TELEVİZYON TEHDİTLERİ

Dünya yansa etekleri tutuşmaz, hasırları yanmaz. Bu tip zihniyete “Gökte çengi, çalgı varmış” deseniz, göğe erişmeye merdiven ararlar. Akıl fukaraları desem güçlerine gidecek. Lakin aklı olanda böyle yapmaz. Şeytanı sevindirmek için üste para veriyorlar. Yorgun düşmeleri de ayrı çabaları.

Kimsenin ne yaptığına karışmak haddimiz değil elbet. Lakin kimse de benim dinlenme saatimde beynimi haz etmediğim seslerle dolduramaz. Eğlenmek istiyorsa, benden uzakta bunu yapması gerekir ki, insana saygı bunu gerektirir. Komşu hakkı bunu gerektirir.

Mahalle aralarında sıklıkla yapılan düğünlerinden söz ediyorum. Hani, çalgı ayarcısı müzik arasında ” Gelinle damadı alalım şimdi sahneye diyor. Sahne dedikleri âleme açık caddem, sokağım.

Devamını oku...

TELEVİZYON TEHDİTLERİ
Ayfer AYTAÇ tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 22 Şubat 2017 17:07

TEKNOLOJİ YANLIŞ KULLANILDIĞINDA TOPLU İMHA SİLAHI OLUR

HEPİMİZ HER ŞEYİ YAŞIYORUZ YANLIŞI DOĞRUYU GÖRÜYORUZ

altHELAK OLMUYORSAK EĞER  RABBİMİN RAHMETİNDENDİR.
Herkesin yöneldiği bir yön vardır. Haydi, hep hayırlara koşun, yarışın! Nerede olsanız Allah hepinizi bir araya getirir. Şüphesiz, Allah'ın gücü her şeye hakkıyla yeter.
Bakara/148
Din, öleceksin diyor. Akıl, tarih, tecrübe bunu teyit ediyor. Ama insan ölmeyecekmiş gibi yaşıyor. Bu cehaletin ötesi olmadığı gibi, öleside yok...
 
Bilgisayar kullanımını hala pek çoğu orta yaş üzeri beceremiyor, dolayısıyla internet ve sosyal medya meselesi genellikle gençlerin geleceğini gasp etmiş hallerde; bu vahim vaziyet bir yana televizyon her eve girmesi ve her yaştan kişilerce izlenmesiyle büyük kitlelere fitnesi daha kolay oluyor. İyi görünerek kötülük yay ve kitlelerin beynini kitle sistemiyle yönetilen televizyon ağı, dilinden dua düşmeyen insanları bile ablukaya alıyor, bağımlısı yapıyor. Masum görünüşlü, ama tehlikesi yüksek bir silah...
Televizyon bugünden geleceğimizi tehdit ediyor. iyi giyimli, ağzından bal damlayan, "kuzumlu-annem-li yaklaşımlarla nabza göre şerbet sunan, boyalarla güzelleştirilmiş sunucular halka riya yapıyor.
TRT dahil, benim ara sıra yokladığım televizyon ekranlarından ilim yerine kir akıyor. Yetkililerse bu gidişata sadece bakıyor.
 
Ínsani duygularım hayattaki amacımın dinimi doğru yaşamak olduğunu söylüyor, televizyonu açtığımda kapitalist çağrışımlar, o çağrışımlara kapılmış insanlara baktığımda stresli bir açgözlülük. Kültürel gelişimimiz dizilerle, evlilik proğramları arasında... Buralara çıkan erkekleri söz meclisten dışarı teşbihte hata olmaz godaş yapmışlar. Daracık kısa paça pantolonla. Kızların sergiledikleri etlerini konu bile etmiyorum. Eskiden alay ederlerdi bu kılıklarla kısa giyse kardeşinin küçüleni mi diye...Ve ne tesadüfse erkeklerin çoğunun mesleği müzizyen. Ne işle meşgulsün, sorusuna verilen cevap "sahne alıyorum" diyorlar. Nerede, nasıl alınıyorsa artık. Herkeste mide bulandırıcı eski ilişkiler, bunlara kavgalı tepkiler, teprikler, çetrefelli çelişkiler. Adeta önceden ilişkisi olmayanlar kınanıyor, üç beş ilişki yaşamışlar yavanlaşıyor. Aman, aman, halleri pek yaman.alt
Bir de "oturmasını kalkmasını bilen" diye bir beğeni sergiliyorlar ki sanırsınız edeb abideleri... Başkaları takla atarak mı oturup kalkıyor. Kıçları görünmesin diye, açtıkları yeri elleriyle kapatmaya çalışıyorlar oturup kalkarken aymazlar...
Curcuna,kandırmaca, oyalamaca velhasıl hayatımızın ta kendisi olmuş, dava adamı ararken gözlerim mechule dalmış...
Kameraları gören mayışıyor, klavyesi olan yazıyor. Ağzı olan konuşuyor, ayağı olan koşturuyor. İlim, bilim hak getire... Herkes, arenada gösteride kullanmak için günlerce aç bırakılan hayvanlar gibi her şeye saldırıyor. Dine saldırılıyor.Tarihe saldırılıyor. Geleneğe saldırılıyor....Ortak değerlere saldırılıyor. Milli değerlere saldırılıyor. Düşünmeden , araştırmadan, sorgulamadan her şeye ama her şeye saldırılıyor.Çok şükür, İtibarsızlaştırılmayan hiçbir şeyimiz kalmadı.Bu gidişat hiç iyi değil. Pek düzelecek gibi de görünmüyor.
Biz Müslüman'ların yaşamı için seçtiği tarz bu mudur, nasıldır, nedir? 
MÜSLÜMANLAR:
alt"Yalan söylemez, yalancı şahitlik yapmaz, yalan yere yemin etmezler.
Ne eliyle ne de diliyle hiç kimseyi incitmezler. 
Allah'tan korkup sakınırlar.  Allah'ın yasakladığı veya rızasına aykırı olan bir şeyi yapmaktan sonsuz çekinirler.
Yalnızca Allah'a güvenirler ve O’nu sever O’ndan korkarlar. 
Allah'tan başka hiç kimseden korkmazlar.
Allah'a şükrederler. 
Kur'an'a sonuna kadar bağlıdırlar.  
Kur'an'a göre yanlış olduğunu gördükleri bir tavırdan hemen vazgeçerler.
Allah karşısında acizliklerini bilirler.  
ALÇAK GÖNÜLLÜDÜRLER. 
Hakkı ve doğruyu söylemekten çekinmezler.Daima doğrunun yanında dururlar.
HAK YEMEZLER.
İnsanlardan çekindiklerinden dolayı gerçeği açıklamaktan geri kalmazlar.
Baskıcı değillerdir, merhametli ve yumuşak huyludurlar.
Öfkelerine kapılmazlar, sabırlı, hoşgörülü ve BAĞIŞLAYICIDIRLAR.
Yaratandan dolayı yaratılanı severler.
Sonuna kadar güvenilir insanlardırlar.
Allah'a yakınlaşmak, örnek bir mümin olmak için gayret sarfederler.
Fedakardırlar. 
Müminlerin ya da olmayanların arkasından konuşmaz, kusurlarını araştırmazlar.
Haset etmekten kaçınırlar. 
Dinimizin yasakladığı içki, kumar, hırsızlık, yalan ve dolandırıcılıktan kaçınırlar. 
Verdiği sözde durur EMANETE HIYANET etmezler.
İnsanları birbirine düşürecek her türlü söz ve davranıştan kaçınırlar. 
İki yüzlülükten sakınır özü sözüne uygun ve DOSDOĞRU olurlar. 
Birine haksızlık ettiği zaman özür dilerler. 
Kendisine kötülük yapanlardan öç almaz haksızlık edeni bağışlarlar. 
Herkesin iyiliği için çalışır özellikle fakirlere, düşkün ve kimsesizlere yardımda bulunurlar.
Dinsize, farklı dinden olana her zaman hoşgörü ile yaklaşırlar."
Bunlar gerçek Müslümanın özelliklerinden sadece yazabildiklerim.
Bu bile nasıl bir İNSAN olmamız gerektiğini yeteri kadar açıklıyordur.
Çok daha fazla söze gerek var mı 
 
 

Turkish Arabic English