Dizilip Dizi İzliyoruz

Dizilip Dizi İzliyoruz
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 12 Ekim 2014 04:47

BİZ "EZAN DİNMEZ, BAYRAK İNMEZ" DİYORUZ.

SONRA DÖNÜP DİZİLERE BAKIYORUZ.

BİZ DİZİ SEYREDERKEN, ONLAR İZİMİZİ SİLİYORLAR.

altOh ne güzel artık herkesin evinde lüks yaşam var. Sağolmasınlar banka kredileri ile gül gibi geçinip gidiyoruz. Allah'ın haram kıldığıyla (Haşa) umursamadan pek alâ yaşıyoruz. En fakirimizin bile evinde dev ekran, elinde en pahalı telefon. Koltuklarımıza kurulup, kanepelere dizilip dizi izliyoruz. Dizi saatlerimizde değmeyin keyfimize...

Ey Türkiye'm insanı! Farkında mısınız, dizilerdeki dramını izlediğiniz fakir ailelerin de elinde en pahalı telefon vardır; kızların üstü- başı hep bakımlıdır, tırnakları hep uzun ve cilalıdır. Dudakları boyalıdır. Ve bir yere giderlerken asla otobüs kullanmazlar, taksidir tercihleri... Güya yiyecek ekmekleri yoktur, bu sebeple dudaklarından ızdırap cümleleri, gözlerinden yaşlar akar; isyanlar şaha kalkar. Sonra bir rastlantıyla zengin oğlan fakir kızı kapar veya oğlan fakir, kız zenginin şımarığını oynar. Ve kıskanan çevre türlü entrika yapar. Pür dikkat izleriz, nasılını sormaz, bitmesin dileriz. Devamı için yarını ne çok gözleriz. Ömür yarına erer mi, hiç akla getirmeyiz. Ey güzel ülkemin, saf kalpli insanları uyanın, uyanalım  bu gafletten...

altBiliyor musunuz? Amerika Irak'a sözde iyilik için girdiğinde Iraklıların çoğu evlerinde dizi izliyorlarmış. Kargaşalıktan sonra ülkemize sığınan mültecilerden Iraklı Münira ile röportaj yapmıştım, bizzat aynını söylemişti. "Banka kredileriyle zenginleştirdiğimiz, hiç bir şeyin eksik olmadığı evimizde televizyon karşısında dizi izliyorduk, ne olduğunu anlamadık."

Ve Yugoslavya parçalanırken de halk: “Biz evde dizi izliyorduk” demişti. 

Son yıllarda Türkiye’de hemen hemen bütün televizyon kanallarında, her gün onlarca dizi seyrettirildi, seyrettiriliyor. Bu diziler, sadece Türkiye’de seyrettirilmiyor; bölge ülkelerinde de seyrettiriliyor. Bütün Arap ülkelerinde, Türk cumhuriyetlerinde ve Balkan ülkelerinde bu diziler seyrettiriliyor. Dizi, dev bir sektör olmuş.Bölge Müslüman halkının mıh gibi çakılıp, pür dikkat izlediği televizyon dizileri insanımızı içinde yaşadığı gerçek dünyadan uzaklaştırıp başka sanal dünyalarda gezdiriyor, uyutuyor, uyuşturuyor, beynini yıkıyor, embesilleştiriyor. Aşk meşk merkezli entrika, alavere dalavere, kimin eli kimin cebinde hikâyelerinin anlatıldığı bu dizlerde çok zengin, çok yakışıklı erkeklerin, çok güzel kadınların, lüks villalarda, lüks otomobillerde, çok pahalı elbiseler içinde geçen karmakarışık aşk olayları ile halk uyutuluyor.

Halk dizi seyrederken Amerika, İsrail ve Avrupa şeytan üçgeni, alttan alta Büyük Orta Doğu Projesini uyguluyor. Emperyalist Batının yeni taktiği “medeniyet (yani İslam) içi çatışma”yı devreye koymak. Türk ve diğer İslam ülkelerinde halkı etnik yapılarına, mezhep tercihlerine, hayat tarzlarına ve bölge farklılıklarına göre bölüp parçalıyorlar, bunları birbirine kırdırmanın planlarını yapıp tezgâhlarını kuruyorlar.

Yeni yeni adlarla eşkıya örgütleri kurup besleyerek silahlandırıyorlar. Ve bu örgütleri Türkiye’de, Suriye’de, Irak’ta ve İran’da sokağa salıp millî devletlere ve halka saldırtıyorlar. Bir örgütleri ifşaa olup bitse, bitirseler bir diğerini ortalığa salıyorlar. Ne ara hazırlayıp sunum yapıyorlarsa yeniden yeniden cinayet şebekesi kurup Müslüman ülkelerin müslüman halklarını öldürüyorlar. Söz de koruma bahanesiyle, masumları katlediyorlar. Topraklarını, köylerini, şehirlerini, dükkânlarını, evlerini boşalttırıp yerlerine işlerine yarayacak olanları yerleştiriyorlar.Belki de üç yüz yıldır süre gelen yavaş adımları hızlandı. Planları yaygınlaştı Müslümanları yok etme sürek avına çıkıldı. Biz söz de "ezan dinmez, bayrak inmez" edebiyatı yapıyoruz. Sonra dönüp dizilere bakıyoruz.

Onlarsa; yardım eder görünümlü bu odaklar içimizdeki taşeron örgütleri marifetiyle bölgemizi ateşe verdiler, cayır cayır yakıyorlar. Bölgemizde ağıtlar Arapça ve Türkçe yakılıyor, zafer çığlıkları İngilizce, İbranice v.s. atılıyor. Bu vasatta halk, bütün bu olup bitenlerden haberdar olmasın, gerçekleri görmesin, Amerika merkezli şeytan planlarını duymasın, görmesin, bilmesin diye televizyon başına oturtulmuş, çakılmış, sabitlenmiş durumdadır.

Milletimiz vatanı, devleti, bayrağı, dili, dini, kültürü, kimliği üzerinde oynanan bu oyunlarının ne olduğunu öğrenme, bilgilenme ve bilinçlenme çabası içinde olmazsa, kendisini televizyon dizileriyle uyutmaya devam ederse, galiba sonunda Türkiye parçalanırken: “Biz evde dizi izliyorduk” diyecektir. Türk milleti titreyip kendine dönerse, inşaallah böyle deme ihtiyacı duymayacaktır.