Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Rabbim bugün tutacağımız oruçlarımızı kabul eylesin...
Bu ayın rahmeti bereketi üzerinize olsun...
Rabbim bu ayda tüm kötü sözlerden gıybetlerden uzak tutsun...
Rabbim bu ayı hayırlarla tamamlamayı nasip etsin...
Hayırlı dualarınız kabul olsun...
 
Orucuna hazırız RABBİM.!
Sıcağına razıyız,
Varsın günler uzun olsun,
Mevsimler yaza dursun,
Biz seni temmuzda da severiz.
Yansak da yakılsak da yine Hu deriz,
Aşkınla içimiz ırmak, Sevginle içimiz deniz.
Güneşinle yanar, Zikrinle serinleriz,
Bir de Rabbim, Fakiriz burda kimsesiz
Hiçbir şeyin tadı yok Sensiz, Katında iftar isteriz..
"RABBIM ; Tuttuğumuz Oruçları Dergah-ı İzzetinde Kabul Eylesın , Helal Kazanıp , Helal Harcayan , Helal Yiyenlerden Eylesin..."
 
 
Devamını oku...
Şu anda 3095 konuk çevrimiçi

Keyfe Kenetlenmişiz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 12 Mayıs 2018 10:26

ÜÇ GÜNLÜK EĞLENCENİN İÇİNE SIĞAR MI,

BİR ÖMRÜN EFKARI?

altHer yörede eğlence, neredeyse her belediye festivallerle halkı hoplatıp, zıplatıyor. Birbiri üstüne yığılmış gibi duran insanlar iki şarkıcıyı yakından görmek adına kendilerinden geçiyorlar.

Kamu malı olan belediye araçları festivale insanları yığmak için mahalleleri turlayıp, festival alanına bedava insan taşıyor. Otobüse parasız binmenin mutluluğunu hisseden insanlar demiyorlar ki, “bu araçların yakıtı kul hakkından sağlanıyor.”

Bu çılgınlıklardan şarkıcılar, menejerler çok paralar kazanırken, belediye başkanları da kendi reklamlarını yapıyorlar.

Halkın eline kalan stres atma mı oluyor, yorgun düşmek mi, bilemiyoruz. Bildiğimiz, festival alanlarını dolduran günümüz insanlarının anaları, ataları çoğunluk zamanlarını evlerinde geçirirlerdi. Hangisi doğru, eğlenip çoşmak mıi evinde dinlenmeye koşmak mı?

Geçen hafta Korelilerin barışması vesilesiyle kendileriyle konuştuğum Kore gazileriyle, bu keyfe kenetlenmiş insanlarımız hakkında da bir görüşme gerçekleştirdim. Kendi gençliklerinde bu tür çılgınlıkların olmadığını söyleyerek, günümüze yönelik görüşlerini geçmişle kıyaslayarak değeriyorlar.

“Atatürk Kurtuluş Savaşından sonra, Cumhuriyetimizin kurulmasının ardından, pek çok devrimlerle birlikte Türkiye’de kalkınma seferberliği başlatmıştı. Vefatından sonra bu seferberliğe son verildi. Çok partili döneme geçildiği süreçte ise, savaş sonrası açlıkla mücadele etmiş halkımıza, adeta dış yardımlarla bolluklar, daha rahat yaşamlar vadedildi” diyerek, Ata’nın ölümüne bu yüzden de çok üzüldüklerini söylüyorlar. “Atatürk yaşasaydı, bugün Kore’yi ikiye katlayan, Amerika’nın bile önümüzde eğildiği kalkınmış bir ülke olurduk” diyorlar. Ve Kore gazilerimiz ülkemizin kalkınamayışına yönelik şu eleştiriyi getiriyorlar.

Devamını oku...
 
Hızır İle İlyas’ın Buluşma Günü
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 06 Mayıs 2018 19:45

altHızır ile İlyas nasıl oldu da Hıdrelleze dönüştü halk ağzında, araştırmalarıma rağmen doğrusunu anlayabilmiş değilim. Fonetik olarak aslına aykırı bir gerçek, nasıl bu kadar değişime uğramış hayret.

Hakikatte Hızır aleyhisselam için “Peygamberdir” diyenlerde var. Allah’ın emrinde âlim bir zat olduğunu söyleyenlerde… İlyas aleyhisselam için peygamber olduğuna yönelik bilgiler daha bariz.

Bu iki muhterem Allah dostu şüphesiz Yüce Allah’ın izniyle ve buyurmasıyla bir araya gelerek, tabiata bolluk, bereket saçmakla görevlendirilmişler. Toprak ana yeşerdikçe bağrındaki nebatatı yeryüzüne yayıyor. Güzel renkler baharı müjdeliyor. Bu muştu insanın kanını kaynatır oluyor ve coşkusu dışa taşıyor. Halkımız türlü bahanelerle eğlenmeyi seviyor, kutlamaları katmanlaştırıyor. Baharın bu gününü atalardan gelme gelenekle hıdrellez bellemiş, Bu isim ve bugün tamamen insan uydurmasıdır. Hatta Allah dostlarına saygısızlıktır. Lakin insanın çoğunluğunun çoşkusuna yönelik bence bir sorun ve sorum yok. Herkesin kendi hayatıdır, Allah’ın verdiği irade doğrultusunda tercihini kendi yapmalıdır. Benim çözemediğim, Hızır ile İlyas’ı nasıl Hıdrelleze bağlamışlar. Meraklandığım bu ve halen çözemediğim bir muamma…

Hadi insanların atadan görme geleneği başka, erenler, evliyalar başka desek, değil. Vatandaş bugünün Hızır ile İlyas’ın buluşma günü olduğunu gayet iyi biliyor. Çünkü gül ağaçlarının dibini kazıp, dileklerini yazıp koydukları küpleri gömüyorlar. Tarladaki dikili soğanın yeşilliğine kırmızı kurdele bağlıyorlar, sabah baktıklarında kurdele bağladıkları taraf uzadıysa Hızır ve İlyas’ın oradan geçerek ellerini değdirdiklerini sanıp, dileklerinin olacağına inanıyorlar. Söğüt ağacının altına ev, araba, havuz maketi yapıyorlar. Çınar ağacının dibine okunmuş muska gömerek ömürlerinin uzayacağını sanıyorlar. Bilseler, ne çok yanılıyorlar. Ağaçlara çaput takıyor, duvar oyuklarına bozuk para tıkıyorlar. Neymiş. Hızır ile İlyas bugün ki buluşmaları anında, yapılan bu dileklere temas ederlerse, istenilenin kabul edileceği inancı yaygın. Hızır'ın darda olana yetişip bolluk saçacağına yürekten kanıyor. Sonrasında hüsranla yanıyor. Gayretli kuluna Allah zaten çabasının karşılığını veriyor. Velhasıl, yanlışlar doğru bellenmiş. Muratlar Hızır ile İlyas’ın geçiş buluşma anlarında dokunacakları noktalara kalmış. Ah Allah’ım insanoğlu ne çok aldanmış. Bugün için dün geceden itibaren yapılan emekler, o niyetle yenilen yemekler tamamen yanlış, batıl ve saçma gelenekten öte bir şey değildir.

Bugün bahar coşkusunu yaşayın, piknikler yapın; sevdiklerinizle, komşularınızla birlikte güzel bir gün geçirin. Lakin lütfen batıl olana değer vermeyin. İstekler dualarla Allah’tan dilenir. Yüce Allah kuluyla arasına aracı isteseydi, bunu zaten bize bir şekil buyururdu. Dualarımızda şöyle diyebiliriz: “Allah’ım erenlerin, evliyaların yüzü suyu hürmetine bana muradımı nasip et.”

Bunun dışında yapılanlar yanlıştır. Yanlış olanın bize bir getirisi olmaz, aksine iyiliklerimizden götürüsü olur. Cahil adetlerini, gelenek belleyip sürdürüp gitmenin, eğitimli nesle yanlışı aşılamanız hoş olmuyor doğrusu. Bolluk dolu iyi baharlar temennisiyle…

Devamını oku...
 
Ankara’nın Afeti
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 05 Mayıs 2018 15:36

Geçmiş olsun Ankara’ya ve tüm Ankaralılara…

alt

Geçmiş olsun Ankara’ya ve tüm Ankaralılara…

Ankara’da, başkentte 10 dakikalık yağış, onlarca insanı, yüzlerce aracı önüne katıp sürükleyiverdi. İnsanoğlunun acizliğinin bariz resmi diye de bakılabilir olaya. Oysa asıl önemli olan Ankara’nın alt yapısının yetersizliği, mazgalların tıkanıklığı ve derinliğinin yetersizliği sebebiyle su baskınlarının sürpriz olmamasıdır…

Mamak tarafı güzel yerleşim bölgesi aslında, şehitlik yakınında uzun süreli kalmışlıklarım var. Ama ana caddeden yukarılara doğru çıkıldığında dağ, tepe ev dolmuş.  Çoğunlukla Çorumlular genelde kendi şehirlerini bırakıp, buralara mesken kurmuş. Güzelim Ankara’ya gelişigüzel yerleşim yakışmamış, yazık olmuş.

Ankara’da zaten bir trafik seli akıp duruyor her an; caddeler dar, araçlar haddinden fazla, insanlar yollarda cambaz gibi oradan oraya sekiyor. Bu haller hayli can sıkıyor. Doğa bize kâinatın sırrını veriyor aslın da çok basit bir sır. Haddini aşma, doğruluktan şaşma. Doğup büyüdüğün yeri bırakıp büyük şehirlere koşma. İnsanlar, evler çoğaldıkça, Allah muhafaza tedbirlerde alınmadıkça felaketler sürpriz olmamalı… Gördüklerime çok üzüldüm gerçekten, caddelerde can pazarı yaşanıyor, sel önüne kattığını acımasızca götürüyor.

Arabanız olsa ne olacak, sanki denizin içinde sürükleniyor araçlar. Felaketin boyutu küçümsenemez. Dükkânlarda mallar telef olmuş, Evlerin alt katları mahvolmuş. Yetkililer her zaman olan şey değil, hazırlıksız yakalandık diyorlar. Ama felaket geliyorum, diye haber vermez.  Siz yetkiliyseniz, her konuda tedbirli davranacaksınız, “ya olursa,” diye düşüneceksiniz; alt yapıya önem vereceksiniz ve buralarda işten anlamayan kayırma adamınızı değil, ehil işçiyi can güvenliğini sağlayarak çalıştıracaksınız. Vatandaşın can güvenliğine tedbir alacaksınız, sonra takdiri Allah’a bırakacaksınız. Elimizden geleni yaptık demeniz için, vicdanınız rahat olmalıdır. Gayri olmuşla, ölmüşe çare yoktur, dilerim yaralar çabuk sarılır, tehlike tekrar etmez inşallah.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 10 / 413
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ