Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

BİR CAMİ KAPISINDA YAZILAN ÇOK GÜZEL BİR SÖZ...
"LÜTFEN İÇERDE KAZANDIĞINIZI DIŞARDA KAYBETMEYİN"
 
İMAMIN BİRİ ALLAH'A HİZMETTEN VAZGEÇMİŞ, ŞEYTANA HİZMETİ TERCİH ETMİŞ. İMAM CAMİDEN KAÇARSA, CEMAAT NE YAPMAZ, İMAMIN ARKASINDA SAF TUTMAZ.
 
İmamın biri bakmış ki arkasında saf tutacak cemaat kalmamış, istifasını verip siyasetçi olmuş. Belediye başkanı olursa arkasında dizilmekten imtina edenleri, önünde el pençe yaptıracak. Cami kaçkını seni, seçileme emi!
 
İmamlar camiler boşalınca ne yaparlar, bolca boş vakit bulurlar. peki boş vakitlerinde ne yaparlar? bazıları esnaflık, bazıları da siyaset yaparlar.
Ben de medyadan duydum. İmamın biri kutsal görevden vazgeçip, günah ortamına atılmaya talip olmuş. Dinine hizmeti bırakıp, günah pazarında dükkan açmak istemiş. Görev yaptığı yöreye baş olmak, koltuğa kurulup sözünü dinletmek istemiş. Takım elbiseler giyecek, makam arabalarına binecek ve dediğim dedik, diyecek. 
 
Hutmede kendini yeterli görmemiş. Yahut namaz vakitleri dışında boş vaktim çok belleyip, insanlara forslu makamdan hizmet etmek istemiş. 
Bir imamın boş vakti olabilir mi? Bir imam siyasetle ilgilenebilir mi? 
Adam maaşlı devlet memuru; devletin verdiği maaşı az bulur, daha yükseklerde gözü olur.
Bildiğim kadarı ile devletimiz şu anda imam kardeşlerimize gayet tatminkar sayılabilecek, onları ele güne muhtaç etmeyecek bir maaş veriyor. Ayrıca bu imam kardeşlerimizin çoğu; görevli olduğu caminin avlusunda, camiye on adım mesafedeki cami lojmanında kalıyor. Yani kira gibi bir derdi tasası da sözkonusu olmuyor. 
 
O halde sorun geçimde değil, seçimde. Seçilirse dünyası ihya olacak. Bir eli yağda bir eli balda bulunacak. Sabah namazlarına kalkma derdi bulunmayacak. Bazıları için imamlık zorunlu ve sorunlu iş. neden derseniz, adam kendi imam olmak istememiştir; belki aile baskısıyla imam oldu, kendi ukdesinde makamda kasılmak vardı. Yoksa vatana millete hizmetse maksat bunu en iyi imamlık görevinde yapardı.
 
Tüm imamlar madem ki imam oldular görevlerini gerektiğince yapmalıdırlar. Aldıkları parayı helal ettirmelidirler. Nasıl mı?
Bir imamın sorumluluğu yalnızca vakit namazlarını kıldırmak olmamalı.İmam dediğin din görevlisidir. Din görevlisinin namaz kıldırmak dışında en önemli vazifesi görev yaptığı mahalledeki sakinleri; bilhassa gençleri gözetleyecek. Onlara doğruyu yanlışı öğretecek. Gerekirse kahve kahve, ev ev, şahıs şahıs dolaşarak dinimizin güzelliklerini ailelere anlatmalıdır. 
Bizim imamlarımızın insanları İslâma, Câmiye, Kur'ân'a ısındırmak, onları sırat-ı müstakime davet etmek gibi bir görevi, bir derdi yok mudur? Eğer varsa; böyle bir sorumluluğu üzerinde hisseden bir imamın değil siyasetle ilgilenmek, başını kaşıyacak vaktinin bile olmaması gerekmez mi? Demek ki bu sorumluluğu taşımayan bir imamın gözü elbette dünyalıkta olur.
 
Vakit namazlarında bir saf dahi cemaati olmayan bir imamın, bunu dert edinmesi gerekmez mi? Namaz vakitleri dışında boş vakitleri çok olan din görevlilerinin başka işlerde çalışmaları, siyasetle ilgilenmeleri Diyanet İşlerinin izni ve onayı ile mi yapılmaktadır bilemiyorum.  Meseleyi fazlaca büyüttüğümü düşünebilirsiniz ama ben bu imamın siyasete atılması konusuna fenâ halde takıldım. Belediye başkanlığına adaylığını koyacağını hutbeden cemaati aracı ederek tüm dünyaya duyuran imam efendi, kutsal dinimizi siyasete alet etmiştir. dilerim kimse ona oy veren olmaz ve inşallah bu imam başkanlığa seçilemez. 
Lakin devlet düzenimizde yönetime talip olacaklara öyle kolaylıklar getirilmiş ki, devlet memurluğundan istifa edip seçimlere giriyorsun, seçilemezsen görevine geri dönüyorsun. Ne kıyak değil mi? Osmanlıda veya selçuklu hükümdarlığında bu tarz davranışlar hiçbir zaman olmamıştır.
 
Hisse Alana Bir Kıssa
Devamını oku...
Şu anda 1054 konuk çevrimiçi

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn - Fuzûlî'nin Gazeliyâtından
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mayıs 2012 20:21

Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn fuzuli Fuzûlî tarık ileri Târık İleri www.ayferaytac.com divan edebiyatı gazel şiir kaside

Üstâd Fuzûlî'nin gazeliyâtında yer alan aşk, ince mânâ ve esrâr-ı ma'neviyat dolu  manzûmelerin îzâhlarını küçük çapta da olsa yapmaya devâm ediyorum. Siz kadir-şinâs dostlarımızla inciler deryâsından hâsıl etmeye çalıştığım saf ve parlak güzellikleri paylaşmaktan dolayı bahtiyâr ve berhordârım. 

 
دوست بی پروا فلك بی رحم و دوران بی سكون
درد چوق همدرد یوق دشمن قوی طالع زبون
Dôst bî-pervâ felek bî-rahm u devran bî-sükûn 
Derd çok hem-derd yok düşmen kavî tâli' zebûn 
Dost pervâsız (alâkasız, kayıtsız bana), felek merhamet  (rahmet etmiyor bana) ve dünyâ sükûna ermiyor (zîrâ içindeki hayatlarla beraber durmadan dönüyor)
Derd çok (buna karşı derd ortağı yok, düşman (yani nefis/ene) gâyet kuvvetli, tâlih/baht ise zayıf, güçsüz, âciz.
Devamını oku...
 
İnsanoğlu İyilik Bilir mi?
Volkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 23 Mayıs 2012 10:11

 altBir kişi seyahate çıkmış. Yolda yürümekten yorulmuş ve dinlenmek üzere bir karaağacın gölgesine uzanmış. Biraz dinlendikten sonra ağacın altında mini bir ateş yakmış. Aniden çıkan rüzgâr ateşi büyüttüğü için sıçrayan bir kıvılcımla ağaç yanmaya başlamış. Meğer ağaçta bir yılan varmış. Adamcağız, yılanın yanacağını görünce, binbir güçlükle onu kurtarmış. Kurtarmış ama ölümden dönen yılan hemen diklenmiş:

Devamını oku...
 
Yakma cânım nâle-i bî-ihtiyârımdan sakın - Fuzûlî'nin Gazeliyâtından
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazar, 20 Mayıs 2012 15:13

 

fuzuli Fuzûlî gazel Târık İleri tarık ileri Isparta yakma cânım nâle i bi ihtiyarımdan sakın üstad guzuli kaside divan edebiyatı

Selâm ve hürmetlerimle. Türk şiirinin en büyük şâiri, Üstâd-ı Şuarâ, Şâir-i Kebîr, ve sırf kuru kuruya bir şâir olmakla kalmayıp, şiiri Hakk'ın Seslerini terennüm etmede bir vesîle olarak kullanan, Hakk ve Hakîkât serbâzı, ârif ve muarrif Molla Muhammed Fuzûlî'den yazmaktı nicedir niyetim. Bidâyete nasip bugüne imiş. Bugünden itibâren de büyük mütefekkirimiz ve üstâdımız Molla Muhammed Fuzûlî'nin gazeliyâtından ve hayatından çeşitli numûneleri sizlerle paylaşacağım. Bu büyük Allah dostu, tefekkür ve mâneviyât âleminin Kutup Yıldızı şâirimizin gündüzleri derin derin düşünüp, geceleri sabahlara dek kâğıda döktüğü nice manevî hakîkati de bilvesîle dile getireceğim. Yardım, tevfik ve hidâyet Allah'tandır. 

Târık İleri

 

یاقمه جانم ناله بی اختیارمدن صقن

دوكمه قانم آب چشم اشكبارمدن صقن

Yakma cânım nâle-i bî-ihtiyârımdan sakın

Dökme kânım âb-ı çeşm-i eşk-bârımdan sakın

Yakma canımı, ki gayr-i ihtiyârî (elimde olmayan) inleyişimden sakın

Dökme kanımı, gözyaşı yağdıran gözümün suyundan sakın

 

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki101102103104105106107108109110SonrakiSon»

Sayfa 106 / 117
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ