Örnek Alabilsek

   بسم الله الرحمن الرحيم

   Bismillâh ile âğâz eyleyerek söze başlıyorum. Besmele-i Şerîf'in ehemmiyetine binâen, hakîm ve ârif edebiyat üstadlarının birbirinden muazzam, hakîkati özetleyen, berceste mâhiyetindeki beyit, gazel ve güzellemelerine geniş ölçüde yer vereceğim. 

   Hepsi birbirinden güzel bu ifâdeler Rahman ve Rahîm olan Cenâb-ı Hakk'ın ismi ile bir işe başlamanın ehemmiyetini tekrarbetekrar vurgulamaktalar. Hepsi de ezberlenmeye lâyık.  

   Ârif ve Müslüman şâirlerimizin söylediklerine geçmeden evvel şunu belirtmekte fayda görüyorum: Kâinât besmelenin üzerinde durmakta, besmelenin üzerinde dönmektedir.

   Selâmlarımla...

 

De Bismillâhirrahmanirrahîm'i

Bulasın tâ tarîk-i mustakîm'i

(Hayâlî - Ravdatu'l Envâr)

Gencine miftâh çü Bismillâh ola 
Genci açan âdemî âgâh ola
 
Her kim evvel söyledi Allâh dedi
Sözünün ilkinde Bismillâh dedi
 
Başlayalım söze Bismillâh-ıla
Bir niyâz eyleyelim Allâh-ıla
 
İlm Bismillâh-ıla bulur usûl
Tevbe istiğfar-ıla olur kabûl
 
Söze Bismillâh-ıla âğâz idün
Dâsitânı hikmet ile sâz idün
 
(Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr isimli eserinden, bu esere daha sonra tarafımdan değinilecektir inşaallah)
 
Devamını oku...

Örnek Alabilsek
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 29 Mart 2021 05:20
Kurtların, kuşların dilinden anlayan Musa aleyhisselama bir adam gelip yalvarır: 
 
- Ne olur ey Allah'ın nebisi bana da hayvanların dilini öğret de ben de konuştuklarından anlayayım. Musa aleyhisselam izin vermez: 
 
- Olmaz, der. Sen onların konuştuklarını dinlersen sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri düşünemezsin.
 
Ne var ki adam ısrar eder. Musa aleyhisselam da adama ev bekçiliği eden köpekle kümes hayvanlarının dilini öğretir. 
 
Sevinçle evine gelen adam çöplükteki köpekle horozun konuşmalarını dinlemeye başlar. Bir ara köpekten şu sözleri duyar: 
 
- Horoz kardeş, sen arpayla da buğdayla karnını doyurabilirsin. Biraz ötedeki taneleri yesen de ekmek kırıntılarını bana bıraksan olmaz mı, benim karnım çok aç. 
 
Horoz şu cevabı verir: 
 
- Sabret köpek kardeş, yarın buraya ağanın bu ölen eşeğini getirip bırakacaklar, bolca et yer, karnını iyice doyurursun. 
 
Bunu duyan ağa hemen koşar ahırdaki eşeği alıp pazarda satar. Kendi kendine söylenerek döner: 
 
- İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa eşek elimde ölecekti. 
 
Ertesi gün yine kulak kabartır çöplükteki seslere. Köpek sitem etmektedir horoza: 
 
- Hani ağanın eşeği ölecekti de ben de bolca et yiyecektim ya? 
 
Horoz cevap verir: 
 
- Ağanın eşeği öldü ölmesine de, satın alan zavallının elinde öldü. Ağa açıkgözlülük edip eşeği sattı. Ama üzülme, bu sefer ağanın atı ölecek. Buraya getirip bırakacaklar, bolca et yer karnını doyurursun. 
 
Ağa yine hızla kalkar, ahıra gidip atı alarak pazara götürüp satar. Dönerken de yine söylenir: 
 
- İyi ki hayvanların dilini öğrendim, yoksa at da elimde ölecekti. Gelip yine merakla kulak misafiri olur. 
 
Bu sefer köpek daha yüksek sesle sitem ediyor: 
 
- Horoz kardeş, beni yine aldattın. Hani ağanın atı ölecekti ya? 
 
- Ağanın atı öldü ölmesine de, sattığı zavallının elinde öldü. Üzülme, bu sefer daha büyük bir ziyafete konacağız hep birlikte. 
 
Köpek inanmaz. 
 
- Hadi hadi yine beni aldatıyorsun. 
 
Horoz kesin cevap verir: 
 
- Hayır, aldatma falan yok. Bu sefer ağanın kendisi ölecek, malına gelecek olan bu defa kendi canına gelecek. Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler, ye yiyebildiğin kadar. Ağa bunu duyunca şaşırır, sağa sola koşuşturmaya başlar, yok mu beni satın alacak biri, diye söylenir. Derken gece hastalanan ağa sabaha çıkmaz ölür. Arkasından yapılan yemek, pişirilen etlerden artanlar çöplüğe dökülür, uzun zaman hayvanlar ziyafete konmuş olurlar. 
 
Bu sırada horoz söylenir: 
 
- İnsanlar, "canıma gelecek olan malıma gelsin" diyebilselerdi de hileye başvurmasalardı. Bunda da bir hayır vardır, diye düşünselerdi. Bunu diyemiyorlar maalesef. Sonra da mallarına gelen canlarına gelince pişmanlık fayda vermiyor... 
 
Ey Dost, Sevgili Yolcu!
Yolcuya bakıp, yolu tanıma! Yola bak, yolcuyu tanı…
Yolcu hakkındaki kıymet hükmünü ona göre ver!
Ey Yolcu; Sevgili Dost! Unutma!
Yolcu değişir, yol değişir, ama HEDEF değişmez!
Ey Dost, Sevgili Yolcu; 
Yollar yürümek içindir. Fakat şu gerçeği de hiç unutma: Yürümekle varılmaz, lakin varanlar yürüyenlerdir! Yol boyunca; yola çıkıp da yürümeyenleri, yola oturup, gelen-geçenin ayağına çelme takanları, yolda fizik uyuşturucularla keyif çatanları, tel örgülerle çevirdiği yolu, kendisine zindan edip volta atanları, maratona 100 metre koşucusu gibi hızlı girip, 50. metrede yola yatanları, yürüyüşün uzun ve yolun zahmetli olduğunu görünce, yolculuk üzerine zar atanları, yürümeyi bırakıp, yol, yolcu ve menzil üzerine kalem oynatanları, ayağına batan tek bir dikenin faturasını çıkarıp, ömür boyu tafra satanları, beyaz atlı kurtarıcıyı gözlemek için ufka bakıp bakıp dağıtanları, yanlış kılavuzlara kızıp yolu satanları göreceksin…
 
 
Turkish Arabic English