Pusula

Günün birinde son yemeğini, son çekirdeğini yiyip, son çiçeğini koklayacak,
sevdiklerine son kez sarılacaksın, ama son kez olduğundan haberin olmayacak!
ÖLMEYEDE YÜZÜ OLMALI İNSANIN
Bütün bir gün televizyona bakarak kabak çekirdeği yedim bugün. İstem dışı değil, nefsimin arzusuyla. İşlem görmemişinden alıyorum. Tuzsuz, kavrulmamış ara sıra içinden acıları çıkan beyaz kabak çekirdekleri... Yemesi keyif verici, ama acısı çok kötü bir tat, insanın çıtlama zevkini bir anda bozuyor. Tükürseniz bile bir süre ağızda bıraktığı burukluk gitmiyor. En kalitelisini alıyorum, katkılı çıkıyor. Kabak çekirdeğinin fazla alıcısı yok herhalde, bayat çıktığı çok oluyor. 50 lira verip 1 kilo alıyorum, ancak 20 liralık kadarını yiyebiliyorum. Gerisi hop çöpe. İsraf haram elbette, lakin ben atacağım diye almıyorum ki, satıcı iyi diye satınca beyanına inanıyoruz. Yenmeyecek gibi olunca nimeti atıyoruz.
Kaç kabak çekirdekçisi değiştirdiysem, hepsi birbirinin aynı. Esnafımız maalesef çoğunlukla dürüst değiller. Yoğurdum ekşi diyen yok açık açık, kandırarak kazanacağını sanıyorlar...
Velhasıl çekirdekler çıtır çıtır değiller, can sıkıntısından yeniliyorlar. Neden canın sıkılıyor, derseniz hiç bir şey yapmamaktan...Okumuyorum, yazmıyorum, kimseyle konuşmuyorum. Öylece oturuyorum.
Bugün hiç bir şey yapmak gelmedi içimden. Yemek bile yapasım yoktu. Canım istemedi. Bereket akşamdan kalma bezelye yemeğim vardı. Dünden fazla yapmışım, zeytinyağını bol katmışım. Akşam öğününde bitiresiye yiyemedim. Onu bugün de yerim.
Biraz stresliyim bugün, kime kızdım bilmiyorum. Tansiyonum sabahtan beri hayli yüksek, evhama kapılmamaya çalışıyorum. Fakat enseme giren ağrıyla kendini hatırlatıyor. Balkondaki çiçeklerimi bile sulamadım bugün, önceki günlerde de sulamamış olmalıyım. Saksıdaki toprak çatlamaya durmuş, ben acele edip bir bardak su vermezsem hepten kuruyacak, bağrındaki menekşeyi öldürecek.
Ah Ölüm! Bu tansiyonda sanki apansız beni öldürecek, koltukta oturduğum anlar birden yok olacak. Ne tuhaf değil mi, sapasağlam otururken, aniden ölüyorsunuz, ertesi gün toprağın altına giriyorsunuz. Bir daha dünyaya ait bir şeyi görmüyorsunuz. Toprak altında insan bir avuç kemik oluyor, koy torbaya taşı, sanki hiç yaşamadı.
Niye sanki ölen hemen toprağa veriliyor, diye insan sağken düşününce üzülüyor. Dünyadan gitmek istemiyor. 
Malum dünya güzel, gündüz güneşli, gece aylı yıldızlı ışıl ışıl misali; toprak altı hepten kapkaranlık. Börtü böcek cabası...
Devamını oku...

Pusula
pusula.png
Başlık Süzgeci     # Görüntüle 
# Öğe Başlığı Yazar İzlenimler
1 Hayat Anlık Ayfer AYTAÇ 19
2 Yaşlı Adamla Satıcı Ayfer AYTAÇ 12
3 Osmanlıca bir dörtlük ve meşk حبیب الله دخاني 17
4 ACABA Furkan İleri 15
5 GERÇEK AŞK Furkan İleri 4
6 Sultan 2. Abdulhamid tarafından tevcih edilen bir Mecidi Nişanı Târık İLERİ 15
7 BAZI BİTKİLER HAKKINDA Ayfer AYTAÇ 29
8 Allah Kimleri Sever Furkan İleri 15
9 SELAM VE DUA Furkan İleri 20
10 AŞK İLE LİSAN Furkan İleri 27
 
«BaşlangıçÖnceki12345678SonrakiSon»
Sayfa 1 / 8
 
Turkish Arabic English