ÂLİM KİMDİR ?

 
“AKP, 40 ilin belediye başkan adayını açıkladı.”
“MHP başkanı menfaati doğrultusunda tekrardan u dönüşü yaptı. Bazı yerlerde şimdiden başkanlığı kaptı. 
"Cumhurbaşkanı yeniden desteklenmeye, ittifaka teşekkür etti."
“İsimleri açıklanan adaylar halkın içinde dolaşıp gövde gösterisi yapıyor.”
“Falan aday basını da yanına aldı.”  
” MHP’nin adayı yalnız ve sessiz yürüyor.”
“Vatandaş hizmet edene oy vereceğim” diyor.
 
Türkiye genelinde tüm gazetelerde manşet haberler siyaset ağırlıklı. Vatandaşın geçim durumlarından, siyasilerden beklentisinden hiç söz eden haberler yok. Liderlerin yüzleri güleç, makamlara gelecekler kendilerinden emin hallerde. Sanki vatandaştan alacakları varmış da Mart sonunda mutlaka tahsil edeceklermiş gibi, her biri.
 
Yerel basından bazıları kendilerini kim itekleyecek, o adayın çevresinde daha sık dolanmaya başladılar. Fırsat bu fırsat deyip, seçim hasılatını hasat edecekler. Hayat şartları insanları “Önce kendim” demeye zorladı. Gazeteciler pahalılık karşısında çaresiz kalmış halkın, esnafın halinden çok, kendi gününü ve geleceğini kurtarma kaygısındalar.
 
Gazetelerin manşetlerini dolduran bütün siyasi konular, kimsenin evine ekmek getirici değil. Akşam oldu mu, aile reislerinin içine karamsarlık çöküyor, “bugün de ekmeyi veresiye aldım. Yarın ne yiyeceğim,” diyenlerin sayıları her geçen gün artıyor. 
Esnafın derdini dinleyen, halini soran yok. Mevsim kış, hava soğuk ve halk işsizlikten perişan durumda, ne yapacağını şaşmış kalmış. Ağlamaları duyulmuyor.
 
Vatandaş evime telefon açıyor; “abla işten çıkarıldım çocuklarıma şimdi nasıl ekmek götüreceğim,” diyor. 
Siyasetçi beni görünce; “Artık eskisi gibi sert siyasi eleştiriler yazmıyorsun, neden?” diye soruyor. (Sanki yazdıklarımı okuyunca, uygulayan olmuş gibi.)
 
Ben mağdurun yanındayım, ben masumun derbederliğindeyim. Siyasiler söz konuşmaya geldi miydi, atar tutarlar. Köprüyü geçinceye kadar vatandaşa ‘dayı’ muamelesi yaparlar. Saygıda, sevgide kusurdan kaçınırlar. Seçimlerden sonra bildiklerini yaparlar. 
Devamını oku...

ÂLİM KİMDİR ?
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 03 Mayıs 2019 06:01

ÂLİM KİMDİR ?

Ulemâ demek, başı sarıklı ma'nâsına değildir. Kim Allah'ı biliyorsa, o âlimdir. Ondan gayrı ilim kuru bir emekdir. Kim Allah'ı biliyorsa, kim O'nu celâliyle, cemâliyle, kemâliyle tanıyorsa, kim O'na gönül verdiyse, Allah'ı sevdiyse, Allah'a teslîm olduysa, Allah'ın kulu olduğunu bildiyse, o âlimdir. Ondan gayrısı isterse yirmi kamyon dolusu kitap okusun, bunlardan birisi kendisinde bulunmazsa, hepsi kuru emekdir. Çünkü insan yirmi tâne, otuz tâne de fakülte bitirse, hepsinin diploması kabrin hâricinde kalır, içeriye vâsıl olmaz. Âhiret âleminde insanın yâveri ancak Allah'a îmân, Allah'a aşk ve muhabbet, Hazret-i Muhammed aleyhissalâtüvesselâma muhabbet ve Allah'a kullukdur, bunlardan başka hiç bir şey fayda vermez. "يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ Yevme lâ yenfa'u mâlün velâ benûn illâ men etallahe bi kalbin selîm" âyet-i celîlesi bunu i'lân etmekdedir. 
Bu iş ölümle başlar. Ölüm yatağına yattığın vakit, etibbâ yani doktorlar senden el çektiği zaman, ilacın sana fayda vermediği anda, bu iş başlar. Ne çoluğun, ne çocuğun, ne kasan, ne kesen, ne rütben sana fayda verecek ancak kalb-i selîm sana fayda verecekdir. Demek ki mâsivâyı kalbden çıkarmak, kalbi Allah'a îmân ile, Allah'a muhabbet ile, Allah Resûlüne muhabbet ile süslemekle lâzımdır. Onların muhabbetini kalbe koymak lâzımdır. Bir tek bunun faydası vardır, ondan gayrı hiç bir şeyin faydası olmaz. Eğer faydası olsaydı, işte ehrâmları ve Firavunların ahvâlini görüyorsunuz, onlara ne kasaları ne keseleri ne de orduları fayda verdi.
Her kim ki Allah ve Resulullah muhabbetini kalbine koydu, dîn sâhibi oldu, îmân tâcını başına koydu, kulluk kemerini beline doladı, Allah'a kıyâm, rükû' ve secde etti, Allah'ı zikreyledi, kulluğunu bildi, o kişi ârif oldu, o kişi sultân oldu. Çünkü Allah'a kul olan, iki cihâna sultân olur. Nefsine kul olan iki cihânda rezîl ve rüsvây olur. Saâdet, selâmet, refah, felâh hepsi Allah'a îmânda ve Allah'a kul olmakdadır. Allah'a kul olan kişinin ahvâl u harekâtı Hakk'lı olur, Hakk'la olur.

 
 
Turkish Arabic English