Ey Gençlik Askerliği Bedeninle Yap!

Ey Gençlik Askerliği Bedeninle Yap!
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 30 Kasım 2011 11:03

altEy vurulup alnından toprağa düştüğünde, damarlarından asil kan fışkıran ecdâd! Şehitoğlu şehitler! Torunlarınız kariyer için, kız için, hız için, hırs için askerlikten kaçar oldular. Bedenleri bu dünya da bir fazla keyif çatsın diye, askerliklerini bedelle yapacaklar gayri...

Parası olmayan yine gidecek kışlaya, anasını, bacısını, yavuklusunu ardında bırakacak. 15 ay boyunca bot bağlayacak. Ne mutlu o gençlere...

Dedeleri gibi kurtlu mercimek çorbası içmeyecek belki, lakin onlar da kar altında dağda nöbet bekleyecek. Cebinde parası olmasa da arkasında anacığının duası her an var olacak.

Belki bir kör kurşunla, hain terör hayatını söndürecek. Taze filizken dünyadan biçilecek. Lakin gideceği yer cennet otağında, peygamber kucağı olacak. O mertebeye erişmek için, anan, bacın için, bu vatan için ölmeye değmez mi?

Nasıl olsa ölümlü değil mi dünya?

Askerliğini paranla satın aldın diyelim, ömrünü uzatmanın bir bedeli yok malesef.  Ecelin gelmişse bir kazada da ölebilirsin, hatta ayağın taşa takılırda ölüverirsin. Ecel parasal bedel değil; bedenini bedel olarak alıyor...

Ölürüm korkusuna mı, askere gitmiyorsunuz? İş hayatında geri kalırım endişesinden midir, bahaneniz? Kariyer basamağında mı, takılı kalırım sanıyorsunuz? Hepsi dünyalık ve hepsi yalan. Bitti mi, hepsi bitiyor ve hiç yaşanmamışa dönüyor.

Oysa askerlik gibi şerefli bir hizmetin, ne anıları bu dünyada bitiyor. Ne de bedeli ahirette yok oluyor. Üstelik askerliğini yapmış birinin vicdanıyla, yapmamışın vicdanı bir olur mu?

Paran çoksa da git oğlum askere, askerlik bedelini bedeninle öde; şanlı dedelerin gibi nurlan. Ölürsen şehit, kalırsan gazi sayılırsın. Torunlarına anlatacak anıların olur, arkadaşlarınla paylaşacağın mutlu anların bulunur.

En önemlisi Allah'ın huzuruna vardığında heybenden çıkaracağın sevapların olur. Peygamberle gözgöze gelmeye yüzün bulunur...

Şu dünya üzerindeki anlamlı bir kaç değerden biridir askerlik. Fakir çocuklarının parası yoksa, onların sizden ayrıcalıklı o kadar büyük mükafatları var ki; en önemlisi, aldıkları Allah rızasıdır. Hiç bir şeye değişilmez bir mükafattır bu. Anadan, evlattan bile üstündür, o rızaya erişmek, erişebilmek. Kaçmayın bu onurdan. Paranız çoksa da kaçmayın, torpillede askerlik yapmayın.

Askerde maddi güçleri sayesinde çevre edinmişler, paşaya bir selamla rahat yerde sıradan askerlik yapıyor. Bilmiyor ki askerde yaptırdığı torpil, yani haksızlık, hayatının bir bölümünde misliyle kendinden acı olarak çıkıyor. Ve onun niyesini o an kendi de bilmiyor. "Etme kulum bulursun" dünyası da var, bilesiniz.

Ben bu sözleri kendi oğullarıma da söylüyorum. Oğullarımdan biri, önce Allah rızasını kazanmak uğruna, sonra da beni mutlu etmek için, üniversite eğitimini dondurup gitti şanıyla, şerefiyle  15 ay askerliğini yaptı geldi. Doğu illerimizin birinde, sınıra yakın, çarpışmaların sık duyulduğu zamanda, benim oğlum da silah altındaydı. Ben, oğlunu askere yollayan her ana gibi gururla, asker yolu bekledim. Ne mutlu bana, herkes o onura erişemiyor.

Çatışmalar olduğunda yüreğim titresede, "oğlumu Allah'a emanet edip, peygamber ocağına uğurladım endişe duymam yersiz" diyerek metanetli durdum... Vurulup şehit olsaydı, yüce bir mertebeye erişti, derdim. Herşey takdiri ilahi. O şeref bize nasip olmadı...

Ey oğullar askerden gocunmayın. Gidin vatan borcunuzu bedeninizle yapın. Ananıza, babanıza, yakınlarınıza o güzelliği yaşatın... Ceddinizin yanına yüzünüz ak gidin, askerde olmasa da bir gün nasıl olsa onların yanına gideceksiniz.