Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

وزن: مفعول مفاعیلن مفعول مفاعیلن

Vezni: Mef'ûlü/Mefâîlun/Mef'ûlü/Mefâîlun

 

آن میر دروغین بین با اسپک و با زینک

شنگینک و منگینک سربسته به زرینک

Şu atıyla, eyeriyle gelen sahte beye bir bak

Neşe içinde sermest, dünya süsüne tutsak

 

چون منکر مرگست او گوید که اجل کو کو

مرگ آیدش از شش سو گوید که منم اینک

“Ne eceli? Hani ecel?” deyip ölümü inkâr eder

Altı yönden gelir ölüm, işte burdayım, der.

Devamını oku...
Şu anda 1414 konuk çevrimiçi

Beğenmedim
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 16 Haziran 2019 23:56

İSTANBUL İÇİN DENİLEN VE TARİHİ OLDUĞU VURGULANAN BULUŞMAYI BEĞENMEDİM

BEKLEDİĞİMİ BULAMADIM. MODERATÖR RİSK ALMADI. CAN ALICI SORULAR SORAMADI

alt

İstanbul'daki tarihi seçime bir hafta kaldı. Bugün itibariyle 6 gün sonra İstanbul'da on binden fazla seçmen sandık başına gidecek yeniden yeni yöneticisini seçecek. Bakalım İstanbul'da başkan olarak koltuğa kim kurulacak, makam odasında kim salınacak.
Adaylar dün akşam ekranlarda görücüye çıktılar. Hallerini bir kez daha hatırlattılar. Moderatör yayın öncesi tanıtımlarında halkımızın demokrasiye itimatını sağlamaya gayret ediyorum diyordu. Lakin yönetimindeki programda demokrasi çerçevesinde detaylı sorular soramıyordu. Fırsatı değerlendiremedi, demokrasiyi mutlu edemedi. Her adaya adil olmak adına 4 dakika süre tanıyordu, sorunun cevabı net alınmadan konuyu değiştiriyordu. Karşımızdaki taploda sergilenen resim güzel durmuyordu. Adayların araları hayli açıktı, samimiyet hissi verilmiyordu. 
Ortak yayınla ve sunucuyla ilgili gazete ve gazeteciler günler öncesinden duyurular yaptılar, medya alemindeki reklamlarıyla ünlerine ün kattılar, sonuç fiyasko... Doğrusu ben umduğumu bulamadım.  Programı bu bakımdan baştan sona izlemedim. Ara sıra bakmalarımda sıkıldım, sıklıkla kanal değiştirdim. Belgesellerde Morgen Freeman'ın sunduğu dünya dinleri diye bir saçmalığa bakındım. Zira yurdumda neredeyse her kanal ortak canlı yayın yapıyordu,  kameramanlar pür dikkat aynı konuya bakıyordu. Tecrübeli gazeteciyim diyen soru yöneltici halkın beklediği soruları soramadı. Adaylarda cesurca sorulanları cevaplayamadı. Demokrasi deyimi biraz lafta kaldı.
Bilmeyenimiz kalmadı. Güzeller güzeli istanbul'umuza talip iki kişi var. ikiside azimkar 31 Mart seçimi sayılmadı, bozuldu; yerine yeni bir seçim düzüldü. 23 Haziran'da İstanbul'da yaşayanlar sandığa gidecekler,  dilediklerinden yana tercihlerini edecekler. Sonrasında bunlardan biri muradına erecek, öteki uğraştığıyla kalacak. İki adaydan ilki saçlarına karlar yığılmış, hala güneş doğacak diye bekliyor. Önceki makamlarına güveniyor. Ulaştırma tecrübelerinden destek buluyor. Lakin bunca sene neden kolaylıklar yapılmadığına değinmiyor. İstanbul'un dört bir yanını kaplayan kooperatif kondulardan da söz edilmiyor. İstanbul için değil de İstanbul'da yaşayanlara vaadler veriliyor. Adı üstünde vaad, yerine getirilme mecburiyeti bulunmuyor.
Devamını oku...
 
İyi Bayramlar Güzel Ülkem
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 04 Haziran 2019 07:52
GÜLE GÜLE RAMAZAN, HOŞ GELDİN BAYRAM...
altGÜZEL İNSANLAR BAYRAMINIZI TÜM KALBİMLE KUTLUYORUM.
HER GÜNÜNÜZ BAYRAM TADlNDA GEÇSİN. SAMİMİ SEVGİLER...
Şevval ayı ve Mübarek Ramazan Bayramına eriştik çok şükür, hayırlara vesile olsun inşallah... Her giden güzellik gibi Ramazan ayı da ardında güzellikler olduğu kadar burukluk ve hüzün bırakıp gitti. Ne kadar özlesek de, yolunu gözlesek de 11 ay sonrasına kadar yok artık gelmeyecek. O büyük nimetti, yararlanan yararlandı; bakıp kalan nice fırsatlar kaçırdı. Bir daha ki Ramazan ayına kadar kim öle, kim kala.. yüce Allah (Celle Celaluhu) tüm Müslüman Alemine güzellikler versin. Her zor da, darda olanı korusun, kollasın ve nice Ramazanlara ulaştırsın inşaallah.
Ramazan bizim maneviyatımızın pekişmesi, birlik beraberliğimizin sağlanması ve sosyal dayanışmamızın artmasına ve bizim Rabbimize yakınlaşmamıza bir vesileydi. Her şeyden öte kulluk görevimizdi. Kimimiz bu görevi mümkün olduğunca doğru şekilde yapmaya çalıştık. Kimimiz kaçak güreştik, halimizi belli etmemeye özen gösterdik. Oruç tutup tutmadığımız Allah'la aramızda saklı kaldı. Kimileri alenen oruç yedi, kimse ona bir şey demedi. Herkes hayatında özgürdü. İbadete riayet edenin, Allah'ın buyruğuna uyanın, uygulayanın mükafatı yine Alklah (Celle.Celaluhu) tarafından ahirette verilecek olduğundan, bu bilinçte olanlar Ramazan ayından yararlanmaya gayret etti. Yüce Allah oruç ibadetini yerine getirmiş olanların oruçlarını kabul buyursun inşallah. 
Ve nihayet Ramazan Bayramına çok şükür sağ salim ulaştık. Tüm Müslüman kardeşlerimize hayırlı nice bayramlar temenni ediyorum. Sevdikleriyle beraber, şeker tadında bir bayram geçirmeleri dileğimle küçük, büyük herkese sevgilerimi sunuyorum. Hamdolsun, bizi bayramımıza ulaştırana. Bu Dünya'da bayramı yaşatan mevlam, ahiretin(m)izi de Bayram eylesin.. Âmin. Hayırlı Bayramlar...
Devamını oku...
 
Huzura Erdiremediklerimiz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 03 Haziran 2019 08:31
BAYRAMDA ZİYARET EDELİM HAYIR DUASINI ALALIM
ANAMIZI BOYNU BÜKÜK GÖZÜ YOLDA KOYMAYALIM
 
altHUZUR EVLERİNE GİDELİM YAŞLILARIMIZIN GÖNLÜNÜ HOŞ EDELİM, MANEVİYATIMIZ DA HOŞLUK BULALIM.
Onlar ki; bizim büyüklerimiz, atalarımız, geçmişimizin yadigârları. Hayatlarının geri kalan bölümünü huzurevinde yaşayan yaşlılarımız onlar. Onların yaşantıları çoğu kez filmlere konu olmuş, izleyenlerin yüreklerini burkmuştur. Buna rağmen onları huzurevlerine göndermeye gönlümüz razı olur. Onların pek çoğu yaşadıkları evlere ana babalarını sığdıramayan hayırsız evlât kurbanları…
Bir düşünün; ana baba bin kötü de olsa dünyaya getirdiği evlâdını yaşadığı her şartta bağrına basıyor, hastalığında, sorunlarında evlâdının yanında, arkasında oluyor. Her koşulda yavrusuna kol kanat geriyor. Ve bir gün yaşlandığında, yaşlanıp da ihtiyarladığında,  hatta öyle ki bazıları için erzel-i ömür gelip çattığında kendi gözünden sakınıp büyüttüğü yavrucukları tarafından huzurevine gönderiliyorlar. 
Orada yalnızlığa ve sahipsizliğe terk ediliyorlar. Ne kadar vahametli bir durum öyle değil mi? Söz gelişi; bir ana babanın dokuz evlâdına bakması ve sonrası dokuz evlâdın bir ana babaya bakamaması… 
Ne kadar içler acısı bir durumdur, özene bezene yetiştirdiğin evlât tarafından bir gün huzurevine terk edilmek ve böylece de onlar tarafından bir daha aranmamak… Oysa ana babalar evlâtlarını yetiştirirlerken nasıl da iyi temennili bir hayat umarlar onlar için? “Oğlum kızım büyüyecek, yuvasını kuracak, o yuvasında bana da yer verecek, torunlarımın cıvıltısı içinde mutlu olup emeklerimin karşılığını tastamam alacağım.”
Sonra o özlemle beklenen günler geldiğinde çocuğunun evi yerine bir huzurevi odasına kapanır ana veya baba. Torunlarının sesleri yerine huzurevinde tanıştığı kendi durumunda insanlarla vakit geçirmeye çalışır. Onlara ayak uyduracağım, huzurevinin kurallarına uyacağım, diyerek belli yaştan sonra kendini yeniden disiplin altına almaya uğraşır. Huzurevi ortamında, âdeta kalabalığın ortasında tekler durur onlar. Etraflarında aynı yolun yolcuları ve pek çok huzurevi çalışanı olmasına rağmen onlar o kadar yalnızlardır ki, öylesine mutsuz ve çaresizlerdir ki; gidecek başka yerleri olmaması da tüm bunları katmerlendiren en büyük etkendir. Konuşacak başka kimseleri yoktur oradakilerden başka. Böyle mi olmalıydı sonbaharları? O evlâtlarına hasretle kısılmış gözlerin çevreye ve birbirlerine bakışlarında nasıl hüzün vardır bir bilseniz, nasıl kapıları her açılışta o gözler kapıya çevriliyor, nasıl hasretle yakınlarını bekliyorlar bir anlasanız. Gözleri yolda, hep gelecekleri gözlüyor.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki11121314151617181920SonrakiSon»

Sayfa 11 / 110
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ