VAH BELEDİYELER

 
Hiç yağmuru düşündük mü?
Neyini mi? Birçok cihetini düşünebiliriz.
 
 
Biz şimdi sadece yağmurun yağışına bakalım;
 
 Yağmur damlaları 6 mm. çapındadır. Bundan daha fazla büyümezler. Yağarken ise asla birbirlerine değmezler. Yukarıdan aşağıya doğru bırakılan bir cisim, yerçekimi tesiri altında hızı artarak yere düşer, minicik damlamız ise adeta yerçekimine meydan okuyarak, sabit bir hızla yere doğru düşer. Bu olayın hayati bir hikmeti vardır. Çünkü yer çekimi kanununa uygun olarak, bir kaç bin metre yukarıdan düşecek damla, yere kurşun hı­zıyla ulaşacaktı. Hızlı, delici ve tahripkâr…
 
Yağmurun oluşumundaki yüzlerce hikmetli faaliyeti bir kenara bırakarak soruyoruz?
 
 1- Bu yağmur damlalarının boyunu kim ayarlıyor? Ve daha fazla büyümesini kim önlüyor?
 
 2- Milyonlarca damla aynı anda yere doğru inerken, rüz­garların da etkisine rağmen birbirlerine değmiyorlar. Bu damlaları birbirine değdirmeyen kudret sahibi kim?
 
 3- Yağmur damlaları yerçekimi kanuna rağmen sabit bir hızla yere düşerler. Yağmur damlalarının kurşun gibi inmesine müsaade etmeyen merhamet sahibi kim?
 
 4- Yağmurun bu şekilde yağma fiili bir failin varlığını gerekli kılmaktadır.
 
 O halde gökten bu suyu hikmetle indiren ve onunla yeryüzüne hayat fail kim
 
 O halde gökten bu suyu hikmetle indiren ve onunla yeryüzüne hayat veren Allah’tan başka kim olabilir?
 Tüm bu sorularımıza Kuran cevap versin?
 
 
 Andolsun, eğer onlara, “Gökten yağmuru indirip de onunla yeryüzünü ölümünden sonra dirilten kim?” diye soracak olsan mutlaka, “Allah” diyeceklerdir. De ki: “Hamd Allah’a mahsustur.” Fakat onların çoğu akıllarını kullanmazlar. Ankebut: 63
Devamını oku...

VAH BELEDİYELER
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Cumartesi, 28 Ocak 2017 09:21

NEDEN ENİŞTENİZ ŞİMDİ ÖPTÜ

alt

HİÇ BİR BELEDİYE BAŞKANI EKRANLARA VE GAZETELERE PARASIZ ÇIKARILMAZ. BASININ BESLENGEÇ YERİ BELEDİYELERDİR.

MUSLUKTAN GELEN SU SESİNDEN DEVASA FATURALAR ÇIKARAN, YAP -BOZ ŞEKLİYLE KALDIRIMLARI YENİLEYEREK HALKI KANDIRAN, CEPLERİNİ DOLDURAN BELEDİYECİLİKLERİ ASLA UNUTAMAYIZ. BUNLAR 60'LI YILLARDAN BU ZAMANA ASLA DEĞİŞMEDİLER. SON 20 YILDIR FESTİVALLERDE HARAMLARI BESLEMELERLE GÜNDEMDE ÇOKLAR, HELAL DE YOKLAR.

"Şeytana kulluk edenler Allah a ihanet ederler."

Bu ülkede sanatçı geçinenlerin çoğu belediyeleri arkalarına alıp kaset çıkardılar, yazar bilinenlerden çoğu belediyelerin imkanlarıyla kitap bastırıp havasını, parasını bünyesine yüklediler. Çoğu diziler ve dizi oyuncularının da bütçesini belediyeler oluşturur. belediyelerin yetmediği yerlerde valilikler girer devreye. yani devlet eliyle haramlar beslenirler. adına da sanata hizmet derler. vatandaştan al, şeytanın şerrine yay...Belediyeler: Bazıları için para kazanma, köşe dönme mekanları. Hele ki medyanın ve magazinin beslenme yerleri kendilerinin de seslenme mevzuları. Yani bu yolla başkanlar reklamlarını yapıyorlar. Bir gün ölüp gideceksin be adam şöhret olunca ne oluyor. Gittiğin yerde şöhretinle muamele görmüyorsun ki, yaptıkların doğru mu, eğri mi o sorulacak. Bu hesap verme işi dünyalıkların akıllarına makamda otururlarken bir türlü gelmiyor. şeytan onları durmadan gıdıklıyor olmalı ki halktan topladıkları vergiyi, algıyı havaya saçıyorlar. Amaç gösteriş yapmak, kendinden söz ettirmek olunca netice böyle oluyor. Allah rızası için hizmet verseler, kul hakkından kaçınmayı tercih ederler.

Bu durumda vah belediyeler yerine, vah belediye başkanları demek gerekir. Zira her cinlik onların dünyalık hırslarından doğuyor. Halktan aldıklarını, Hak yerine şeytana sunuyorlar. Cennet cahilleri. Cehennem cühelaları.

Bir dönem belediyeler fakirdi, az sayıdaki personelinin bile maaşını ödeyemiyordu. hatta bazı kendini kurnaz sanan çalışanlar, zimmetli su borularını gizliden satıp parasını yiyordu. zabıtaların pazar yeri denetimlerinde filelerini beleşe doldurmaları da bilinen, ama görmezden gelinen vahim durumlardı.

Ne zaman ki belediyeler siyasileşti, başkanlar arkalarına siyasi gücü aldı, işte o zaman zenginleştiler. Artık yüzlerce, hatta binleri aşkın çoğu torpilli personellerine dolgun maaşlar ödeyebiliyorlar. Hizmette verim alınmasa da seçim zamanlarında oylar sandıklara arzulara göre dolabiliyor. Dolayısıyla başkanlar da sülalecek mutlu olabiliyor.

Siyasilerin ardındaki güç kim, derseniz, kesinlikle ben değilim. Her neyse dibini görmediğimiz suya dalmayalım, boyumuzun ölçüsünü ensesi kalınlara aldırmayalım.  Laf aramızda pek de iyi yüzme bilmiyorum. Balıklama batırdılar mı bir daha gün yüzüne çıkamam. Mazallah...

CESARET VE DÜRÜSTLÜK BUNLARIN HAKKINDAN GELİR AMMA?! BANA BENDEN HER NE OLURSA, BAŞIM RAHAT BULUR DİLİM SUSARSA...

Bazıları vicdan yapıyor olmalı, dün kandırıldığımız için bugün yanlışlar içinde olduğumuzu söylemeye başladı. Şayet kendileri kandıranlardan değilse, doğruları neyse yaymaları gerekir. Tabi fırsat verilirse ve bu ciddi konuyu şova dönüştürmezlerse... Hem neden önceleri sustular da şimdi konuşur oldular, onu da anlamış değilim. Sormazlar mı adama neden enişteniz şimdi öptü, diye.

Türkiye de pek çok alanda işler ehline verilmiyor, torpille işe alınan kayırmalar döke saça iş yapıyor görünüyor. Sonra da kazandığını helal mi haram mı demeden afiyetle yiyorlar.

ALLAH RASULÜ DİYORKİ;

İdarecileriniz hayırlılarınız,
zenginleriniz cömertleriniz olduğu,
işlerinizi şura ile yaptığınız zaman sizin için yerin üstü yerin altından hayırlıdır.

Ne zaman ki şerirleriniz idarecileriniz, cimrileriniz de zenginleriniz olur ve işlerinizi ortak kararla değil de,sadece kadınlara danışarak yaparsanız yerin altı artık sizin için yerin üstünden hayırlı olacaktır." Söz anlayana söylenir.

Bir zamanlar bu ülkede kaya tuzu yemeyin, rafine tuz tüketin" diyerek 

altşeytanın reklamını yapan prof. bilinenler, bu gün rafine tuz zararlı kaya tuzu tüketin" diye kanal kanal gezerek yırtınıyorlar.

Sütte de aynı oyunlar oynandı biliyor musunuz? 

Bir gün gelecek herkes evine tuz taşı koyacak, Havada bir tek akar negatiflik kalmayacak. demem şu ki, kötüler temizlenecek elbet bir gün. Bir deli kuyuya taş atıyor, akıllımız da olmadığı için o taşı çıkarılamıyor, orada o taş kalıyor.

Çünkü bu ülkenin önde görünen nice proföser bilinenleri kendi alın terleriyle, bilgileriyle bu ülkeye ve insanına verimli hizmet veremiyor. adamlar yurt dışanda yayınlanmış makaleleri kopyala yapıştır yöntemiyle alıyor, öğrencilerine konu diye veriyorç Sonra öğrencilerinin derlemelerini kitabım diyerek yayınlıyor. Hırsızlığından avanta sağlıyor. O kitabı öğrencilerine de zorla satıp haksız para kazanıyor.

Bu ülkede şeytana hizmet, Allah a ihanet var. Kula kulluk var. Şişe suları satılsın diye, şehir suyuna katkı maddesi koyan belediyeler bile var. Velhasıl bu ülkede hep rant üzerine kurulu sistem var.

Bizim cennet vatanız da her şey çok güzeldi 60 lı yıllardan sonra devletin bakanlarınında desteğiyle, ama öncelikle belediyelerin elleriyle necip milleti bir güzel acımasızca her konuda kazıkladılarç yazık, medeniyetsizler, medeni geçenenlerdir. 150 milyar dolara yakın harcamalarla hastaneler kuruyorlar. beş tane Türkiye kurulacak paraları halkının eğitimine harcamak varken, niçin hainliğe harcıyorsunuz. daha neler neler var, yeri geldikce yazıyoruz, yazacağız elbette...

 
 

Turkish Arabic English