YAZDIĞINI YAŞAYABİLMEK

YAZDIĞINI YAŞAYABİLMEK
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 26 Ekim 2015 11:45

 

altYazanımız, konuşanımız günümüzde o kadar çoğaldı ki, insanlar kimin yazdığını okuyacağını, kimin konuşmasını dinleyeceğini şaşırır oldu. Hatta ne okuyor, ne dinliyor oldular. Çünkü anladılar ki yazan, konuşan bunları para kazanmak için yapıyor. Kendisi yazdığını yapmıyor, yaşamıyor. Konuşan, konuştuğunun ne olduğunu bile duymuyor. Anlattıklarının tamamen zıttı bir hayat sürdürüyor. Hâl böyle olunca onların yazdığı, kitap diye bastırdıkları kağıt israfı, ağaç katliâmı oluyor. Konuşanların konuştukları kulak tırmalıyor, çevre kirliliği yapıyor. Bizlerin de dünya üzerinde imtihanlarımız zorlaşıyor, zira sorulara verecek cevapları öğretenlerimiz azalıyor.

"Ey insan bulunduğun her anda, imtihandasın." Bunu kaçımız nasıl biliyor, bildiğini ne kadar bilinçli yaşıyor? Dünyalık imtihanımız kalemle kağıtla değildir, insanlarladır; malladır, evlatladır. Tevekkülle ve sabırladır. Bunların nasılını, niçinini anlayan anlatmalı ve anlattıklarını yaşayarak örnek de olmalıdır. 

Bir misalle konuya detay katalım: 

Endonezya 250 milyon nüfüsuyla dünyanın en büyük müslüman ülkesi. Endonezya'nın müslüman olması ise yüzyıllar önce oraya yerleşen müslüman bir kumaş tüccarı sayesinde olmuş. Bu tüccar günün birinde bir müşterisinden fazla para aldığını farkediyor.Bu müşteriyi sora sora buluyor ve aldığı fazla parayı iade ederek hakkını hellal etmesini istiyor.Böyle bir şeyi daha önce hiç duymayan insanlar arasında bu olay hızla yayılıyor ve krala kadar gidiyor.Kral bu tüccarı merak ediyor ve yanına çağırıyor.Tüccar da bu yaptığının İslam'ın gereği normal bir davranış olduğunu söylüyor. Kralın İslam'a ilgisi artıyor, araştırıyor, okuyor  ve sonunda müslüman oluyor. Kral müslüman olunca halk da kısa sürede müslüman oluyor. Tek bir hayırlı hareketin nasıl tüm toplumu değiştirdiğine dair güzel bir örnek. Bilmediğimiz ve duymadığımız böyle daha nice örnekler vardır. Allah cümlemizi her an hayır üzerine yaşayan insanlardan eylesin.

O Endonezya’daki müslüman kumaş tacirinden Allah razı olsun. Onun inancı gereği yaptığı bir hareket bugün ikiyüz elli milyonluk bir inanmış kitleyi meydana getirdi. Kitleye örnek olmuş; fevkalade güzel, düşündürücü, ibret verici bir davranış sergilemiş. Önemli olan yaptığınla örnek olabilmektir. Söz söylemek kolay, yazmak da kolay, ama önemli olan söylediğini, yazdığını yaşayabilmek, hayata geçirebilmek, düzenli yaşantı haline getirebilmek.

Bütün mesele burada; söylediklerimizi, yazdıklarımızı, düşündüklerimizi, başkasına öğütlediklerimizi yaşayabilmek… Bir hayat tecrübeli zat demiş ki: “bir insan en küçük bir hareketiyle, bir sözüyle bile bütün insanlığa karşı sorumludur. Önemli olan bu biliçle yaşayabilmek. Birçok insandan işitiyoruz, “Ben, yalnız, garip, kimsesiz bir insanım. Bir benim hareketimle ne olur?” Verdiğiniz örnek ne kadar güzel. Bir tek kişinin asil, üzel bir hareketi ikiyüz elli milyon insanın müslüman olmasıyla neticelenebiliyor. Allah bu muhteşem güzelliği bizlere de, bütün insan kardeşlerimize de nasip eder inşallah...