BİSMİLLAH

Matbaayı Çinliler bulmuştur. Fakat gazete ve gazetecilik maddi manevi bir gücün topluma yansıtılması olarak kurulmuştur. Ülkemizde ilk gazete ve gazetecilik Yahudi'nin para gücüyle Padişah Abdülhamid'e karşıt olarak var edilmiştir. Yani gazete ve gazetecilik gücün elindeki silahlardan zararsızmış gibi görüneni, lakin halkı ikna konusunda en tesirlisi olanıdır.
Atatürk Anadolu Ajansını kurarken muhtemel yapacakları konusunda halkı bilinçlendirmeyi düşünmüştür. Zira o gün için kendisinin makamını korumak amaçlı basın desteğine ihtiyacı olmamıştır. 
Geçmişte bir dönem bölgemin Anadolu Ajansı muhabirliğini yapmış biri olarak, ajans yönetiminin hep iktidarın belirlediği kişilerden olduğunu bilirdik, ama bizim işimiz bölgemizde olup biteni en kısa zamanda iletmek olduğundan yönetim şeklinden şikayetimiz olmazdı. İşini doğru yapana kimse karışmazdı.
Bu kısacık değinmeyi niye yaptım? Anadolu Ajansını eleştirirken acımasız olmayalım diye. Devletin kurumu, haliyle devleti yönetenlerce yönlendirilecektir, bundan doğal ne olabilir? Patron kimse çalışanı ona hizmet eder.
Ben akran gazeteci arkadaşlar, bizim gazete patronlarımız farklı mıydı? Her biri küçük birer iktidardı. Suya sabuna dokunan bir makale yazsak, patron gazeteye koydurmazdı. Gazetesinin kapatılacağından, yahut resmi ilan alamayacağından korkardı. Her basın illa bir taraftır velhasıl. Bu şekil olmasa iyi, ama dediğim gibi zaten basın gücün eseridir.
Hakikatte basın doğrunun düdüğü olmalıdır. Erkin egemenliğinden kurtulmalı, kaleminin yeteneğini Hakk'tan, haklıdan yana yetkinleştirmelidir. Ama dünyamızda maalesef bu mümkün değildir. Bu mümkünsüzlüğe rağmen her gazete tarafsız olduğundan söz eder. Aslında bu lafta öyledir. Günümüzde maddi çıkar karşılığı alenen siyasi parti taraflı olduğu görülen çok gazeteler ve gazeteciler vardır. Zaten üst satırlarda da dediğim gibi gazete ve gazetecilik bu amaçla oluşturulmuştur.
HAK VE HALK TARAFLI GAZETECİ OLDUM ÜÇ YIL SONRA ÖLDÜM
Devamını oku...

BİSMİLLAH
FURKAN İLERİ tarafından yazıldı.   
Cuma, 19 Mart 2021 09:03
ALLAH KATINDA İMAN EDENLER DEĞERLİDİRLER: 
Enfal suresi : 2- Gerçek müminler ancak o müminlerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri  ürperir, âyetleri okunduğu zaman imanlarını arttırır. Ve bunlar yalnızca Rablerine tevekkül ederler.
Enfal suresi: 3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.
Enfal suresi: 4- İşte gerçekten mümin olanlar onlardır. Onlara Rablerinin katında dereceler vardır, bağışlanma ve değerli rızık vardır.
sen O mutlak galip ve engin merhamet sahibine güvenip dayan. (Şuara Suresi- 217)
ALLAH'I SEVMENİN VE ALLAH TARAFINDAN SEVİLMENİN ÖZELLİĞİ
Allah'ı sevmenin ve Allah tarafından sevilmenin özelliği; O'na iman, mü'minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı onurlu ve şiddetli olmak, Allah yolunda cihad etmek, iman ve İslâm'ından dolayı kınayıcının kınamasından korkmamaktır 
‘’ Ey iman edenler! Sizden kim dininden dönerse, bilsin ki Allah yakında öyle bir toplum getirir ki, Allah onları sever, onlar da Allah'ı severler; müminlere karşı yumuşak, kâfirlere karşı da onurlu ve şiddetlidirler; Allah yolunda mücahede eder, hiçbir kınayıcının kınamasından da korkmazlar. Bu, Allah'ın bir lütfudur, onu dilediğine verir. Allah, geniş ihsan sahibidir, her şeyi çok iyi bilendir. ‘’(5/Mâide, 54). 
HİÇ KİMSENİN SEVGİSİ ALLAH SEVGİSİNDEN DAHA İLERİ OLAMAZ: 
"De ki: 'Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, hısım akrabanız, kazandığınız mallar, kesâda uğramasından korktuğunuz  ticaret, hoşlandığınız meskenler size Allah'tan, Rasûlünden ve Allah yolunda cihad etmekten daha sevgili ise, artık Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah fâsıklar topluluğunu hidâyete erdirmez." (9/Tevbe, 24) 
Allah'ı sevmek, zamanla O'nun tarafından sevilme nimetini kazandırır. Allah'ın sevdiği kullar ise âhiretin korku ve üzüntüsünden kurtulmuş olur. 
"İyi bil ki Allah'ın dostlarına/sevdiklerine korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir." (10/Yûnus, 62).
Ey iman edenler! Fasık biri size bir haber getirdiğinde, onu (iyice araştırıp doğru olup olmadığını) açıklığa kavuşturun. Ta ki bilmeden bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmayasınız.
(49/Hucurât 6)
 
 
 
Turkish Arabic English