Pusula

GAZETECİ OLMASAYDIM ÜNLÜ BİR YAZAR OLUR MUYDUM,

TÜRKİYE ŞARTLARINDA OLAMAZDIM. ARKALIKSIZ YÖN BULAMAZDIM.

VE DE SÖYLEMEK  İSTEDİKLERİMİ YAZARLIKTA YÜREKLİLİKLE DİYEMEZDİM.

Bizim milletimizin büyük bir kısmı doğuştan şairdir, edebiyatçıdır ve de tiyatrocudur. Hele ki iletişim teknolojisinin her haneye tel ağı attığı günümüzde, her tuş kullanımı öğrenen yazar, gazeteci, hatta düşünür. Sosyal ortamda görüldüğü üzere herkes biraz zamane Mevlana'sı, biras Yunus Emre'si, biraz karacaoğlan'ı; hatta daha ne kadar edebiyatcı, yahut filozof, âlim varsa hepsinden bir tutam karılmalar. 

Ben de doğuştan Allah vergisi, yetenekli bir yazarım, ama yazarlığımı çok gündeme taşımıyorum. Gazeteciliğe bulaştığım günden bu güne, yazarlığımı geri plana attım. Oysa ilk tanıştığım yerel gazetenin kadrosuna baş yazar olarak dahil olmuştum. Roman ve hikaye yazıyordum. Arada bir şiirlerimde yayınlanıyordu. Edebiyat yaparken gerçekleri fazla dile getiremiyorsunuz, söyleme gereği duyduklarınızı kaleme ifade ettiremiyorsunuz. Okurlar edebi yazılarda entrikalardan ve hayal güçlerine hitaplardan etkileniyordu genelde... Dürüst gazetecilikte ise yanlışa yanlış denilebiliyordu. İnsanlar doğru bilgilendiriliyordu. İşte ben gazetecilikte bunu sevdim ve bir de halkla içiçe olmayı, onların sorunlarını dobraca dile getirmeyi. 

Vatandaş da çalıştığım gazetelerde ve televizyonlarda onların sıkıntılarını, arzuladıkları şekilde konu etmemi sevdi. Ben bu şekil gazetecilik mesleğini çok benimsedim ve böyle kabul gördüm, kabullendim. Yazarlığımı da köşe yazarlığı olarak devam ettirdim yıllar yılı profesyonelce...

Lakin çoğu sözde gazetecile beni kendileri gibi yalaka olmadığım için, yanlışa muhalif olduğumdan beni sevmezler. Onlar överler makamları, döverler dolu paraları. ben makamların yanlışını çıkaran olduğumdan çekerim ezaları. Sonucu her ne olursa olsun, doğrusu benim yaptığımdır. Zira eleştirme, sorgulama, analiz etme, mihenge vurma kabiliyetini kaybetmiş kitleler bu ülkenin bugünü ve geleceği adına en büyük tehdittir... Bunun bilinciyle gazetecilik yapanlar, kalem kullananlar, hakkaniyetlidir. İnsanın yolu cesareti kadardır. Allah'a şükür onca engellemelere ve takılan çelmelere rağmen azimle ve cesaretle kırk yılı devirdik mesleğimizde...

Gazeteciliği bu kadar çok sevmesem ve mesleğim olarak kabullenmeseydim, kitapları sık yayınlanan ve çok satan, sıklıkla okunan bir yazar olabilir miydim?

Bir güce dayanmadan, onun buyruğuna uyarlanmadan olamazdım. Olamadım da. İlk kitabım yayınlandığında pek çok yayıncıyla tanışma imkanım oldu. Onlarda aynı vurguyu yaptılar bana. "En kalite kalem de olsan, bir gücün fikirleri doğrultusunda kalemini oynatmazsan seni kabullenmezler." diyenlerin yanı sıra, "yazılarını kendi keyiflerine göre değiştiren güçlere de rıza göstermen gerek, ancak bu şekil ünlenirsin. Ünlenince de ne yazsan çok satarsın" diyenlerde oldu. Ve "bu alanda bir derneğe, bir birliğe üye olman, aidat ödemende gerekiyor" diye sektörün şeytani şeklini dile getirenlerde bulundu.

Devamını oku...

Pusula
pusula.png
Başlık Süzgeci     # Görüntüle 
# Öğe Başlığı Yazar İzlenimler
41 Pazarlık sünnet midir? Furkan İLERİ 362
42 Diyen Biri Olmalı : Devamını okumak için kayıt ol... Furkan İLERİ 19
43 PEYGAMBERE İTAAT Furkan İLERİ 385
44 CUMAMIZ MÜBAREK Furkan İLERİ 465
45 CUMAMIZ MÜBAREK Furkan İLERİ 353
46 CUMAMIZ MÜBAREK Furkan İLERİ 467
47 GERÇEKLİK Furkan İLERİ 7311
48 CUMAMIZ MÜBAREK Furkan İLERİ 405
49 CUMAMIZ MÜBAREK Furkan İLERİ 311
50 SUYUN SIRRI Ayfer AYTAÇ 12401
 
«BaşlangıçÖnceki12345678910SonrakiSon»
Sayfa 5 / 31
 
Turkish Arabic English