HALİMİZE HAYIFLANALIM

 

Mademki insan eşref-i mahlûkattır, yani varlıkların en şereflisi, attığı her adımda Allah’ın yeryüzünde ki halifesi olduğunu hatırlayarak, buna yakışır soylulukta hareket etmelidir. İnsan yoksul düşse, iftiraya uğrasa, hapse girse, hatta esir olsa bile, gene de başı dik, gözü pek, gönlü emin bir halife gibi davranmaktan vazgeçmemelidir... Şems-i Tebrizi böyle demiş; ya ben ne diyorum, alt satırlara bakınız...

Bu nasıl bir cüret ki; bir başka hayata müdahil olma, umarsızca sorgulama, pervasızca yargılama hakkını bulur insan kendinde... Haddinizi aşmayın ey faniler...

Rahmet ile zahmet arasında bir nokta farkı vardır. Allah dilerse zahmetteki noktayı kaldırıverir...

Uğraştırmayın da dağılın hadi… Dağılın ve gidin, ama bilin… Kör cehalet çirkefleştirir insanları... Suskunluğum asaletimdendir...

 

Devamını oku...

HALİMİZE HAYIFLANALIM
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Pazartesi, 26 Aralık 2016 13:22
altBilgi çağı, bilgi çağı derken bir bilgi kirliliğinin içine girdik. Çıkabilene aşk olsun. Mütemâdiyen irili ufaklı gazeteler, bildiğimiz, bilmediğimiz televizyon kanalları, internetler, internetteki bilinen, bilinmeyen siteler, insanların kafasını karmakarışık ediyor.
Bir meseleyi öğrenmek istiyorsunuz. Hangi televizyon kanalını açarsanız size başka fikir veriyor. Birisi siyaha beyaz diyor, bir başkası beyaza siyah diyor. Ya Rabbi, insanoğlu yaşadığı karmaşada nasıl şaşkına dönmesin. Toplumun hangi yönüne bakarsa baksın tereddütler içinde kalıyor. Bu karmaşa onun ruhunu sıkıyor, bunaltıyor, daraltıyor. Giderek uykuları kaçıyor. Sinir sistemi bozuluyor. İçindeki yaşama sevinci kayboluyor. Ya bağnazlığın, ya kapıtalizmin, ya da fanatizmin kucağına düşüyor. Yahut tereddütler içinde adım atamaz hale geliyor.
Oysa nezih, temiz, güzel bir hayat yaşamak herkesin hakkı. Dünyaya gelme güzelliğinden nasiplenmiş her insan huzuru tatmak, güzelliği yaşamak istiyor. Ama çevre  sistemli bir şekilde insanın içindeki güzellikleri yıkıyor ki, bazen kendisi bile farkına varmıyor. Çünkü zehir birdenbire değil, âniden değil, damla damla veriliyor. Hem de hiç ummadığı bir şekilde.
 
Türk insanı kendi tarihiyle, ecdadıyla gurur duyan, onların yolunda ilerleyen nesiller yetiştirmelidir. Böyle bir milletin sırtını hiç kimse yere getiremeyecektir. Bizim ıvır zıvırla geçirilecek bir günümüz dahi yoktur. Peygamber Efendimiz, “İki günü birbirine eşit olan ziyandadır.” Buyuruyor. 
 
 

Turkish Arabic English