ÂLİM KİMDİR ?

 

       Türk fikir geleneğinin yapısında asırlarca hükmünü yürüten en temel gerçeklik tarih ilmidir. Mensubiyet hissini en güzel şekilde tecrübenin içinden akıp gelen unsurlar doldurmaktadır.

       Devlet geleneğinin çok sağlam kâidelere dayanmasının ve hükümdârların hâdiselere tabîî bir şekilde tasarruf kudreti bulmasının zemini bu unsurlarda toplanır. Tarih ilminin içindeki realitenin derinliklerine iyiden iyiye yerleşme keyfiyetine sahip olan tarihçiler, tasvir ve tahlil ettikleri şeyin kendisi hâline geldikleri için yürütülen fikirler spekülasyon olmaktan çıkarak tecrübe nâmıyla elde edilen şeylerin tercümesi olur.

Devamını oku...

ÂLİM KİMDİR ?
Furkan İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 03 Mayıs 2019 06:01

ÂLİM KİMDİR ?

Ulemâ demek, başı sarıklı ma'nâsına değildir. Kim Allah'ı biliyorsa, o âlimdir. Ondan gayrı ilim kuru bir emekdir. Kim Allah'ı biliyorsa, kim O'nu celâliyle, cemâliyle, kemâliyle tanıyorsa, kim O'na gönül verdiyse, Allah'ı sevdiyse, Allah'a teslîm olduysa, Allah'ın kulu olduğunu bildiyse, o âlimdir. Ondan gayrısı isterse yirmi kamyon dolusu kitap okusun, bunlardan birisi kendisinde bulunmazsa, hepsi kuru emekdir. Çünkü insan yirmi tâne, otuz tâne de fakülte bitirse, hepsinin diploması kabrin hâricinde kalır, içeriye vâsıl olmaz. Âhiret âleminde insanın yâveri ancak Allah'a îmân, Allah'a aşk ve muhabbet, Hazret-i Muhammed aleyhissalâtüvesselâma muhabbet ve Allah'a kullukdur, bunlardan başka hiç bir şey fayda vermez. "يَوْمَ لَا يَنفَعُ مَالٌ وَلَا بَنُونَ إِلَّا مَنْ أَتَى اللَّهَ بِقَلْبٍ سَلِيمٍ Yevme lâ yenfa'u mâlün velâ benûn illâ men etallahe bi kalbin selîm" âyet-i celîlesi bunu i'lân etmekdedir. 
Bu iş ölümle başlar. Ölüm yatağına yattığın vakit, etibbâ yani doktorlar senden el çektiği zaman, ilacın sana fayda vermediği anda, bu iş başlar. Ne çoluğun, ne çocuğun, ne kasan, ne kesen, ne rütben sana fayda verecek ancak kalb-i selîm sana fayda verecekdir. Demek ki mâsivâyı kalbden çıkarmak, kalbi Allah'a îmân ile, Allah'a muhabbet ile, Allah Resûlüne muhabbet ile süslemekle lâzımdır. Onların muhabbetini kalbe koymak lâzımdır. Bir tek bunun faydası vardır, ondan gayrı hiç bir şeyin faydası olmaz. Eğer faydası olsaydı, işte ehrâmları ve Firavunların ahvâlini görüyorsunuz, onlara ne kasaları ne keseleri ne de orduları fayda verdi.
Her kim ki Allah ve Resulullah muhabbetini kalbine koydu, dîn sâhibi oldu, îmân tâcını başına koydu, kulluk kemerini beline doladı, Allah'a kıyâm, rükû' ve secde etti, Allah'ı zikreyledi, kulluğunu bildi, o kişi ârif oldu, o kişi sultân oldu. Çünkü Allah'a kul olan, iki cihâna sultân olur. Nefsine kul olan iki cihânda rezîl ve rüsvây olur. Saâdet, selâmet, refah, felâh hepsi Allah'a îmânda ve Allah'a kul olmakdadır. Allah'a kul olan kişinin ahvâl u harekâtı Hakk'lı olur, Hakk'la olur.

 
 
Turkish Arabic English