Selam ve Sevgi ile

Zamanın birinde 90 yaşlarında fakat çok dinç ve genç görünümlü bir adam yaşarmış. Çevresinde bulunan herkes ona çok özenir ve sorarlarmış 'bu gençliğin sırrı nedir' diye. İhtiyar delikanlı güler geçermiş her soruldukça bu soruya.. Ama Sorular sık , soranlar çoğalınca cevap vermek vacip olmuş sanki. ... Düşünmüş nasıl anlatırım bu sırrımı kolayca herkese. Sonra karar vermiş tüm meraklıları yemeğe davet etmeye evine. "Bu davette size sırrımı açıklayacağım” demiş. Herkes merakla davete gelmiş. Yemekler yenilmiş, içilmiş, sohbetler edilmiş vakit iyice gecikmiş. Ama gençlik sırrı ile ilgili tek kelam edilmemiş. Herkes konu ne zaman açılacak diye merek ederken Adamcağız huri gibi sevimli hanımına seslenmiş:

Devamını oku...

Selam ve Sevgi ile
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 29 Mart 2019 08:04

Yararlandım, yararlanın

altKALBİNDE ZERRE KADAR KİN, NEFRET, İNTİKAM HİSSİ OLAN MANEN TEKAMÜL EDEMEZ
Tasavvuf, halinden razı olmak, bütün kâinatla dost olmaktır. Hani Hacca giderken insanlar, küskün oldukları ile barışıyorlar... İşte öyle, bütün kâinatla barış, biliş içinde olacaksın. Sana “Düşmanın kim?” diye sorsalar, “Benim düşmanım yok.” diyeceksin. Hep şükür ve edep içinde olacaksın. Tasavvufta şikâyet yok. Meselâ arabesk müzik insanları hayata küstürüyor. Bu müzikle hayat, insanlar kötüleniyor. Bundan kârımız ne? Kendimize zarar veriyoruz.

Bizim mutlu olabilmemiz, hayatta kalabilmemiz için, bütün kâinatla barış, biliş içinde olmamız lâzım. Çevremize kızıyoruz. Ama bir de çevremize bizi sorsunlar. Biz farklı mı davranıyoruz? Düşüncelerimizi temizlemedikçe hiçbir yere varamayız. Hz. İsa diyor ki, “Bir insanın kalbinde zerre kadar kin, nefret var ise o kişi tekâmül edemez.” Genel af ilan edeceğiz. Gönlümüzün hapishanesinde kimler hapis ise onlara genel af çıkartacağız.

Hiçbir şey insanları kin ve nefret kadar kirletemez. Kin, bütün güzellikleri yok ediyor. Bir insan ne kadar zulüm görse de kin, nefret beslemeyecek. Onların iyiliği için dua edecek. İshak Peygamber, “Yüklerden kurtulunuz.” diyor. Yüklerden kurtulmak, iç dünyamızdaki kinler, nefretler, intikam hislerinden kurtulmak demek. O bize yük oluyor, tekâmül etmemize engel oluyor. Bütün mesele, bu dünyada temizlenebilmek, arınabilmek…

Dünyada herkesin iyi tarafları da vardır, kötü huyları da vardır. İnsana Allah’ın bir mahlûkatı nazarı ile bakalım. Bugün birisini bir hareketinden dolayı ayıplıyoruz. Peki, bizim aynı hareketi yapmayacağımız ne malum?

Dikkat edelim, uluorta konuşmayalım. Saygılı olalım. Kimseyi hor, hakir görmeyelim. Nice ayyaş, nice fahişe vardır, evliyalığa yükselmiştir. Bir Hadis-i Şerif’te, “Konuştuklarınızı senede dayandırın.” Buyruluyor. Senediniz yalnız Ayet-i Kerime ve Hadis-i Şerif olsun. Annem bana, “Oğlum, Allah’ın ve Peygamber’in inan dediklerinden başkasına inanma.” derdi. “Bana göre” demek çok yanlış. Biz üç ayakla seken topal köpek bile değiliz. Konuştuklarımızı senede dayandırmak gerekir. Senedimiz, Ayet-i Kerimeler ve Hadis-i Şerifler. Kur’an’ın en güzel yorumu Peygamber Efendimizin Hadisleridir. Bir kimse günde üç Hadis okursa ona yeter. Ama onlar üzerinde tefekkür edip, onları yaşamalı. O zaman hayatta en büyük beş on âlimden bir tanesi olur.

Selam, saygı ve sevgi ile.
Sabri Tandoğan 

 
 
Turkish Arabic English