BEHLÜL-İ DÂNÂ HZ.

Pastadan Payı Kaptınız, Hadi Yen Gari.

MÜJDELER OLSUN
Asgari ücret 2020 lira olmuş, çok mu olmuş. 
Elhamdülillah azdan, hiç yoktan iyi olmuş.
Milliyetin İnternet sitesinden okudum haberi, milyonlarca çalışanı ilgilendiren asgari ücret tutarı belli oldu. 2019 yılında uygulanacak asgari ücret tutarı 2 bin 20 TL olarak belirlendi denildi. İşçi, işveren ve hükumet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit  Komisyonu; Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bir araya gelmişler,beraberliği sağlamışlar. Toplantıyı basına kapalı yapmışlar, sonrasında bu doğrultuda karar verdiklerini açıklamışlar. Hadi gözümüz aydın ne diyelim başka?
Net 2 bin 20 TL, brüt 2.558 TL, şükür Allah'a, bazıları için iyi para. Zor şartlarda çalışanların daha fazla olsaydı, sıkıntısı olana daha fazla verilseydi, falan filan demeyelim artık. Tekeden süt çıkmıyor, bütçeden ayrılan bu kadar, işi olmayanlar bir iş bulup bu parayı alma hayalleri kuruyor. Şükredelim halimize. 
Emeklileri de görürler inşallah. Ocak'tan itibaren zamlı maaş alacağımız söylendi, hadi hayırlısı olsun. Kesemiz bereket dolsun. 
Hele bir nabız yoklayalım, halkın memnuniyetini, yahut itirazını dinleyelim, sonrasını bir daha farklı değerlendirelim.
Yeni yıl itibariyle elektrik ve doğalgaz fiyatlarıda düşürülecekmiş. Bunlar seçim yatırımı olsa da güzel haberler. Tadını çıkaralım. 
Devamını oku...

BEHLÜL-İ DÂNÂ HZ.
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 20 Nisan 2019 04:51

BİR GÜZEL İNSAN: BEHLÜL-İ DÂNÂ HZ.


Harun Reşid bir Ramazan günü Behlül'e tembih etmiş:

- Akşam namazında camiye git, namaza gelen herkesi iftara davet et.
Akşam olur, namaz kılınır, namazdan sonra Behlül 5-10 kişilik bir grupla çıka gelir. Harun Reşid şaşırır:
- Behlül bunlar kim? Ben sana namaza gelen herkesi saraya iftara çağır diye tembih etmedim mi? Sen o kadar cemaatin arasından bir sofralık bile adam getirmemişsin..
- Efendimiz, siz bana camiye gelenleri değil, namaza gelenleri iftara çağır dediniz. Namazdan sonra bendeniz cami kapısında durdum, çıkan herkese hocanın namaz kıldırırken hangi sureyi okuduğunu sordum. Onu da yalnız bu getirdiğim kişiler bildi. Camiye gelen çoktu ama namaza gelen demek ki yalnız bunlarmış.

 

***

Bir gün Behlül, üstü başı toz toprak içinde uzun bir yolculukan gelmiş gibi Harun Reşid'in huzuruna çıktı. Harun Reşid sordu:
- Be ne hal Behlül, nereden geliyorsun?
- Cehennemden geliyorum ey hükümdar.
- Ne işin vardı cehennemde?
- Ateş lazım oldu da ateş almaya gittim.
- Peki, getirdin mi bari?
- Hayır efendim getiremedim. Cehennemin bekçileriyle görüştüm, onlar "Sanıldığı gibi burada ateş bulunmaz, ateşi herkes dünyadan kendisi getirir" dediler.

 

***

Bir gün İsa (a.s.), bir elinde kül, bir elinde bal ile giden şeytana sormuş: "Nedir o elindekiler?" Şeytan cevap vermiş:
"Bu kül, bu da bal! Külü, kusur ve ayıpların yüzüne serperim, ta ki insanlar kötü ve çirkinliklerini görmesinler. Balı da, ağızlarına çalarım, ta ki ayıp ve kusurları sayıp dökerken tat duysunlar, mümin kardeşlerinin gizli hallerini anlatırken zevk alsınlar.

 

***

Şeytanın en büyük silahlarından biri insana vesvese vermesi. Bir sahabe bir gün Peygamber Efendimize sorar:

-Şeytan kimlere vesvese verir?

Hz. Peygamber, kendisine şu cevabı verir:
-Hırsız, içinde bir şey olmayan eve girmez.

 

***

Büyük velilerden Şakik Belhi bir kıtlık senesinde, herkesin kara kara düşündüğü bir ortamda, zengin bir adamın kölesinin şakır şakır oynadığına şahit oldu.

Yanına yaklaştı ve sordu:
- Herkes kıtlıkla, açlıkla karşı karşıya olmaktan inler dururken sen neye güvenerek böyle oynayabiliyorsun? Köle cevap verdi:
- Herkesten bana ne? Benim için bir tehlike söz konusu değil. Benim efendimin 7-8 tane köyü var, her ihtiyacımız o köylerden sağlanıyor.
Bu açıklama Şakik'i adeta bir şamar gibi sarstı. Çünkü kendisi de kıtlıktan dolayı endişe içindeydi. Kendi kendine şöyle dedi:
- Hey Şakik kendine gel! Şu köle nihayet bir insan olan efendisine bunca güveniyor, kendini emniyet içinde hissediyor. Sen ki bütün canlıların rızkını garanti eden Allah'a inanıyor, tevekkül ediyorsun, Bu nice tevekküldür ki rızık endişesi içindesin?

 

Behlül-ü Dânâ, insanlığın yetiştirdiği en zarif, en zeki insanlardan biri. Allah’ın rahmeti, Peygamberin şefaati üzerine olsun.

 
 
Turkish Arabic English