Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Anadolu Basını, ulusal basın kadar önemlidir. Olmazsa olmazdır. Ulusal basın bile Anadolu'da olup bitenleri yerel muhabirleri aracılığıyla dünyaya duyurmaktadır. Anadolu Basını bulunduğu yöre insanı için de çok gereklidir. Ancak Anadolu Basını kaptı kaçtı gazeteciler değil, gerçek düşünür istiyor. Ciddiyet ve sorumluluk taşıyan kalemler istiyor. Çünkü Anadolu'muz dün olduğu gibi bu gün de huzur, kalkınma, insanlar arasında sevgi ve dayanışma bekliyor.

Anadolu Basını birbiriyle rekabet kadar, vereceği hizmette de dürüstlük ve vefakarlık istiyor. Bunu başaracak olan, menfaat beklentisiz, özverili gazeteciler istiyor. Anadolu Basını böyle gazetecilerle eski yüz akını geri istiyor.

Günümüz nüfusu 100 bin, 200 bin ile 300 bin arasında değişen illerde bile yayınlanan gazete sayısı haddinden çok fazla. Neredeyse her seçim öncesi en az bir iki yeni gazete yayına başlar. Arkalık genelde siyasete soyunanlar olur. Siyasette makam uman, gazete çıkarmakla tanıtımının, etkisinin daha güçlü olacağını sanır. Adam diş hekimi, siyasi arkalığı sayesinde gazete sahibi de olmuş. Emekli öğretmen, sonra gazete kurmuş.

Gazeteci bilinenlerin içlerinde kahvehane işleten, yorgancı mesleği bitti deyip, gazete patronluğuna soyunanlar ve kolayca basın kartı alanlar bile var. Bunlar bir de upuzun isimle, her bir mesleği karıştırarak şirket kuruyorlar. “Toptancı, Keresteci, Yapı Elemanları, Turizm, İşletme, Falan, Filan AŞ.” Niye?

“Dostlar alışverişte görsün diye” değil, nam olsun, kâr olmasın amacı da güdülmüyor. Gelir giderlerle âlâkalı haller, muhasebeci marifetlerine yönelik konular diyelim doğrusuyla.

 

Belki de çoğaldıkları sebeple zamane gazetecileri eski meslektaşlarının aksine yanlış yönlere sapıyorlar. Resmi ilanların gelirleri beklendiği kadar olmayınca, pastadaki payları karınlarını doyurmayınca , gazetelerine finans sağlamak adına, pek çoğu her başa geçenin önünde eğilme takdiği uyguluyorlar. Böylelerinin bu davranışlarını yanlış buluyorum. Ve bu tür gazeteleri ve gazetecileri de yaptırımcı değil, yıkıcı, geleceği yanlış yönlendirici görüyorum.

( Bu satırların muhatabı, kendi menfaatlerine öncelik tanıyan, özel yaşamlarıyla basın mesleğini birbirine karıştıranlar ve küçük, büyük çıkarlar karşılığı basın mesleğini yozlaştırmaya çalışanlardır. Maalesef günümüzde böylelerine sık rastlanmaktadır. İçlerinde gazeteciyim diyerek, her yere giren, gördüğü herkesin her anını fotoğraflayan, sonra da bu fotoğrafları şahıslara satanlar bile bulunmaktadır.)

Bolluktan bunalmalar olabiliyor. Gazetelerin çoğalması önlenirse, gazeteci geçinenlerin sayıları da düşürülmüş olacaktır. Az ve kaliteli gazetelerle bu çok sayıdaki gazeteci sanılanlar da hizmeti istenilen şekilde yansıtacaktır.

Yansıtamayan için “Senden gazeteci olmaz, yapabileceğin başka bir iş ara” denilerek bu çevreden uzaklaştırılacaktır. Belki de böylece gençlerin gelecekleri açısından kendi yeteneklerine uygun yönlenmeleri daha çabuk ve daha sağlıklı olacaktır.

Devamını oku...
Şu anda 3280 konuk çevrimiçi

Yeni Sistem Hayırlı Olsun
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 25 Haziran 2018 06:50

24 HAZİRAN 2018 YENİ SİSTEM, MİLLETVEKİLİ ve CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİMİZ

ÜLKEMİZE, MİLLETİMİZE HAYIRLI OLSUN, İNSANLARIMIZA İYİLİKLER GETİRSİN İNŞALLAH!

altBizim devremizdeki düzenek böyle ise Allah'ın takdirine rıza göstermekten başka çaremiz yok. "yâ ilâhenâ! Senin katından öyle bir rahmet diliyoruz ki, onunla kalbimize ve aklımıza hidâyet ver. Perişan halimizi onun bereketiyle düzelt ve dağınık işlerimizi toparla..."

"Siz yöneticiliği çok isteyeceksiniz. (Oysa) o, kıyamet gününde pişmanlık olacaktır."
Hz. Muhammed (Sav)

Sevgili Peygamberimizin sözü üzerine dahası var mı, haşa anlaşılmamasına yönelik bir fikir üretilebilir mi?

Siyaset veballi iş, ballı lokma olsa yemekten gocunurum. İnsanız, cazibeye kapılıveririz. Çok şükür ben o konularda zekice düşünemem. "Fırsatçılık yapayım, keyfime bakayım" diye cinlik yapamam. Doğrusu nefsimi dizginler; sunulsa da tahtlar, taçlar istemem. (Daha önce bunun örneği başıma kondu, elimin tersiyle silkeledim. "Bedavadan milletvekili olacaktım" diyerek bu fırsatı tepişimi kalemimle belgeledim.)

Üç günlük yalan dünyanın cefasını, çilesini çekmek bir yana, bir kula haksızlık yapılsa, yer yüzünde saltanat uğruna kulun vebalini yüklenip cehennemin dibinde ateşten nalınla salınmak istemem...

Kul kanâat sahibi olduğu zaman hürdür. Hırsa kapıldığında köle olur. Nice taht sahipleri bugün toprağın altında çürümüş haldeler. Ahiretleri ne durumda Allah bilir. Bu dünya bazılarına bahtiyarlık sunabilir, ama hiç bir zaman ebedi huzur vaadinde bulunamaz. Bu dünyada adalet olmayabilir. Lakin ebedi âlemde her kul için ayrı, şaşmaz adalet terazisi var. Unutmayalım başkanlar ve tüm siyasiler bir gün,  hesapsız yapılmış, içine haram katılmış tüm işlerinden ilahi iradeye hesap vereceklerdir.

Kalbin edebiyle hem hal ol, kalbin seni bir yere götürsün. Daim edebli ol, değmez bu dünya saltanata; saltanatı ahirette görmek muradıyla...

Her günün bir sabahı var. Sağ olana, sabaha uyanana tövbe vakti dar. Çünkü bir an sonramızı bilmiyoruz. Bu dünyadan iyilikle, Allah'ın sevdiği kullardan biri olarak göçmeyi diliyoruz. Bu dünyadan öteki âleme götürecek sevaplara vesile olacak hizmetler yapmayı Cenabı Allah'tan nasip etmesi için dualar ediyorum. İnşallah dualarım kabul görür umuyorum.

Dünya kimin olursa olsun, kim yönetirse yönetsin, kendinin de ölümlü olduğunu unutmasın, diyorum. Ülkemizin geleceğini belirleyecek yeni rejim şeklini benimseyenlerden adil ve Hakkaniyetli hizmetlerde bulunmasını diliyorum. Kendimiz gibi kul olanlardan başka beklentimiz yoktur çok şükür. "Öleceğiz ne çare, sonunu düşün ey biçare."

Kim ne bekliyordu, ne umuyordu ise Allah'tan dilesin. Kuldan beklenti içinde olanlar; beklentilerini rafa kaldırsın, ömrü vefa ederse başka baharlara umut bağlasın. Olan oldu. Bu saatten sonra sabretmekten ve iyilik dilemekten başka yapacak bir şey yok. Yarabbi razıyım senden, Sen de razı ol benden. Hayırlar yaz başımıza, iyileri çıkar karşımıza... Allah'ım bizleri her türlü beladan, musibetten, şeytani fikirlilerden ve haksızlığa uğramaktan muhafaza buyur. Âmin...

Devamını oku...
 
Hayırlısı İnşallah
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 23 Haziran 2018 15:41
altBu pazar Cumhuriyet tarihinin; ülkemiz için, çocuklarımızın geleceği için, en hayati, en önemli,belki de bir rejimin, dönemin  kapanıp yepyeni bir dönemin başlangıcı olacak bir tercih oyu kullanacağız.
Türkiye'nin her türlü siyasi partiden ve siyasi liderden büyük olduğu gerçeğini unutmayalım. Şahsi menfaatlerimizi bir kenara bırakalım, vatanımızın refahı için vatandaşlık görevimizi bilinçli yapalım.
Bilinçli tercih bilgilenmeyle olur. Önce okuyup öğreneceksin, ülkemiz hayrına yönelik konularda bilgileneceksin. Körü körüne "Falan kişi Allah adını dilinden düşürmüyor." diyerek kendisine tutkalla yapışır gibi bağlanıp biat etmeyeceksin. Düşüneceksin, Allah adını dilinden düşürmeyen, acaba Allah'ın buyurduğu, peygamberin duyurduğu şekilde yaşıyor mu?
Söylediğiyle, yaşadığı aynı mı, peygamberimiz de dünya lideriydi. Allah'ın en sevdiği kulu ve Müslümanların gözbebeğiydi. Nasıl yaşadı, ne yedi - içti, nasıl giyinirdi, nerede oturdu? Nesi var, nesi yoktu. Öğren, ölçünü ona göre yap. Kafadan hüküm verme. Peygamberini rehber edinirsen, yanlış yapan olmazsın.
Seçime soyunmuş, oylarımızdan medet uman adayların hepsi de geçmişleriyle bildiklerimizdir. Bu vatanın evlatlarıdır. Kimse kimseyi kötülemesin, kimse gavur ilinden gelme değildir. Elhamdülillah biz her birini müslüman biliriz. Kalpleri bilen Yüce Allah'tır. Bu bakımdan körü körüne itatkârlıkla değil, bilinçli oy kullanalım. Ayırımsız,ayrıcalıksız,ötekisiz,ve ocusuz, bucusuz. Kinden, nefretten ve kutuplaşmadan arınmıs bir memleket hayal mi? Hak, için hakkaniyetli hukuk için, doğru demokrasi için, gelecek güzel günler için birliktelik sağlarsak gerçektir. 
Devamını oku...
 
Beşi Bir Yerde Ama Kilerde
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 21 Haziran 2018 19:47

KURU SOGANA BAK , DOLARLA EUROYI BILE SOLLADI !
Dalga geçiyorlar sanıyordum markete gittim gerçekmiş beya...

altDÜĞÜNLERE EN DEĞERLİ TAKI, BEŞİ BİR YERDEDİR.

PATATES, SOĞAN TAKININ; ALTIN DEĞERİNDEDİR.

Düğünlerde bundan böyle patates, soğan takılır.
Patates soğan ve diğer gıdaların fiyatının artması için satmayıp stok yapanları Allah'a havale ediyoruz ! Yoksa bu iki önemli gıdanında dışarıdan ithali için bu pahalılık bir bahane midir, bilemiyoruz. Almayalım, ellerinde kalsın. Ne olacaksa, olsun bitsin diyoruz. Patetes, soğan yememekle ölünmeyeceğini biliyoruz.
 
Ma’mer b. Fadle (r.a.)’den rivâyete göre, Rasûlullah (s.a.v.) şöyle işittim: “Günaha batıp gidenlerden başkası stokçuluk yapmaz.”
Peygamber uyararak günahtan korumaya çalışmış ümmetini, günahtan korkmayana ne desek uymaz. Kafasına fırsatçılığı koyan, yaptığından caymaz.

Patates, soğan dünyada var olduklarından bu yana yurdumuzda en yüksek fiyatlarını görmüşlerdir. Neden, stokçuluk yapıp  daha da pahalıya satış yapmak için. alt

Günahtır, fakir fukaranın patetesi haşlayıp, yanında soğan kırarak ekmeğine katık ettiği azığını kazıklamak müslümanlıkla bağdaşmaz. Biliyoruz ki hayat kavgası herkes için zor. Ancak bu zorluk Allah'ın bolca verdiğini saklamakla, dışarıdan takviyeler getirmekle aşılmaz. Yardımlaşmayla, dayanışmayla, makul olanla yetinerek, şükürle bereketlendirerek bir neticeye getirilir.

Allah'ın nimeti, toprağı eşele göm. Bire bin verir mübarek nimetler. Ben saksıya süymüş soğan gömüyorum, yeşilini koparıp yiyorum, kalanı toprak altında palazlanıyor, kışlık kocaman, bir kazan yemeğe doğranacak soğan oluyor. Keza patates de öyle, yarım kesilmişini bile toprağa gömseniz, üç hafta sonra bir torba patetes çıkarırsınız.

Demek istiyorum ki, illa patates, soğan yemek istiyorsanız, güneşte kalıp yeşillenmiş bir tek patates bile toprakla buluşması halinde, size üç öğün yemek verecek kadar çoğalır. Böylesine bolluk veren bir nimet.

Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 3 / 413
 
Turkish Arabic English

Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ