Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Binlerce çiçek var ama gül başka,
 Milyonlarca insan var ama dost başka, 
 Milyarlarca gün var ama Cumalar başka...
 Cumamız mübarek olsun.
 
 
 
CUMA gününü bayramımız eyleyen RABBİMİZE hamdolsun..
 
Salat ve selam peygamberimiz, Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa 'ya(sallallahu aleyhi veselleme) olsun...
Mevla bu gün hürmetine bizleri affetsin, ahlakımızı Efendimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) ahlakına benzetsin, ihtiyaçlarımızı isteklerimizi hayırla lutfetsin. AMİN...
 
(ALLAH katında günlerin efendisi Cuma’dır. O kurban ve Ramazan bayramı günlerinden de faziletlidir. 


Cuma gününde şu beş özellik vardır: 
1- Hazret-i Âdem o gün yaratıldı. 2- O gün yeryüzüne indirildi. 3- O gün vefat etti. 4- O günde öyle bir an vardır ki, günah veya akrabalarla ilişkiyi kesme konularında olmamak şartıyla kul Allahü teâlâdan bir şey isterse ALLAH'ü teâlâ mutlaka onu verir. 5- Kıyamet o gün kopacaktır. ALLAH’a yakın hiç bir melek, hiçbir gök, hiçbir yer yoktur, hiçbir rüzgar, hiçbir dağ ve taş yoktur ki, Kıyametin kopmasına sahne olacağı için Cuma gününün heybetinden korkmasın.) [Buhari, İ. Ahmed]
Devamını oku...
Şu anda 3647 konuk çevrimiçi

Hayat bu işte
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 21 Ocak 2018 04:16

Yunus Emre der ki; Sular hep aktı geçti. Kurudu vakti geçti.

Nice han, nice sultan,tahtı bıraktı geçti.

Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti...

altBütün bir gün koşuşturup dururken, malayani konuşmalarla vakti doldururken, gereksiz seyirlerle zaman öldürürken, bir de bakılır ki ömür geçmiş, hayat yolu tükenmiş, yolculuğumuz sona ermiş.

Tıpkı karıştırıldıkça eriyen şeker gibi...Güneşi görünce su olup, toprakta kaybolan kar gibi; biz de eriyoruz  gün be gün... Televizyon izlerken, komşuda dedi-kodu yaparken, eğlenip çoşarken, yorulmadan koşarken; zamanımızın değerini bilmeden, ömrümüzün kıymetini anlamadan, bitip gidiyoruz.

Hayat bu işte !

Ne bırakabileceksek artık geride, unutulana kadar o kadarız. 

Ya da

Ne götürebiliyorsak ahirete, orada o kadar ehemmiyetteyiz...

Aslında

Hayat bir imtihan sadece...

Ne mutlu ki, Allah rızası doğrultusunda yaşayana, yaşamı güzelliklerle dolu olana...

Dünya imtihanını geçebilene...

Geriye dönüp baktığımızda, koskoca dediğimiz ömür,

Sadece ve sadece birkaç saniye! Hatta hiç yaşanmamışa dönülüyor. Gelmiş, geçmiş. Varmış, yokmuş. Masal mı, neymiş, olunuyor.

Devamını oku...
 
Kış Kararlı Konuktur
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 21 Ocak 2018 03:20

Hayatımın 63. Kışına merhaba dedim.

altElbette diğer mevsimleri de bu kadar yaşadım. Onlarında kendilerine özgü birçok güzellikleri ve zorlukları vardı. Ancak kış kendisini daha çok hissettiriyor işte. Yaş aldıkça, hayatın sonuna yaklaşıldığını hatırlatıyor. Yaz mevsimi gençlik gibi, baharlar orta yaş misali. Lakin kış günleri, güneşin son demleri gibi... 

Kış , en zor mevsimdir… Diğer mevsimler gelir, yaşanılır ve giderler. Onlar için öyle fazla bir hazırlık yapmanıza, masrafları katlamanıza gerek yoktur.

Peki ya kış ?..

Kış zorludur…

Onu öyle sıradan bir mevsim gibi karşılayamazsınız. O daha gelmeden her türlü hazırlığı yapmanız gerekir. Hem de günler hatta haftalar öncesinden. Hazırlıksız yakalanırsanız eğer, sizi üzer ve hayatınız boyunca unutamayacağınız bir ders verir.Misal kışın ısınmak için yazdan tasarruf yapılmalı. Kış soğuğuna en gerekli yakıt parasını, sıcak günlerde hovardaca savurmamalı.

Kış, ağır misafirdir…

O, geldi mi bir kere sahip olduğunuz tüm alışkanlıkları bir tarafa bırakmalısınız. O size uymaz. Siz ona ayak uydurmalısınız. Kapınızı bacanızı , kılık kıyafetinizi, yemenizi içmenizi , oturup kalkmanızı, varsa arabanızı, ailenizi , işinizi onun istediği gibi ayarlamanız lazım. 

Devamını oku...
 
Basın Mesleği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 14 Ocak 2018 10:49

altBasın müessesesi, sahipleri açısından sektör, çalışanları açısından ise bir meslektir. Her meslek gibi basın mesleği de, çalışanları için bir işyeri, bir ekmek kapısı ve korunması gereken namustur.

Basın mesleği, yerine getirdiği işlev bakımından ve kamuoyunun hizmetinde olmasından dolayı seçkin bir yere sahiptir. Toplumda, haber iletişiminde ilk sıralarda yer alan bu müesseseye hemen her meslekten insan hem gıptayla, hem saygıyla bakmaktadır. Şüphesiz duyulan saygı, hizmetinde olunan toplum adınadır.

Basın mensuplarının en mukaddes görevi, doğru haber ve yorum ile devlet ve milletin yararına davranmaktır. Yazdıklarıyla eğitici, öğretici, ülkenin çağdaşlaşmasına, ilerlemesine katkıda bulunucu olmalıdır. Yani bir ülkenin tarih, coğrafya, yurttaşlık bilgisi gibi kitapların en doğru ve en güvenilir öğreticisi ve kalıcılığını sağlayıcıları, kalemi sağlam gazeteciler olmalıdır. Basın mensubu vatansever olmak kadar, vazife sever de olmalıdır. (Günümüz basın çalışanlarına bunların ne kadarı öğretiliyor ve tatbik ettiriliyor, bunları ayrıca irdelemek gerekir.)

Basın mesleği bu kadar değerli ve seçkin yere sahip olduğuna göre, çalışanları da basının değerli birer elemanı olmalıdır. Bu seçkin müessesenin saygınlığını korumak ve en küçük olumsuz söz ettirmemek, çalışanlarına düşer. Böylesine büyük sorumluluğu taşıyanlar, şüphesiz halen çoğunluktadır.

Basın mensupları, katıldıkları ya da bulundukları toplantılarda kendilerinden bahsettirirken, “Sayın Basın” sözünden –kerhen- değil, gerçek saygınlıkla, samimiyetle ve ciddiyetle bahsettirmelidirler. Bunu başarabildiğimiz zaman topluma, basını ve kendimizi eleştirme fırsatı vermemiş oluruz. Dolayısıyla onurumuz zedelenmez. Hâl böyle olunca mesleğimizi daha bir şevkle yapar, ekmeğimizi hak etmiş olarak helalinden yemiş oluruz.

Bir şey daha; burada, ukalalık ettiğimiz düşünmezseniz ve bir gazetecilik dersi verdiğimi kabul etmezseniz, tamamen kendi düşüncem olan şu sözü etmek istiyorum. “ Türkiye’de ve dünyanın hiçbir yerinde büyük gazete ve ünlü gazeteci yoktur. Fakat iyi bir gazete ve iyi bir gazeteci her zaman, her yerde vardır. İyi bir gazeteci olmanın yolu da önce iyi bir insan olmaktan geçer.

Gazeteci Örnek Olmak Durumundadır

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 2 / 393
 
Turkish Arabic English