Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

"ADALETSİZLİĞİ ENGELLEYECEK GÜCÜNÜZÜN OLMADIĞI ZAMANLAR OLABİLİR. FAKAT İTİRAZ ETMEYİ BECEREMEDİĞİNİZ BİR ZAMAN ASLA OLMAMALI." Elie Wiesel

BİZİM BELEDİYE BAŞKANLARI İÇİŞLERİ BAKANLIĞININ KORUMASINDAYDILAR, HAKLARINDA SORUŞTURMA YAPILMASINA MÜSADE VERİLMİYORDU. ONLARDA ARKALIKLARINDAN YÜZBULMUŞLAR, ASTARI ARŞIN HESABI YAPMAKSIZIN YÜKLENİYORLARDI. HAKK VE HALKÇA EMANET EDİLMİŞ MAKAMLARI KENDİ MÜLKLERİ BELLEYİP, HUDUDLARI DAHİLİNDE KENDİ RÜZGARLARINI ESTİRİYORLARDI. HIZLARINA GERİLMEK İSTEYENİ ACIMASIZCA SAVURUYORLARDI. ELİME ULAŞAN KARAR BİR SAVUŞTURMA DEĞİLSE, BUNDAN BÖYLE BAŞKANLARDA SORUŞTURULABİLECEKLER. BU SAYEDE MAKAM SAHİPLERİ MİLLETİN OYUYLA GELDİKLERİ YERLERDE BALLI KAYMAK YEMEK İÇİN Mİ, YOKSA MİLLETE HİZMET İÇİN Mİ BULUNDUKLARINI BELLEYECEKLER.

BUGÜN MÜLK ALLAH'INDIR DEMEDİKÇE, YARIN ADALET ALLAH'INDIR GÖRMEDİKÇE, HALKIN HUKUKU TESİS EDİLEMEZ. HALKIN HUKUKU HAKKIN HUKUKUDUR 

14 YILDA BÜROKRASİDE BİR ARPA BOYU YOL KAT EDİLDİ. NİHAYET SESİMİ HUKUKA DUYURDUM, ŞAYET BİR OYALAMA, DEĞİLSE VE HAKKA RİAYET EDİLİRSE, ÇOK HAKSIZLIKLARINI BİLDİĞİM ISPARTA BELEDİYESİ TARAFINDAN SİNDİRİLMEK ÜZERE, ÜZERİME SIÇRATILAN ÇAMURDAN ARINMIŞ OLACAĞIM. ALT SAYFADA YAYINLADIĞIM KARARA ŞİMDİLİK BİR YORUM KATMIYORUM. MEVLAM GÖRELİM NEYLER, NEYLERSE GÜZEL EYLER....

DÜNYALIK MAKAMLAR UĞRUNA GEREKTİĞİNDE MASUMLARA İFTİRA ATMAKTAN ÇEKİNMEYEN, MAKAM GÜCÜYLE MENFAATLERİ UĞRUNA ÇEVRELERİNE ÇEMKİRİP DURAN İNSANLARA, HAKİKATTE  KUL OLDUKLARINI HATIRLATMAK İSTERİM.

Devamını oku...
Şu anda 3126 konuk çevrimiçi

Bugün Kadınlar Konuşulacak
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 25 Kasım 2017 10:11
25 kasım uluslararası kadına karşı şiddete hayır günü
alt

Bir milletin eğitimli olması kadınlarının eğitim olmasından geçer.
Çünkü kadınlar nüfusun yarısını oluşturur ve anne olduklarında nüfusun diğer yarısını hatta gelecek olan nüfusları eğitirler.Cehaletin düşmanı kadındır. Kadın öğrenirse çocuklarına da öğretir.

Kadını; Allah'ın koyduğu yerden ederek ona en büyük zulmü yapan utanmazlar, bugün kalkmışlar KADIN'A ŞİDDETE HAYIR diyebiliyorlar...
Kadına zulmedenler, Kadına şiddete
Karşı çıkıyorlar.
BM Genel Kurulu, 1999 yılında 25 Kasım gününü Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olarak ilan ettiği için; biz de bugün, bütün gün ülkemiz kadınlarını gündemde tutacağız. 
Başta televizyon ekranlarında olmak üzere pek çok, konu hakkında bilir kişi bilinenler, masa etrafına dizilip sunucunun soruları doğrultusunda fikirlerini ortaya dökecekler. Gazetelerde köşe yazarları, kalemlerini kadına yönelik şiddetin artan dozuna karşı sivreltecek. Çeşitli kadın kuruluşları belirledikleri saat çerçevesinde, kadına yönelik şiddete dikkat çekiçi eylemlerde bulunacak. Sergiler açılacak, söylevler saçılacak, ağdalı laflar havalarda uçuşacak ve yine uçuştuğuyla kalacak. Zira bu tür kutlamalarla elde edilmiş bir şey görmedim ben bugüne kadar. Kadına şiddet de bu tür etkinliklerle sona erecek türden değildir. 
Konu ciddiyet arz ediyorsa ki, ediyor. Zira neredeyse her gün haber bültenlerinde kadına şiddet, manşetten veriliyor. O halde; BM Genel Kurulu bu günü öyle uygun buldu,  diye 24 saatliğine dikkate almak değil. Kadınlarımızın gerçek değerini bilen, onlara ülkemiz neslini yetiştiriyorlar diyerek kıymet veren ülke olmalıyız ve bu sorunun temeline inerek, sorunun kolanlaşmış kökünü kazımalıyız. 
BENCE SORUN EĞİTİMSİZLİK
Günümüz Türkiye"sinde bilen de bilmeyen de “Ahkam kesiyor” Çoğunluk Avrupayi zihniyetiyle övünüp ülkemizde kadınların yeterince özgür olmadığını, baskı altında ezildiğini söylüyor. Ayaklarını yere basan, oysa herkesin ayağı bir şekil yere basıyor. Lakin kendine güven bu şekilde olmuyor.) Kendinden emin, kendine güven duyan kadınlar olsun isteniyorsa; daha küçük yaşlarda çocuklarımıza bunun nasılının eğitimi verilmeli. Temelden yetiştirilmenin  nasıl olduğunu bilemediklerinden, erişginlikte gerginlikler yaşanıyor. Şiddet sorunu bundan kaynaklanıyor. 
Devamını oku...
 
Halk Haberciliği
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 21 Kasım 2017 14:05
Gazetecilikte  Whatsapp Habercilik
altAkıllı telefonlar çıkalı kendilerini akıllı sanıp yanlış yapan nicelerinin foyaları meydana çıkmaya başladı.Elinde telefonu olan vatandaş daha bir duyarlılaştı. Nerde yanlış bir şey gördü, hemen çekim yapıp medya dünyasına dahil ediyor. Helal olsun.
En son izlediğim resmi bir kurumda fal baktıran memurların görüntüsü vardı. Açıkgözün biri avlamış memurları, süslü sözlerle tavlayıp paralarını alıyor. Yalan dolu nefesiyle cüzdanını dolduruyor o kimse. Ona inananlarsa, devletten çaldıkları mesaiyi boşa harcadıkları yetmez gibi, devletin verdiği parayı da çar çur ediyorlar. E, oturduğun yerde, salla başı al maaşı zihniyetinde olanlar; ne zamanın, ne de paranın kıymetini bilirler.
Nasıl olsa dayamışlar sırtlarını devlete, gel- git. Otur masa başına, oyalan çayla- kahveyle, mesainin dolmasını bekle. Yarım saate bir bahçeye çıkıp sigara içenlerde var. Memurluk pek çokları için ye- iç, sohbet et sistemi. İşinin hakkını verip, aldığı parayı helal ettirene biz de haklarımızı helal ediyoruz. Lafımız, işe girene kadar kırk takla atan, sonrasında istismarına kaçmak. Geçmiş zamanlarda ellerinde şişler masa başında kazak örerdi. Ağzında sakızı, elinde tığı, dantel dürteleyip, çeyiz düzerdi memureler. İşi düştüğü için karşısına gelen vatandaşa da "Müdür şu anda yok, evrağınıza onun imzası lazım. Bugün git, yarın gel" derlerdi. Oysa müdür denilen şahıs, odasına topladıkları arkadaşlarıyla kahveler eşliğinde sohbete koyulmuş hallerdeydi. Hey gidi günler, kimler kimler emeksiz ne yemekler yediler bu ülkede...
Neyse ki şimdi vatandaş daha bilinçli, neredeyse herkesin elinde kameralı telefonlar var. Bas düğmeye, yaptığın çekimi gönder medyaya. Nasıl olsa, her biri habere açlar. Her gün bas bas bağırıyorlar, "Whatsapp hattımız şu, gönderin yayınlayalım" diye... Böylelikle medya çalışanlarınında işleri kolaylaştı. Oturduğun yerde yığınla haber yağıyor. Seç, beğen, işine geleni yayınla. Haberciler kendileri akşama kadar gezseler, bütün gün bir tekini yakalayamazlar, yapamazlar öyle haberleri...
Devamını oku...
 
Bu Gün Dünya Çocuk Hakları Günüymüş
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 20 Kasım 2017 17:23
ÇOCUK İŞÇİLER
Bugün, Dünya Çocuk Hakları Günü...Hakları Gözetilmeyen, Öğretilmeyen,
Bilinmeyen, Bildirilmeden büyüyen, Görmezden Gelinen Çocuklar...
Sadece Bu Gün İle Hatırlanmaya Çalışılan Çocuklarımız!..
altHer gün, her yerde görüyoruz onları... Hele şu ekonomik dar boğaza girilmesi konu edileliden beri sanki sayılarında büyük bir artış oldu. Sokakta yürürken dikkatli bakmanız gerekmiyor. Zira yanıbaşınızda bitiveriyorlar.
Bazen bir bankta oturuken tartısıyla yanımıza geldiği oluyor. Bazen işlek bir cadde de simit satarken, arabaların camlarını silme isteğiyle yola atlarken görüyoruz onları. Bazen de neredeyse kendi boyu kadar olan, boyacı sandığını taşırken karşılaşıyoruz onlarla.
Evet, çalışan daha doğrusu çalışmak zorunda bırakılan çocuklardan bahsediyorum. Onlar ki, daha çocukluklarını yaşamadan; büyüklerinin karışık ve zorlu dünyasında, büyüklerine katkıda bulunmak adına çalışma mücadelesi veriyorlar. Çocuk bedenlerinde geçim yükünü taşıyorlar.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki11121314151617181920SonrakiSon»

Sayfa 11 / 393
 
Turkish Arabic English