Akrep Alâkalılar

Akrep Alâkalılar
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazar, 15 Şubat 2015 15:52

BAZI İNSANLARIN GENLERİNDE VARDIR KÖTÜLÜK YAPMAK

DOST GÖRÜNÜŞLERİNİN ARDINDAN GÖNLÜNÜZÜ YARALAMAK

YÜZÜNÜZE GÜLÜŞÜNÜ DOSTLUK SANIRSINIZ,

ARKANIZDAN HANÇERLENİNCE EYVAHLANIRSINIZ.

altAKREP İLE KURBAĞANIN DOSTLUĞU GİBİDİR ONLARLA DOSTLUK KURMAK. 

Akrep nehrin kenarında durmuş‏ karşı‏‎ kıyıya bakmaktadır.

Geçmek istemekte ama suyu geçmek için yaratılmamış‎‏tı‎r, korkar.

Dostu olan kurbağaya seslenir:

Kurbağa kardeş‏, seninle dostuz biz, dostluğumuz hatırına beni karşı‏‎ kıyıya geçirir misin?

Kurbağa kendinden emin bir şekilde: “Yapamam akrep kardeş‏ evet seninle biz dostuz, ama uzak durmalıyım senden. Sen bir akrepsin ve zalim bir iğnen var, çekinirim senden.”

Akrep, kurbağanın endişesini anlar, ama vazgeçmemiştir.

Bak kurbağa kardeş‏; şimdi sen beni sırtına alıp kar‏‎şıya geçirirken seni sokabilir miyim hiç?

Bunu ancak bir aptal yapar. Ben yüzme bilmem ki, seni sokarsam ben de boğulur ölürüm.

Mantıklı gelmiştir kurbağaya.

Hem eski dostturlar, neden soksun ki? Kabul eder.

Akrep yaklaşı‏‎r ve kurbağanın sırtına biner.

Suyu geçmeye baş‏lamış‎‏lardı‎r yavaş‏ yavaş‏.

Derken, tam da suyun ortasında, kurbağa sırtında bir yanma hisseder. Akrep sokmuştur. Acı‎ içerisinde ba‏‎şını‎ çevirir: “Neden? Neden yaptın bunu, bak ‏şimdi sen de borulu öleceksin...

Akrep üzgün ve pişman bir ‏şekilde ‏şöyle der: “Elimde değil. İşte benim tabiatım bu. Kısacası atalarımız "can çıkmayınca huy çıkmaz, huylu huyundan vazgeçmez" diyerek insanlara temkinli yaklaşmamız gereğine vurgu yapmışlar.