşamaya devam ediyor o. 
Bir adam tanıdım, geçtiğimiz günlerde. Yüzüne Akdeniz’in rüzgârı vurmuş, 80’lik bir delikanlı. Tıpkı, eski roman kahramanlarındaki prensler gibi uzun boylu, çakır gözlü, açık sözlü, güleç yüzlü, yüreği sevgi dolu bir adam. 
Üzerinde delikanlılığını yansıtan kot pantolonu ve desenli tişörtüyle turist görünümlü, bizden biri olmayan, ama bize biz kadar yakın bir adam. 
İsmi, Hüsnü Şenses. Hüsnü’nün anlamı: ‘Bir kimsenin yaşamında kötü bir şey bulunmama durumu’ demektir. Soyadının anlamı apaçık belli zaten, neşe verici, dinlendirici ses.
Bir insan bu kadar mı çok adına ve soyadına uygun yaşar? Anlamıyorum ve anlamak için kendisine sorular soruyorum. 
Önce:
 “ Sizce hayat nedir,”  dedim.
“Hayat, sızlanıp vızıldanacak, vakit kaybedecek bir lüks değildir” dedi.
Sonra:
“Hayatta ve ayakta kalmanın, aynı zamanda insanca, onurlu ve mutlu yaşamanın yolu nedir,” dedim.
“Anlatayım hayatımı da, sen içinden çıkart sorunun cevabını,” diye tebessüm etti. Ve bir espriyle başlattı anlatmasına. Sazı eline alan ozan gibi, çağlayıp aktı. Gönül nağmelerini inletti. Şöyle başladı sözlerine:
“Anlatırsam zülfüyâra dokunur, eve gider besmelesiz mevlit okunur. İnsan nasıl bakarsa, öyle görür. Hayata güzel bakarsanız, Somurtmak yerine güzellikler sunarsanız, hayatta size güzellikler sunan olur.” Cümlelerini sıraladıktan sonra, ta çocukluk yıllarına döndü, anlatımına devam etti. Kendisinin birbiri ardına sıraladığı, bir kitap dolusu noktasız cümlelerden birazını derledim.İşte benim  İhtiyar delikanlı Hüsnü Şenses'in anlattıklarından anlayıp aktardıklarım...
Devamını oku...
Şu anda 519 konuk çevrimiçi

Hikmet Katreleri: Edebiyâtımızda Bismillâhirrahmanirrahîm
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 03 Haziran 2012 11:24

alt

 
   Müslüman şâirler, ârif ve mütefekkir olurlar. His ve fikir dünyaları Kur'ân'la Sünnet-i Seniyye ile yoğrulur durur. Hayatın her safhasında düşüncenin, hissiyâtın ve hakîkatin en latif ve özel imbiklerinden süzerek rafine ettikleri hikmetli sözleri en ince ifâdelerle bizlere yansıtırlar.
   Hattâ bu bu yansıtma işini dünyâda eşi emsâli bulunmaz bir güzellikte sehl-i mümteni olan lafın gevheri, pırıltılı yakutu hâline getirerek ruhlarımızı ve dimağlarımızı âdetâ okşarlar. Demek oluyor ki, Müslüman âlimler, şâirler, içli, hisli duygulu ârifler; Batılı felsefecilerin hissiz, ruhsuz, kalitesiz, kıymetsiz boncuklarının yerine bizim önümüze her zaman en kıymetli mücevherleri sermişlerdir.
   Bizler de Batıyı artık bir tarafa bırakıp özümüzden olan, fıtratımızda yer alan hakiki pırlanta ve mücevherlere yâni Doğu'dan olan hikmetin nâdir bulunan en değerli cevherlere, hakikat saçan nurlara teveccüh etmeli, rağbet ve itibar etmeliyiz. 
Edebiyatımızda Allah'ın ismi olan Rahman ve Rahîm ile işe, aşa ve sâir fiiliyata girişmenin ehemmiyetine binâen dile getirilen zarif beyitleri okumaya devam edelim.
 
Selâmlarımla. Târık İleri.
Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir
 
 
Gel ey her matlûbun fethine tâlib
Bil evvel zikr-i Bismillâh'ı vâcib
Lami'î
 
Devamını oku...
 
Bismillâhirrahmanirrahîm / بسم الله الرحمن الرحيم
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 02 Haziran 2012 10:25

   بسم الله الرحمن الرحيم

   Bismillâh ile âğâz eyleyerek söze başlıyorum. Besmele-i Şerîf'in ehemmiyetine binâen, hakîm ve ârif edebiyat üstadlarının birbirinden muazzam, hakîkati özetleyen, berceste mâhiyetindeki beyit, gazel ve güzellemelerine geniş ölçüde yer vereceğim. 

   Hepsi birbirinden güzel bu ifâdeler Rahman ve Rahîm olan Cenâb-ı Hakk'ın ismi ile bir işe başlamanın ehemmiyetini tekrarbetekrar vurgulamaktalar. Hepsi de ezberlenmeye lâyık.  

   Ârif ve Müslüman şâirlerimizin söylediklerine geçmeden evvel şunu belirtmekte fayda görüyorum: Kâinât besmelenin üzerinde durmakta, besmelenin üzerinde dönmektedir.

   Selâmlarımla...

 

alt

De Bismillâhirrahmanirrahîm'i

Bulasın tâ tarîk-i mustakîm'i

(Hayâlî - Ravdatu'l Envâr)

Gencine miftâh çü Bismillâh ola 
Genci açan âdemî âgâh ola
 
Her kim evvel söyledi Allâh dedi
Sözünün ilkinde Bismillâh dedi
 
Başlayalım söze Bismillâh-ıla
Bir niyâz eyleyelim Allâh-ıla
 
İlm Bismillâh-ıla bulur usûl
Tevbe istiğfar-ıla olur kabûl
 
Söze Bismillâh-ıla âğâz idün
Dâsitânı hikmet ile sâz idün
 
(Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr isimli eserinden, bu esere daha sonra tarafımdan değinilecektir inşaallah)
 
Devamını oku...
 
FARSÇA MANZUM SUAL-CEVAP ŞEKLİNDE BİR BİLMECE
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 31 Mayıs 2012 11:59

 

Her ne kadar meşhûr Arab dil âlimi Seyyid Şerif Curcânî (ölümü:1413) ile meşhûr Eş'ârî kelâmcısı Celâleddîn-i Devvânî (ölümü:1502) aynı dönemde hayat sürmemiş olsalar da, birinin sorduğu suâli diğeri cevaplamıştır. Suâl de cevap da birbirinden muazzam ve müştereken hikemîdirler.
 
 
آن چيست كه سر تا قدمش جمله دهانست
وان چيست كه بي پاى شب و روز روانست
آن چيست كه يك لحظه بگردد همه عالم
وان چيست كه اندر شكمش خلق نهانست
 
Târık İleri Arapça Farsça soru cevap şeklinde bilmece Süleymaniye camii Farsça şiir şarkı sözü gazel mesnevi kaside rubai mevlana attar şems AYfer Aytaç
Ân çîst ki ser tâ kademeş cumle dehânest
V'ân çîst ki bî-pây şeb u rûz revânest 
Ân çîst ki yek lahza be-gerded heme âlem
V'ân çîst ki ender şikemeş halk nihânest 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki81828384858687888990SonrakiSon»

Sayfa 86 / 98
 
Turkish Arabic English