HANİ HAK

Tüketimi tenkid edince mi daha çok tüketiyoruz?

Yanlışları, yanlış olduğu bilindikçe mi yapıyoruz? Etki-tepki meselesi midir bu?

“Bugün üretin, hiç tüketmeyin” diye yazsa bütün kalemler, tüketmez miyiz? 

Bütün gücümüzü ve zamanımızı üretime mi ayırırız?

Tüketime bunlar etken değilse, ne? Kredi kartlarının câzip oluşları mı?

Gönlünce harca, kasiyer cırt diye karttan çeksin parayı; sonra takside böldür öde; birdolu da faiz yüklenmiş olarak.

Beni yoktan var eden, Yaradan “Faiz haram” hükmü vermiş. Ben, yani hep tüketen ve benim gibi daha niceleri, haşa Allah’a artık kapitalizmin kulu olduğumuzu ispat etmeye çalışıyor gibiyiz.

Çok yakın çevremizde sürekli dolanıp duran, aslında her birimizin büyük düşmanı olan kapitalizmi, gün geçtikçe daha çok semirmiş ve güçlenmiş olarak bize daha çok yakınlaşmış buluyoruz. Çünkü kapitalizmi biz kendi ellerimizle besleyip, devleştiriyoruz. Düşmanımızı dost sanıp kendimizi onsuz yapamaz hale getiriyoruz. Sonra da bu dost, pek çoklarımızı borçlu olarak ve bir yığın faiz vebali yüklenmiş olarak, bu dünyadan göçürüyor. Bunun farkındalığına, ben ve benim gibiler ne zaman varacağız?

Devamını oku...

HANİ HAK
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 27 Temmuz 2016 20:37
Kendi davalarına sahip çıkmayıp menfaat uğruna satanlar,
satılanlar sizin bizim hakçı davamıza asla sahip çıkmazlar. 
alt-Alo 140, çevrende bildiğin yanlış yöndekini ihbar etme hattı. Bu hattan yararlanmak herkesin hakkı. Çevremizdekilere bakıyoruz, hangisi doğru yöndeki? Maşalar, dönekler, dönmeler, yalakalar, yalamalar, fırsatçılar, menfaatçiler. Makam gücüne biat edenler, güçsüzü ezenler, haram yiyenler, hatır sormayanlar, gözleri doymayanlar, doğru söyleyeni duymayanlar. Hadi bunlar yanlış de ihbara sarıl, bu defa telefonda karşına çıkan muhtemelen ya önceden, ya sonradan akçı, hani hakçı?alt
-Bazı kurum ve kuruluşlardan yanlış yönde oldukları belirlenenler ayıklanmakta, hani şu torpil desteğiyle makam ve itbar kazananlar. Âlâ isterim ki hak yerini bulsun, lakin başka torpil ümidi içinde olanlar kayırılacaksa, yeni yandaşlar yayılacaksa; hani hak, derim yine. Okullarda düşük notla mezun olanlar bile bir yerlere gelme arzusuyla ortalıklarda göze girme amacıyla dolanmalara başladı. Yalakalığından başka hiç bir meziyeti olmayanlar indirilenin yerine binmek için fırsat kollamakta. Hasılı ondan al, buna ver olmamalı; adil olanı bulunmalı, hak yerini bulmalı. Dürüstün hakkını dürüst olmayan yerse, vebali ona o fırsatı tanıyan yetkiliyedir biline...
-Ülkem halkından bir kısmı yaklaşık on beş gündür meydanlarda yaşıyor. Evde sıcak ortamda oturup yaz dizilerinin tekrar bölümlerini seyretmektense, püfür püfür serinlikte ay ışığı altında gecelemek rahatlatıcı olsa gerek. Ulaşım bedava, yemek içmek sınırsız ve parasız. Dahası cep telefonları için şarj imkanları bile oluşturulmuş. Yeni dostlar, yepyeni imkanlar, konserlerler, muhabbetler. Eve gidesi mi olur insanın? On beş gündür gündem aynı, Allah muhafaza kötü şeyler olmasında varsın kim nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşasın. 
Sahi kim kimdir bu kalabalıkta belli olmuyor, sanki ülkemizin kaderini belirleyecek bir etkinlik düzenlenmiş, görünmek isteyen bu etkinlikte boy göstermek istemiş. Gülenden gülenler, gömü edinenler, zora düşüp ağlamamak için gönüllü meydancı olmuş. Maddi manevi rant için iş yerindeki masasından zaman gazetesini eksik etmeyen çokların, dünü yok sayıp bugün meydanlarda selfie yapıp meydanlarda olmayanları vatan haini ilan etmelerini ilgiyle takip ediyorum.Suçluluk psikolojisi dedikleri bu olsa gerek.
 
 
 

Turkish Arabic English
Ayfer AYTAÇ
Ayfer AYTAÇ
Târık İLERİ
Târık İLERİ
Aytaç İLERİ
Aytaç İLERİ
Volkan İLERİ
Volkan İLERİ
Furkan İLERİ
Furkan İLERİ