Örnek Alabilsek

Düşenin Halini Düşenler Anlar
 

Hayatta hiç düşüş döneminiz oldu mu? Öyle yolda giderken tökezleyip düşmek değil bu, varlıklıyken darlığa giriverme, pirinç yerken bulgur bulamaz hale gelme zamanlarında kaldınız mı? Hiç geçmeyecekmiş gibi bir kışa, hiç sonu gelmeyecekmiş gibi karanlık bir tünele girdiğiniz oldu mu?

Ekmek bile alamadığınız, ekmeği bulsanız yanına katık koyamadığınız öğünleri gözyaşlarınızla savuşturduğunuz günlerde de gülebildiniz mi hiç, mecaliniz var mıydı zorlukları metanetle aşmaya?

Böyle bir dönemden kurtulmak arzusuyla, düştüğünüz yerden kalkma gayreti yaşarken bir sonradan görmeye muhtaçlık duydunuz mu? 

 

Bu soruları neden soruyorsun, diyecek olursanız. Emekliliğimden sonra bir ara birilerinin çelme takmasıyla şiddetli bir sendeleme geçirdim. Gazetecilikle hiç alakası olmayan asıl mesleği kahvehane işletmecisi olan, lakin gazete patronu bilinen birinin yanında üç ay kadar çalışma zorunluluğum oldu. Adama bir siyasi yakını demiş ki: " Senin üzerine renkli bir gazete açalım, yanına tecrübeli bir gazeteci al, yayın hayatına dal. Elemanlarına üç kuruş verirsin, sen üç yüz kuruş kazanırsın, çalıştır kafanı. Bizim reklamımızı da yaparsın."

 

Tecrübeli diye ben bilinmişim. Telefonumdan iş teklifi gelince sıkkın ânımdı, sevinçle kabul ettim. İşe başlama öncesi gazete sahibi bilinen şahsın önünde bir üniversite hocasının ve bir savcının ceket iliklediğini görmüştüm. Tabi bu ölçü olmadı bana. Üniversite hocası ve savcı bana göre gazetecilik mesleğine saygı gösteriyorlardı, karşısındaki adamın kimliğine değil. Zira hiç bir hoca bir kahvehane işletmecisinin önünde ceket iliklemez, ben görmedim şahsen...

 

Ha, durun hatırladım. Gördüm yahu. Kahvehane işleten bir beyin önünde çok kişi ceketini ilikledi. Hem de el ovuşturup iki büklüm önünde eğildi. Ama bunlar olurken kahveci milletvekiliydi. Evet bizim ilden bir kahvehane çalışanı milletvekili oldu. Hem de iki dönem. Lakin o vekil cahil biri değildi. Asıl mesleği öğretmenlikti. Sonra bir darbe neticesinde görevinden alınmış, mapusta falan yatmış. İçerden çıkınca aç kalacak değil ya o da kahvehane açmış.

 

Bazı hocaların da kahvehaneye gidip taş kırdıklarını, malayani konularla vakit tükettiklerini orada çok gördüm. İşte bazısı samimiyetten, bazısı da kahvehaneciyi eli boşluğa özendirici bulduğundan, kimileri de kara cahil olduklarından hoca, hacı karşılarında ceket ilikleme pozisyonunda bulunmazlar. 

 

Şimdi insan ayırıyor gibi olmasın, ama cahille okumuşu ayırmakta gerekir yani. Bir cahil dosttan bin okumuş düşman evladır, demiş büyüklerimiz. Cahil duyduğuna inanır, okumuş araştırır doğrusunu gördüğüne ikna olur. 

Devamını oku...

Örnek Alabilsek
FURKAN İLERİ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 08 Mart 2021 06:50
Eğitim sistemimiz takrir usulü..2005 ten bu yana sadece müfredatta olan çağdaş eğitim anlayışına geçildi ama uygulamada yok! Eski usül öğretmenler emekli olmadıkça üniversitesitelerde yapılandırmacı eğitim anlayışa göre öğrenci eğtim almadıkça öğretmen dersi anlatır sorusu olan olmayan der dersi bitirir.. geleneksel esasici eğitim sistemi denir buna. Kalk otur geç anlat git..
Yapılandırmacu eğitimde okullar hayatın ta kendisidir. Okulda aldığın bilgiyi gündelik yaşam a aktaramıyorsan o bilgi buhar olup uçar. Çocuklar bir fidan dikmeyi , bir deney yapmayı dahi bilmiyr.. ödev ver veliler yapsın!?okul sadece taştan duvardan yapı demek değildir.okullar hayatın kendisidir.Eğitimimizde çifte standart var özel okullarda eğitim başka devlette başka.. devlet okullarında mat. Türkçe fen vb derslerde başarısız olana gerizekali aptal muamelesi yapılıp arka sıraya terkediliyor. Oysa yapılandırmacı eğitimde (çağdaş)çocuğun sözel sayısal zekası olmayabilir ama kinestetik zekası varsa..kim keşfedecek?
Özel okullarda yetenek dersine yetenek öğretmeni giriyor devlette Allah ne verdiyse.. duyuyoruz arkadaşımız mat öğretmeni ing dersinğ ek ders vermişler müdüre hocam ben bilmem ing demiş ya yaparsın yaparsın demişler:) düşünün nasıl bir nesşl yetişiyor.
İşin akademik boyutu bir tarafa.. asıl ve kalbi odak mesele okullar hayatın kendisi olmalı değerler eğitimi kültürümzden yoksun 2+2=4 dese ne fayda..
Önce ahlak
Vicdan
Saygı
Bunlar öğretilmeli..bu da Osmanlı'da daimici eğitim anlayışında vardı.Yıktılar esasici eğitim anlayışını getirdiler.. düşünmeyen ebloşlar olsun diye.. duyuyorum bazıları değerler eğitimi aile başlar diyor amenna katılıyorum ama yoksa.. bir öğretmen bir çocuğun kaderini yolunu değiştirebilir.. anneyim,öğretmenim.. yavrumun ve tüm kuzularımızın yolu hep iyi öğretmenlerle kesişmesi temennim..
 
 
 
Sen evde hapisken yabancılar özgürce ülkenin sokaklarında geziyor ; bu sahneyi bir filmde görsen o ülke işgal altında dersin ama içinde yaşarken farkına varamıyorsun
 
Kur'an'ı Kerim de "en- Nisa: Kadınlar" diye bir surenin varlığı, o surede ve diğer bir çok surede kadının nikah, mehir, miras, talak ve nafaka gibi medeni haklarının teminat altına alınmış olması İslam'ın bu husustaki tavrını göstermeye yeter. Nitekim Kur'an'ı Kerim'de Allah'u Teala şöyle buyurmaktadır. "Onlarla güzel geçinin."
 
Anne tek başına bir mekteptir. Hadisi Şerifte buyuruluyor ki "Cennet anaların ayakları altındadır." (Nesai-Cihad)
Kul hakkı yemenin en tehlikeli çeşidi devlet ve vakıf malı gibi ammenin ortak hakkı olan şeyleri haksız yere gasbetmek ve uygunsuz bir şekilde kullanmaktır.Bu haksızlık ferdi haklara göre daha tehlikelidir. Zira sonunda pişman olunsa bile bütün hak sahiplerinden helallik almak mümkün değildir. Dolayısıyla sonları hüsrandır.
Güncel günahlar ve veballerden bazıları:
1-İhaleye fesat karıştırmak,
2-Yolsuzluk ve kamu imkanlarında müsriflik.
3-Kamu araçlarını kişisel amaçlar için kullanma.
4-Tüketiciyi yanıltmak.
5-İktidara gelmek ve iktidarda kalmak için yalanlarla milleti kandırmak.
6- Kaçak elektrik ve su kullanmak, oy uğruna bu tür hırsızlıklara göz yummak. Namussuzların çaldıklarını, namuslulara ödetmek.
7-İkdidara gelmek ve ikdidarda kalmak için hain odaklarla işbiriliğ yapmak.
8-Basın yolu ile toplumu kandırma.
9-Dünyalık endişeler için Haktan yana değil, güçten yana endişeler içinde olmak.
10-Balkon çöpünü aşağı katlara atma, milletin gelip geçtiği yerlere çöp bırakma.
 
 
Turkish Arabic English