Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

Azerî asıllı İranlı şâir Nizâmî-i Gencevî'nin meşhûr aşk temalı mesnevîsi olan Husrev u Şirin'den bir sayfa ile başlıyorum. 

Aşağıda parantez içindeki (ân) hattatın vezni dikkate almadan yazmasından dolayı işâret edildi.

 
Mefâîlun Mefâîlun Feûlun
 
ز دستش رفت آن تمسال بر باد
درون قصر آن گلچهره افتاد
 
چو آن كاغز ز دست او برون شد
بقصر آن آفت جان هم درون شد
 
بگشت استاد چابك دست غمگین
رقم زد از خیال آن نقش شیرین
 
Devamını oku...
Şu anda 701 konuk çevrimiçi

Cephe Erleri ile Saray Çocukları Mukayesesi 2
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 29 Nisan 2012 20:51

   Batı ile Doğu’dan kasdedilen cihet değil, kavram olarak temsil ettiği fikir ve benimsediği hayat görüşü açısından âid olunan iki farklı kutubu işâret etmeleridir.

   Bu mânâda Batı küffârı, Doğu (bölge olarak Ortadoğu) îmânı temsil eden iki farklı taraftır.

   Dünyâda Âdem aleyhi’s-selâm’dan kıyamete dek iki farklı millet, yani iki farklı taraf (kutup) olduğunu da burada belirtmek lâzım. Birisi İslâm (Tevhid’e îmân ve Hakk’a teslimiyet) Milleti, diğeri ise Küfür (inkâr) Milleti’dir. Buna göre Kâbil Batılı, Hâbil ise Doğuludur.

Devamını oku...
 
MEZARIMIN ÜZERİNİ ÖPMEDEN ÖNCE YANAĞIMI ÖP (MEVLÂNÂ)
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Nisan 2012 18:18

   Bu eseri tüm sevenlere, bilhâssa kıymetli annelerimize hediye ediyorum. Bu çilekeş kadınların evlâd u ıyâline de bu vesileyle sitemlerimi bildiriyorum.

 

Gel, birbirimizin kıymetini bilelim

Sonra ansızın birbirimizden ayrılabiliriz

 

Mâdem mezarımın üzerini öpeceksin

Şimdi ikimiz de hayattayken yanağımı öp

 

gazel mevlana

 

 

Devamını oku...
 
Saray Çocuğu Krallar, Savaşçı Pâdişâhlar
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 26 Nisan 2012 17:59

      Son iki üç bin senelik zaman dilimi içinde cereyân eden tüm muhârebeler teker teker incelendiği takdirde ortaya -birazdan sözünü edeceğim- enteresan neticeler çıkıyor.

      İstikbalde nasib u müyesser olursa tüm bu hususları daha tafsilâtlı şekillerde ele alıp kitaplaştıracağım için şimdilik özet ifâdelerle yetinerek vaziyeti beyân eyleyeceğim.

      Anlatacaklarımı iki üç bin yıllık dallı budaklı bir kapsama alanına yayıp konuyu fazla genişletmeksizin, şimdilik “Osmanlı ve diğerleri” mukâyesesi üzerinden tezimi îzâh etmeye başlıyorum.

      Gerek Batı’da gerekse Doğu’da olsun, bir devletin sâdece âtıl bir sembolü olma hüviyetinden öteye geçemeyen; dünyevî keyiflere müptelâ, nefsâni haz ve lezzetlere tutkun hükümdârların (kralların, şâhların, şunların, bunların) tam zıddı olarak, bizzât ordusunun başında harp meydanlarına çıkıp küffardan muazzam topraklar, kâşâneler, beldeler alan savaşçı hükümdârlar (beyler, pâdişâhlar) da var.  Dünyâda son bin yıla bakarsak bunların büyük bir kısmını Selçuklu, Osmanlı ve kimi Arab devletlerinin (Emevî, Abbasî gibi) hükümdârları oluşturuyor.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki919293949596979899100SonrakiSon»

Sayfa 96 / 103
 
Turkish Arabic English