Nasıl Olur

Nasıl Olur
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Salı, 19 Mayıs 2015 10:22

altKaldırım kenarlarına  meşe ağaçları yerine meyve ağaçları dikilse, hem çocuklar, hem kurt kuş bu meyvelerden bolca yese, ağacı dikenlere ve diktirenlere bolca sevap dolsa nasıl olur? Diye kendime soruyorum ve yine kendim soruma cevap arıyorum.

-Çok doğru, ama bizim milletin bazıları onları güzelce toplar kimseye bırakmaz reçelini bile yapar. Kimi insanların evlerinde her şey bolca var olsa da gözleri açtır. Bu şekil görülürse ancak kavga çıkar; medeni olsak başkalarını da düşünerek yapılırsa amenna, ama çok zor.

-İyi güzel, ama ağaçların mahvedilişini seyredersiniz. Ve de yerlere dökülen meyvelerin ayaklar altında ezilişine tanık olur, günaha girebilirsiniz.

-Güzel ve doğru söylüyorsun da, meyveler olduğunda büyüklerden uyanık olduğunu sanan birileri gider hepsini toplar, hatta bazısı sabahın köründe topladıklarını gider pazarda satar, parasını arlanmadan koynuna istifler. Bu da yanlış örnek.

Yapıcı bakmak lazım; süs ağaçlarının gölgeden başka bir ederi yok, en azından meyve ağaçları çocuklar için bilgisayardan uzaklaşıp dışarı çıkmaktır.

Ve çocukların meyvelerin nasıl yetiştiğini bizzat görmesidir. Aksi halde çocuklar en yakın gelecekte hangi meyvenin nerde yetiştiğini sorduğumuzda,  market  veya AVM'ler de diyecekler diyorum.

Merak etme kimse orada meyve ağacı bırakmaz,  parklara dikilen ağaçların akıbetini çok görmedin mi?. Vatandaşlardan kimi fidanı sökmüş evine götürmüş, kimi çiçekken buket yapmış, kimini yetişmeden dallarını kırmış bir kısım çocuklarda; atılmış çekirdekten ağaca dönüşmüş ve meyve vermiş erikleri daha olgunlaşmadan koparıp savaş yapıyordu cephane olarak erik kullanıyor.Bu halk daha kaldırmaz öyle bir değeri.  Allah’ın hayvan kulları bile doğaya bu kadar kötü davranmıyor.

Gerçi  ''kötü örnek örnek değildir'' diyordum lâkin iyi bir örneğe rastlayamadım. Güya parka çocuk götürüyorsunuz hava alsın oynasın diye, yürüyüş parkuru, spor aletleri, basketbol -tenis -futbol komleksi vs var. Belediyeler güya insanlar sağlıklı yaşasın diye, bir dolu para harcamışlar. Yeşillik ortalarına gavurdan alınma spor imkanlarını yaymışlar.  Spor yapmak için parka gittiğinizde bir bakmışsınız aletleri ya bozmuşlar, ya kökleyip çalmışlar. Allah’ın izniyle korunup büyümüş yaşlı ağaçların gölgesine yayılan insanlar mangal yapıyorlar. Bir yanlarında semaver bir yanlarında mangal etrafında paslı çivi dolu tahtalar parkı vermişler boran boran dumana… İs kokusundan nefes alınmıyor dumandan göz gözü görmüyor, işin en sinir bozucu yanı parkın devamında kocaman çayır var. Yeni dikilmiş palazlanma aşamasındaki fidanların dibinde veriyorlar ateşi. Parklar park değil sanki ızgara merkezi. Bu yanlıştan duyarlı vatandaş olarak rahatsızlık duymuş olarak  müdahale etmeniz gerektiğini düşünüyorsunuz, zira sessiz kalmanız onların yanlışına ortak olmanız anlamına geliyor. Büyük bir kavga çıkar, öfke hiddet ortalığa yeni yanlışlıklar saçar. Medeni olsak başkalarını da düşünerek yaşasak ne âlâ olurdu değil mi, ama bu gidişle çok zor. Ben tüm olumsuzluklara rağmen yine de pozitif kalmak istiyorum bu konuda; ben diyorum ki yine de meyve ağaçları ekilsin. İlk meyve olduğunda doğrudur birileri toplayabilir hepsini. İkinci yıl biraz insafa gelirler, üçüncü yıl biraz daha medeni olurlar, bakarsınız topluma insanlık yeniden gelir ve memleket Akdeniz olur, umuyorum.