Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

گوكل یتدی اجل ذوق رخ دلدار یتمزمی
آغردی موی سر سودای زلف یار یتمزمی
 
Gönül yetdi ecel zevk-i ruh-i dildâr yetmez mi
Ağardı mûy-i ser sevdâ-yı zülf-i yâr yetmez mi
 
Gönül ecel gelip çattı, sevgilinin güzel yüzünden aldığın zevk yetmez mi?
Başının saçı ağardı, sevgilinin saçının karası/sevdası yetmez mi?
Devamını oku...
Şu anda 635 konuk çevrimiçi

Ayakkabı Zanaatı
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 21 Eylül 2019 09:22
ÇARIKTAN, SANDALETE KUNDURACILIK… 
 
altİnsanların en önemli gereksinimlerinden birisi hiç şüphesiz ayakkabıdır… 
Ya da ayağa giyilen nesnelerdir… 
Ayakkabının önemi her zaman her zaman kavranmıştır. Çünkü her insan yürüyecek, dolaşacak, çalışacak, karda kışta soğukta, sıcakta, her türlü zeminde ve şartlarda bulunacaktır. Bunları yaparken de buralarla ilk temas eden ayaklar olacaktır. 
Bugün bize kadar ulaşan her gereksinimi ve medeni kullanma araçlarını, teknolojiyi bulan insanlar, geçmiş zaman içinde de günümüzün modern ayakkabıları olmasa da, hayvan derisinden çarık yapıp ayağına geçirmeyi bulmuş ve geliştirmeyi başarmıştır… Çarık ilk insanlardan günümüze kadar gelmiştir. Bu gün, Türkiye’de, hatta bizim bölgemizin bazı yörelerinde hala çarık giyenlerin sayısı hiçte az değildir. 
Ayakkabıcılık, ya da kunduracılık modern sanayi halini almış, hatta fabrikasyon üretime dönüşmüş ve bu modern sanayi yapımı ayakkabıları insanlarımız beğenmez olmuştur, daha fazla modernlik beklentisi içine girilmiştir. 
 
BİZİM İLDE AYAKKABICILIK ZANAATI 
Bir zamanlar benim şehrim, ayağa giyilen her çeşit nesnenin imal edildiği, yurdun dört bir yanına satıldığı bir yerdi. Hatta bu öneminden dolayı, malum olunduğu üzere şehrimin göbeğine denilecek bir yere “Kunduracılar Sitesi” bile kurulmuştu.
Bizim ilde yapılan ayakkabı çeşitleri saymakla bitmez. Bugünkü kadar modern modelleri de çoktu. Genellikle mesh, yemeni, erkek ve kadın ayakkabıları, çocuk ayakkabıları, kışlık bot ve çizme çeşitleri, ayak ve ayakkabıyla ilgili ne aranırsa bulunurdu… 
Kunduracılığı kendine zanaat edinen, senelerce el emekleriyle geçimlerini temin eden ustalar, kalfalar ve çıraklar el emeğiyle işlerini özenle yaparlar, imal ettikleri ayakkabılar, taş gibi olduğundan, senelerce giyilir giyilir eskimezdi… 
Bu yazıyı yazmak için konuştuğum çıraklıktan yetişme imalatçı kunduracılardan duydum ki, gül şehrimde kunduracılık can çekişiyor. Artık bu işi yapanda yokmuş, heves edende. Çırak, kalfa yetişmediği için kunduracılık adeta bizim ilde ölüme terk edilmiş. “Bir bakıma el sanatı öldü, fabrikasyon da komada” gibi… 
Kunduracılar Sitesinin imalat yapan katları bomboş. 20- 25 kadar zanaatkâr imalatçı usta, başka yörelerdeki fabrikasyon imalatı karşısında adeta direniyor. Ekonomik zorluklardan dolayı el imalatı tamamen durma noktasına gelmiş, gençler bu meslekte gelecek görmediklerinden, ustaların yanına çırak kalfa olmak hevesinde değiller. Bu durumda ekmeğini zor çıkaran ve kıt kanaat geçinmeye çalışan bir insanın teknolojik üretim karşısında dayanması düşünülebilir mi?
Devamını oku...
 
Çarşı Pazar Ne Yazar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 19 Eylül 2019 11:17
altKABAK ZENGİN MUAMELESİ GÖRDÜ
Geçtiğimiz hafta süresince kilo fiyatı 2- 2.5 lira olduğundan pazarın en fakir sebzesi ilan ettiğimiz kabak, bu hafta birden kilo fiyatını 4-5 liraya yükseltti. Sonbaharın son demlerinde çıtır çıtır kabaklar, hala tarla işi diye satılıyor. 
Pazar yerlerinde kabak fiyatının arttığını gören bizim mahalleliler, adeta gözlerine inanamadı ve kabağa piyango çıkmış da zengin olmuş sonradan görme insan muamelesi yaparak yanından uzak durdular. 
Vatandaşlar “En kolay yetişen kabakta 5 lira olursa artık, bir şey yemeyelim bari” diyerek sitemlerini dile getirirlerken, satıcı kabağın önceki ucuz fiyatının ürünün bol olmasından kaynaklandığını, tarlada kalan az miktarda ürünün de ister istemez fiyatının artığını söylediler.
 
DOMATES 9, SALÇALIK 3 LİRAYDI. 
Yaz mevsimi süresince 4 - 5 liradan aşağı düşmeyen salçalık domatesleri alabilenler, kışlık salçasını yaptılar. Toplu alıma para ayıramayan ve salçasını yapamayanlar, market raflarındaki hazır salçalara  kaldı. Bittikçe, küçük kavanozlarda alınıp, azar azar yemeklere kullanılacak.
Pazar yerinde rengiyle dikkat çeken domatesin kilo fiyatı birkaç haftadır 7 ila 9 lira arasında değişiyor. İnsanlar bu sene doyasıya domates yiyemediklerini söylüyorlar.
Mahalle aralarında da araçların arkasına konulan kasalar içinde vatandaşa arz edilen domatesin kilosuysa 2 lira 500 kuruş. Bazı kamyon arkası satıcıları domatesi 3 liradan da satabildi. 
Salça yapmak isteyen ev hanımlarının rağbet ettiği, salçalık cinsi domatesin toptan alınması halinde, kilo fiyatından daha ucuza çekilebileceği seyyar satıcılar söylüyor. 
Ne var ki bu saatten sonra salça olmaz biliniyor. Ağustos güneşleri geçti. Eylül ayı yarıyı aştı. Lakin satıcı satmaya, alıcı da almaya devam ediyor. Zira neresinden baksan etten ucuz olduğundan, et alamayan, halen dolabına bolca domates dolduruyor.
 
PATLICANIN FİYATI DÜŞTÜ
Devamını oku...
 
Dişçi Fobimi Yendim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 17 Eylül 2019 10:19
NİHAYET DİŞTEN YANA RAHATA ERDİM
 
altDiş ağrısı çekenler bilirler ne meret şey olduğunu, gece uyutmaz, gündüz durultmaz. İnsanın canından can koparır gibi acı ıstırap verir.. “Kabir azabı” olarak nitelendirilir diş ağrısı. Aslında kabir azabının ne olduğunu öteki tarafa gidenlerden geri gelip, yerine oturup anlatan olmadığından 'kabir azabı' nasıldır, bilemiyoruz. 
Kabir azabı dedikleri böyle diş ağrısı gibi, beyin zonklatıcı, bütün bedene ıstırap verici bir acıysa dayanılmaz şüphesiz. Ya birde diş ağrısı çekmek, kabir azabının yanında sıradan bir acı olarak kalıyorsa; vay halimize.Aman Allah'ım medet! 
Hayatta henüz yaşama şansımız varken, kabirdeki acıyı tatmamak adına ne mümkünse yapmamız gerekiyor. Öyle “yatın- kalkın, başınızı secdeden kaldırmadan günahlarınızı affettirin,” demeyeceğim ben kimseye. O kendimizi ilgilendiren bir durum. İsteyen öyle de yapar, dilerseniz gönlünüzün çektiğince yaşarsınız. Bu sözlerimi fasarya olarak algılamayın. Her ne şekilde olursa olsun, dürüst ve iyi insan olalım yeter. En azından öte âleme gittiğimizde de, arkamızdan iyi olduğumuzu söyleyenler olsun. İnşallah...
Dünyada çevremizdeki bazı insanlar tarafından çektirilen azaplar, dilerim kabir azabımızı hafifletir, burada çektiğimiz diş ağrısı kadar bile, orada acı çekmeyiz. Bu dileğim, iyi insan olan ve olmaya çabalayan herkes için geçerlidir. Kendim için istediğim her güzel şeyi herkese, daha iyisi olarak isteyen biriyimdir. Ama geçtiğimiz günlerde saatlerce çektiğim diş ağrısını hiç kimseye dilemem. Yazıktır, kimseler diş ağrısı çekmesinler. 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 2 / 110
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ