Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Nice Canlar Yakıldı Güllerin Boynu Büküldü.

Yetiş Ya Muhammed! Ümmetin Perişan!

PUŞT PUŞTLUĞUNU KIŞ KIŞLIĞINI YAPAR DENİR

YAPANA DEĞİL YAPTIRANA BAKMAK GEREKİR 

Canlıların nefesi sayılıdır. Yaratıcı tarafından biçilen rakama ulaşılınca ölünmüş olunur. Yeni Zelanda daki cami saldırısında katledilen Müslüman kardeşlerimizin nefes sayıları tükenmiş, ecellerine bir pislik vesile olmuştur. Kendisi bu yaptığı katliamla ahiretteki ateşini artırmış, din kardeşlerimizin doğrudan cennete gitmelerinin yolunu açmıştır. İşin bu yönü tevekkeldir, tesellidir. Bir de işin başka bir boyutu vardır. Bu cami katliamı neden yapılmıştır? Kimler sonucundan kârlı çıkmıştır?Görünmez eller, pisliği maşa olarak kullanmışlardır. 

Puşt puşluğunu, kış kışlığını yapar, demiş büyükler. Dost sanılan düşmanlar Müslümana zulüm etmek için her zaman fırsat kollarlar. Yapana değil, yaptırana bakmak gerekir. Bu ufak tefek adam; eline silah verilmese, vaadlerle kandırılmasa tek başına ne yapabilecekti? Kendisi tam bir ahmak, hem de çok korkak! Silahtan güç almış, kendini bir şey sanmış. Anlaşılan kolay kandırılmış. Kahraman olursun falan demişler ki, gözü insanlığı görmemiş, eline tüfeği alıp camiye koşmuş. Kafayı önceden bir güzel çekip beynini uyuşturmuş olmalı. Şeytan nasıl dürttüyse canlı yayında, cümle âleme göstere göstere müslümanları katletti. Şüphesiz ve tereddütsüz olarak âdi bir katil oldu. Dünyalık ihya olayım derken, rezil rusva oldu iyilerin gözünde. Akıbeti ne olur bilinmez, ama kendisini kullananları sevindirmek için hiç gözünü kırpmadan Yeni Zelanda'da camide cuma namazı kılan, Allah'a naz, niyaz eden masum Müslüman kardeşlerimize hain bir saldırı yaptı. 50 din kardeşimiz şehit oldu Allah onlara rahmet eylesin. Saldırıda yaralanan  kardeşlerimize Allah acil şifalar versin, sağlıklı günler ihsan etsin.

HER ŞER DE BİR HAYIR VARDIR BİZ BİLEMEYİZ

Belki bu şerden gavur bildiklerimiz Müslümanlıkla şereflenecektir. Doğrusunu Allah bilir. Nitekim ülkenin başbakanı davranışlarında yapmacık olmadığını göstermiştir. 

"Sizin kederinizi tahmin bile edemeyiz ama her aşamada yanınızda olabiliriz" Jacinda Ardern

Devamını oku...
Şu anda 783 konuk çevrimiçi

İBN FADLAN’IN SEYAHATNÂMESİ
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 22 Nisan 2012 15:54

   Siyâsetnâmeler ve nasihatnameler gibi (buna Farsça’da pendnâme de denir), seyahatnâmeler de bütün bir cemiyetin, bir ülkenin, hatta dünyanın tamamına şâmil olmak üzere; bütün bir coğrafyanın gündelik hayatına ayna tutan, çok mühim bir vesâiktir.   

 Seyahatnâmelerin tarzı, bir bakıma şahsî hâtıratlara benzer. İçerisinde gözlem, tespit, anekdot ve tefekkür kıvılcımları bulunduğu gibi, tahassüslenerek dile getirilen ifâdelere de rastlanır. Bu yönüyle işin içerisinde şâhid olunan zaman, mekân ve toplum davranışlarının yansıtılması, sâdece gözlemle kalmayıp, yazarın his ve fikir dünyasından yansıyan unsurlar da yer alır. Demek oluyor ki, seyahatnâmeler tıpkı hâtıratlar gibi, tam/salt/sâde fotoğraf çeker gibi manzarayı olduğu şekliyle yansıtmayabilir; kezâ resim yapar gibi yazardan ilâveler veya çıkarmalar da görülebilir.

  Türk diyarlarını bir uçtan bir uca dolaşma imkânı bulan meşhur seyyahlar Evliyâ Çelebi ve dahî İbn Battûta gibi yolu bilvesîle Türk diyarlarına uğramış olan İbn Fadlan da, ihtivâ ettiği gözlem ve analizler muvacehesinde oldukça mühim ve kıymetli bir eser miras bırakmıştır.

Devamını oku...
 
Gazeteci Nâmık Kemal Dostum'dan
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Salı, 10 Nisan 2012 15:51

“Kadınlar indinde kukla ile kocanın farkı yok gibidir. Biriyle çocuklukta ve diğeriyle de büyüdükten sonra eğlenirler.”

(4 Şubat 1871, Nâmık Kemal, Diyojen Gazetesi’ndeki yazısından)

 

Uzun zamandır ezberimde olan Hürriyet ismiyle ma'rûf kasîde tarzındaki eseriyle tanıdım kendisini. 1840’da er meydanına indi, 48 sene pehlivanlık edip 1888’de dünya hayâtından terhis olarak âhirete irtihâl etti. Cenâb-ı Hakk’ın (Subhânehû ve Teâlâ) kendisine biçtiği ömür kumaşı ancak bu kadarmış. Az da bir müddet sayılmaz. Mühim olan ömürden verim ve randıman sağlamak, âhirete eli boş varmamak.

 

Ben bu yazımda vatanperverlik, hürriyet ve musavatperverlikten dem vurup yazar hakkındaki ma’lûmları ilâm etmeyeceğim.

 

Kendisi sağlam bir edib olduğu kadar, iyi bir gazeteciydi de. İşte bundan bahsedeceğim.

 

Devamını oku...
 
İbret Alınırsa...
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 08 Nisan 2012 18:30

Zengin bir adam yaşlılığa erişince, ölümü aklına getirmeye başlamış ve henüz hayattayken görkemli bir mezar yaptırmış kendisine. “Arkamda kalanlar beni umursamazlar nereye olursa gömer, sonra da bir güzel paramı yerler” diye endişeli düşünerekten… Sonra da bu şatafatlı mezarlığın içine mevta olarak gireceği ilk gecenin endişesi sarmış bütün bedenini… Zira bilirmiş pek çok kişinin hakkını gasp ederek zengin olduğunu, o yüzden de ilk gece sorgu meleklerinin suallerini atlatırsa, gerisi gece ve gündüzlerini zorluk çekmeden, uykuda geçireceğini sanmaktaymış. Bu yüzden de ölümü hâlinde kendi yerine mezarda bir gece kalacak bir gönüllü aramaya koyulmuş. Kim ki onun yerine mezar çukurunda bir gece yatarsa, ona dilediği yerden güzel bir ev almayı vaat etmiş. Ne var ki, çevresindeki tüm yakınları şaşırtıcı bir şekildeki bu teklifi geri püskürtmüşler.  Oysa etrafında ev sahibi olma düşleri kuran pek çok yakını bulunmaktaymış.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki101102103104105106107108109110SonrakiSon»

Sayfa 105 / 111
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ