Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

HANIMLARIN ÖRDÜĞÜ POŞETLİKLER BOŞA GİTTİ.
CEYİZLERE GAYRI TIĞ TUTAN TORBALIK ÖRÜYOR.
Biliyorum bu poşet işinin suyunu çıkarttık, ama konu etmesek de olmuyor. Zira hiç gündemden düşürülmüyor. Geçtiğimiz günlerde çevremizin bakanı yine yeni bir açıklama yapmış, poşet üzerlerinde marketlerin amblemi küçük olarak bulunacakmış, daha çok halkı poşet kullanmamaya yönelik bilinçlendirme resimleri olacakmış... 
İyi hadi bakalım hayırlısı derken, marketler çoktan bakanın dediğini yapmışlar. Yeni kazançları için ek bütçe ayırmışlar, daha bakanın açıklaması olmadan bu şekil poşetleri basmışlar bile. Paralı poşetlerde hem kendi amblemleri var, hem de bakanın değindiği yazılar, lakin market amblemi daha göze batıcı, bakana bakmamışlar, kafalarına göre takılmışlar. Aynı şekil baskılı bez torbalarda var marketlerde; biri beş liraya. "Al iki tane kullan at, yeniden bir daha al." tarzı. Yolu yok çekeceğiz biz bu nazı... 
Olan çeyiz düzen hanımlarımıza oldu. Eli mahir, tığ tutmasını bilen hanımlar, mutfaklarına, kızlarının çeyizlerine üç beş tane poşetlik örüyorlardı. Kim bulmuşsa bu adeti, poşetlikler yün satanları sevindiriyordu. Gayrı güncüler yünlerle kimin mutfağına torbalık örerler bilmem,fakat her vakit poşetsiz diller dönmüyor, günler geçmiyor; herkes için her gün önemli gündem poşet...
Dünkü haberlerde Cumhurbaşkanımız seçim zamanı Ak Parti olarak ücretsiz bez torba dağıtacaklarını söyledi. Ak Parti severleri bu açıklamaya bedava ekmek, torpilsiz iş dağıtılacakmış kadar çok sevindi. Bu vesileyle dünden bu yana yine yeniden herkes bir poşet konusudur tutturdu. Kimi ilginç yöntemlerle poşete karşıt olduğunu belirtir davranışlarla gündeme geldi. Kimileri bedava torbaya hiç  düşünmeden, reisin partisine oy vereceğini söyledi. Reis belledikleri buna çok sevindi. Torba, poşet konuşulurken, torbalar dolusu önemli konular unutuldu. Açlar, susuzlar, yurtsuzlar, yuvasızlar, parasızlar Allah'a havale edildi. Böylelikle vicdanların sesi susturuldu. Ülkemde ve dünyada önemli gündemler geçiştirildi. 
Kafalar poşete takılıncaya kadar, neler var üzerinde düşünülmesi gereken, lakin halk da haklı. Poşette önemli bir konu nihayetinde, neden derseniz? Poşetin pahalılığından sıkıntı çekiyor niceleri ve sadece marketlerde değil paralı poşet olayı, her ürün satılan yerde paralı poşetler. Üstelik sadece 25 kuruş değil, her yerde farklı fiyatlarda...
İşin bir de başka boyutu var.
Devamını oku...
Şu anda 1152 konuk çevrimiçi

Başkana Bakalım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Şubat 2019 09:11
Halkımız Nasıl Bir Belediye Başkanı İstiyor?
 
altHaberin merkezi Kaymakkapı’dan, güncel olan ne varsa detayıyla ve yorumlarıyla öğrenebilirsiniz. Kaymakkapı Meydanı bizim ilin nabzıdır. Yaz kış insan kalabalığı olduğundan etrafa bakınacak göz, her şeyi duyacak çok kulaklar bulunur. Yürüyenlerden çok banklarda oturanlar kalabalığı oluştur. 
Buralarda bütün gün oturarak vakit doldurmaya çalışanların pek çoğu bir yerlerden emekli insanlardır. Onları bütün gün meydanlıkta oturur görenler, bu şekil gün geçirmeye nasıl dayandıklarını merak ediyorlar. “Bu insanlarda peygamber sabrı mı vardır? Gelip geçtikçe görüyoruz. Bütün gün aynı yerde oturuyorlar” diye konuşuluyor onlar için.
Bazıları da,  bütün gün banklarda popolarını eskiten bu insanların görüntüsünden dolayı, Kaymakkapı’yı ‘emekliler mezarlığı’ diye adlandırıyorlar.
Gerçekten de Kaymakkapı’nın pek çok yeri, bundan 60 yıl öncesi mezarlıktı. şehrimin insanları ölmüşlerini sıklıkla ziyaret etmek için, üzerinde bugün ki hiçbir binanın olmadığı Kaymakkapı alanını mezarlık haline dönüştürmüşler.
Ne zaman ki, şehir büyümeye ve kalabalıklaşmaya başlamış, Kaymakkapı’nın şehir Meydanı olmasına karar verilmiş. Buradaki ölmüşlerin mezarları kazılarak, kemikleri Yukarı mahalle denilen Yenice Mahallesi mezarlığına nakledilmiş. 
O günden sonra mezarlık alanına önce belediye binası ve Halkevi, sonra Halk sineması ve Halk Kütüphanesi yapıldı. Sonra da, şimdiki belediye binasının yapımı sonrası, buralardaki halka yakın iş yerleri yıkılarak yerlerine, bugünkü Kültür Sarayı Sineması ve dükkânların bulunduğu binalar konduruldu. Yer, asfalta bulandı şehrin merkezi olduruldu.
Şimdiki zamanda ise, bu yeni var oluşun devamını emekliler mekân edinerek sürdürüyorlar. Çoğunun yaşı 50 nin üzerinde olan bu vatandaşların içinde Ispartalı olmayan, bir şekil dışarıdan gelmiş, sonrasında Isparta’ya yerleşmiş olanlar çoğunluk olarak varlar. 
Ama onlarda artık 40 yıllık Ispartalı olmuşlar. Hepsinin de bu şehre yerleşme nedenine yönelik ortak görüşleri; Isparta’nın sakin, ucuz ve korkmadan yaşanılası bir şehir olduğu...
Devamını oku...
 
Belediyeler Beklentideler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 26 Şubat 2019 07:58
BU BEKLENTİ GERÇEKLEŞTİĞİNDE 
KİM GEÇERSE GEÇSİN BAŞA, 
LAKİN DOKUNMASIN EKMEĞE AŞA.
 
altSeçim hazırlığı hızlandı. Mevcut belediye başkanlarının işe aldığı adamların içlerine sıkıntı verici bir telaş düştü. "Ya yeni gelen başkan beni kapı önüne koyarsa." "Ya masa başından alır da temizlik işlerine sürerse." 
Kadroya geçirilmişler bile endişeliler. Mevcut başkanın sayesinde makam elde edip beş yıldır saltanat sürenler, oradan oraya sürülme korkusundalar. Bu korku yüreklerine kor gibi düştü. Kimileri bu yüzden seçim emri veren Cumhurbaşkanına bile küstü.
Malumumuz belediyeler günümüzde pek çok partili için bir numaralı işe alınma umudu oluyor. Partiye hizmet edenin, emek verenlerin, partisi için gece gündüz çalışanların gayesi bir yakınını belediyede işe aldırmaktır. 
Çabalarının karşılığında mutlak beklentiye dönüşmüş  sevindirecek bir umut vardır. 
Partinin adayı geçerse başa, hiç bir sıkıntıya olmaz tasa; gün görülür, oğlana kıza iş aş verilir, böyle bir kıyak başka nerde görülür. Belediye kasasına bir maaş daha eklenir,hane halkı bir güzel rahat ettirilir. 
Bu durumları bilen belediye personeli arasında kaygı başlar, işten soğur elleri, seçim sonucu tahminleri yapar dilleri. Masa başından uzaklaştırılma kaygısı kara bulut gibi çöker içlerine. Bir evvelki seçimde torpille işe alınanlar, gelenle gitme endişesi yaşarlar. Bu kasvetten arınmak uğruna kimi gelecek başkana şirin görünmek için çabalar, kimi gidecek gördüğüne yerini sağlamlaştırması doğrultusunda niyaz eder. Belediyeler seçim öncesi ve sonrası değişik bir âlemdir.
Parti üyelerinin oy toplamaya çalışarak destek verdiği partinin adayı belediye başkanlık yarışını göğüslediği andan itibaren, partililer emeklerinin karşılığını istemeye başlıyorlar: “Bizim oğlanı, kızı ne zaman belediye’ye alıyorsun?”demeye. Beklentiye giriyorlar ballı lokmadan yemeğe. Karşılıksız yok hizmet, oyların karşılığı olmamalı hezimet. İdealin günümüzdeki içeriyi iş- aş demek... Hadi başkan, çevrene vaatler vererek baştan gebe kaldın doğurmada görelim. Doldur belediyeye yandaşları, aman küstürme arkadaşları...
Devamını oku...
 
Bıktım Usandım
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 25 Şubat 2019 10:13
BİTSE DE KURTULSAK
altBEŞ YILDA BİR "BİR DAHA , BİR DAHA" DİYORLAR.
TIKSIRASIYA YİYORLAR, DOYMAK BİLMİYORLAR.
Seçim haberlerinden de, seçim sohbetlerinden de, seçim için kapı kapı dolaşanlardan da gına geldi. Sabah demiyorlar, akşamı bilmiyorlar. Hafta sonu dinlenme hakkı tanımıyorlar. Art arda geliyorlar. Kahvaltıda mısın, hasta mısın, bebek mi uyutuyorsun, ocakta yemeğin mi var, düşünmüyorlar. Biri gidiyor diğeri geliyor. Onların derdi kendilerini iyi tanıtmak. Akıllarınca bu yöntemle oyları kapmak. Evde varlar mı, yoklar mı demeden açtırasıya kadar kapı çalıyorlar.Yok bunların gözünü hırs bürümüş, koltuk sevdalarından başka hiç bir şey umurlarında değil. 
Yarım saat geçmeden zır zır kapı zili, yetmiyor "Ev sahibi!" diye sesleniyorlar. Güçleri kadar elleriyle kapıyı yumrukluyorlar. Alacaklı gibi yürek hoplatıyorlar. Kimler mi, mahallemden siyasete soyunanlar, seçim yoluna koyulanlar.Kimi meclis üyeliğine adaylığını koymuş, kimi mahalleme muhtar olmaya, seçmenden oy dileniyorlar.
Nasıl bir ballı lokmaysa muhtarlık, kısa aralıklarla tam 7 muhtar adayı geldi kapıma; ikisi hanım, beşi erkek. Hiç birini tanımıyorum. Filan sokaktan komşuyuz, diyorlar bilmiyorum. 
Yolda görsem selam versem almaz sıfatlılar, ev hanemin oyu için bana gülümseyerek şakıyorlar. Benim değerli olduğumu vurgularken, kendini bulunmaz Hint kumaşı olarak tanıtıyor biri. Gitse mi artık geri...
Akşam vakti biri gidiyor diğeri geliyor. Ev ev, kapı kapı dolaşıyorlar.Gündüzleri kimseyi evinde bulamıyor olmalılar. Herkesin çalıştığını varsayıp, evleri akşama bırakmışlar, gündüz saatleri kahvehaneleri turluyorlar. Ellerinde broşürler, kendilerinin afili fotoğraflarını bastırmışlar. Elimize kağıdı tutuştururken bir iki de süslü laf ediyorlar. Sonrasında çekip gidiyorlar. 
Nezaketen kapı açıyorum, mecburiyetim yok. Onlarda vazgeçmiyorlar, kapı açılıncaya kadar tüm gayretleriyle uğraşıyorlar. Pes etmek ne bilmiyorlar. 
Muhtar adaylarından biri diyor ki: 
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki11121314151617181920SonrakiSon»

Sayfa 11 / 94
 
Turkish Arabic English