Ayfer Aytaç

Kur'an Öğren

Majnun Brought to Layla's Tent by the Old Woman


 

مجنون بر سر جنازه لیلی
Majnun over dead body of Layla
 
 

 

 

 
Persian king Khusraw II for the Armenian princess Shirin 
خسرو دوم و شاهزاده خانم ارمنی شیرین
چو طاووسی عقابی باز بسته
تذروی بر لب کوثر نشسته
Shirin Bathes
story of the love of the Persian king Khosrow II for the Armenian princess Shirin, who becomes his queen. Illustration depicting Khosrow watching Shirin bathing. Shirin bathing in a pool. From p.96 of MS Browne 1434, the Khamsa of Nizami (Persian, 1540). This story comes from the second part of the Khamsa, "Khusraw and Shirin"
 
Nezami's Khamseh, 1534
Golestan Palace
سخن گوینده پیر پارسی خوان
چنین گفت از ملوک پارسی دان
که چون خسرو به ارمن کس فرستاد
به پرسش کردن آن سرو آزاد
شب و روز انتظار یار می‌داشت
امید وعده دیدار می‌داشت
 
 
 
 
Illustrated leaf from the Sharafnama of the Khamsa of Nizami: Queen Nushaba recognizes Iskandar by his portrait, Turkman, Persia, circa 1490-1500
 
سکندر به رسم فرستادگان
نگهداشت آیین آزادگان
درودی پیاپی رساندش نخست
فرستادگی کر د بر خود درست
 
 
 
A Mulla 
مولا
 
Portrait of a Lady Holding a Flower 
 
 
 
 
Darvish 
درویش
 
 
 
 
Lutf 'Ali Beg. Atashkadeh, illustrated and illuminated Persian manuscript on paper with thirty miniatures and a fine contemporary lacquer binding, copied by Mirza Rahim, son of the late Mirza Muhammad, Qajar, Persia, Dated A.H.1216/A.D.1801
 
 
A PORTRAIT OF A PERSIAN Safavid YOUTH 
نگاره جوان به شیوه دوره صفوی،
 
 
 
Khamsa of Nizami, Persia 
تیر در نیم گرد شست نهاد
پس کمان درکشید و شست گشاد
 
 
Şu anda 2585 konuk çevrimiçi

Kıyamete Koşuyoruz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 18 Mayıs 2021 07:16
ALLAH'IN VAADİ HAKTIR, DEĞİŞMEZ ŞÜPHESİZ.
  altBindik bir alamete gidiyoruz kıyamete 
Bugünler, 'Kur'an-ı Kerimi defalarca hatmetmiş büyüklerimizden öğrendiğimize göre' kıyamet alametlerinin büyüklerinin geldiği, görüldüğü günler. Bu günlerde ne kadar çok Allah'ı zikredersek, tövbe istiğfar edersek o kadar kıyametin geciktirilmesine katkıda bulunmuş oluruz. Zira bir hadise göre yer yüzünde Allah diyenler tükenmedikçe kıyamet kopmayacak.
 
Hz. Enes (radıyallahu anh) anlatıyor: "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) buyurdular ki: "Kıyamet Allah Allah diyen bir kimsenin üzerine kopmayacaktır." (Müslim, İman 234, Tirmizî, Fiten 35)
 
Hadisin bir başka veçhinde: "Yeryüzünde Allah Allah diyen kaldıkça kıyamet kopmaz." buyrulmuştur.
 
Hadisi şerife göre kıyamete 90 yıl hatta daha az bir zaman kalmış olabilir. Dünyalıkların hesabına kitabına göre de dünyadaki doğal kaynakların miktarları bu süreye göre gibi. Yani 90, 100 yıl kadar.
 
Misal; petrolün 40,50 yıl, kömürün 70,85 yıl ömrü olduğu hesaplanmış. Suyun seviyesi ise iniş çıkışlarla hepten korkutuyor. Kuraklık olursa, buzullar erirse, yokluk - kıtlık büyürse ne yapacaksınız, önce kendi canınızı düşüneceksiniz. Dolayısıyla yediğinizi, içtiğinizi paylaşan nüfusu azaltma yoluna gideceksiniz.
 
Örnek verelim:
 
Farz edelim dünya bir ev, evde yaşayanların sayısı ana-baba, dede, nine, çoluk -çocuk, torun torba derken 20-25 kişi... Eee, hadi diyelim paranız var ama çarşı pazarda satın alacağınız ürün miktarı azalmış. Eken yok, diken yok. Herkes hanım oluş, bey olmuş. Evdeki kalabalığa ne yedireceksiniz? Alabildiğiniz az ürünle ancak 5 kişi doyar ve sağlıklı yaşar. İşte o zaman o 5 kişinin kimler olduğuna karar vereceksiniz. Diğer 15 kişiyi, yani yaşlıyı, uyuşuğu bir şekil haneden yok edeceksiniz. 
 
Bunu yapmanın yolu da virüsler üretmek, hastalıklar icat etmek, yiyeceğe- içeceğe hormon aşılamak vs. şeklinde olacak, makinalı tüfekle durduk yerde tarayacak değilsiniz insanları ki, bir yandan dünya genelinde Müslüman alemine yönelik o da yapılmıyor değil. 
 
Velhasıl önce can felsefesi; canını düşünen cananı acımasızca harcayabiliyor. Sanırım bilim adamlarının yaptığı bu... Onlar biz gibi yattığı yerde telefonda sosyal ağlarda gezinip vakit öldürmüyor ki, okuyorlar, çalışıyorlar, durmadan bir şeyler üretip duruyorlar. Dünyanın sonunun geldiğini yıllar öncesinden biliyorlar. Kıyamet yaklaşıyor yaygarasıyla devlet yöneticileri de tedbir alma yoluna giriştiler. Hedeflerinde insan sayısını azaltarak, daha az doğal kaynak kullanımı sağlamak ve güya akılları sıra kıyametin süresini daha ileri bir tarihe atmaya çalışıyorlar.
Devamını oku...
 
Çağdaş Şehir Eskişehir
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 08 Mayıs 2021 13:56

Porsuk çayı Eskişehir'in simgesi, çi böreği yenilesi.

 
alt
 
ESKİŞEHİR, ESKİYLE YENİNİN KAYNAŞTIĞI ÇOK GÜZEL BİR ŞEHİR  
AMA ŞEHRE VARILAN YOLLARI, SANKİ AŞILMASI ZORLU BİR NEHİR...
 
Senelerdir seyyah oldum Allah'ın yarattığı her mekânı görmek için gezer dururum. İmkânım ölçüsünde misafirhanelerde konaklarım. Atım, arabam yok benim; biletini alabildiğim her taşıt ulaşım aracım. Genelde otobüs tercih ederim. Bazende uçakladır seyahatlerim. 
 
Bir süredir, görmeyi arzu ettiğim uzak yerlere gidemiyorum. İçinde bulunduğumuz kısıtlamalar nedeniyle evden dışarı pek çıkamaz olunca, çok bunaldım. Yakın mesafe Eskişehir'i ziyaret edeyim istedim. Otobüsle bize beş saat uzaklıkta, geçen ay 27 saatlik yol kat edip Ordu'ya ulaşmıştım. (Ordu ile ilgili hatıratlarımı sizinle paylaşmadım. Karadeniz kaçamaklarımı nasip olursa biriktirip sonra aktaracağım.) 
 
Eskişehir bize sapa da bir yer, yakın olmasına rağmen husisi zaman ayırmadan gidilecek yer değil. Yolları virajlı ve otobüs tutması benim için can sıkıcı oluyor. Lakin beğendiğimde bir şehir; sakin, medeni, kendine has bir asilliği mevcut... Eskişehir 17 yıl öncesinden bu yana görmediğim bir şehirdi. O zamanda güzel sakin bir şehirdi. Şimdi büyükşehir kapsamında, lakin şehirler arası yolları küçük kasaba kıvamında. 
 
İşte yolları sebebiyle gitmiyordum her halini beğendiğim Eskişehir'e, bu zamanda otoban ve bir kaç şerit olması gereken yolları siyasi nedenlerle eskide bırakılmış. Eskişehir'in namına değil, adına ithaf edilircesine yolları 17 sene öncesinde gördüğümle kalmış. Tek şeritli, kıvrım kıvrım dönemeçli, ne yandan bakarsan bak eski mi eski. Yeni bir asfalt bile vurulmamış. Çevresindeki illerin yolları uçak pisti gibi, Eskişehir aralarında üvey evlat muamelesi görmüş. "Bizim partiye oy vermediler" denilerek vatandaşa kızılmış, bu vatanın toprağı olan güzelim yöre cezalandırılmış. Ne kadar yanlış bir bakış açısı...
 
Pek sayın siyasiler yaptığınız hiç yakışıyor mu, kocaman adamlarsınız çocuklar gibi vatandaşınıza küsüyorsunuz, ulaşımını zorlandırarak cezalandırıyorsunuz. Size oy vermemiş olmaları bilakis sizi o bölgeye hizmet etmeye yönelik daha çok kamçılamalı, halk hizmet edeni sever, nitekim belediye başkanlarını yaşı kemale ermesine rağmen bunca yıl başlarında tutuyorlarsa, her seçimde ne olursa olsun makamdan indirmiyorlarsa, o başkanın gayretinden ve şehrine ve sakinlerine yaptığı hizmetlerden dolayı... Eskişehirli vatandaşlar Büyükerşen başkanı başlarına taç, gönüllerine yoldaş, dertlerine sırdaş etmişler. Karizmatik de buldukları başkanlarını çok seviyorlar.
Devamını oku...
 
Hayat Durdu
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Perşembe, 29 Nisan 2021 12:44
altİLACIMIZ BİTERSE NE YAPACAĞIZ, ÇÖPÜMÜZ BİRİKİRSE NASIL ATACAĞIZ?
 
Üç haftalık eve kapanmamızla ilgili yorum yapıp mübarek gün kimsenin kafasını karıştırmayacağım. Lakin merak etmekteyim, çöpümüz birikirse atmak için karşı kaldırımda bulunan çöp variline kadar da gidemeyecek miyim? Gidemezsem çöpümü evde mi biriktireceğim? Üç hafta süresince çöp eve dönüşmüş yerde mi yaşayacağım?
 
Daha da önemlisi sürekli kullanmakta olduğum tansiyon ve kalp ilaçlarım var. Bunlar bu üç haftalık süreç içinde tükenirse nereden, nasıl temin edeceğim? İlaç raporum bitmeden doktor yenisini yazmıyor, raporumun süresi de tam kapanma günlerinin 2.nci  haftasının içinde bitiyor. Bu durumda ben koronadan değil de ilaçsızlıktan mı ecdadımın yanına gideceğim? 
 
"Allah, ölüm vakitleri geldiğinde insanları vefat ettirir, ölmeyenleri de uykularında ölmüş gibi yapar. Ölümüne hükmettiklerini tutar, diğerlerini ise belli bir süreye kadar (hayata) salar. Kuşkusuz bunda iyice düşünenler için dersler vardır." (Zümer suresi 42. ayet)
 
Allah'ın dediği olur şüphesiz. Allah izin vermedikten sonra , daha yiyecek ekmeğimiz, yaşayacak ömrümüz olduktan sonra hiç bir şekil öte tarafa gitmeyiz. Lakin ilaca bağımlı olmuşsak, ilaçsız sıkıntı içinde yaşamakda istemeyiz. Evde tek başıma ölür kalırsam, üç hafta sonrasında mı bulunacağım? Allah muhafaza, olmaz değil olur şeyler. Yalnız yaşayan yaşlılarımız için bizi yönetenler bilmem buna ne derler?
 
Belki hastanelerin acili açıktır, nöbetçi eczane vardır, iyi hoş da yanımda kimsem yoksa oralara nasıl gideceğim? Gidecek olsam sokaklarda yasaklara uymayanlar hakkında pusuda bekleyen polise ne diyeceğim, ceza keserse zaten zar, zor geçindiğim emekli maaşımla nasıl ödeyeceğim?
 
Mahallemde bu hafta semt pazarı da kurulmadı. Sanal marketten alış verişi bilmiyorum. (Velev ki)
Yarabbi ben bu yasakla nasıl başedeceğim? Kafamda bitmez sorular. Bizim gibiler için hayat durdu resmen; pek çok kişinin pek çok nedenle hali perişan. Şükredelim, sabredelim, dua edelim de geçsin bu sıkıntılar inşallah...
 
Bildiğim kadarıyla gecikmiş faturalar falan varsa bu süreçte daha aksatmadan ödeyebilirsin, lakin faturaları ödeyeceğin paraları kazanacağın işine gidemeyeceksin.Her neyse sizde bu konuda sorularınızı sıralayın belki halden anlayan olur. Umulur ki kapanma sonrası kazançlı çıkılır. İnşallah gün gelir, bugünleri gülümseyerek hatırlarız.
Devamını oku...
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»

Sayfa 4 / 155
 
Turkish Arabic English