Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

– Aşağıda ne yapıyordun?

– Boya yapıyordum efendim! Belki de şimdiye kadar otuz bin çift ayakkabı boyamışımdır.

– Niçin? Niçin boya yapıyordun?

– Ayakkabıların parlaması ve yıpranmaması için efendim!

Devamını oku...
Şu anda 2183 konuk çevrimiçi

Yavşan Otundan Eczacılığa
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 14 Mayıs 2018 10:35

İnsanoğlu henüz ilacı tanımıyor, ne olduğunu bilmiyor.

İnsanoğlu başına geleni çekiyor, gününü geçirmek için yaşıyor.

altTarihin derinliklerinde neler var, bugün dahi biz de bilmiyoruz. Ama şimdiki gibi bu kadar çok ölümcül hastalık olmasa gerek. Sanırım insanoğlu doğal beslendiğinden bugün ki kadar ağır ilaçlar kullanmaya ve hastanelerde tedavi edilmeye gerek yoktu. Zaten doktor, hemşire diye de bir şey yoktu.

Allah bilir, belki de daha farklı hastalıklardan toplu ölümler oluyordu. İnsanlar üredikçe, farklı yerlerde yaşamaya yayıldıkça, yanlış yeme alışkanlıklarıda başlamış olabilir. Misal tanımadıkları otları yeme merakı gibi. Böyle durumlar oluyordu ki, zaman geldi insanoğlu bu uğurda ilaca ve tedaviye ihtiyaç duydu. Ve bu uğurda başarıya ulaşmak için insanoğlu her yola başvurdu.

Kırlardaki “Yavşanotunu (Artemisia) labadayı ( Efelek), ısırgan otunu, şeytan keleğini, kekik otunu, hatmi çiçeğini, meyankökünü, tarçını” ve daha pek çok otu ve bitkiyi tedavi olmak için ilaç olarak denedi.

Kimler bu uğurda zehirlendi, devasız derde naçar oldu bilemiyoruz, fakat sonunda; bu otlardan ve türlü bitkilerden çoğunun yararını gördü. Uzun zaman bunları ilaç olarak kullandı.

İnsanoğlu zaman içinde otları, bitkileri ilaç yapmak için laboratuvarı buldu. Bu merhaleden sonra ilaç dediğimiz haplar, şuruplar ortaya çıktı.

İlk Türk Hekimi İbn-i Sina” yalnız hekimlikte değil, bitki ve otlardan ilaçlar yaparak eczacılığında temel taşı oldu.

Devamını oku...
 
Annelere Sevgiler
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Mayıs 2018 12:02

Usulca kutlayın anneler gününü. Öksüzlerin canını acıtmadan. Çocuğu olmayan kadınların, yavrusunu kaybetmiş anaların yarasına tuz basmadan. Tüm kadınların anneler günü kutlu olsun.

 

altDün Hemşireler günüydü. Bugün Anneler Günü. Tüm yurdum ve dünya annelerine, hemşirelerine bu anlamlı, özel günleri kutlu olsun. Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) ”Cennet Anaların ayakları altındadır buyurmuş. Lakin bunu her ana olana söylememiş. Çocuğunu Allah'ın rızası doğrultusunda yetiştiren, ona sevgi veren, sevginin önemini öğreten, şiddetin, nefretin yanlışlığını belleten anneleri kastetmiş.

Terbiyeli, eğitimli, büyüğünü sayan, hürmet gösteren, küçüğünü seven, korumasını bilen, vicdanlı, insaniyetli olarak yetiştirdiği çocuklarını topluma iyi örnek olarak kazandırmış annelere, cennetin en güzel yerleri nasip olsun inşallah.

Anne, baba olmak demek, hayatları boyunca çocukları için her türlü yokluğa ve zorluğa göğüs geren, cefamızı çeken, çocuğunun yaşaması uğruna gerektiğinde kendi canını hiçe sayan, uyutmadan uyumayan, doyurmadan doymayan, hayatımızdaki en büyük varlıklarımız, ayaklarının altı öpülesi annelerimiz, ALLAH hayatta olanları başımızdan eksik etmesin. Dünyadan göçmüş annelerimizi Rabbim rahmetiyle kuşatsın.

Başta geçmiş tarihimizden bugüne cephelerde, normal yaşamda, zor koşullar altında mücadele etmiş; şehit olmuş, şehit vermiş tüm annelerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Şehit annelerinin ve vatana, millete hayırlı evlat yetiştirmiş annelerin ellerinden öpüyorum. 27 sene önce hayata veda etmiş olan anneciğime ve vefat etmiş annelere Allah'tan bol rahmet diliyorum. Nur içinde olsunlar inşallah...Tüm annelere ve anne adaylarına sevgiler. Anneler Gününüz Kutlu Olsun...

BİR GÜN DEĞİL, HER GÜN ANNEMSİN...
BU DÜNYADAN GİDELİ ÇOK OLSA DA 
EZELDEN EBEDE HEP ANNEMSİN...

Devamını oku...
 
Anadolu Basını
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 13 Mayıs 2018 11:22

altAnadolu Basını, ulusal basın kadar önemlidir. Olmazsa olmazdır. Ulusal basın bile Anadolu'da olup bitenleri yerel muhabirleri aracılığıyla dünyaya duyurmaktadır. Anadolu Basını bulunduğu yöre insanı için de çok gereklidir. Ancak Anadolu Basını kaptı kaçtı gazeteciler değil, gerçek düşünür istiyor. Ciddiyet ve sorumluluk taşıyan kalemler istiyor. Çünkü Anadolu'muz dün olduğu gibi bu gün de huzur, kalkınma, insanlar arasında sevgi ve dayanışma bekliyor.

Anadolu Basını birbiriyle rekabet kadar, vereceği hizmette de dürüstlük ve vefakarlık istiyor. Bunu başaracak olan, menfaat beklentisiz, özverili gazeteciler istiyor. Anadolu Basını böyle gazetecilerle eski yüz akını geri istiyor.

Günümüz nüfusu 100 bin, 200 bin ile 300 bin arasında değişen illerde bile yayınlanan gazete sayısı haddinden çok fazla. Neredeyse her seçim öncesi en az bir iki yeni gazete yayına başlar. Arkalık genelde siyasete soyunanlar olur. Siyasette makam uman, gazete çıkarmakla tanıtımının, etkisinin daha güçlü olacağını sanır. Adam diş hekimi, siyasi arkalığı sayesinde gazete sahibi de olmuş. Emekli öğretmen, sonra gazete kurmuş.

Gazeteci bilinenlerin içlerinde kahvehane işleten, yorgancı mesleği bitti deyip, gazete patronluğuna soyunanlar ve kolayca basın kartı alanlar bile var. Bunlar bir de upuzun isimle, her bir mesleği karıştırarak şirket kuruyorlar. “Toptancı, Keresteci, Yapı Elemanları, Turizm, İşletme, Falan, Filan AŞ.” Niye?

“Dostlar alışverişte görsün diye” değil, nam olsun, kâr olmasın amacı da güdülmüyor. Gelir giderlerle âlâkalı haller, muhasebeci marifetlerine yönelik konular diyelim doğrusuyla.

 

Belki de çoğaldıkları sebeple zamane gazetecileri eski meslektaşlarının aksine yanlış yönlere sapıyorlar. Resmi ilanların gelirleri beklendiği kadar olmayınca, pastadaki payları karınlarını doyurmayınca , gazetelerine finans sağlamak adına, pek çoğu her başa geçenin önünde eğilme takdiği uyguluyorlar. Böylelerinin bu davranışlarını yanlış buluyorum. Ve bu tür gazeteleri ve gazetecileri de yaptırımcı değil, yıkıcı, geleceği yanlış yönlendirici görüyorum.

( Bu satırların muhatabı, kendi menfaatlerine öncelik tanıyan, özel yaşamlarıyla basın mesleğini birbirine karıştıranlar ve küçük, büyük çıkarlar karşılığı basın mesleğini yozlaştırmaya çalışanlardır. Maalesef günümüzde böylelerine sık rastlanmaktadır. İçlerinde gazeteciyim diyerek, her yere giren, gördüğü herkesin her anını fotoğraflayan, sonra da bu fotoğrafları şahıslara satanlar bile bulunmaktadır.)

Bolluktan bunalmalar olabiliyor. Gazetelerin çoğalması önlenirse, gazeteci geçinenlerin sayıları da düşürülmüş olacaktır. Az ve kaliteli gazetelerle bu çok sayıdaki gazeteci sanılanlar da hizmeti istenilen şekilde yansıtacaktır.

Yansıtamayan için “Senden gazeteci olmaz, yapabileceğin başka bir iş ara” denilerek bu çevreden uzaklaştırılacaktır. Belki de böylece gençlerin gelecekleri açısından kendi yeteneklerine uygun yönlenmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı olacaktır.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 3 / 407
 
Turkish Arabic English