Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

       Türk fikir geleneğinin yapısında asırlarca hükmünü yürüten en temel gerçeklik tarih ilmidir. Mensubiyet hissini en güzel şekilde tecrübenin içinden akıp gelen unsurlar doldurmaktadır.

       Devlet geleneğinin çok sağlam kâidelere dayanmasının ve hükümdârların hâdiselere tabîî bir şekilde tasarruf kudreti bulmasının zemini bu unsurlarda toplanır. Tarih ilminin içindeki realitenin derinliklerine iyiden iyiye yerleşme keyfiyetine sahip olan tarihçiler, tasvir ve tahlil ettikleri şeyin kendisi hâline geldikleri için yürütülen fikirler spekülasyon olmaktan çıkarak tecrübe nâmıyla elde edilen şeylerin tercümesi olur.

Devamını oku...
Şu anda 5454 konuk çevrimiçi

Kredi Kuyruğu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 05 Aralık 2018 10:20
Soğuktan Değil, Parasızlıktan Nefesleri Donuyor.
altBorç hastalığına çare umarcasına, Müslüman ülkemin insanlarının niceleri, derde derman gördükleri bankaların tüketici kredilerinden yararlanmak adına, banka önlerinde kuyruğa girmiş haldeler. İçersi o kadar kalabalık ki, insanlar soğuğa aldırmadan banka önünde bekleşiyorlar. Parasızlık soğuğundan bezmişler, bankaları battaniye bellemişler.
Banka önlerindeki kuyruklar bir dönem emekli maaşı alanların girdikleri kadar uzun bir kuyruk olmasa da, sabahın köründe sıra kapmak için gelinmese de, bir hayli dikkat çekici kuyruk göze çarpmaktaydı.Çoğu orta yaş üstü bu insanlar, hayat pahalılığına direnmek adına, soğuğa karşı metanetli duruyorlardı.
Malum ekonomik kriz yaşıyoruz. Amerikanın karın ağrısı sancısını biz çektiğimizden, ülkemizde de büyük bir ekonomik kabızlık yaşanıyor. Parası olanlar, gidişatı izleyip, gelecek güvencelerini temin altında bulundurmak için para harcamaz oldular. Parası az olanları durumu, her zamandan daha vahim. Borç batağında debelenmekten bir hal olan geniş kitle dar gelirli insanlarda, bankaların önünde hale oluşturur hallerine bürünüyorlar. 
Hayatları borçlanmakla, borçlarını ödemek gayretiyle geçiriyor bu vatandaşlar. Buldukları kadar yiyorlar, gerisi yok mu diyemiyorlar.
 
Krizin sıkıntıları kendilerini daha çok bürüyünce, hanelerinde hayıflanma sesleri yükselince, şaşırdılar; niceleri borçlarını hepten ödeyemez oldular. Alacaklıları, icra memurları kapıya dayanmaya başlayınca da, çareyi üç kuruş maaşlarını kefil gösterip, beş kuruş kredi almada buluyorlar. 
Bilhassa emekli vatandaşlar, kış mevsiminin kapıya dayanmasıyla ısınma telaşına da kapıldılar. Giderlerin çokluğuyla baş edemeyenler, tek çıkar yolun kredide olduğunu saptayıp, banka önlerine kuyruğa giriyorlar. 
Devamını oku...
 
Osman Kemâlî'den Rûhî-yi Bağdâdî'ye tahmîs
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 03 Aralık 2018 19:57

alt

Yevme lâ yenfa'u mâlun ve lâ benûn illâ men etâllâhe bi kalbin selîm.
O gün, ne mal fayda verir, ne oğullar ancak Allah'a selîm bir kalb ile varan başka...
(Sûre-i Şu'arâ, Âyet 88-89)

Devamını oku...
 
Bari Başka Bahane Bulsaydınız
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 30 Kasım 2018 08:58
Poşete Para Vermek İstemeyen Harcını Sırtında Taşır
altHADİ GÖZÜMÜZ AYDIN TBMM GENEL KURULUNDA BÜYÜK BİR İŞ BAŞARILDI
POŞET PARASI YASALLAŞTIRILDI.
 
Yeni yasaya göre her poşet için markete 25 kuruş ödeyeceğiz. Market paramızı almazsa zorla vereceğiz. Çünkü alamayana da, vermeyene de ceza varmış. Poşet fiyatlarının ücretini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca oluşturulacak komisyon her yıl güncelleyecekmiş. Bu sene 25 kuruşsa, gelecek yıl 1 lira olabilir, demek istenmiş. parasını ödeyene nur topu gibi poşetler verilecekmiş.
Bütün bunların yapılmasındaki amaç çevre kirliliğinin önlenmesi içinmiş. Marketlere artı kazanç denilmemiş, çevre kirliliği bahane edilmiş. Poşet paralı olunca çevreyi kirletmeyecekmiş. Paşa paşa toprağın bir kenarında yığılacakmış. Güneşin altında kuruyacakmış.
Belki ilerde dağ olur, bağ olur. Üzerlerine gecekondu kondurulur. Müteahhitler mülke talip olur. Belli mi olur?
Meğer 40 yıldan bu yana para ödemediğimiz için zavallı poşet değersiz olduğunu düşünüp etrafı kirletiyormuş. Bundan sonra çöp poşeti alır gibi, aldığımız ürünlerin dışında ayriyeten markete poşet parası ödeyeceğiz, vah daha neler göreceğiz? Kıymete bindireceğiz naylonu, çöpe atmaya kıyamayacağız. İçine kir - pas koymayacağız. Para verdik aldık, deyip geri dönüşümde kullanacağız. Belki eğirir ip yapar, kazak falan öreriz, olmayacak şey mi?
Velhasıl paralı poşete evlerde özel yer falan tahsis etmeli. Kullanırken özen göstermeli, yırtmamaya dikkat etmeli... En güzeli poşet dursun durduğu yerde, markette yahut manavda; herkes kendi pazar çantasını alsın eline, yapsın alış verişini...
Paramız çok gibi, birde 25 kuruş poşet başına para mı vereceğiz? Bu paranın ne kadarını çevre Bakanlığı'na göndereceğiz.On poşet alırsak 2 lira 50 kuruş ödeyeceğiz. Bir ekmek parasını markete rüşvet diye vereceğiz. Ekmek alamazsak, poşet mi yiyeceğiz? El insaf yahu...
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 2 / 74
 
Turkish Arabic English