Hangi sâlik bulduysa meyhâne sokağını (Hâfız-ı Şîrâzî)

Hangi sâlik bulduysa meyhâne sokağını (Hâfız-ı Şîrâzî)
Târık İLERİ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 09 Aralık 2015 04:40

Arapça Farsça gazel divan kaside mesnevi rubai murabba Arap Fars dili edebiyatı Hafız gazeli Mevlana Şems Târık İleri tarık ileri ısparta Ayfer Aytaç به کوی میکده هر سالکی که ره دانست

 

Mefâilun Feilâtun Mefâilun Fa’lun
 
به کوی میکده هر سالکی که ره دانست
دری دگر زدن اندیشه تبه دانست
 
Be kûy-i meykede her sâlikî ki reh dânist
Derî diger zeden endîşe-i tebeh dânist
 
Hangi sâlik bulduysa meyhâne sokağını
Saçma fikir gördü başka kapı çalmayı
 
Arapça Farsça gazel divan kaside mesnevi rubai murabba Arap Fars dili edebiyatı Hafız gazeli Mevlana Şems Târık İleri tarık ileri ısparta Ayfer Aytaç به کوی میکده هر سالکی که ره دانست Hangi salik bulduysa meyhane sokağını
زمانه افسر رندی نداد جز به کسی
که سرفرازی عالم در این کله دانست
 
Zemâne efser-i rindî nedâd cuz be kesî
Ki serfirâzî-yi âlem derin kuleh dânist
 
Zamâne o kişiye verdi rintlik tâcını
Bu külahta gördü o âlem şerefini
 
بر آستانه میخانه هر که یافت رهی
ز فیض جام می اسرار خانقه دانست
 
Ber âsitâne-i meyhâne her ki yâft rehî
Zi feyz-i câm-i mey esrâr-i hânkeh dânist
 
Kim geçtiyse meyhânenin eşiğinden
Mey kadehinin feyziyle anladı tekke sırlarını
 
هر آن که راز دو عالم ز خط ساغر خواند
رموز جام جم از نقش خاک ره دانست
 
Her ân ki râz-i du âlem zi hatt-i sâgar hând
Rumûz-i câm-i Cem ez nakş-i hâk-i reh dânist
 
Kim kadehteki yazıdan okuduysa iki âlem sırrını
Bu yoldaki izlerden anladı Cem kadehinin rumuzlarını
 
 
Meykede/Meyhâne: Tasavvufun öğretildiği yer, tekke, dergâh. Kulun Allah'a münâcat yeri. Kâmil ârifin Allah aşkıyla dolmuş gönlü. Lâhûtî âlem.
 
Sâlik: Arapça "sulûk"“girmek, yola koyulmak”tan sālik. Bir yola girmiş olan, bir yol tutup onu tâkip eden kimse: Tasavvufta bir tarîkata girmiş, bir mürşide bağlanarak mânevî yolculuğa çıkmış olan kimse:
 
Kad enâre'l ışku li'l uşşâki minhâce'l hüdâ
Sâlik-i râh-ı hakîkat ışka eyler iktidâ
 
Aşk, âşıklara hidâyet yolunu aydınlatınca
Hakîkat yolunun yolcusu aşka muktedâ olur (uyar) (Fuzûlî)
 
Sâlikân – Sâlikin (Farsça. çoğul eki -ān ve Arapça. çoğul eki -іn ile): Sâlikler. 
 
Böyle zamanda acırım ol sâde-dillere
Kim kavl-i sâlikân-ı riyâya inandılar (Rûhî-i Bağdâdî)
 
Rind: Görünüşe ve dünya işlerine kıymet vermeyen, kurallardan uzak, bütün varlığı kendi iç dünyâsına göre değerlendiren, gönül gözüyle gören, hoş görülü, kalender, içkiye düşkün ve derbeder görünüşünün aksine ârif, hakîm, gönül ehli kimse.
 
Bilme cihan umûrunu rind-i cihân isen (Şeyh Gālib) 
 
Rind-i kalenderim yoktur bunda şek
Nâzını çekemem anlasın felek (Tokadîzâde Şekip)
 
Ölüm âsûde bahâr ülkesidir bir rinde
Gönlü her yerde buhurdan gibi yıllarca tüter (Yahyâ Kemal)
 
Câm: Cam veya topraktan yapılmış bardak, içki kadehi. Tasavvuf ıstılâhında Allah dostunun kalbi mânâsındadır.
 
Câm-ı Cem: Îran mitolojisinde şarabın mûcidi olarak gösterilen Cem’in (Cemşid) kadehinden teşmil yoluyle şaraba verilen isim. Tasavvufta şarap ise kuvvetli aşk ve bunun verdiği şevktir. Sûfiler böyle bir vaziyette iken amellerinde kusur işlemezler. Tekel bâyiinde satılan hakîkî şarap değildir, onu almak, içmek haramdır.
 
Câm çek derler Cem-i vakt olmak istersen bana
Öyle mestim lîk ben bilmem ki câm-ı Cem nedir (Rûhî-i Bağdâdî)
 
Ey gönül içmek dilersen câm-ı Cem
Dem bu demdir dem bu demdir dem bu dem (Kafzâde Fâizî)
 
Ayaşlı Muallim Şâkir'in Bîdâd-ı Edîb isimli manzûmesi: http://www.ayferaytac.com/tum-makaleler/1284-bidad-edib-.html
 

Târık İleri

Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

https://www.facebook.com/arabi.farsi

https://www.facebook.com/ileritariq