Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

 

   Bilindiği gibi önümüzdeki 14 Haziran Cuma günü İran'da 11. Reis-i Cumhurluk seçimleri yapılacaktır. Bu intihâbattan evveli, Anayasayı Koruyucular Şûrası (ya da Konseyi) 686 aday adayı arasından sadece sekizinin 14 Haziran'daki seçimlerde aday olmasına izin verdi. Koruyucu Konsey tarafından veto yiyen 678 isim arasında İslam Devrimi’nin önemli isimlerinden eski Cumhurbaşkanı Haşimi Rafsancani ve Mahmud Ahmedinejad’ın desteklediği İsfendiyar Rahim Meşai de var.

   Kazanan aday, Anayasa gereği yeniden seçimlere katılamayan Mahmud Ahmedinejad'dan görevi devralacak.

   Şah Rıza Pehlevi'nin devrildiği günlerdeki faaliyetleri ve sonra devlette aldıkları görevler, adayları bir adım öne çıkarabilecek özellikler. Öncelikle adayları tanıyalım:

Devamını oku...
Şu anda 3972 konuk çevrimiçi

Osman Kemâlî'den Rûhî-yi Bağdâdî'ye tahmîs
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 03 Aralık 2018 19:57

alt

Yevme lâ yenfa'u mâlun ve lâ benûn illâ men etâllâhe bi kalbin selîm.
O gün, ne mal fayda verir, ne oğullar ancak Allah'a selîm bir kalb ile varan başka...
(Sûre-i Şu'arâ, Âyet 88-89)

Devamını oku...
 
Bari Başka Bahane Bulsaydınız
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cuma, 30 Kasım 2018 08:58
Poşete Para Vermek İstemeyen Harcını Sırtında Taşır
altHADİ GÖZÜMÜZ AYDIN TBMM GENEL KURULUNDA BÜYÜK BİR İŞ BAŞARILDI
POŞET PARASI YASALLAŞTIRILDI.
 
Yeni yasaya göre her poşet için markete 25 kuruş ödeyeceğiz. Market paramızı almazsa zorla vereceğiz. Çünkü alamayana da, vermeyene de ceza varmış. Poşet fiyatlarının ücretini, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca oluşturulacak komisyon her yıl güncelleyecekmiş. Bu sene 25 kuruşsa, gelecek yıl 1 lira olabilir, demek istenmiş. parasını ödeyene nur topu gibi poşetler verilecekmiş.
Bütün bunların yapılmasındaki amaç çevre kirliliğinin önlenmesi içinmiş. Marketlere artı kazanç denilmemiş, çevre kirliliği bahane edilmiş. Poşet paralı olunca çevreyi kirletmeyecekmiş. Paşa paşa toprağın bir kenarında yığılacakmış. Güneşin altında kuruyacakmış.
Belki ilerde dağ olur, bağ olur. Üzerlerine gecekondu kondurulur. Müteahhitler mülke talip olur. Belli mi olur?
Meğer 40 yıldan bu yana para ödemediğimiz için zavallı poşet değersiz olduğunu düşünüp etrafı kirletiyormuş. Bundan sonra çöp poşeti alır gibi, aldığımız ürünlerin dışında ayriyeten markete poşet parası ödeyeceğiz, vah daha neler göreceğiz? Kıymete bindireceğiz naylonu, çöpe atmaya kıyamayacağız. İçine kir - pas koymayacağız. Para verdik aldık, deyip geri dönüşümde kullanacağız. Belki eğirir ip yapar, kazak falan öreriz, olmayacak şey mi?
Velhasıl paralı poşete evlerde özel yer falan tahsis etmeli. Kullanırken özen göstermeli, yırtmamaya dikkat etmeli... En güzeli poşet dursun durduğu yerde, markette yahut manavda; herkes kendi pazar çantasını alsın eline, yapsın alış verişini...
Paramız çok gibi, birde 25 kuruş poşet başına para mı vereceğiz? Bu paranın ne kadarını çevre Bakanlığı'na göndereceğiz.On poşet alırsak 2 lira 50 kuruş ödeyeceğiz. Bir ekmek parasını markete rüşvet diye vereceğiz. Ekmek alamazsak, poşet mi yiyeceğiz? El insaf yahu...
Devamını oku...
 
Kriz Vız Gelir Tırıs Gider
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 29 Kasım 2018 10:08
altKriz bahane insanların yaşantısı şahane. Bu klasik başlığı bizim basıncılar sıklıkla manşete çekerler. Örneğin bir yemekli toplantı mı var. Gazetecinin o gün manşete çektiği haber başlığı şöyledir.  “Yemek Bahane Dostluk Şahane..."
Okur merak eder, bu şahane dostluk da neyin nesi diye. Habere göz atmadan geçemez. Aradığı dostluk emarelerini  satırlar arasında bulup seçemez. Gösteriştir gördükleri, okuduğuyla kalır bildikleri...
Ben de daha bu sabah, seher vakti sonrasında, şöyle bir çevreme bakmadan geçemeyecek şekilde geniş bir caddesi üzerinde kaldırım boyunca yürüyorum. Gördüklerim gözlerimi kamaştırdı. Caddenin iki tarafı lüks arabaların park yeri olmuş. Yol resmen lüks işgaline uğramış. Yayaların geçeceği kaldırımlarda bile sıfır arabalar, model model, renk renk sıralanmışlar. İçlerinde büyük cipler bile var. 
Düne kadar dağ arabası, arazi arabası bildiğimiz cipler, şimdinin gösteriş belgesi. Kapıların önünde park halinde duruyor. Üstelik hanımın ayrı, erkeğin ayrı marka arabası; oğlanının ki en havalısı, yoktur hiç kiri pası...
Kriz vardı değil mi? Ee, o da ülkemiz üzerinde duruyor, henüz kalkmışlığı yok. Bu krizin kalkma ihtimali bulunmadığı gibi, yılbaşından sonra, sanırım Nisan ayından itibaren deprem etkisi şekliyle gümleyecek bu kriz, görürsünüz siz. Ekonomik tedbirler falan sarılanacak ip değil. Lakin çoğunluğun bunlar umurunda değil. Gördüklerime göre  bu lüks araba sahiplerinde keyifler gıcır. Borçları, dertleri var mıdır? Bunlar bilinmiyor. Evleri güzel, arabaları güzel, ya yaşantıları? Zenginlikte yaşantıda güzeldir her halde bilemiyorum. 
Vay garibanın haline?! 
İşin ilginç yanı gariban sesini çıkartamıyor, şikayet etmeden gününü geldiği gibi yaşayıp geçiyor. Zengin olan, böyle lüks arabalarda dünyalık saltanat sürenler krizden, ekonominin darlığından etkilendiklerinden yakınıyorlar. 
Sanırım onların etkilenişleri lükslerini gözler önüne serecek kadar tam sağlayamadıklarından olsa gerek. ‘Ne olur, ne olmaz’ı dikkate alarak, lüks tüketimi biraz kısıtladılar gibime geliyor ve rahatsız oluşları bundan dolayı. Her gün alışkın oldukları savurganlıklarını gözümüzün içine sokarcasına yapamıyorlar. 
Ben bu hükumetin başkanı olsam, bütün lüks arabalara benzin alma yasağı getirtirim. Bisiklete falan binin, derim. Ama önce bunun örneğini kendim gösteririm. Biraz gaddarca mı buldunuz bu fikrimi, yanlış mı söyledim, niye? Korumalarım koşturamaz mı yanımda? Merak etmeyin başkanlık hayali yok yarınlarımda. Hem siz yanlış da bulsanız fikrimi beyan ettim. Demokrasi ülkesinde değil miyiz? Yanlış bulduğumuzu söyleyebilmeliyiz.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 3 / 75
 
Turkish Arabic English